Ara
Menü

Şeyh İbrâhim Nakşi-i Sünbüli

NAKŞi-i SÜNBÜLİ Seyyid Alaeddin Efendi hazretlerinden müstahlefdir. Pederi Muhammed Ağa'dır ki, Hasan Paşa'nın kethüdasıdır. Sünbülistan-ı aşkta yetişen eazım-ı meşayıhdandır. İstanbulludur. Tezkire-i Salim'in beyanına göre, 105 1 sene-i hicriyyesinde ( 1 64 1 ) doğmuştur. Muharrir-i kem-ter bunda bir yanlışlık olmak ihtimaline kaniim. Seyyid Alaed din…

Yol
Halvetiyye
Mekân
1 bağlantı
Unvan
Tasavvuf şahsiyeti

Hayatı ve irşad çevresi

NAKŞi-i SÜNBÜLİ Seyyid Alaeddin Efendi hazretlerinden müstahlefdir. Pederi Muhammed Ağa'dır ki, Hasan Paşa'nın kethüdasıdır. Sünbülistan-ı aşkta yetişen eazım-ı meşayıhdandır. İstanbulludur. Tezkire-i Salim'in beyanına göre, 105 1 sene-i hicriyyesinde ( 1 64 1 ) doğmuştur. Muharrir-i kem-ter bunda bir yanlışlık olmak ihtimaline kaniim. Seyyid Alaed din Efendi'nin tarih-i irtihali 1 069/( 1659) olduğundan, lbrahim-i Nakşi Efendi, on sekiz yaşında tac-ı hilafet giymiş olur. Halbuki tarik-ı Sünbüli'de o zaman tekmil-i sü luk etmeden hilafet verilmezdi.

Tekmil-i süluk ise, senelerce hizmet ü mücahedeye Sünbüliler Faslı 419 ve sinn-i kamil sahibi olmağa mütevakkıf idi. Vefeyat-name'de dahi 105 1 gösterildi ğinden, o zamanki menkGlatta bir yanlışlık olacaktır. Muhakkak olan bir şey varsa o da, Seyyid Alaeddin Efendi'ye mülakatıdır. Harem gah-ı irfan-ı sedad olan kalb-i şeriflerinden nakş-ı ma-sivayı sildikten sonra, 1090/( 1679) senesinde, otuz yaşında iken Haremeyn-i muhteremeyni ziyarete gidüp gelmiş ve yine tahsil-i kemalat u mücihedat ile iştigal edip, yedi sene bu hal üzere kalmıştır.

1 097/( 1 686) senesinde, Rumeli Hisarı Cami'-i şerifi viiizliğine, ba'dehG Üsküdar Valide-i Atik Cami' -i şerifine, 1 106/( 1694/ senesinde Şehzade Cami' -i şerifine me'mGr olup, burada sekiz sene mütemadiyen icra-yı va'z u nasihatta bulunmuştur. Hz. Nakşi'nin dergah meşihati yoktur. 1 1 14 senesi Saferinin yirmialtıncı (22 Temmuz 1 702) günü alem-i ukbaya intikal eylediler. lstanbul'da Hekimoğlu Ali Paşa Cami'-i şerifi hariminde elyevm ziyaret olunan makbere-i mahsGsada vedia-i hiik-i gufran kılınmıştır. Hz. Nakşi, zahir ü batını ma'mGr bir vücGd-ı fazail-mevfı1r idi. Şi'r ve ilahiyyat ta sahib-i iktidar idi.

Tezkire-i Salim'de, "Hz. Nakşi eciUe-i ricillullah 'dandır. Nô.zik ve latif güftiirı var dır. Bu beyt-i dil-ô.rô. ona şahiddir .

" deniliyor: Şarô.b-ı la' l-i nabın nUş idenler Leb-i yô.re bir içim su didiler * * * Şol arak kim zeyn ola gül-gıtne-i ruhsô.rdan Bir gül-ô.b-ı ndzdır kim verd-i sahradan çıkar Aziz-i merhum, nadi-i vadi-i aşka münadi, şevk u garam mebadı olan ah-ı ferya dını mutasavvıfiine bu beyit ile bir ilahi-i şeriflerinde ta'mir ettikleri eda-yı dil-pezi ri, hak bu ki, derece-i ulya-yı fesahat-ı tam olduğu müttefekun aleyh-i erbab-ı kemaldir ki, ol halet-i hl-tedbiri bu beyt-i keramet-ta'bir ile takrir buyururlar: Dô.ğ yakmış şerha çekmiş sinesin çô.k eylemiş Böyledir alemde Nakşi hill-i müştiikô.n-ı aşk Hz.

Nakşi'nin gaybGbet-i ebediyyesi ile müteessir olan Üsküdarlı Abdüllatif-i Razi şu tarihi söylemiştir: Hem-ndm-ı Halil-i Hak Nakşi ki anın dô.im Derd-i dil-i pür-zô.rına eylerdi müdava Hu Ol siilik-i agaha olmuşdu bu devr içre Matlüb-ı tememıli Hu mahbftb-ı dil-ara Hu Dergah-ı Hak'a rfth-ı pakini nisar etdi Şevkıyle diyüp bir kez Ya Hazret-i Mevla Hu Sa'y eyleyerek cam canana ulaşdırdı Kad nale mine'l-kurba ma-en-yetememıli Hu Ervah-ı selef Zdri geldi didi tarihin Cennet' de de ey Nakşı gel Hu diye Ya Hu* { _,- .) Y' JS' (.Si o.) o..1.::>.

) = 1 1 1 4/( 1 702) Türbenin olduğu mahalde fevka'l-ade bir zaviye varmış. "Abdal Ya'kub Zaviye si" derler imiş. Hekimoğlu Ali Paşa, Cami'-i şerifi bina ederken bu zaviyeyi cami' hu dudu dahiline alarak zaviyeyi kaldırmıştır. Cami' havlısındaki şadırvanın olduğu ma hal, zaviyenin olduğu yer ve oradaki kabristil.n onun haziresi imiş. Elyevm bu zaviye nin vücudu yoktur. Hz. Nakşi, bu hazireye defn olundukta üzerine türbe yapılmıştı. Türbe son harik-ı kebirde yanmıştır. Kabr-i Nakşi, elyevm mezar taşından muarril. olarak ziyaret olunur.

Türbesi varken ziyaretimde sandukasının önündeki levhada şu ma'lumat-ı müeyyide vardı: "İşbu merkad-i şerif Deli Hasan Paşa'nın kethüdası Muhammed Ağa-zade eş Şeyh es-Seyyid İbrahim-i Nakşi ( kaddesa llahu sırrahu) hazretlerinin tecelli-gah-ı ru ' hanisidir. Merhum müşarünileyh Kocamustafapaşa şeyhi arif-i bi'llah Alaeddin Efendi merhumdan tekmil-i tarikat etmiş ve Şehzade Cami'-i şerifi vfüzi iken 1 1 14 sene-i hicriyyesinde Saferü'l-hayrda irtihal-i dar-ı beka /29 1/ eyleyip, Abdal Ya'kub Mezaristanı denilen bir mahalde rahmet-i Rahman'a tevdi' kılınmıştır.

Abdal Ya'kub Zaviyesi fevkani bir tekke olup, bu mahalde idi. Ba'dehu mezkur zaviye ar sasına Hekimoğlu Ali Paşa, ilk sadaretinde, elyevm meşhud olan cil.mi'-i şerifi inşa eylemiştir." Abdal Ya'kub ve burada şeyh olan İbrahim Vehbi-i Enfüsi, Ali Paşa'nın türbe sinde medfündur. Vefeyat-nfune böyle yazıyor. Koruklu Şeyh Muhammed-i Fahri Efendi, Hz. Nakşi'nin hal'ifesidir ki, terceme i hali İshiik -ı Karamanı bahsinde geçti. (Kadde sa'llahu esrarahum) Hz. Nakşl'nin müretteb bir Divan'ı vardır.

COĞRAFÎ HAFIZAAbdâl Ya’kûb ZaviyesiMekân kayıtlarına git →
Koordinatlı mekânŞehir düzeyi1 nokta · 0 kesin koordinat. Kümeye tıklayarak yaklaşın; tek noktadan mekân dosyasını açın.

Ağ ve yol

Eserleri ve metinleri

İlk 1 kayıt gösteriliyor

TARİHÎ KAYIT

Nakşî mahlasıyla şiirleri

İbrâhim Nakşî-i Sünbülî’nin Nakşî mahlasıyla söylediği şiirler, aşk ve iştiyak dilini taşıyan edebî mirasının başlıca izidir.

Metni gösterMetni daralt

Sefîne-i Evliyâ, İbrâhim Nakşî-i Sünbülî’nin “Nakşî” mahlasıyla söylediği şiirlerden örnekler aktarır. Bu manzumelerde aşk, iştiyak, gönül yarası ve mânevî sarhoşluk dili öne çıkar.

Dağ yakmış, şerha çekmiş, sînesin çâk eylemiş
Böyledir âlemde Nakşî hâl-i müştâkān-ı aşk

Kayıt bir keramet anlatısı değildir; şairin tasavvufî duyarlığını gösteren eser ve metin izi olarak sınıflandırılmıştır. Şiirin imlâsı okunabilirlik için düzenlenmiş, kaynakta çözülemeyen harfler aktarılmamıştır.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Sefîne-i Evliyâ - Cilt 3.

Öğütleri

İlk 2 kayıt gösteriliyor

TARİHÎ KAYIT

Söz, öğüt ve irşad kaydı 1

Muhakkak olan bir şey varsa o da, Seyyid Alaeddin Efendi'ye mülakatıdır. Harem­ gah-ı irfan-ı sedad olan kalb-i şeriflerinden nakş-ı ma-sivayı sildikten sonra, 1090/( 1679) senesinde, otuz yaşında iken Haremeyn-i muhteremeyni ziyarete gidüp gelmiş ve yine tahsil-i kemalat u mücihedat ile iştigal edip, yedi sene bu hal üzere kalmıştır. 1 097/( 1 686) senesinde, Rumeli Hisarı Cami'-i şerifi viiizliğine, ba'dehG Üsküdar Valide-i Atik Cami' -i şerifine, 1 106/( 1694/ senesinde Şehzade Cami' -i şerifine me'mGr olup, burada sekiz sene mütemadiyen icra-yı va'z u nasihatta bulunmuştur. Nakşi'nin dergah meşihati yoktur. 1 1 14 senesi Saferinin yirmialtıncı (22 Temmuz 1 702) günü alem-i ukbaya intikal eylediler. lstanbul'da Hekimoğlu Ali Paşa Cami'-i şerifi hariminde elyevm ziyaret olunan makbere-i mahsGsada vedia-i hiik-i gufran kılınmıştır.

Metni gösterMetni daralt

Muhakkak olan bir şey varsa o da, Seyyid Alaeddin Efendi'ye mülakatıdır. Harem­ gah-ı irfan-ı sedad olan kalb-i şeriflerinden nakş-ı ma-sivayı sildikten sonra, 1090/( 1679) senesinde, otuz yaşında iken Haremeyn-i muhteremeyni ziyarete gidüp gelmiş ve yine tahsil-i kemalat u mücihedat ile iştigal edip, yedi sene bu hal üzere kalmıştır. 1 097/( 1 686) senesinde, Rumeli Hisarı Cami'-i şerifi viiizliğine, ba'dehG Üsküdar Valide-i Atik Cami' -i şerifine, 1 106/( 1694/ senesinde Şehzade Cami' -i şerifine me'mGr olup, burada sekiz sene mütemadiyen icra-yı va'z u nasihatta bulunmuştur. Nakşi'nin dergah meşihati yoktur. 1 1 14 senesi Saferinin yirmialtıncı (22 Temmuz 1 702) günü alem-i ukbaya intikal eylediler. lstanbul'da Hekimoğlu Ali Paşa Cami'-i şerifi hariminde elyevm ziyaret olunan makbere-i mahsGsada vedia-i hiik-i gufran kılınmıştır.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Sefîne-i Evliyâ - Cilt 3.
TARİHÎ KAYIT

Söz, öğüt ve irşad kaydı 2

" deniliyor: Şarô.b-ı la' l-i nabın nUş idenler Leb-i yô.re bir içim su didiler * * * Şol arak kim zeyn ola gül-gıtne-i ruhsô.rdan Bir gül-ô.b-ı ndzdır kim verd-i sahradan çıkar Aziz-i merhum, nadi-i vadi-i aşka münadi, şevk u garam mebadı olan ah-ı ferya­ dını mutasavvıfiine bu beyit ile bir ilahi-i şeriflerinde ta'mir ettikleri eda-yı dil-pezi­ ri, hak bu ki, derece-i ulya-yı fesahat-ı tam olduğu müttefekun aleyh-i erbab-ı kemaldir ki, ol halet-i hl-tedbiri bu beyt-i keramet-ta'bir ile takrir buyururlar: Dô.ğ yakmış şerha çekmiş sinesin çô.k eylemiş Böyledir alemde Nakşi hill-i müştiikô.n-ı aşk Hz. Nakşi'nin gaybGbet-i ebediyyesi ile müteessir olan Üsküdarlı Abdüllatif-i Razi şu tarihi söylemiştir: Hem-ndm-ı Halil-i Hak Nakşi ki anın dô.im Derd-i dil-i pür-zô.rına eylerdi müdava Hu Ol siilik-i agaha olmuşdu bu devr içre Matlüb-ı tememıli Hu mahbftb-ı dil-ara Hu Dergah-ı Hak'a rfth-ı pakini nisar etdi Şevkıyle diyüp bir kez Ya Hazret-i Mevla Hu Sa'y eyleyerek cam canana ulaşdırdı Kad

Metni gösterMetni daralt

" deniliyor: Şarô.b-ı la' l-i nabın nUş idenler Leb-i yô.re bir içim su didiler * * * Şol arak kim zeyn ola gül-gıtne-i ruhsô.rdan Bir gül-ô.b-ı ndzdır kim verd-i sahradan çıkar Aziz-i merhum, nadi-i vadi-i aşka münadi, şevk u garam mebadı olan ah-ı ferya­ dını mutasavvıfiine bu beyit ile bir ilahi-i şeriflerinde ta'mir ettikleri eda-yı dil-pezi­ ri, hak bu ki, derece-i ulya-yı fesahat-ı tam olduğu müttefekun aleyh-i erbab-ı kemaldir ki, ol halet-i hl-tedbiri bu beyt-i keramet-ta'bir ile takrir buyururlar: Dô.ğ yakmış şerha çekmiş sinesin çô.k eylemiş Böyledir alemde Nakşi hill-i müştiikô.n-ı aşk Hz. Nakşi'nin gaybGbet-i ebediyyesi ile müteessir olan Üsküdarlı Abdüllatif-i Razi şu tarihi söylemiştir: Hem-ndm-ı Halil-i Hak Nakşi ki anın dô.im Derd-i dil-i pür-zô.rına eylerdi müdava Hu Ol siilik-i agaha olmuşdu bu devr içre Matlüb-ı tememıli Hu mahbftb-ı dil-ara Hu Dergah-ı Hak'a rfth-ı pakini nisar etdi Şevkıyle diyüp bir kez Ya Hazret-i Mevla Hu Sa'y eyleyerek cam canana ulaşdırdı Kad

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Sefîne-i Evliyâ - Cilt 3.

Kavram dünyası

İlk 5 kayıt gösteriliyor

TARİHÎ KAYIT

Türbe, kabir ve ziyaret kaydı 1

Hekimoğlu Ali Paşa, Cami'-i şerifi bina ederken bu zaviyeyi cami' hu­ dudu dahiline alarak zaviyeyi kaldırmıştır. Cami' havlısındaki şadırvanın olduğu ma­ hal, zaviyenin olduğu yer ve oradaki kabristil.n onun haziresi imiş. Nakşi, bu hazireye defn olundukta üzerine türbe yapılmıştı.

Metni gösterMetni daralt

Hekimoğlu Ali Paşa, Cami'-i şerifi bina ederken bu zaviyeyi cami' hu­ dudu dahiline alarak zaviyeyi kaldırmıştır. Cami' havlısındaki şadırvanın olduğu ma­ hal, zaviyenin olduğu yer ve oradaki kabristil.n onun haziresi imiş. Nakşi, bu hazireye defn olundukta üzerine türbe yapılmıştı.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Sefîne-i Evliyâ - Cilt 3.
TARİHÎ KAYIT

Türbe, kabir ve ziyaret kaydı 2

Cami' havlısındaki şadırvanın olduğu ma­ hal, zaviyenin olduğu yer ve oradaki kabristil.n onun haziresi imiş. Nakşi, bu hazireye defn olundukta üzerine türbe yapılmıştı. Kabr-i Nakşi, elyevm mezar taşından muarril. olarak ziyaret olunur.

Metni gösterMetni daralt

Cami' havlısındaki şadırvanın olduğu ma­ hal, zaviyenin olduğu yer ve oradaki kabristil.n onun haziresi imiş. Nakşi, bu hazireye defn olundukta üzerine türbe yapılmıştı. Kabr-i Nakşi, elyevm mezar taşından muarril. olarak ziyaret olunur.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Sefîne-i Evliyâ - Cilt 3.
TARİHÎ KAYIT

Türbe, kabir ve ziyaret kaydı 3

Kabr-i Nakşi, elyevm mezar taşından muarril. olarak ziyaret olunur. Türbesi varken ziyaretimde sandukasının önündeki levhada şu ma'lumat-ı müeyyide vardı: "İşbu merkad-i şerif Deli Hasan Paşa'nın kethüdası Muhammed Ağa-zade eş­ Şeyh es-Seyyid İbrahim-i Nakşi ( kaddesa llahu sırrahu) hazretlerinin tecelli-gah-ı ru­ ' hanisidir. Merhum müşarünileyh Kocamustafapaşa şeyhi arif-i bi'llah Alaeddin Efendi merhumdan tekmil-i tarikat etmiş ve Şehzade Cami'-i şerifi vfüzi iken 1 1 14 sene-i hicriyyesinde Saferü'l-hayrda irtihal-i dar-ı beka /29 1/ eyleyip, Abdal Ya'kub Mezaristanı denilen bir mahalde rahmet-i Rahman'a tevdi' kılınmıştır.

Metni gösterMetni daralt

Kabr-i Nakşi, elyevm mezar taşından muarril. olarak ziyaret olunur. Türbesi varken ziyaretimde sandukasının önündeki levhada şu ma'lumat-ı müeyyide vardı: "İşbu merkad-i şerif Deli Hasan Paşa'nın kethüdası Muhammed Ağa-zade eş­ Şeyh es-Seyyid İbrahim-i Nakşi ( kaddesa llahu sırrahu) hazretlerinin tecelli-gah-ı ru­ ' hanisidir. Merhum müşarünileyh Kocamustafapaşa şeyhi arif-i bi'llah Alaeddin Efendi merhumdan tekmil-i tarikat etmiş ve Şehzade Cami'-i şerifi vfüzi iken 1 1 14 sene-i hicriyyesinde Saferü'l-hayrda irtihal-i dar-ı beka /29 1/ eyleyip, Abdal Ya'kub Mezaristanı denilen bir mahalde rahmet-i Rahman'a tevdi' kılınmıştır.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Sefîne-i Evliyâ - Cilt 3.
TARİHÎ KAYIT

Tekke ve irşad mekânı 4

Merhum müşarünileyh Kocamustafapaşa şeyhi arif-i bi'llah Alaeddin Efendi merhumdan tekmil-i tarikat etmiş ve Şehzade Cami'-i şerifi vfüzi iken 1 1 14 sene-i hicriyyesinde Saferü'l-hayrda irtihal-i dar-ı beka /29 1/ eyleyip, Abdal Ya'kub Mezaristanı denilen bir mahalde rahmet-i Rahman'a tevdi' kılınmıştır. Abdal Ya'kub Zaviyesi fevkani bir tekke olup, bu mahalde idi. Ba'dehu mezkur zaviye ar­ sasına Hekimoğlu Ali Paşa, ilk sadaretinde, elyevm meşhud olan cil.mi'-i şerifi inşa eylemiştir." Abdal Ya'kub ve burada şeyh olan İbrahim Vehbi-i Enfüsi, Ali Paşa'nın türbe­ sinde medfündur.

Metni gösterMetni daralt

Merhum müşarünileyh Kocamustafapaşa şeyhi arif-i bi'llah Alaeddin Efendi merhumdan tekmil-i tarikat etmiş ve Şehzade Cami'-i şerifi vfüzi iken 1 1 14 sene-i hicriyyesinde Saferü'l-hayrda irtihal-i dar-ı beka /29 1/ eyleyip, Abdal Ya'kub Mezaristanı denilen bir mahalde rahmet-i Rahman'a tevdi' kılınmıştır. Abdal Ya'kub Zaviyesi fevkani bir tekke olup, bu mahalde idi. Ba'dehu mezkur zaviye ar­ sasına Hekimoğlu Ali Paşa, ilk sadaretinde, elyevm meşhud olan cil.mi'-i şerifi inşa eylemiştir." Abdal Ya'kub ve burada şeyh olan İbrahim Vehbi-i Enfüsi, Ali Paşa'nın türbe­ sinde medfündur.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Sefîne-i Evliyâ - Cilt 3.
TARİHÎ KAYIT

Türbe, kabir ve ziyaret kaydı 5

Abdal Ya'kub Zaviyesi fevkani bir tekke olup, bu mahalde idi. Ba'dehu mezkur zaviye ar­ sasına Hekimoğlu Ali Paşa, ilk sadaretinde, elyevm meşhud olan cil.mi'-i şerifi inşa eylemiştir." Abdal Ya'kub ve burada şeyh olan İbrahim Vehbi-i Enfüsi, Ali Paşa'nın türbe­ sinde medfündur. Nakşi'nin hal'ifesidir ki, terceme­ i hali İshiik -ı Karamanı bahsinde geçti. (Kadde sa'llahu esrarahum) Hz.

Metni gösterMetni daralt

Abdal Ya'kub Zaviyesi fevkani bir tekke olup, bu mahalde idi. Ba'dehu mezkur zaviye ar­ sasına Hekimoğlu Ali Paşa, ilk sadaretinde, elyevm meşhud olan cil.mi'-i şerifi inşa eylemiştir." Abdal Ya'kub ve burada şeyh olan İbrahim Vehbi-i Enfüsi, Ali Paşa'nın türbe­ sinde medfündur. Nakşi'nin hal'ifesidir ki, terceme­ i hali İshiik -ı Karamanı bahsinde geçti. (Kadde sa'llahu esrarahum) Hz.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Sefîne-i Evliyâ - Cilt 3.

Tekke, türbe ve irşad coğrafyası

TARİHÎ MEKÂNAbdâl Ya’kûb ZaviyesiAbdâl Ya’kûb Zaviyesi , Sefîne-i Evliyâ kişi kayıtlarında 2 ayrı bağlamda anılır. Hekimoğlu Ali Paşa Câmii’ne kalb olunan Abdâl Ya’kûb Zaviyesi şeyhi idi. Abdal Ya'kub Zaviyesi fevkani bir tekke olup, bu mahalde idi. Bağlantılı şahsiyetler: Şeyh İbrâhim Nakşi-i Sünbüli.