Ara
Menü

Zeynüddin el-Hâfî

Zeynüddin el-Hâfî (757/1356 – 838/1435), Sühreverdiyye'den doğan Zeyniyye'nin pîri; şeriat-tarikat-hakikat birliğinde ısrar eden, vahdet-i vücûda açıkça karşı çıkan ve halifeleri Horasan'dan Hindistan'a, Mısır'dan Rumeli'ye yayılan Herat merkezli mürşid.

Doğum
1356
Vefat
1435
Unvan
Sühreverdiyye’nin Zeyniyye kolunun pîri

Doğumu ve tahsili

15 Rebîülevvel 757 (18 Mart 1356) tarihinde Horasan'ın Hâf şehrinde doğdu; nisbesini buradan alır. Ailesi hakkında yeterli bilgi yoktur.

Horasan, Mâverâünnehir, Azerbaycan, Irak, Şam, Mısır ve Hicaz bölgelerinde birçok âlimin derslerine devam etti; Celâleddin Fazlullah et-Tebrîzî, Ebû Tâhir Celâleddin Ahmed el-Hucendî el-Medenî, Ebü'l-Berekât Sadreddin Ahmed b. Nasrullah el-Kazvînî, İbnü'l-Cezerî ve Zeynüddin el-Irâkī gibi âlimlerden icâzet aldı. Şehâbeddin el-Bistâmî, Şerîfüddin el-İskenderî, Ebû Bekir Zeynüddin et-Tâyebâdî ve Şehâbeddin Ahmed el-Fernevî gibi sûfîlerin sohbet meclislerinde bulundu.

Sülûkü ve kaybolan icâzetnâme

Bir süre Tebriz'de Şeyh Kemâl-i Hucendî'ye hizmet ettikten sonra Şeyh İsmâil Sîsî'nin hizmetine girdi. Onun tavsiyesiyle Mısır'a giderek Sühreverdî şeyhi Nûreddin Abdurrahman eş-Şibrîsî el-Mısrî'ye mürid oldu; yanında seyrüsülûkünü tamamlayıp icâzet aldı.

İrşad için memleketine dönerken Bağdat'ta icâzetnâmesini kaybetti. Yıllar sonra tekrar Mısır'a gittiğinde, artık hayatta olmayan şeyhinin halvethânesinde icâzetnâmesinin bir başka nüshasını buldu.

Hankah, ribât ve vakfiye

Hâf şehrinin Berâbât köyünde yaptırdığı hankah ve ribâtta irşad faaliyetine başladı. 812'de (1409) hazırlayıp 830'da (1427) tescil ettirdiği vakfiyede bu yapıları kendisinin inşa ettirdiğini, ayrıca Bâharz bölgesinin Serbâlâ mezrasında bir tekkenin daha inşasının sürdüğünü belirtir.

Herat'ın Dervişâbâd köyü ile Hâf, Bâharz ve Herat'taki bir kısım mezra, bağ ve su kanallarını bu üç tekke için vakfetti. Abdürrahîm-i Rûmî'ye 832'de (1428) verdiği icâzetnâmeden Dervişâbâd'da da bir dergâhı olduğu anlaşılmaktadır.

Yöneticiler nezdinde itibarı

Kısa sürede halktan büyük ilgi görmesinin yanı sıra yöneticilerin de dikkatini çekti. Tavsiye ve uyarılarda bulunmak üzere dönemin yöneticilerine mektuplar yazdı; Timur'un oğlu Şâhruh ile Tebriz Sultanı İskender arasında başlamak üzere olan bir savaşı önlediği kaydedilir.

Batı yolculuğu: Mısır, Kudüs, Hicaz

822 (1419) yılında hacca gitmek niyetiyle Horasan'dan ayrıldı. Mısır'a vardığında kendisini karşılayanlar arasında Molla Fenârî de vardı; ikisinin Kudüs üzerinden hacca gidip tekrar Kudüs'e döndükleri kaydedilir. İki yıl sonra tekrar Mısır'a gittiğinde bu defa İbn Hacer el-Askalânî onu övücü bir beyit okuyarak karşıladı, o da şiirle karşılık verdi.

Kahire'de Yahyâ b. Muhammed el-Münâvî, Cemâleddin el-Mürşidî el-Mekkî, Cemâl b. Celâl en-Neyrîzî ve Ebü'l-Fütûh Nûreddin Ahmed gibi âlimler sohbetlerine katıldı. Kahire'den Kudüs'e geçti ve tarikat prensipleri bakımından en önemli eseri olan el-Vesâya'l-Kudsiyye'yi 825 (1422) yılında burada tamamladı.

Zeyniyye'yi Anadolu'ya getiren Abdüllatîf el-Kudsî muhtemelen aynı yıl onu evinde misafir ederek sohbetlerinden faydalandı. Kudsî, hac için Mekke'ye giden Hâfî'ye annesinin rahatsızlığı sebebiyle refakat edemedi, ancak dönüşte onunla birlikte Horasan'a gitti.

Anadolu'ya geldi mi?

Taşköprizâde, Zeynüddin el-Hâfî'nin Anadolu'ya gelmediğini söyler. Evliya Çelebi'nin Bursa'ya geldiğini ve önemli halifelerinden Abdürrahîm-i Rûmî'nin ona burada talebe olduğunu kaydetmesi ihtiyatla karşılanmalıdır.

Vefatı ve üç kere taşınan kabri

2 Şevval 838 (1 Mayıs 1435) tarihinde Herat'ta vefat etti ve Mâlîn'de defnedildi. Kabri daha sonra Dervişâbâd'a, oradan da Herat'ın Masla mahallesindeki Îdgâh'a nakledildi. Kabrinin yanına büyük bir imarethâne yapılmış, türbesi Timurlu Hükümdarı Ebû Said Mirza Han tarafından genişletilmiştir.

Nakşibendîlerle ilişkileri

Bölgede faaliyet gösteren Nakşibendî şeyhleriyle samimi ilişkiler kurdu. Nakşibendiyye'nin pîri Bahâeddin Nakşibend, ikinci hac yolculuğunda Herat'ta onu ziyaret etmiştir.

Nakşibend'in önde gelen halifelerinden Muhammed Pârsâ ile arasında ileri derecede bir dostluk oluştu: Pârsâ 822'de (1419) hac sonrası uğradığı Medine'de vefat ettiğinde, o sırada Mısır'da bulunan Hâfî onun için bir mezar taşı hazırlatmış ve kabri başına götürüp dikmiştir. Nizâmeddin Hâmûş'un, müridi Sa'deddîn-i Kâşgarî'yi rüyalarını yorumlatmak için Hâfî'ye gönderdiği belirtilir. Buna karşılık Nakşibendiyye'nin etkili şeyhlerinden Ubeydullah Ahrâr, bazı görüş farklılıkları sebebiyle ona mesafeli durmuştur.

Tasavvuf anlayışı

Anlayışını şeriat-tarikat-hakikat birlikteliği üzerine kurdu; şeriat kurallarına riayet etmeden tasavvuf yolunda ilerlemenin mümkün olamayacağını vurguladı. Ona göre bid'atlarla kirlenen kalbin ibadet ve taatle nurlanması mümkün değildir; bütün ârifler Ehl-i sünnet çizgisini takip ederek yüksek derecelere ulaşmıştır. Dervişler mümkünse dört Sünnî mezhebin görüşünü cemederek uygulamalıdır.

Sâlik zühde aykırı şeylerden feragat etmeli, şeyhine tam bir teslimiyet ve sevgiyle bağlanmalı; diğer şeyhlerin de hak olduğunu kabul etmekle birlikte Allah'tan kendisine feyzin sadece şeyhi vasıtasıyla geleceğine inanmalıdır.

İbnü'l-Arabî tenkidi

Vahdet-i vücûd karşısında eleştirel bir tavır aldı: İbnü'l-Arabî'nin el-Fütûhâtü'l-Mekkiyye ve Fusûsü'l-hikem'de ortaya koyduğu vahdet-i vücûd görüşünün isabetli bir anlayış olmadığını söyledi.

“Hatm-i velâyet” (velîliğin en son mütekâmil temsilcisi) görüşüne de karşı çıktı; İbnü'l-Arabî'nin kendisini bu şekilde takdim etmesini bir şathiye kabul etti ve velîliğin en son mütekâmil temsilcisinin geleceği vaad edilen Muhammed el-Mehdî olduğunu söyledi. Firavunun imanlı öldüğüne dair görüşe de karşı çıkarak bunun makbul olmayan bir îmân-ı ye's olduğunu belirtti.

Rüya tabiri

Rüya tabirinde hayli mahirdi. el-Vesâya'l-Kudsiyye'de kaydettiği rüya yorumları derlenerek Ta'bîrü'r-rü'yâ adıyla Türkçe'ye çevrilmiştir. Fâtih Sultan Mehmed devri âlimlerinden Kutbüddinzâde İznikî de et-Ta'bîrü'l-münîf adlı eserinde ondan pek çok alıntı yapmıştır.

Zeyniyye ve halifeleri

Onunla birlikte Sühreverdiyye'de Zeyniyye adıyla bir kol teşekkül etti. Şeyhi Nûreddin eş-Şibrîsî'nin Rifâiyye'den de icâzetli olması sebebiyle Zeyniyye, Sühreverdiyye ile Rifâiyye'yi birleştiren bir tarikat kabul edilmiştir.

Halifeleri geniş bir coğrafyaya dağıldı: Muhammed Tebâdegânî, Sadreddin Revvâsî, Derviş Ahmed Semerkandî ve Mahmûd Hisârî Horasan'da; Sirâcüddin el-Mültânî ve Abdülmelik el-Gaznevî Hindistan'da; Abdülmu'tî el-Mağribî ile Ebü'l-Fütûh Nûreddin Ahmed Hicaz'da; Abdülkerîm b. Abdülazîz Suriye'de; Seyyid Safiyyüddin el-Îcî, Ahmed b. Fakīh Ali ed-Dimyâtî, Kemâleddin İbnü'l-Hümâm ve Emînüddin el-Aksarâyî Mısır'da; Ayasuluklu Şeyh Mehmed, Abdürrahîm-i Rûmî ve Abdüllatîf el-Kudsî ile onun halifeleri ağırlıklı olarak Anadolu ve Rumeli'de faaliyet gösterdi.

Kendisine intisap edenler arasında yeğeni Alâeddin b. Seyyid Afîfüddin, Hâce Şemseddin Muhammed Kûsevî, Mevlânâ Ebü'l-Hayr Ahmed, Seyyid Ali Horasânî, İzzeddin Hanbelî, Celâleddîn-i Kâyinî ve Hızırnâme müellifi Muhyiddin Çelebi vardır. Oğlu Şeyh Nizâmeddin Yahyâ da muhtemelen babasının yanında yetişmiştir.

Yanlış atfedilen müridler

Bazı araştırmacılar ona ait olmayan müridler saymışlardır: Hammer-Purgstall Halvetiyye'den Pîr İlyâs Amâsî'yi, Kissling ile Margoliouth Nakşibendiyye'den Sa'deddîn-i Kâşgarî'yi, Trimingham ise Akşemseddin'i onun müridleri arasında göstermiştir. Kaynaklarda bu üçünün Hâfî'ye mürid olmak için teşebbüs ettiklerinden söz edilmekte, ancak hiçbirinin intisabının gerçekleşmediği belirtilmektedir.

COĞRAFÎ HAFIZA9 coğrafî bağlantıMekân kayıtlarına git →
Koordinatlı mekânŞehir düzeyi9 nokta · 0 kesin koordinat. Kümeye tıklayarak yaklaşın; tek noktadan mekân dosyasını açın.

Ağ ve yol

KİŞİLER AĞIBağlantılarını aç7 doğrudan bağlantıAğda gör →
ÇOKLU İRŞAD GÜZERGÂHI2 ayrı bağlamda görünüyorHer bağlantı ayrı açılır; ortak gövde, kol aidiyeti anlamına gelmez.

Hayatından kayıtlar

İlk 5 kayıt gösteriliyor

BİYOGRAFİK KAYIT

Şeyhinin halvethânesinde bulunan ikinci nüsha

Bağdat'ta kaybolan icâzetnâmenin yıllar sonra Mısır'da bulunması.

Metni gösterMetni daralt

Sülûkünü tamamlayıp Şibrîsî'den icâzet aldıktan sonra irşad için memleketine dönerken Bağdat'ta icâzetnâmesini kaybetti. Yıllar sonra tekrar Mısır'a gittiğinde, artık hayatta olmayan şeyhinin halvethânesinde icâzetnâmesinin bir başka nüshasını buldu.

Çerçeve. Belgenin metni Lâmiî Çelebi'nin tercümesinde kayıtlıdır. Anlatı, keramet olarak değil, bir yolun meşruiyetinin yazılı belgeye bağlanmasının ne kadar önemsendiğinin göstergesi olarak okunmalıdır.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Lâmiî Çelebi, Nefehâtü'l-üns tercümesi, s. 548.
BİYOGRAFİK KAYIT

Önlenen savaş

Şâhruh ile Tebriz Sultanı İskender arasındaki çatışmaya engel olması.

Metni gösterMetni daralt

Dönemin yöneticilerine tavsiye ve uyarı mektupları yazardı. Timur'un oğlu Şâhruh ile Tebriz Sultanı İskender arasında başlamak üzere olan bir savaşı önlediği kaydedilir.

Çerçeve. Bu kayıt, Timurlu sahasında bir şeyhin siyasî ağırlığını gösterir. Türbesinin sonradan Timurlu Hükümdarı Ebû Said Mirza Han tarafından genişletilmesi de aynı ilişkinin devamıdır.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Sehâvî, ed-Dav'ü'l-lâmi', IX, 262; Ali Şîr Nevâî, s. 396-397.
BİYOGRAFİK KAYIT

Muhammed Pârsâ'nın mezar taşı

Nakşibendî dostunun Medine'deki kabri için Mısır'dan taş göndermesi.

Metni gösterMetni daralt

Bahâeddin Nakşibend'in önde gelen halifelerinden Muhammed Pârsâ ile arasında ileri derecede bir dostluk vardı. Pârsâ 822'de (1419) hac dönüşü uğradığı Medine'de vefat ettiğinde, o sırada Mısır'da bulunan Hâfî onun için bir mezar taşı hazırlatmış ve kabri başına götürüp dikmiştir.

Çerçeve. İki ayrı yolun şeyhleri arasındaki bu yakınlık, Horasan tasavvufunda tarikat sınırlarının ne kadar geçirgen olduğunu gösterir. Aynı dönemde Bahâeddin Nakşibend'in kendisi de Herat'ta onu ziyaret etmişti.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Zeynüddin el-Hâfî”, c. 44, s. 375-377.
BİYOGRAFİK KAYIT

İbn Hacer'in beyitle karşılaması

Kahire'de iki âlimin şiirle selâmlaşması.

Metni gösterMetni daralt

822 (1419) yolculuğunda Mısır'a vardığında kendisini karşılayanlar arasında Molla Fenârî vardı. İki yıl sonra tekrar Mısır'a gittiğinde bu defa İbn Hacer el-Askalânî onu övücü bir beyit okuyarak karşıladı; o da İbn Hacer'e şiirle karşılık verdi.

Çerçeve. Kahire'de Yahyâ el-Münâvî, Cemâleddin el-Mürşidî el-Mekkî ve Ebü'l-Fütûh Nûreddin Ahmed gibi âlimlerin sohbetlerine katılması, Horasanlı bir şeyhin Memlük ilim çevresindeki kabulünü gösterir.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Zeynüddin el-Hâfî”, c. 44, s. 375-377.
BİYOGRAFİK KAYIT

Üç kere taşınan kabir

Mâlîn'den Dervişâbâd'a, oradan Herat Îdgâh'ına.

Metni gösterMetni daralt

1 Mayıs 1435'te Herat'ta vefat etti ve Mâlîn'de defnedildi. Kabri daha sonra Dervişâbâd'a nakledildi, oradan da Herat'ın Masla mahallesindeki Îdgâh'a götürüldü. Kabrinin yanına büyük bir imarethâne yapılmış, türbesi Timurlu Hükümdarı Ebû Said Mirza Han tarafından genişletilmiştir.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Zeynüddin el-Hâfî”, c. 44, s. 375-377.

Eserleri ve metinleri

İlk 5 kayıt gösteriliyor

TARİHÎ KAYIT

el-Vesâya'l-Kudsiyye

Kudüs'te 825/1422'de yazdığı temel eser; tarikatın esaslarını açıklar.

Metni gösterMetni daralt

Tasavvuf ve tarikat anlayışının temel esaslarını açıkladığı bu eseri müridlerin talebi üzerine 825'te (1422) Kudüs'te yazdı; Horasan'a döndüğünde bazı yerlerini değiştirerek son şeklini verdi.

Halifelerinden Muhammed Tebâdegânî tarafından Türkçe'ye çevrilmiştir; Hacı Halife Bursevî'ye ait bir tercüme ile mütercimleri tesbit edilemeyen başka tercümeleri de vardır — bunların bir kısmında metne sadık kalınmış, bir kısmında ilâve açıklamalar yapılmış, bazılarında kısaltmalara gidilmiştir. Bekir Köle eser üzerine yüksek lisans çalışması yapmıştır.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Üsküdar Hacı Selim Ağa Ktp., Hüdâî Efendi, nr. 3496 (müellif hattı olduğu belirtilir).
TARİHÎ KAYIT

Menhecü'r-reşâd

Herat'ta yazdığı Farsça eser; Ehl-i sünnet inancı ve buna uygun tarikat anlayışı.

Metni gösterMetni daralt

Tam adı Menhecü'r-reşâd râ Vâsıta-i Salâh-ı İ'tikād-ı İbâd'dır. Ehl-i sünnet inancını ve buna uygun tarikat anlayışını anlattığı Farsça eserini Herat'ta kaleme almıştır.

Vahdet-i vücûd ile firavunun imanı hakkındaki tenkitlerinin kaynağı bu eserdir.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Süleymaniye Ktp., İsmihan Sultan, nr. 283, vr. 4b-77a; Hacı Mahmud Efendi, nr. 2829.
TARİHÎ KAYIT

Mühimmâtü'l-vâsılîn

821/1418'de yazdığı akaid ve tasavvuf kitabı.

Metni gösterMetni daralt

Akaid ve tasavvufa dair konular anlatıldıktan sonra tasavvuf ehlinde bulunması gereken özelliklere ve sapkın zümrelerin hatalarına işaret edilmiştir.

Müellif bu eserin çeşitli bölümlerinde on iki risâlesinin daha adını kaydetmiştir.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Süleymaniye Ktp., Şehid Ali Paşa, nr. 1391, vr. 11a-72b.
TARİHÎ KAYIT

Hâşiye fi't-tasavvuf

Sühreverdî'nin Avârifü'l-maârif'ine yazdığı hâşiye.

Metni gösterMetni daralt

Şehâbeddin es-Sühreverdî'nin Avârifü'l-maârif adlı eserinin hâşiyesidir; Ramazan 829'da (Temmuz 1426) tamamlanmıştır. Avârif'teki bazı kelime ve cümlelerin izahını yapar.

Bir Sühreverdî kolu kuran bir şeyhin, yolun ana metnine dönüp onu şerhetmesi anlamlıdır: Zeyniyye'nin kendisini Sühreverdiyye'nin devamı olarak görmesinin yazılı delili sayılabilir.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Manisa İl Halk Ktp., nr. 45, Hk. 1156.
TARİHÎ KAYIT

Evrâd-ı Zeyniyye

Tarikatta okunacak evrâd ve hizb; iki ayrı şerhi vardır.

Metni gösterMetni daralt

Tarikatta okunacak evrâd ve hizbi derleyip bir araya getirmiştir. Bu evrâd, Alâeddin Ali b. Mûsâ Koçhisârî tarafından Şerhu Evrâdi'z-Zeyniyye, Kutbüddinzâde İznikî tarafından Tenvîrü'l-evrâd adıyla şerhedilmiştir.

Ayrıca tövbe, silsile ve hırka, letâif-i seb'a, sûfî âdâbı, sülûk ve zikrin fazileti üzerine çok sayıda risâlesi bulunmaktadır. Kısa Arapça risâlesi Mir'âtü't-tâlibîn, H. T. Norris tarafından İngilizce çevirisiyle yayımlanmıştır.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Metin için: Gümüşhânevî, Mecmûatü'l-ahzâb, II, 612-615.

Kavram dünyası

İlk 4 kayıt gösteriliyor

TARİHÎ KAYIT

Zeyniyye

Sühreverdiyye ile Rifâiyye'yi birleştiren kol.

Metni gösterMetni daralt

Zeynüddin el-Hâfî ile birlikte Sühreverdiyye tarikatında Zeyniyye adıyla bir kol teşekkül etmiştir. Şeyhi Nûreddin Abdurrahman eş-Şibrîsî'nin Rifâiyye'den de icâzetli olması sebebiyle Zeyniyye, Sühreverdiyye ve Rifâiyye'yi birleştiren bir tarikat olarak kabul edilir.

Halifeleri Horasan, Hindistan, Hicaz, Suriye, Mısır, Anadolu ve Rumeli'de faaliyet göstermiş; Anadolu'ya taşıyan isim Abdüllatîf el-Kudsî olmuştur.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Harîrîzâde, Tibyân, II, vr. 107b; Hüseyin Vassâf, Sefîne-i Evliyâ, I, 264.
TARİHÎ KAYIT

Şeriat-tarikat-hakikat birlikteliği

Şeriata riayet etmeden tarikatta yol alınamayacağı esası.

Metni gösterMetni daralt

Tasavvuf anlayışını bu üçlü üzerine kurdu: şeriat kurallarına riayet etmeden tasavvuf yolunda ilerlemek mümkün değildir. Bid'atlarla kirlenen kalbin ibadet ve taatle nurlanması mümkün olmaz; bütün ârifler Ehl-i sünnet çizgisini takip ederek yüksek derecelere ulaşmıştır.

Dervişlerin mümkünse dört Sünnî mezhebin görüşünü cemederek uygulamasını istemesi, bu tavrın en somut ifadesidir. Sâlik ise şeyhine tam teslimiyetle bağlanmalı; diğer şeyhlerin de hak olduğunu kabul etmekle birlikte feyzin kendisine yalnız kendi şeyhi vasıtasıyla geleceğine inanmalıdır.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Zeynüddin el-Hâfî, el-Vesâya'l-Kudsiyye, vr. 4b, 5b-6a, 25b-27a.
TARİHÎ KAYIT

Hatm-i velâyet tenkidi

İbnü'l-Arabî'nin kendisini son velî olarak takdimini şathiye sayması.

Metni gösterMetni daralt

Hatm-i velâyet, velîliğin en son ve en mütekâmil temsilcisi demektir. Hâfî, İbnü'l-Arabî'nin kendisini bu şekilde takdim etmesini bir şathiye kabul etmiş; velîliğin son mütekâmil temsilcisinin geleceği vaad edilen Muhammed el-Mehdî olduğunu söylemiştir.

Aynı çerçevede vahdet-i vücûdu isabetli bulmamış, firavunun imanının îmân-ı ye's (ümitsizlik ânındaki iman) mahiyetinde olduğunu ve makbul sayılamayacağını belirtmiştir.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Zeynüddin el-Hâfî, el-Vesâya'l-Kudsiyye, vr. 22a; Menhecü'r-reşâd, vr. 76a-b.
TARİHÎ KAYIT

Rüya tabiri

el-Vesâya'daki yorumların ayrı bir kitap hâline gelmesi.

Metni gösterMetni daralt

Rüya tabirinde hayli mahirdi; Nizâmeddin Hâmûş'un müridi Sa'deddîn-i Kâşgarî'yi rüyalarını yorumlatmak üzere ona göndermesi bu şöhretin işaretidir.

el-Vesâya'l-Kudsiyye'de kaydettiği rüya yorumları derlenerek Ta'bîrü'r-rü'yâ adıyla Türkçe'ye çevrilmiştir. Kutbüddinzâde İznikî de et-Ta'bîrü'l-münîf ve't-te'vîlü'ş-şerîf'inde ondan pek çok alıntı yapmıştır.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Ta'bîrü'r-rü'yâ, TDK Ktp., A 37/1, vr. 1b-41a.

Şeyh, halife, aile ve post ağı

ÖNCEKİ HALKANecîbüddin Ali b. BüzgaşSühreverdiyye'nin Zeyniyye kolunun kurucusu; Zeyniyye silsilesi Nûreddin Abdüssamed Natanzî ve Necîbüddin Ali b. Büzgaş vasıtasıyla Şehâbeddin es-Sühreverdî'ye ulaşır.ÖNCEKİ HALKAŞeyh Muslihuddin Mustafa VefâMensup olduğu Zeyniyye tarikatının kurucusudur; şeyhi Abdüllâtîf el-Kudsî onun halifesidir.HOCASI / ŞEYHİMerzifonlu Şeyh AbdurrahimZeyniyye'nin pîri olan şeyhi. Ona icâzetnâme vermiş ve Anadolu'ya göndermiştir; hakkında "Bir aşk kütüğünü yaktık, diyâr-ı Rûm'a attık" demiştir.ÖNCEKİ HALKAŞihâbeddin-i SivâsîZeyniyye tarikatının kurucusudur. Biyografik kayıt Sivâsî'nin yola halifesi Şeyh Mehmed Efendi vasıtasıyla girdiğini söylerken, Sivâsî Cezzâbü'l-kulûb'da Zeynüddin el-Mısrî diye andığı el-Hâfî'ye doğrudan intisap ettiğini belirtir; iki kayıt olduğu gibi bırakıldı.TALEBESİ / HALİFESİŞeyh Abdüllatif el-MakdisîAbdüllatif el-Makdisî Horasan'da Zeynüddin el-Hâfî'nin yanında halvet ve riyâzetini tamamlayıp irşad icâzeti aldı.TALEBESİ / HALİFESİMerzifonlu Şeyh AbdurrahimMerzifonlu Abdurrahim, Mısır ve Hâf'ta Zeynüddin el-Hâfî'nin terbiyesini tamamlayıp irşad ve rivayet icâzeti aldı.TALEBESİ / HALİFESİŞeyh Abdülmu‘tîŞeyh Abdülmu‘tî, Zeynüddin el-Hâfî'nin yanında yolunu tamamladı ve irşad icâzeti aldı.

Tekke, türbe ve irşad coğrafyası

Hâf · İranHâf (Berâbât hankahı)18 Mart 1356'da doğduğu Horasan şehri; nisbesini buradan alır. Berâbât köyünde yaptırdığı hankah ve ribâtta irşada başladı. İlişkili kişi dosyası Zeynüddin el-Hâfî : Zeynüddin el-Hâfî (1356–1435), Horasan’dan Mısır ve Hicaz’a uzanan tahsil hayatının ardından Zeyniyye’yi kuran; halifeleriyle yolu Anadolu ve Rumeli’ye taşıyan Sühreverdî şeyhidir.Herat · AfganistanHerat (Îdgâh — türbesi)1 Mayıs 1435'te vefat ettiği şehir. Kabri Mâlîn'den Dervişâbâd'a, oradan Masla mahallesindeki Îdgâh'a nakledildi; türbesini Ebû Said Mirza Han genişletti. İlişkili kişi dosyası Zeynüddin el-Hâfî : Zeynüddin el-Hâfî (1356–1435), Horasan’dan Mısır ve Hicaz’a uzanan tahsil hayatının ardından Zeyniyye’yi kuran; halifeleriyle yolu Anadolu ve Rumeli’ye taşıyan Sühreverdî şeyhidir.Herat çevresi · AfganistanDervişâbâdHerat'a bağlı köy; buradaki dergâhı ve vakıfları vardı, kabri bir süre buraya nakledilmişti. İlişkili kişi dosyası Zeynüddin el-Hâfî : Zeynüddin el-Hâfî (1356–1435), Horasan’dan Mısır ve Hicaz’a uzanan tahsil hayatının ardından Zeyniyye’yi kuran; halifeleriyle yolu Anadolu ve Rumeli’ye taşıyan Sühreverdî şeyhidir.Kudüs · FilistinKudüsel-Vesâya'l-Kudsiyye 'yi 825 (1422) yılında burada tamamladı; Zeyniyye'yi Anadolu'ya taşıyacak olan Abdüllatîf el-Kudsî onu burada evinde misafir etti. İlişkili kişi dosyası Zeynüddin el-Hâfî : Zeynüddin el-Hâfî (1356–1435), Horasan’dan Mısır ve Hicaz’a uzanan tahsil hayatının ardından Zeyniyye’yi kuran; halifeleriyle yolu Anadolu ve Rumeli’ye taşıyan Sühreverdî şeyhidir.Kahire · MısırKahireŞeyhi Nûreddin eş-Şibrîsî'ye burada intisap edip icâzet aldı; sonraki ziyaretinde Molla Fenârî ve İbn Hacer el-Askalânî tarafından karşılandı. İlişkili kişi dosyası Zeynüddin el-Hâfî : Zeynüddin el-Hâfî (1356–1435), Horasan’dan Mısır ve Hicaz’a uzanan tahsil hayatının ardından Zeyniyye’yi kuran; halifeleriyle yolu Anadolu ve Rumeli’ye taşıyan Sühreverdî şeyhidir.Tebriz · İranTebrizBir süre Şeyh Kemâl-i Hucendî'ye hizmet ettiği şehir; sonradan Tebriz Sultanı İskender ile Şâhruh arasındaki savaşı önlediği kaydedilir. İlişkili kişi dosyası Zeynüddin el-Hâfî : Zeynüddin el-Hâfî (1356–1435), Horasan’dan Mısır ve Hicaz’a uzanan tahsil hayatının ardından Zeyniyye’yi kuran; halifeleriyle yolu Anadolu ve Rumeli’ye taşıyan Sühreverdî şeyhidir.Bağdat · IrakBağdatMısır'dan dönerken icâzetnâmesini kaybettiği şehir. İlişkili kişi dosyası Zeynüddin el-Hâfî : Zeynüddin el-Hâfî (1356–1435), Horasan’dan Mısır ve Hicaz’a uzanan tahsil hayatının ardından Zeyniyye’yi kuran; halifeleriyle yolu Anadolu ve Rumeli’ye taşıyan Sühreverdî şeyhidir.Medine · Suudi ArabistanMedineDostu Muhammed Pârsâ'nın 1419'da vefat edip defnedildiği şehir; Hâfî onun kabri için Mısır'dan mezar taşı hazırlatıp diktirdi. İlişkili kişi dosyası Zeynüddin el-Hâfî : Zeynüddin el-Hâfî (1356–1435), Horasan’dan Mısır ve Hicaz’a uzanan tahsil hayatının ardından Zeyniyye’yi kuran; halifeleriyle yolu Anadolu ve Rumeli’ye taşıyan Sühreverdî şeyhidir.Mekke · Suudi ArabistanMekke822 (1419) yolculuğunun asıl hedefi; Kudüs üzerinden hacca gitti ve dönüşte Abdüllatîf el-Kudsî ile birlikte Horasan'a geçti. İlişkili kişi dosyası Zeynüddin el-Hâfî : Zeynüddin el-Hâfî (1356–1435), Horasan’dan Mısır ve Hicaz’a uzanan tahsil hayatının ardından Zeyniyye’yi kuran; halifeleriyle yolu Anadolu ve Rumeli’ye taşıyan Sühreverdî şeyhidir.

Bu dosyada izlenebilen kaynaklar

Bu liste biyografi, ilişki, anlatı ve mekân kayıtlarında açıkça taşınan kaynak künyelerini bir araya getirir. Paragraf düzeyinde kaynağı belirlenmemiş iddialara sonradan dipnot uydurulmaz.

  1. [1]Lâmiî Çelebi, Nefehâtü'l-üns tercümesi, s. 548
  2. [2]Sehâvî, ed-Dav'ü'l-lâmi', IX, 262; Ali Şîr Nevâî, s. 396-397
  3. [3]TDV İslâm Ansiklopedisi, “Zeynüddin el-Hâfî”, c. 44, s. 375-377
  4. [4]Harîrîzâde, Tibyân, II, vr. 107b; Hüseyin Vassâf, Sefîne-i Evliyâ, I, 264
  5. [5]Zeynüddin el-Hâfî, el-Vesâya'l-Kudsiyye, vr. 4b, 5b-6a, 25b-27a
  6. [6]Zeynüddin el-Hâfî, el-Vesâya'l-Kudsiyye, vr. 22a; Menhecü'r-reşâd, vr. 76a-b
  7. [7]Ta'bîrü'r-rü'yâ, TDK Ktp., A 37/1, vr. 1b-41a
  8. [8]Üsküdar Hacı Selim Ağa Ktp., Hüdâî Efendi, nr. 3496 (müellif hattı olduğu belirtilir)
  9. [9]Süleymaniye Ktp., İsmihan Sultan, nr. 283, vr. 4b-77a; Hacı Mahmud Efendi, nr. 2829
  10. [10]Süleymaniye Ktp., Şehid Ali Paşa, nr. 1391, vr. 11a-72b
  11. [11]Manisa İl Halk Ktp., nr. 45, Hk. 1156
  12. [12]Metin için: Gümüşhânevî, Mecmûatü'l-ahzâb, II, 612-615
  13. [13]Taşköprizâde, Tercüme-i Şakāik-i Nu‘mâniyye, tenkitli metin s. 244-248
  14. [14]Kişi kartı kaynak paketi — Zeynüddin el-Hâfî
Ortak kaynak kataloğunu aç →