HAYATI VE TARİHTEKİ YERİ
Hayatı ve irşad çevresi
İsmâil Necâti Efendi
Efendi'yi kfüm-i makam ittihaz ile bir vasiyyet-name yazmıştır. lrtihaliyle cenazesi gasl olundu; bir gece dergahta kaldı. Ertesi Cuma günü Bayezld Cami'-i şerifine nakl edildi. Kayserili Hafız Hazım Efendi cenaze namazını kıldırdı. Cemm-i gafü ile Süley maniyye Camii'ne nakl ile Sultan Süleyman Türbesi civarında azizinin yanında ve dla-i rahmet-i Rahmaniyye kılındı. Elliyedi halifesi vardır. Bu hulefasının esamisi, Mustafa Fevzi Efendi'nin tab' u neşreylediği Menakıb-ı Haseniyye nam eserde mezkfirdur. Ayak ucundaki taşta, "Haza Kabru Şeyh Hasan Hilmi (kuddise sırruh ) .
Taiikat- ı aliyye-i Nakşıbendiyye-i Halidiyye meşiiyıh-ı kiramından Gümüşhaneli Dergah-ı şeiifi şey hi Kastamonulu el-Hac Hasan Hilmi Efendi hazretlerinin rUhuna ve kaffe-i ehl-i ıman er vahına li'llahi'l-Fatiha." (yazılıdır. ) i sMAiL NECATI EFENDİ İsmail Necati Efendi merhumun kabri Süleymaniye'de, Gümüşhaneli merhu mun kabr-i mübareki civarındadır.
Kitabe-i seng-i mezarı: Mürşid-i ehl-i tarikat kıdve-i erbilb--ı dln Hazret-i üsıad-ı a'zam tılc-ı fahri'l,arifin Siini-i k.aim-makiim- ı Hazret-i Ahmed Ziya Şems-i feyyaz-ı fazail nilr-ı ayn-ı salikin Nisbet-efzii-yı tarikat rehber-i ilm-i butun Zübde-i erbab-ı siidat mukteda-yı aharin Zü'l-cenahayn Hace İsmlıil Efendi hazreti Varis-i ekme! idi her halde gayetle metin Fevziyd üçler huz.Urunda oku üç Fatiha Burdadır rUh-ı Ziyii Hilmi Necati-i berin '-:1-..r. "ıJ° "l,..P C)J J;, o.:ı JJ! )= 1 5 Cemaziye'l-evvel 1 338/5 Şubat 1 336/ ( 1 920)
Vefatı ve Süleymaniye'deki kabri
Sefîne-i Evliyâ, İsmâil Necâtî Efendi'nin kabrinin Süleymaniye'de, Gümüşhâneli Ahmed Ziyâeddin Efendi'nin kabri civarında bulunduğunu bildirir. Böylece Gümüşhâneli Dergâhı'nın ilk üç postnişini aynı hazîrede toplanmış olur.
Kaynak, mezar taşı kitâbesini bütün hâlinde aktarır. Kitâbe onu tarikat ehlinin mürşidi, din erbâbının önderi, Ahmed Ziyâeddin'in makamının kāim-makāmı, sâliklerin göz nuru ve "vâris-i ekmel" diye anar; iki kanat sahibi anlamındaki "zü'l-cenâhayn" sıfatıyla ilim ile seyrüsülûku birlikte taşıdığını söyler. Kitâbenin altında 15 Cemâziyelevvel 1338 / 5 Şubat 1336 (1920) târihi bulunmaktadır.
Aynı sayfanın hemen öncesi ise selefi Kastamonulu Hasan Hilmi Efendi'ye aittir: cenaze namazının Kayserili Hâfız Hâzım Efendi tarafından kıldırıldığı, büyük bir kalabalıkla Süleymaniye Camii'ne nakledilerek Sultan Süleyman Türbesi civarında şeyhinin yanına defnedildiği ve halifelerinin adlarının Mustafa Fevzi Efendi'nin bastırdığı Menâkıb-ı Haseniyye'de sayıldığı kaydedilir. Bu kayıtlar Necâtî Efendi'ye değil selefine aittir; buraya, kabrin bulunduğu yeri ve dergâhın sıralanışını açıklamak üzere alınmıştır.
Safranbolu'dan İstanbul'a
Safranbolu'nun Oğulveren köyünde doğdu; Mehmed Efendi'nin oğludur. Tahsilini Safranbolu'da müftü Mehmed Hilmi Efendi'nin yanında tamamladıktan sonra ailesiyle birlikte İstanbul'a yerleşti. Burada, başta Ahıskalı İbrâhim Efendi olmak üzere çeşitli hocaların derslerine devam ederek 1868'de icâzet aldı.
Dersiâmlık, müderrislik ve huzur dersleri
1876'da açılan ruûs imtihanını kazanarak dersiâm oldu ve Beyazıt Camii'nde ders vermeye başladı. 1879'da ibtidâ-i hâric müderrisliğine tayin edildi, aynı yıl mûsıle-i Sahn müderrisliğine terfi etti; 1892'den itibaren icâzet vermeye başladı. 1897'de dördüncü rütbeden Mecîdî ve Osmanlı nişanları verildi. 1909'da Dârü'l-hilâfeti'l-aliyye kısm-ı âlî hadis dersi müderrisliğine getirildi. 1896-1908 yılları arasında muhatap, 1909-1910 yıllarında mukarrir olarak huzur derslerine katıldı.
Gümüşhânevî Dergâhı'nda irşad
Nakşibendî-Hâlidî şeyhlerinden Ahmed Ziyâeddin Gümüşhânevî'ye intisap etti; seyrüsülûkünü tamamlayıp icâzet aldı. Hasan Hilmi Efendi'nin vefatından sonra, 1911'de Gümüşhânevî Dergâhı'nda irşada başladı. Bu dergâhta ayrıca Gümüşhânevî'nin Râmûzü'l-ehâdîs adlı kitabını okuttu, talebe yetiştirdi ve icâzet verdi. Medrese hocalığı ile dergâh postu böylece aynı kişide birleşmiştir.
Vefatı ve Süleymaniye'deki kabri
İstanbul'da vefat etti ve Süleymaniye Camii ön hazîresinde kapalı bir türbeye defnedildi. Vefatına Mustafa Feyzi Efendi, “Feyziyâ üçler huzûrunda oku üç Fâtiha / Burdadır rûh-ı Ziyâ, Hilmî, Necâti berîn” beytini tarih düşürmüş, bu beyit mezar taşı kitâbesine de yazılmıştır. Demokrat Parti döneminde Kanûnî Sultan Süleyman'ın türbesi tanzim edilirken hazîredeki kapalı türbeler yıkılınca mezarı açık bir kabir hâline gelmiştir.
Ailesi
Cumhuriyet döneminin ilk İstanbul müftüsü Mehmed Fehmi (Ülgener) onun oğlu, iktisatçı ve sosyolog Sabri Fehmi Ülgener ise torunudur.