Açıklamalı İslâmî Terimler Sözlüğü
İslâmî tarikatlerinden 13. yüzyılda ortaya çıkan, Ebû Hafs Şehâbeddin Ömer es-Sühreverdî (öl. 632 / 1234) ’ye nispet edilen bir tarikatın adı ve bunun için kullanılan terim. Kuruluş yıllarını Bağdat yöresinde gerçekleştiren bu tarikat, önce Şam ve Halep bölgesinde tamndı, sonra İran’dan Hindistan ve Türkistan’a kadar uzandı. Özellikle Hindistan’da “Çiştiyye, Kâdiriyye, Nakşibendiyye” ile birlikte ve Keşmir bölgesinde en çok faaliyet gösteren tarikatler arasında yer aldı. Özünde zikir, oturarak ve sesli “kelime-i tevhîd” çekme adabı yaygın bir gelenek olarak yayılmış ve gelişmiştir.
Dinî Terimler Sözlüğü
Evliyânın büyüklerinden Ebû Hafs Ömer bin Muhammed Şihâbüddîn Sühreverdî hazretlerinin tasavvuftaki yolu.
Zikr-i cehri (Allahü teâlânın adını sesli anmak) hazret-i Ali'den on iki imâm vâsıtasıyla gelmiştir. Bunların sekizincisi olan İmâm-ı Ali Rızâ'dan Ma'rûf-i Kerhî almış ve Cüneyd-i Bağdâdî'nin çeşitli halîfelerinin (talebelerinin) silsilelerinde bulunan meşhûr mürşîdlerin adı verilerek kollara ayrılmıştır. Ebû Ali Rodbârî yolundan Kübreviyye, Edhemiyye, Çeştiyye, Bedeviyye ve Sühreverdiyye hâsıl olmuştur. (Abdullah-i Dehlevî)
Sühreverdiyye yolunun kurucusu Şihâbüddîn-i Sühreverdî, oğluna şöyle buyurdu: "Ey oğul! Bu fânî dünyânın zînetine, süsüne, aldanıp gurûrlanma. Bir kimse dünyâya meyl ederse, helâk olur. Âhiret yolculuğuna hazır ol. Fırsat elinde iken Allahü teâlâdan başkasına gönül bağlama. Bir gün gelir pişmanlığın fayda vermez." (Hüseyin Vassâf Halvetî)
Tasavvuf Sözlüğü
Abdülkâhir es- Sühreverdî (ö. 563/1168) ve Ömer es-Sühreverdî (ö. 632/1234) tarafından kurulan bir tasavvuf okulu olup Kâdiriyye’nin koludur.