Köken ve kullanım
i. ar.
عرفا ن
Süleyman Uludağ, Tasavvuf Terimleri Sözlüğü
(عرفا ن) Marifet, keşf, hads, ilham, sezgi, manevi ve ruhi tecrübeyle elde edilen bilgi, tecrübi bilgi. Bkz. Marifet. Ruhtur kâlib-i insana Fehimâ irfan Heykel-i bi-hünerân addolunur seng-i mezâr Fehim-i kadim Ehl-i irfan söylemez her hâlini Hâl olur izharı var, ihfâsı var
Dinî Terimler Sözlüğü
Bilme, anlama. Mârifet. Kalble bilip tanıma. Allahü teâlânın ihsânı olan mânevî, vehbî ilim. Buna ma'rifet de denir.
Çalışarak elde edilen ilimler ile anlaşılan, bilinen şeylerden başka bilgiler de vardır, bunlar irfân ile anlaşılır. Âlimlerin sâhib oldukları ilme mukâbil (karşılık) ârif denen Allahü teâlânın sevdiği kullarında da irfân denen bir hâssa (özellik) vardır. İrfân, tasavvufta fenâ mertebesiyle şereflenenlerde bulunur. (İmâm-ı Rabbânî)
Akıllı ve irfân sâhibi kimse, meyveli ağaç gibi mütevâzî olur. (Sa'dî Şîrâzî)
Tasavvuf Sözlüğü
Arapça, bilmek demektir. Sezgi tecrübe ve manevî yolla elde edilen bilgi.