HAYATI VE TARİHTEKİ YERİ
Ailesi ve yetişmesi
İbrâhim Nakşî Efendi İstanbulludur. Babası Muhammed Ağa, kaynakta Deli Hasan Paşa diye de anılan Hasan Paşa’nın kethüdasıydı. Tasavvuf terbiyesini Kocamustafapaşa Âsitânesi şeyhi Seyyid Alâeddin Efendi’den aldı. Kaynakların kesin biçimde birleştikleri husus, onun Alâeddin Efendi’ye yetişmiş ve kendisinden feyiz almış olmasıdır.
Doğum tarihi ihtilâfı
Tezkire-i Sâlim ile bir vefeyât kaydı doğumunu 1051/1641 gösterir. Hüseyin Vassâf bu tarihe ihtiyatla yaklaşır: Seyyid Alâeddin Efendi 1069/1659’da vefat ettiğine göre İbrâhim Nakşî henüz on sekiz yaşında hilâfet almış görünmektedir; o devrin Sünbülî terbiyesinde sülûkun ve mücâhedenin uzun yıllar sürmesi bu hesabı güçleştirir. Üstelik kaynak, 1090/1679’daki hac yolculuğu sırasında onu otuz yaşında gösterir. Bu sebeple doğum yılı kesinleştirilmemiş, iki kayıt arasındaki ihtilâf açıkça korunmuştur.
Hac, tahsil ve mücâhede
1090/1679’da Haremeyn’i ziyaret etti. Dönüşünden sonra yedi yıl daha ilim, ibadet ve mücâhedeyle meşgul olduğu aktarılır. Bu uzun hazırlık dönemi, onun hizmetini bir tekke postundan çok vaaz ve irşad kürsülerinde yürütmesinin zeminini oluşturdu.
Vaaz hizmetleri
1097/1686’da Rumelihisarı Camii vaizliğine tayin edildi; ardından Üsküdar’daki Valide-i Atik Camii’nde görev yaptı. 1106/1694’te Şehzade Camii vaizliğine geçti ve yaklaşık sekiz yıl burada vaaz ve nasihat etti. Bir dergâhın meşîhatını üstlenmediği kaynakta özellikle belirtilir. Bu nedenle onu bir tekke postnişini gibi göstermek doğru değildir.
Şiiri ve Dîvânı
“Nakşî” mahlasıyla şiirler ve ilâhiler söyledi. Kaynaklar zarif söyleyişini, aşk ve iştiyak dilini öne çıkarır; tertip edilmiş bir Dîvânının bulunduğunu da kaydeder.
Dağ yakmış, şerha çekmiş, sînesin çâk eylemiş
Böyledir âlemde Nakşî hâl-i müştâkān-ı aşk
Vefatı ve kabri
26 Safer 1114/22 Temmuz 1702’de vefat etti. Önce Abdal Ya‘kub Zâviyesi’nin hazîresine defnedildi. Hekimoğlu Ali Paşa Camii inşa edilirken zâviye arsası cami sınırları içine alındı; mezarlık ve İbrâhim Nakşî’nin kabri de bu yeni külliye çevresinde kaldı. Kabri üzerine yapılan türbe daha sonraki büyük yangında yandı. Vassâf’ın gördüğü kitâbe, onun Alâeddin Efendi’den tarikatını tamamladığını, Şehzade Camii vaiziyken vefat ettiğini ve Abdal Ya‘kub Mezarlığı’na defnedildiğini teyit eder.
Halifesi
Koruklu Şeyh Muhammed Fahrî Efendi onun halifesi olarak anılır. Bu bağ, İbrâhim Nakşî’nin dergâh meşîhatı taşımamasına rağmen irşad ve aktarım çevresi oluşturduğunu gösterir.