Metin ve neşir kaydı
Kalıcı okuma konumu: terms-554- Müellif
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Çevirmen
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Hazırlayan
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Baskı / nüsha
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Bölüm / şiir
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Kaynak
- Tasavvuf Terimleri Sözlüğü
- Kaynak sayfası
- 188
- Varak
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Tamlık / kesilme
- İncelenmedi; tamlık veya kesilme doğrulanmadı
- Rivayet türü
- Sınıflandırılmadı
Düzeltilmiş okuma
Ayrı bir düzeltilmiş okuma kaydı henüz yok. Gösterilen kaynak aktarımı onaylanmış düzeltme değildir.
Özgün dijital aktarım / ham OCR
CMS’deki metin burada değiştirilmeden saklanır; etiketler ve olası OCR hataları özgün aktarımın parçasıdır. Basılı nüsha ile karşılaştırma durumu yukarıdadır.
<p>(ye (خصو Hak Teala'nın kendilerine hakikatler, haller, makamlar tahsis | ettiği müminler zümresi. Bunlara ehl-i husus ve havas da denir. Hususu'l-husus veya hassu'l-havas ise mücerret tevhit ve tefrit ehlidir. Bunlar halleri aşmışlar, makamları geçmişlerdir. Huş der-dem (4 (فو ش د رد</p><ol><li>Aklı nefesinde olmak.</li><li>tas. Sâlikin aldığı verdiği her nefesin şuurunda olması. Nefesi muhafaza, huzura vesile olur. Aldığı verdiği nefesleri denetimi altında tutmayan gaflete düşer, nefsine hâkim olamaz. Nefesine hâkim olamayan, nefsine de hâkim olamaz. Buna hıfz-ı enfas denir.</li></ol>
Metin ve neşir kaydı
Kalıcı okuma konumu: term_definitions-6146- Müellif
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Çevirmen
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Hazırlayan
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Baskı / nüsha
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Bölüm / şiir
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Kaynak
- Süleyman Uludağ, Tasavvuf Terimleri Sözlüğü
- Kaynak sayfası
- 188
- Varak
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Tamlık / kesilme
- İncelenmedi; tamlık veya kesilme doğrulanmadı
- Rivayet türü
- Sınıflandırılmadı
Düzeltilmiş okuma
Ayrı bir düzeltilmiş okuma kaydı henüz yok. Gösterilen kaynak aktarımı onaylanmış düzeltme değildir.
Özgün dijital aktarım / ham OCR
CMS’deki metin burada değiştirilmeden saklanır; etiketler ve olası OCR hataları özgün aktarımın parçasıdır. Basılı nüsha ile karşılaştırma durumu yukarıdadır.
<p>(ye (خصو Hak Teala'nın kendilerine hakikatler, haller, makamlar tahsis | ettiği müminler zümresi. Bunlara ehl-i husus ve havas da denir. Hususu'l-husus veya hassu'l-havas ise mücerret tevhit ve tefrit ehlidir. Bunlar halleri aşmışlar, makamları geçmişlerdir. Huş der-dem (4 (فو ش د رد</p><ol><li>Aklı nefesinde olmak.</li><li>tas. Sâlikin aldığı verdiği her nefesin şuurunda olması. Nefesi muhafaza, huzura vesile olur. Aldığı verdiği nefesleri denetimi altında tutmayan gaflete düşer, nefsine hâkim olamaz. Nefesine hâkim olamayan, nefsine de hâkim olamaz. Buna hıfz-ı enfas denir.</li></ol>
Metin ve neşir kaydı
Kalıcı okuma konumu: term_definitions-3186- Müellif
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Çevirmen
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Hazırlayan
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Baskı / nüsha
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Bölüm / şiir
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Kaynak
- Kur’an Kaynaklı Tasavvuf Kavramları
- Kaynak sayfası
- 327
- Varak
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Tamlık / kesilme
- İncelenmedi; tamlık veya kesilme doğrulanmadı
- Rivayet türü
- Sınıflandırılmadı
Düzeltilmiş okuma
Ayrı bir düzeltilmiş okuma kaydı henüz yok. Gösterilen kaynak aktarımı onaylanmış düzeltme değildir.
Özgün dijital aktarım / ham OCR
CMS’deki metin burada değiştirilmeden saklanır; etiketler ve olası OCR hataları özgün aktarımın parçasıdır. Basılı nüsha ile karşılaştırma durumu yukarıdadır.
<p>(ye (خصو Hak Teala'nın kendilerine hakikatler, haller, makamlar tahsis | ettiği müminler zümresi. Bunlara ehl-i husus ve havas da denir. Hususu'l-husus veya hassu'l-havas ise mücerret tevhit ve tefrit ehlidir. Bunlar halleri aşmışlar, makamları geçmişlerdir. Huş der-dem (4 (فو ش د رد</p><ol><li>Aklı nefesinde olmak.</li><li>tas. Sâlikin aldığı verdiği her nefesin şuurunda olması. Nefesi muhafaza, huzura vesile olur. Aldığı verdiği nefesleri denetimi altında tutmayan gaflete düşer, nefsine hâkim olamaz. Nefesine hâkim olamayan, nefsine de hâkim olamaz. Buna hıfz-ı enfas denir.</li></ol>
Metin ve neşir kaydı
Kalıcı okuma konumu: term_definitions-11827- Müellif
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Çevirmen
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Hazırlayan
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Baskı / nüsha
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Bölüm / şiir
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Kaynak
- Tasavvuf Sözlüğü
- Kaynak sayfası
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Varak
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Tamlık / kesilme
- İncelenmedi; tamlık veya kesilme doğrulanmadı
- Rivayet türü
- Sınıflandırılmadı
Düzeltilmiş okuma
Ayrı bir düzeltilmiş okuma kaydı henüz yok. Gösterilen kaynak aktarımı onaylanmış düzeltme değildir.
Özgün dijital aktarım / ham OCR
CMS’deki metin burada değiştirilmeden saklanır; etiketler ve olası OCR hataları özgün aktarımın parçasıdır. Basılı nüsha ile karşılaştırma durumu yukarıdadır.
<p>Arapça, hususilik anlamındadır. Müminler içinde, Allah’ın hakikat, hal ve makamlar tahsis ettiği kişilere, ehl-i husus denir. Husûsu’l-husus, halleri, makamları geçmiş, tevhid ve tecrid ehlidir. “Sonra Kitabı kullarımız arasından seçtiklerimize miras verdik. Onlardan kimi nefsine zulmedendir, kimi muktesid (orta giden) dir, kimi de Allah’ın izniyle hayırlarda öne geçendir. İşte büyük lütuf budur.” (Fatır/32) âyetindeki muktesidler ehl-i husus, sabıklar da ehl-i husûsu’l-husûs’tur.</p>
Köken ve kullanım
i. ar.
خصو
Kaynaklardaki ortak açıklama
(ye (خصو Hak Teala'nın kendilerine hakikatler, haller, makamlar tahsis | ettiği müminler zümresi. Bunlara ehl-i husus ve havas da denir. Hususu'l-husus veya hassu'l-havas ise mücerret tevhit ve tefrit ehlidir. Bunlar halleri aşmışlar, makamları geçmişlerdir. Huş der-dem (4 (فو ش د رد
- Aklı nefesinde olmak.
- tas. Sâlikin aldığı verdiği her nefesin şuurunda olması. Nefesi muhafaza, huzura vesile olur. Aldığı verdiği nefesleri denetimi altında tutmayan gaflete düşer, nefsine hâkim olamaz. Nefesine hâkim olamayan, nefsine de hâkim olamaz. Buna hıfz-ı enfas denir.
Tasavvuf Sözlüğü
Arapça, hususilik anlamındadır. Müminler içinde, Allah’ın hakikat, hal ve makamlar tahsis ettiği kişilere, ehl-i husus denir. Husûsu’l-husus, halleri, makamları geçmiş, tevhid ve tecrid ehlidir. “Sonra Kitabı kullarımız arasından seçtiklerimize miras verdik. Onlardan kimi nefsine zulmedendir, kimi muktesid (orta giden) dir, kimi de Allah’ın izniyle hayırlarda öne geçendir. İşte büyük lütuf budur.” (Fatır/32) âyetindeki muktesidler ehl-i husus, sabıklar da ehl-i husûsu’l-husûs’tur.