Hârizm'den Buhara, Horasan, İran ve Keşmir'e yayılan irşad ağı. Kaynaklar arasındaki farklar ve gelenek içi anlatıların derecesi korunarak hazırlanmıştır.
Halife ağının niteliği
Necmeddîn-i Kübrâ için “şeyh-i velî-tırâş” denmesi, çok sayıda etkili mürid yetiştirmesiyle ilgilidir. Kaynakların altmışa kadar çıkardığı sayı sabit bir resmî liste olarak değil, çevrenin genişliğini anlatan ifade olarak okunmalıdır.
Mecdüddin Bağdâdî
Hârizm çevresindeki başlıca halifelerden Mecdüddin Bağdâdî, irşadı ve eserleriyle Kübrevî mirasın erken temsilcisidir. Ferîdüddin Attâr'ın şeyhi olduğu yolundaki meşhur nispet kesin biyografik veri gibi kullanılmamalıdır.
Necmeddîn-i Dâye
Moğol istilası üzerine batıya giden Necmeddîn-i Dâye, Kübrevî düşünceyi Anadolu'ya taşıyan en görünür isimdir. Mirṣâdü'l-ʿibâd tasavvuf ahlâkı, insan ve toplum bahislerini birleştiren etkili eseridir.
Seyfeddin Bâharzî ve Bâharziyye
Buhara'ya gönderildiği kaydedilen Seyfeddin Bâharzî'nin çevresi Bâharziyye adıyla tanındı. Berke Han'ın Müslüman oluşunu yalnız Bâharzî'nin tekil tebliğine bağlayan anlatı kaynaklarda bulunmakla birlikte karmaşık siyasî ve dinî süreci tek sebebe indirger; sitede ihtiyat kaydıyla verilir.
Ali Lâlâ ve Sa‘deddin Hammûye
Radıyyüddin Ali Lâlâ doğu istikametindeki aktarımda; Sa‘deddin Hammûye ise velâyet, müşâhede ve irfan dili üzerindeki eserleriyle öne çıkar. Kübreviyye'nin yalnız kurumlar değil güçlü bir yazılı düşünce ağı meydana getirdiğini gösterirler.
Hemedâniyye, Nûrbahşiyye ve Zehebiyye
Seyyid Ali Hemedânî'nin seyahat ve halife ağı Keşmir sahasında kalıcı iz bıraktı. Daha sonraki Nûrbahşiyye ve Zehebiyye, Kübrevî silsileyle bağ kurmakla birlikte yeni siyasî, mezhebî ve bölgesel özellikler geliştirdi. Bu sebeple bütün kolları Necmeddîn-i Kübrâ döneminin değişmeden devamı saymak doğru değildir.