Envârü’l-Kulûb II · kaynak sayfaları 59–65 lallahu aleyhi ve sellem efendimizle müşerref olur. Efendimiz kendisine sorar: — Sana tevdi olunan emaneti neden yerine getirmedin? — Hangi emaneti yâ Resûlallah? — Bağdat'ta alış-veriş ettiğin dükkân sahibinin emanetini. — Huzur-u risaletpenahilerinde buna nasıl cür'et edebilirdim yâ Resûlallah! Utandım ve edeben arzedemedim. Resûl-ü zişân, huzur-u saadetlerinde bulunan Hz. Ali kerremallahu vechehu ve radıyallahu anh efendimize irade buyur'ur: — Yâ Ali! Git, o kimseyi buraya getir ve katleyle... Hz. Imam-i Ali, o şi'i tüccarı getirir, zülfikârını çıkarır ve o zâlimin boynunu vurur ve bu esnada da bizim hacı korkuyla uyanır ve bu rü'yâyı gördüğü tarihi defterinin bir yerine işaret eder. Nihayet, Medine-i münevvere'deki ziyaretini de tamamlar ve Bağdat'a döner ve kendisine emaneten bıraktığı eşyalarını almak üzere o kimsenin dükkânına gider ki, kapalı ve kilitli... Komşularından sorar: — Şu tarihtenberi dükkânına gelmedi, ne olduğunu biz de bilmiyoruz, derler. Söylenilen tarihle, defterine yazdığı tarihi karşılaştırınca, huzur-u…
ÜYE KÜTÜPHANESİ
Okumaya kaldığınız yerden devam edin.
Tam metin Meclis üyelerine açıktır. Üyelik ücretsizdir; okuduğunuz bölümü defterinize kaydedebilir ve özel notlarınızı aynı yerde tutabilirsiniz.