Envârü’l-Kulûb II · kaynak sayfaları 66–72 ME'de, islâm ordularının bu hareketine HAMLE-I ARAP yani arap saldırısı, islâm mücahitleri de ÇIPLAK AYAKLI BIR KA- VIM olarak vasıflandırıldıktan sonra bir beyitte de aynen şöyle denilmektedir: Ze-şiri şütür hurden-ü sûsi mâr, Arab râ be-câ residest-i kâr, Ki tâc-ı Keyan-râ künend arzu, Tüfû ber-tû ey çarh-i gerdun tüfû... Mânası: Deve sütü ve kertenkele etiyle beslenen Araplar öyle bir mevki'e ulaştılar ki, Kiyâni'lerin tâcına göz koydular. Yüzüne tüküreyim dönek çarh, yüzüne tüküreyim! Nasıl, beğendiniz mi? Bir kere, din-i mübiyn-i islâmın yayılması, Arap saldırısı (Hamle-i Arab) olarak tezyif ediliyor ve kendilerini şeref-i iymana ve islâm saflarına kavuşturan ashab-ı kiramı da düşman sayıyorlar ve üstelik bu yenilgeden dolayı feleğin yüzüne (TU! TU!...) diye tükürerek hayıflanıyorlar. Zamanla, şiilik ayrı bir din ve kendilerine mahsus bir din olarak kabul edilmiştir. Daha doğrusu, mezhep ihtilâfları icad edilerek ortaya yeni bir din çıkarmak suretiyle islâmın mâ'nevî ve ruhanî kudreti kırılmak istenilmiştir.…
ÜYE KÜTÜPHANESİ
Okumaya kaldığınız yerden devam edin.
Tam metin Meclis üyelerine açıktır. Üyelik ücretsizdir; okuduğunuz bölümü defterinize kaydedebilir ve özel notlarınızı aynı yerde tutabilirsiniz.