Ara
Menü

TASAVVUF SÖZLÜĞÜ

ذ

A‘yân-ı sâbite

أعيان ثابتة

Köken ve kullanım

Arapça: ayn (öz, varlığın hakikati) ve sâbit (değişmeden duran).

أعيان ثابتة

Süleyman Uludağ, Tasavvuf Terimleri Sözlüğü

Süleyman Uludağ, Tasavvuf Terimleri Sözlüğü · Süleyman Uludağ

Varlıkların Allah’ın ilmindeki ezelî ve değişmez hakikatleri. Tasavvuf literatüründe, özellikle vahdet-i vücûd düşüncesinde, eşyanın dış dünyada var olmadan önce ilâhî ilimde bilinen sûret ve hakikatlerini anlatır.

İlim ile dış varlık arasındaki yer

A‘yân-ı sâbite dış dünyada müstakil birer varlık değildir. “Sâbit” oluşları ilâhî ilimde belirli bulunmalarını, “ma‘dûm” oluşları ise henüz hâricî varlık kazanmamış olmalarını ifade eder. Yaratılış, bu ilmî hakikatlerin ilâhî irade ve kudretle varlık sahasında görünmesi şeklinde açıklanır.

Çokluk nasıl açıklanır?

Vücûdun birliği ile varlıklardaki çokluk arasındaki ilişki, aynalar ve sûretler yahut tek bir kumaştan farklı elbiselerin kesilmesi benzetmeleriyle anlatılır. Varlık birdir; kabiliyetler ve görünüşler a‘yânın farklılığına göre çeşitlenir.

Açıklamalı İslâmî Terimler Sözlüğü

Açıklamalı İslâmî Terimler Sözlüğü · Prof. Dr. İsmail Parlatır

Dış âlemdeki varlıkların görünür hâle gelmeden önce Allah’ın ilminde bilgi olarak mevcudiyeti, gizlilikleri veya mahiyetleri, âlem-i ceberût. bk. ceberût

Sözlüğe dön