Ara
Menü

Necîbüddin Ali b. Büzgaş

Necîbüddin Ali b. Büzgaş, Şehâbeddin Ömer es-Sühreverdî’nin Şîrazlı halifesi; yetiştirdiği üç irşad hattıyla Büzgaşiyye’nin İran, Horasan ve sonraki Zeyniyye çevrelerine taşınmasını sağlayan sûfîdir.

Doğum
1198
Vefat
1279
Unvan
Sühreverdiyye’nin Büzgaşiyye/Necîbiyye kolunun pîri

Şîraz’da doğuşu

Necîbüddîn Ali b. Büzgaş b. Abdullah 594/1198’de Şîraz’da doğdu. Babası, Şam’dan ticaret için Şîraz’a gelen ve “Rûmî” lakabıyla anılan Büzgaş b. Abdullah’tı; bu lakap ailenin baba tarafından Anadolu kökenli olabileceğine işaret eder. Annesi Kadı Şerefeddin Muhammed el-Hasenî el-Hüseynî’nin kızıydı.

İlim ve tasavvuf eğitimi

Kur’an, hadis, fıkıh ve edebiyat tahsil etti. Şehâbeddin Ömer es-Sühreverdî’nin sohbetine katılarak onun önde gelen halifelerinden biri oldu. Kaynakların onu devrin itibarlı şeyhleri arasında göstermesi, yalnız irşad çevresini değil ilmî ve toplumsal ağırlığını da yansıtır.

Şîraz’daki irşad çevresi

Şîraz’da kurduğu sohbet halkası âlimleri, sûfîleri ve şehir ileri gelenlerini bir araya getirdi. Şathiyeleri sebebiyle idam edilmek istenen Cemâleddin Lûrî’nin meczup olduğunu söyleyerek cezalandırılmasını önlediğine dair kayıt, onun sûfî hâlleri ile hukukî sorumluluğu ayıran temkinli tavrına örnek gösterilir.

Büzgaşiyye / Necîbiyye

Vefatından sonra Sühreverdiyye içindeki irşad hattı babasının adına nispetle Büzgaşiyye, kendi lakabına nispetle Necîbiyye diye anıldı. Bu adlar iki ayrı tarikatı değil aynı tarihî kolu gösterir. Kol, oğlu Zahîrüddin Abdurrahman ve torunu Muînüddin Nasrullah; halifesi Nûreddin Abdüssamed Netanzî; ayrıca Hâce İmâmüddin Muhammed üzerinden en az üç hat halinde devam etti.

Sonraki kollarla bağı

Nûreddin Abdüssamed Netanzî üzerinden yürüyen kollardan biri XV. yüzyılda Zeynüddin el-Hâfî’nin Zeyniyye’sine, başka bir hat Âdiliyye/Bedriyye çevresine ulaştı. Hâce İmâmüddin Muhammed hattından ise Pîrcemâliyye doğdu. Bu ilişkiler Necîbüddin’i söz konusu sonraki kolların doğrudan kurucusu yapmaz; ortak Sühreverdî aktarım gövdesindeki tarihî konumunu gösterir.

Halifeleri ve etkisi

Saîdüddin Fergānî başta olmak üzere çeşitli sûfîler onun çevresinde yetişti. Abdürrezzâk el-Kâşânî’nin hırka silsilesi de Ali en-Netanzî ve Abdüssamed en-Netanzî üzerinden Necîbüddin’e, oradan Şehâbeddin es-Sühreverdî’ye ulaşır. Böylece Büzgaşiyye hem irşad hem tasavvuf düşüncesi bakımından İran’daki Sühreverdî mirasının önemli taşıyıcılarından oldu.

Vefatı

678/1279’da vefat etti. Kabri hakkındaki yaygın Şîraz kaydı yanında Bağdat rivayeti de vardır; kaynak ihtilafı gizlenmeden korunmalıdır. Önceki kısa kayıt, yalnız kol adını veriyor ve bu geniş tarihî aktarım ağını göstermiyordu.

COĞRAFÎ HAFIZA2 coğrafî bağlantıMekân kayıtlarına git →
Koordinatlı mekânŞehir düzeyi2 nokta · 0 kesin koordinat. Kümeye tıklayarak yaklaşın; tek noktadan mekân dosyasını açın.

Ağ ve yol

Menkıbeler

İlk 5 kayıt gösteriliyor

TARİHÎ KAYIT

Doğumundan önce gelen müjde

Eşinin hamileliği sırasında Hz. Ali'nin Büzgaş'a rüyasında sâlih ve necîb bir oğlu olacağını müjdelediği, bu sebeple çocuğa Ali adı, Necîbüddin lakabı verildiği kaydedilir.

Tam anlatıyı okuAnlatıyı daralt
Menâkıbnâme’de tam metni aç

Eşinin hamileliği sırasında Hz. Ali'nin Büzgaş'a rüyasında sâlih ve necîb bir oğlunun olacağını müjdelediği nakledilir.

Babası bu sebeple oğluna Ali adını vermiş, lakabını da müjdedeki kelimeden hareketle Necîbüddin koymuştur. Adı da lakabı da, doğumundan önce görülen bir rüyaya bağlanır.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı.
TARİHÎ KAYIT

Yedi şeyhle musâfaha rüyası

Rüyasında Sühreverdiyye silsilesinden yedi şeyhle ayrı ayrı musâfaha etti; birinci şeyhin yedinciye "Bu genç senin yanında Allah'ın emanetidir" demesi üzerine Hicaz'a gidip Şehâbeddin es-Sühreverdî'yi buldu.

Tam anlatıyı okuAnlatıyı daralt
Menâkıbnâme’de tam metni aç

Tarikata intisabı hakkında şu rivayet nakledilir: Bir gece rüyasında Sühreverdiyye silsilesine mensup yedi şeyh ile ayrı ayrı musâfaha ettiğini, yedinci sıradaki şeyhle musâfaha ederken birinci sıradaki şeyhin ona, "Bu genç senin yanında Allah'ın emanetidir" dediğini gördü.

Şeyh İbrâhim adlı meczup bu rüyayı yorumlayarak mânevî eğitiminin yedinci şeyhe emanet edildiğini, bu zatı bulup tasavvufî eğitimini onun yanında tamamlaması gerektiğini bildirdi. Bunun üzerine babasından izin alıp arkadaşı Şemseddin Safî ile birlikte Hicaz'a gitti; orada karşılaştığı Şehâbeddin es-Sühreverdî'nin rüyasında emanet edildiği şeyh olduğunu hatırladı. Şehâbeddin es-Sühreverdî de gördüğü rüyanın ne anlama geldiğini açıklayarak onu ve arkadaşını müridliğe kabul etti. Necîbüddin uzun yıllar Bağdat'ta şeyhinin hizmetinde bulundu.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı.
TARİHÎ KAYIT

Cemâleddin Lûrî'yi idamdan kurtarması

Şîraz Emîri Atabeg Ebû Bekir, bazı şathiyeleri sebebiyle ulemânın idamına fetva verdiği Cemâleddin Lûrî'yi ona da sordurdu; Necîbüddin adı geçenin meczup olduğunu söyleyince idamdan vazgeçildi.

Tam anlatıyı okuAnlatıyı daralt
Menâkıbnâme’de tam metni aç

Şeyh Necîbüddin, Şîraz Emîri Atabeg Ebû Bekir'in güven ve itibarını kazanmıştı. Atabeg, bazı şathiyeleri sebebiyle ulemânın küfrüne fetva verip idam edilmesini istediği Cemâleddin Lûrî'nin durumunun dönemin bir başka itibarlı şahsiyeti Muînüddin ile Şeyh Necîbüddin'e de sorulmasını, onların da aynı görüşü belirtmeleri hâlinde idam edilmesini söyledi.

Şeyh Necîbüddin adı geçenin meczup olduğunu söyleyince idamdan vazgeçildi. Şathiyeyi küfür saymak yerine hâlin sahibini teşhis eden bu tavır, bir adamın hayatını kurtarmıştır.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı.
TARİHÎ KAYIT

Moğol emîrinin soruları

Moğol Emîri Engiyânû tekkesini ziyaretinde ona insanın hakikati, mülk ve melekût âlemleri gibi sorular yöneltti; verdiği tatmin edici cevaplar zâhir ilimlerindeki yetkinliğinin delili sayılır.

Tam anlatıyı okuAnlatıyı daralt
Menâkıbnâme’de tam metni aç

Dönemin yöneticileri de tekkesine gelerek kendisini ziyaret ederdi. Moğol Emîri Engiyânû'nun ziyareti sırasında ona insanın hakikati, mülk ve melekût âlemleri gibi sorular yönelttiği, şeyhin bu sorulara tatmin edici cevaplar verdiği nakledilir. Bu da onun zâhir ilimlerinde de yetkin bir kişiliğe sahip olduğunu gösterir.

Tekkesini ziyaret edenler arasında Abdullah Balyânî, Tâceddin Düzlakı, Safiyyüddîn-i Erdebîlî gibi şeyhler ile Muhibbüddin Ebû Mûsâ Ca'fer el-Mevsılî gibi âlimler de sayılır.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı.
TARİHÎ KAYIT

Bilginin kaynağını araştırması

Ulaştığı bazı tasavvufî bilgilerin kaynağını merak edip araştırdı; sonunda Yûsuf el-Hemedânî'nin rüyasında bu bilgilerin kendi kitabından bir bölüm olduğunu söyleyip kitabın adını verdiğini anlattı.

Tam anlatıyı okuAnlatıyı daralt
Menâkıbnâme’de tam metni aç

Ulaştığı bazı tasavvufî bilgilerin kaynağını merak edip araştırdığı, sonunda Yûsuf el-Hemedânî'nin rüyasında bu bilgilerin kendi kitabından bir bölüm olduğunu söyleyerek ilgili kitabın ve diğer bazı kitaplarının adını verdiğini anlattığı nakledilir.

Bu anlatı, keşif yoluyla gelen bilgiyi bile bir kitaba ve bir isme bağlamaya çalışan araştırmacı kişiliğine işaret sayılır.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı.

Eserleri ve metinleri

İlk 1 kayıt gösteriliyor

TARİHÎ KAYIT

Kaybolan risâleleri

Birçok risâle kaleme aldığı belirtilmekle birlikte bunların hiçbiri günümüze ulaşmamıştır.

Metni gösterMetni daralt

Necîbüddin'in birçok risâle kaleme aldığı belirtilmektedir; ancak bu risâlelerden hiçbiri günümüze ulaşmamıştır.

Bu sebeple düşüncesi, kendi kaleminden değil, hakkında yazılanlar ve silsilesini sürdürenler üzerinden takip edilebilmektedir.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı.

Kavram dünyası

İlk 6 kayıt gösteriliyor

TARİHÎ KAYIT

Babası, nesebi ve adının okunuşu

Tüccar olan babası Büzgaş'ın Rûmî lakabıyla anılması aslen Anadolulu olduğunu gösterir; annesi Kadı Şerefeddin el-Hüseynî'nin kızı olduğu için anne tarafından soyu Hz. Peygamber'e dayanır.

Metni gösterMetni daralt

594'te (1198) Şîraz'da doğdu. Tüccar olan babası Büzgaş b. Abdullah'ın Rûmî lakabıyla tanınması aslen Anadolulu olduğunu göstermektedir. İkamet etmekte olduğu Şam'dan ticaret maksadıyla Şîraz'a giden Büzgaş, Kadı Şerefeddin Muhammed b. İshak el-Hasenî el-Hüseynî'nin kızıyla evlenip oraya yerleşti. Buna göre Necîbüddin Ali'nin anne tarafından soyu Hz. Peygamber'e dayanmaktadır.

Babasının adının okunuşunda ihtilâf vardır: İbn Nâsırüddin "Büzguş" şeklinde harekelemiş ve birçok kaynakta bu şekilde kaydedilmişken, Zebîdî "Büzgaş" olarak okumuştur.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı.
TARİHÎ KAYIT

Zenginlik içinde derviş hayatı

Babasının zenginliğine ve geniş imkânlarına rağmen çocukluk ve gençlik yıllarını dervişler arasında geçirdi; onlar gibi az yemeyi ve değersiz elbiseler giymeyi tercih etti.

Metni gösterMetni daralt

Babasının zenginliğine ve geniş imkânlarına rağmen çocukluk ve gençlik yıllarını dervişler arasında geçirdi; onlar gibi az yemeyi ve değersiz elbiseler giymeyi tercih etti.

Kaynaklarda "şeyhü'ş-şüyûh", "hakikat ve mârifet kaynağı" gibi vasıfların yanı sıra âlim ve muhakkık gibi sıfatlarla anılır; tekkesinde hadis dersleri vermesi iyi bir dinî eğitim aldığını gösterir. Hocaları hakkında yeterli bilgi bulunmamakta, sadece arkadaşı Şemseddin Safî'den bir süre fıkıh okuduğu, müridlik döneminde de şeyhi Şehâbeddin es-Sühreverdî'den onun kendi eserleri yanında başka bazı kitapları okuduğu belirtilmektedir.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı.
TARİHÎ KAYIT

Yirmişer külâhla Şîraz'a gönderilmesi

Şehâbeddin es-Sühreverdî, icâzet verdiği Necîbüddin ile Şemseddin Safî'yi Şîraz'a gönderirken her birine yirmişer külâh verip bunları isimleri yazılı kişilere giydirmelerini söyledi.

Metni gösterMetni daralt

Arkadaşı Şemseddin Safî ile birlikte icâzet aldıktan sonra Şîraz'a döndü. Şehâbeddin es-Sühreverdî'nin onları Şîraz'a gönderirken her birine yirmişer külâh verdiği ve bunları isimleri yazılı kişilere giydirmelerini söylediği belirtilir.

Şeyhinden başta Avârifü'l-maârif olmak üzere birçok eser okuyan ve bunları okutma icâzeti de alan Necîbüddin, Şîraz'da kurduğu tekkesinde irşad faaliyetini sürdürdü. Tarikatın bölgedeki yayılışı, böylece adı önceden belirlenmiş kişiler üzerinden planlı biçimde başlamıştır.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı.
TARİHÎ KAYIT

Yedi abdaldan biri sayılması

Cüneyd-i Şîrâzî, onun döneminde Şehâbeddin es-Sühreverdî, Sadreddin Eşnehî, Sadreddin Rûzbihân b. Ahmed, Tâceddin el-Hür, Şehâbeddin Beyzâvî ve Asîlüddin Abdullah ile birlikte yedi abdaldan biri kabul edildiğini söyler.

Metni gösterMetni daralt

Cüneyd-i Şîrâzî, Necîbüddin'in o dönemde Şehâbeddin es-Sühreverdî, Sadreddin Eşnehî, Sadreddin Rûzbihân b. Ahmed, Tâceddin el-Hür, Şehâbeddin Beyzâvî ve Asîlüddin Abdullah ile birlikte yedi abdaldan biri olarak kabul edildiğini kaydeder.

Vefatında Kadı Seyyid Müctebâ el-Osmânî'nin söylediği altı beyitlik mersiye de yine Cüneyd-i Şîrâzî tarafından kaydedilmiştir.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı.
TARİHÎ KAYIT

Kabrinin yeri üzerindeki ihtilaf

Kaynakların çoğu 678 Şâbanında (Aralık 1279) Şîraz'da tekkesinin bulunduğu yere defnedildiğini söyler; Gulâm Server ise kabrinin Bağdat'ta olduğunu kaydeder.

Metni gösterMetni daralt

678 Şâbanında (Aralık 1279) vefat etti ve Şîraz'da tekkesinin bulunduğu yerde defnedildi. Mahmud Şah'ın kızı Melek Hatun tarafından kabri üzerine türbe, etrafına medrese ve imarethâne yaptırıldı.

Buna karşılık Gulâm Server, diğer müelliflerin aksine Necîbüddin'in kabrinin Bağdat'ta olduğunu kaydeder. İki rivayet burada olduğu gibi bırakılmıştır; kaynakların çoğunluğu Şîraz'dan yanadır.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı.
TARİHÎ KAYIT

Büzgaşiyye ve ondan doğan kollar

Ardından Sühreverdiyye'de babasının adına nisbetle Büzgaşiyye (Necîbiyye) kolu doğdu; silsile en az üç ayrı yoldan devam etti ve bunlardan Zeyniyye, Âdiliyye ve Pîrcemâliyye şubeleri çıktı.

Metni gösterMetni daralt

Şeyh Necîbüddin'in ardından Sühreverdiyye tarikatında babasının adına nisbetle Büzgaşiyye (Necîbiyye) diye anılan bir kol meydana geldi. Silsile en az üç farklı yoldan devam etti: ilki oğlu Zahîrüddin Abdurrahman ve torunu Muînüddin Nasrullah, ikincisi Nûreddin Abdüssamed Natanzî, üçüncüsü Hâce İmâmüddin Muhammed ile.

Nûreddin Abdüssamed ile devam eden silsilelerin birinden XV. yüzyılda Zeynüddin el-Hâfî'nin (ö. 838/1435) Herat'ta kurduğu ve Horasan, Hicaz, Suriye, Mısır, Anadolu ile Rumeli'ye yayılan Zeyniyye, bir diğerinden XVI. yüzyılda Bedreddin el-Âdilî'nin (ö. 970/1562) kurduğu Âdiliyye (Bedriyye) şubesi doğdu. Hâce İmâmüddin Muhammed ile devam eden silsileden ise XV. yüzyılda Pîr Cemâleddin Ahmed-i Erdistânî ile Pîrcemâliyye şubesi çıktı. Nûreddin Abdüssamed, İbnü'l-Arabî mektebinin önemli temsilcilerinden Abdürrezzâk el-Kâşânî'nin de şeyhidir.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı.

Şeyh, halife, aile ve post ağı

HOCASI / ŞEYHİŞihâbeddin Ömer es-SühreverdîEn önemli müridlerinden; Büzgaşiyye kolunun kurucusudur. Şîraz'a gönderilerek tarikatın İran ve çevresinde yayılmasını sağlamıştır.HOCASI / ŞEYHİŞihâbeddin Ömer es-SühreverdîHalifesi ve Büzgaşiyye kolunun kurucusu. Şîraz'a gönderilirken kendisine yirmi külâh verilmiş, tarikatın İran'da yayılması onun gayretleriyle olmuştur.HOCASI / ŞEYHİŞihâbeddin Ömer es-SühreverdîEn önemli müridlerinden; Büzgaşiyye kolunun kurucusudur. Şîraz'a gönderilerek tarikatın İran ve çevresinde yayılmasını sağlamıştır.TALEBESİ / HALİFESİİbrâhim Zâhid GeylânîZâhidiyye tarikatının pîri; ondan icâzet alanlar arasında zikredilir.TALEBESİ / HALİFESİSaîdüddin FergānîMüridleri arasında zikredilir; onun faaliyetleri sonucu Sühreverdiyye'ye intisap edenlerdendir.SONRAKİ HALKAZeynüddin el-HâfîSühreverdiyye'nin Zeyniyye kolunun kurucusu; Zeyniyye silsilesi Nûreddin Abdüssamed Natanzî ve Necîbüddin Ali b. Büzgaş vasıtasıyla Şehâbeddin es-Sühreverdî'ye ulaşır.

Tekke, türbe ve irşad coğrafyası

Bu dosyada izlenebilen kaynaklar

Bu liste biyografi, ilişki, anlatı ve mekân kayıtlarında açıkça taşınan kaynak künyelerini bir araya getirir. Paragraf düzeyinde kaynağı belirlenmemiş iddialara sonradan dipnot uydurulmaz.

  1. [1]Kişi dosyasındaki coğrafya kaydı
Ortak kaynak kataloğunu aç →