ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
Adlar, künyeler, açıklamalar ve kamusal başlangıç metinleri aranır. Üye tam metinler kamusal arama dizinine alınmaz.
887 sonuç · toplam 887 · “ecâ” · 1/37
01ecâ
Gkj) [Ar.] tas. Tasavvuf ehli arasında AUah’m rahmetine güvenerek ve O’na bağlanarak huzur içinde yaşama. Bu söz, genellikle “havf” (bk. bu mad terimiyle birlikte kullanılmışt rec'at a. [Ar.] Şiî inanc veya bazı Şiî gruplarma göre, imamın ö…
ecâzü’l-Kur'ân
y> }k.) [Ar.] Kur’ân-ı Kerîm’de yer alan mecazî ifadelerin tefsiri üzerinde çalışmalar yapan bilim dalı için kullanılan terim ve bu konuda yazılan eserlerin ortak adı.
İsmâil Necâti Efendi
İsmâil Necâtî Efendi, Ahmed Ziyâeddin Gümüşhânevî ve Hasan Hilmi Efendi’den sonra Gümüşhaneli Dergâhı postuna geçen Nakşibendî-Hâlidî şeyhidir.
Şeyh el-Hâc İbrâhim Necâti Efendi
İbrâhim Necâtî Efendi, babası Şeyh Nazif üzerinden Nakşibendî çevreye bağlı, Şeyh Yûnus-ı Sünbülî’den de hilâfetli bir tekke şeyhidir.
Şeyh İsmâil Necâ Efendi
İsmâil Necâ Efendi, babası Süleyman es‑Sıdkî’nin yetiştirdiği halifesi; kısa süren post hizmetinden sonra Gümüşsuyu’nda inzivaya çekilen Sa‘dî şeyhidir.
Şeyh İsmâil Necâ Paşa
İsmâil Necâ Paşa (1818–1896), Hasîrîzâde Süleyman Sıdkî’nin oğlu; askerlikte topçu mirlivâlığına yükselen, babasından Sa‘dî hilâfeti alan ve Türkçe-Farsça şiirler yazan şeyhtir.
Zâdü'l-müştâkīn ve Necâtü'l-ervâh
Abdullah-ı İlâhî · Vassâf, âdâb-ı sülûke dair Zâdü'l-müştâkīn ve Necâtü'l-ervâh risalelerini onun meşhur eserleri olarak anar.
Vesîletü’n-necât’ın nazmı ve düzeni
MEVLİDÎ SÜLEYMÂN ÇELEBİ HAZRETLERİ · 812 (1409) yılında Bursa’da tamamlanan, aruzun “fâilâtün fâilâtün fâilün” kalıbıyla yazılmış, on altı babdan meydana gelen 768 beyitlik eseri.
Uzun yıllar vaaz kitabı olarak okunan Mecâlis
Harputlu Hoca Abdüllatif Efendi · 1889'da tamamladığı otuz sekiz "meclis"lik mev'iza kitabı, Türkiye'deki din görevlileri tarafından uzun yıllar vaaz kitabı olarak kullanılmıştır.
Eser bırakmaması ve Hayrü'l-mecâlis
Nasîrüddin Çırâğ-ı Dehlî · Şiire önem vermeyen, hatta şiir söylemenin derviş için zararlı olabileceğine inanan Çırâğ-ı Dehlî bir eser bırakmamıştır; müridi Hamîd Kalender ondan işittiği sözleri derleyerek Hayrü'l-mecâlis'i meydana getirmişt…
Nefâisü'l-mecâlis
Aziz Mahmud Hüdâyî · Seçilmiş âyetler üzerine tasavvufî tefsir.
el-Mecâlisü's-seniyye
Ahmed er-Rifâî · Menâkıbnâmelerdeki yedi meclisin derlemesi.
Tarîkatnâme ve Necâtü'l-garîk
Aziz Mahmud Hüdâyî · Celvetiyye âdâbı ve cem'-fark konusunun manzum anlatımı.
Mecâlis-i Seb'a
Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî · Yedi vaaz meclisi.
Mecâlis-i Evliyâ ve Keşf-i Beyân tercümesi
Şeyh Ahmed-i Emîrî Efendi · Kaynak Mecâlis-i Evliyâ risalesini, vaaz meclislerini ve tıp alanındaki Keşf-i Beyân'ın Türkçe tercümesini ona nispet eder.
Mecâlis-i Va‘ziyye
Kayserili Seyyid Ya‘kūb Efendi · Vaaz meclislerini toplayan eseri Uşşâkīzâde tarafından adıyla kaydedilir.
Mecâlis-i Va‘z
Divitçizâde Tâlib Mehmed Efendi · Vaaz meclislerini bir araya getiren eseri Uşşâkīzâde tarafından adıyla kaydedilir.
Mecaz
Bir kelimeyi asıl anlamı dışında ilişki ve benzerlik yoluyla kullanma; geçici ve iğreti olan. Tasavvuf dilinde dünya ve yaratılmış güzellikler, kalıcı hakikate işaret eden mecazlar olarak okunabilir. Mecazdan hakikate “Mecaz hakikate köprüd…
Ukelâ-yı mecânin
öz ) Akıllı deliler. tas. Meczuplar, behlüller, hakim ama saf derun ermişler. Ulema-ı zahir Zahiri amel ve hükümler hakkında bilgisi olanlar.
necâsetten tahâret
necâsetten tahâret a Namazın dışındaki şartlarından biri olan hakikî ve maddî pislik veya kirlilik anlamında terim. Namazm sağlıklı olabilmesi için beden, elbise ve namaz kılınacak yerlerin temizliği şarttır.
necât
Bir müminin dinî yükümlülüklerini yerine getirmesi ile dünyada ve âhirette ulaşacağı ebedî huzur ve mutluluğu ifade eden kelâm terimi, eş anlamlısı, “felâh, fevz, halâs” (bk. bu maddeler). îslâm bilginlerine göre “necât”, insanoğlu için önc…
müstecâbü’d-da've
Allah katmda duası geri çevrilmeyen, duası kabul olunan kimse.
müstecâr
Kâbe’nin güneybatı duvarı ile Rüknülyemânî arasmda bulunan yer için kullanılan ad.
secâvend
UjL*») [Ar.] Kur’ân-ı Kerîm’in tilâvetinde, anlam bütünlüğünü sağlama bakmamdan durulacak veya durulmasma gerek olmayan yerleri belirtmek üzere konulmuş bulunan işaretler.