Ara
Menü

Ne arıyorsunuz?

49 sonuç · “a'lâ

01
Kol

Alâviyye-Derkāviyye

Ahmed el-Alâvî’ye nispet edilen modern Derkāvî-Şâzelî kolu.

02
Kol

Babagân / Mücerred Babalar

Balım Sultan sonrası mücerred babalar ve pîr evindeki dedebaba otoritesini esas alan teşkilat hattı.

03
Kol

Salahiyye

Salahiyye, Halvetiyye'nin alt şubelerinden biridir; nispet, silsile ve tarihî merkez bilgileri karşılaştırmalı kaynaklarla gösterilir.

04
İlişkili kol

Beceliyye

Hikemî'den hırka alan Becelî'ye nispet edilen Hikemiyye alt hattı.

05
İlişkili kol

Buzguşiyye / Necîbiyye

Necîbüddin Ali Buzguş’un Şiraz merkezli irşadıyla gelişen, oğlu Abdurrahman ve sonraki halkalarla devam eden kol.

06
İlişkili kol

Hayriyye

Hacı Muhammed Baba Kürkî ve Mustafa Hayri Baba üzerinden Malatya çevresinde anılan Hâlisî aktarım hattı.

07
İlişkili kol

İdrîsiyye / Ahmediyye

Ahmed b. İdrîs’in Şâzelî-Nâsırî temeller üzerinde Kur’an, sünnet, salavat ve nebevî örnekliği merkeze alarak teşkilatlandırdığı; Senûsiyye, Mîrganiyye ve Reşîdiyye’ye kaynaklık eden irşad yolu.

08
İlişkili kol

Nûrbahşiyye

İshak Huttalânî–Muhammed Nûrbahş hattında gelişen; sonraki dönemde kendine özgü siyasî ve itikadî yönler kazanan kol.

09
İlişkili kol

Sâbiriyye

Alâeddin Ali Ahmed Sâbir'e nispet edilen; Rudavl, Ganguh ve XIX. yüzyıl ulemâ ağında genişleyen kol.

10
İlişkili kol

Tağlibiyye

XVI. yüzyıl ortalarında Dımaşk Ammâre zâviyesinin on dördüncü postnişini Ebû Tağlib'e nispet edilen kol.

11
İlişkili yol

Ticâniyye

Ahmed et-Ticânî’nin XVIII. yüzyılın sonlarında Cezayir Sahrası ile Fas arasında teşekkül ettirdiği; istiğfar, salavat ve kelime-i tevhid merkezli evrâdıyla Kuzey ve Batı Afrika’da genişleyen tasavvuf yolu.

12
Şahsiyet

Alâeddin Ali Ahmed Sâbir

Alâeddin Ali Ahmed Sâbir Kalyerî (1196-1291), Baba Ferîd Genc-i Şeker’in halifesi ve Çiştiyye’nin Kalyar merkezli Sâbiriyye koluna adını veren pîrdir.

13
Şahsiyet

Alâeddin Ali el-Kefevî

Alâeddin Ali el-Kefevî (ö. 970/1562-63), Sünbül Sinan’dan icazet alan; İstanbul’daki Alâeddin Dergâhı ile Kefe Kasımpaşa Zâviyesi’ni birbirine bağlayan Sünbülî-Halvetî şeyhidir.

14
Şahsiyet

Alâeddin Ali el-Manavî

Alâeddin Ali el-Manavî (ö. 974/1566-67), Kemalpaşazâde’den mülâzemet alan; İnegöl, İstanbul, Trabzon ve Manisa medreselerinden Bağdat kadılığına yükselen Osmanlı âlimidir.

15
Şahsiyet

Alâeddin Uşşâkî

Alâeddin Uşşâkî (ö. 890/1484-85), İbrahim Tâceddin Kayserî’nin halifesi, Yiğitbaşı Ahmed Şemseddin Marmaravî’nin mürşidi ve Ahmediyye’nin teşekkül öncesindeki önemli Halvetî silsile halkasıdır.

16
Şahsiyet

Alâiyeli Seyyid Süleyman el-Halvetî

Alâiyeli Seyyid Süleyman (ö. 27 Cemâziyelevvel 1064/15 Nisan 1654), Şeyh Ali Efendi’den inâbe alan, Kasımpaşa’da bulunduktan sonra Bursa Ahmed Paşa-yı Fenârî Zâviyesi postunu yaklaşık otuz sekiz yıl taşıyan Halvetî şeyhidir.

17
Şahsiyet

Alaşehirli Mustafa Efendi

Alaşehirli Mustafa Efendi (ö. 1135/1723), 1688’de ilmiye mesleğine girip Sahn ve Süleymaniye medreselerine yükselen; İzmir kadılığına giderken Manisa çevresinde eşkıya saldırısında öldürülen Osmanlı âlimidir.

18
Şahsiyet

Abalı Hâfız Muhammed Haydar Bergamavî

Muhammed Haydar Efendi; Bergama veya Kırkağaç nispetiyle anılan, Mehmed Emin Kırkağacî’den hilâfet alan, Aksaray Şekerci Sokağı’ndaki dergâhta irşad eden ve Yahyâ Âgâh İstanbulî’ye Zenbûrî mirası aktaran şeyhtir.

19
Şahsiyet

Abdullah Bosnevî

Abdullah Bosnevî (1584–1644), Bayramî-Melâmî terbiyesini Hasan Kabadûz’dan alan; İbnü’l-Arabî’nin Fusûsu’l-hikem’ine yazdığı Türkçe ve Arapça şerhlerle tanınan sûfî müelliftir.

20
Şahsiyet

Abdullah Salâhî Uşşâkî

Abdullah Salâhî Uşşâkī (1117/1705, Kesriye – 29 Muharrem 1197 / 4 Ocak 1783, İstanbul); Halvetî-Uşşâkī şeyhi, şair ve şârih. Uşşâkıyye'nin Salâhiyye kolunun pîri ; on iki tarikattan nasip aldığı için “câmiu't-turuk” denmiştir. İbnü'l-Arabî'yi metinden değil ruhaniyetinden istimdadla anladığını söyler.

21
Şahsiyet

Abdullah-ı Berzişâbâdî

Abdullah-ı Berzişâbâdî (789/1387–872/1467-68), Muhammed Pârsâ ve Ya‘kūb-i Çerhî’den Hâcegân-Nakşibendî terbiyesi, İshak Huttalânî’den Kübrevî hilâfeti alan; Horasan’daki irşad hattı daha sonra Zehebiyye silsilelerince geriye dönük olarak sahiplenilen sûfîdir.

22
Şahsiyet

Abdülcelîl-i Bitlisî

Abdülcelîl-i Bitlisî (ö. 1160/1747), Bitlis’ten İstanbul’a gelen; Müştâkiyye silsilesinde Hacı Hasan-ı Şirvânî’nin, Zenbûriyye’nin Kādirî icazet hattında ise Şems-i Bitlisî’nin önünde yer alan Kādirî şeyhidir.

23
Şahsiyet

Abdülkerîmzâde Abdullah Efendi

Abdülkerîmzâde Abdullah Efendi (ö. 1595), Ebüssuûd Efendi’den mülâzemet alan; Rüstem Paşa, Sahn, Şehzade ve Atik Valide medreselerinde ders verdikten sonra Galata kadılığı yapan Osmanlı âlimidir.

24
Sözlük

a'lâ

Yüce, ulu, en şerefli anlamında Allah’a nispet edilen bu terim, Kur’ân-ı Kerîm’de dört ayette geçmektedir (bk. M. F. Abdülbâkî, el- Mu'cem, “ala” maddesi).

25
Sözlük

a'lâmü’n-nübüvve

Hz. Peygamber’in nübüvvetini ispat, lamak amacıyla kaleme alman eserler için kullanılan ortak ad. A'la suresi a. [< Ar. t “Sûretü’l-A'lâ” ^l âj^)] ı Kur’ân-ı Kerîm’in seksen ye dinci, iniş sırasma göre sekizinci - suresi olup “Tekvîr suresi” nden sonra ve “Leyi suresi” nden önce Medine’de nazil l olmuştur. Adını ilk âyette geçen “a'lâ” sözünden alan ve “Sebbih a suresi” olarak da adlandırılan bu sure, om dokuz ayetten meydana gelmektedir. Bu surenin özünde Allah’ın yüceliğinden ve. yaratıcı gücünden söz edilmek ] tedir. Hz. Peygamber’in “A’la suresi”nin tefsiri için bk. Sahîh-i Buhârî ve Tercemesi, C. 11, s. ” 4989-4990. ü

26
Mekân

Kûfe

Kûfe · Irak · Ebû Hanîfe'nin yanında uzun yıllar hadis ve fıkıh okuduğu, sonra evine kapanıp zühde çekildiği ve harap evinde Kur'an okurken vefat ettiği şehir. İlişkili kişi dosyası Dâvûd et-Tâî : Ebû Süleyman Dâvûd b. Nusayr et-Tâî, Ebû Hanîfe’nin çevresinde fıkıh ve hadis tahsil ettikten sonra zühd, murakabe ve mürüvvet merkezli bir hayatı seçen; Ma‘rûf-i Kerhî üzerinden klasik tasavvuf silsilelerini etkileyen Kûfeli âlim ve zâhiddir.

27
Mekân

Ma'rûf-i Kerhî Türbesi ve Camii

Bağdat · Irak · Zâviyesinin bulunduğu yere defnedildi; kabrinin çevresinde kendi adıyla anılan bir kabristan oluştu ve mezarının üzerine bir cami inşa edildi. Kısa sürede ziyaretgâh hâline gelmiş, “tecrübe edilmiş bir ilâç” diye anılmıştır.

28
Mekân

İmam Rızâ Türbesi

Meşhed · İran · Tûs'un Nûkan kasabasında vefat edip Hârûnürreşîd'in yanına defnedildiği yer; hâtırasını yaşatmak için yöreye Meşhed adı verildi. Kabri üzerine içi değerli madenlerle tezyin edilmiş bir türbe yapılmıştır.

29
Mekân

Fırat nehri

Kûfe civarı · Irak · Kitaplarını atarak zühd ve ibadete çekildiği nehir. Konum Kûfe hizasındaki yatağa göre yaklaşıktır. İlişkili kişi dosyası Dâvûd et-Tâî : Ebû Süleyman Dâvûd b. Nusayr et-Tâî, Ebû Hanîfe’nin çevresinde fıkıh ve hadis tahsil ettikten sonra zühd, murakabe ve mürüvvet merkezli bir hayatı seçen; Ma‘rûf-i Kerhî üzerinden klasik tasavvuf silsilelerini etkileyen Kûfeli âlim ve zâhiddir.

30
Mekân

Medine (Mescid-i Nebevî)

Medine · Suudi Arabistan · Yaklaşık 153'te (770) doğduğu ve ilim meclisi kurup hayatını öğretimle geçirdiği şehir; yirmi yaşında burada fetva vermeye başladı. İlişkili kişi dosyası Ali er-Rızâ : Ebü’l-Hasen Ali er-Rızâ b. Mûsâ el-Kâzım (ö. 203/818), Medine’de hadis ve fıkıh öğreten; Me’mûn’un veliaht ilânıyla Horasan’a geçen, ilmi, zühdü ve Ehl-i beyt içindeki yeriyle tanınan âlimdir.

31
Mekân

Kerh, Bağdat

Bağdat · Irak · Doğduğu ve nisbesini aldığı mahalle; İbn Teymiyye buradan hiç çıkmadığını ileri sürmüş, kaynak ise çıktığının kayıtlı olduğunu belirtmiştir. Aynı mahalle Serî es-Sakatî'nin de doğum yeridir. İlişkili kişi dosyası Ma‘rûf-i Kerhî : Ma‘rûf-i Kerhî, Bağdat’ın Kerh çevresinde yaşayan; zühd, fütüvvet ve ilâhî muhabbet anlayışıyla tanınan, Serî es-Sakatî üzerinden sonraki tasavvuf tarihini etkileyen sûfîdir.

32
Mekân

Bağdat

Bağdat · Irak · En tanınmış müridi Ma'rûf-i Kerhî'nin yaşadığı ve silsilenin devam ettiği şehir; İmam Ebû Yûsuf'un delâletiyle tanıştığı Hârûnürreşîd'in de başşehri. İlişkili kişi dosyası Dâvûd et-Tâî : Ebû Süleyman Dâvûd b. Nusayr et-Tâî, Ebû Hanîfe’nin çevresinde fıkıh ve hadis tahsil ettikten sonra zühd, murakabe ve mürüvvet merkezli bir hayatı seçen; Ma‘rûf-i Kerhî üzerinden klasik tasavvuf silsilelerini etkileyen Kûfeli âlim ve zâhiddir.

33
Mekân

Merv

Merv · Türkmenistan · 816'da Me'mûn'un davetiyle geldiği ve 817'de 33.000 kişilik bir toplantıda veliaht ilân edildiği şehir. İlişkili kişi dosyası Ali er-Rızâ : Ebü’l-Hasen Ali er-Rızâ b. Mûsâ el-Kâzım (ö. 203/818), Medine’de hadis ve fıkıh öğreten; Me’mûn’un veliaht ilânıyla Horasan’a geçen, ilmi, zühdü ve Ehl-i beyt içindeki yeriyle tanınan âlimdir.

34
Mekân

Kûfe

Kûfe · Irak · Ebü'l-Abbas İbnü's-Semmâk'in vaazını dinleyip zühde yöneldiği şehir; mürşidi Dâvûd et-Tâî'nin de şehridir. İlişkili kişi dosyası Ma‘rûf-i Kerhî : Ma‘rûf-i Kerhî, Bağdat’ın Kerh çevresinde yaşayan; zühd, fütüvvet ve ilâhî muhabbet anlayışıyla tanınan, Serî es-Sakatî üzerinden sonraki tasavvuf tarihini etkileyen sûfîdir.

35
Mekân

Basra

Basra · Irak · Silsilede kendisinden önce gelen Habîb el-Acemî'nin ve Hasan-ı Basrî'nin şehri. İlişkili kişi dosyası Dâvûd et-Tâî : Ebû Süleyman Dâvûd b. Nusayr et-Tâî, Ebû Hanîfe’nin çevresinde fıkıh ve hadis tahsil ettikten sonra zühd, murakabe ve mürüvvet merkezli bir hayatı seçen; Ma‘rûf-i Kerhî üzerinden klasik tasavvuf silsilelerini etkileyen Kûfeli âlim ve zâhiddir.

36
Mekân

Nîşâbur

Nîşâbur · İran · Merv yolunda uğradığı şehir; Ebû Zür'a er-Râzî ve Muhammed b. Eslem et-Tûsî'ye hadis rivayet etti. Şiî rivayete göre suyu çoğalan Aynü'l-Kehlân pınarı buradadır. İlişkili kişi dosyası Ali er-Rızâ : Ebü’l-Hasen Ali er-Rızâ b. Mûsâ el-Kâzım (ö. 203/818), Medine’de hadis ve fıkıh öğreten; Me’mûn’un veliaht ilânıyla Horasan’a geçen, ilmi, zühdü ve Ehl-i beyt içindeki yeriyle tanınan âlimdir.

37
Mekân

Kerh-i Bâceddâ (Sâmerrâ civarı)

Sâmerrâ · Irak · Yâkūt'un kaydettiği alternatif menşe yerlerinden biri. Konum Sâmerrâ'ya göre yaklaşıktır. İlişkili kişi dosyası Ma‘rûf-i Kerhî : Ma‘rûf-i Kerhî, Bağdat’ın Kerh çevresinde yaşayan; zühd, fütüvvet ve ilâhî muhabbet anlayışıyla tanınan, Serî es-Sakatî üzerinden sonraki tasavvuf tarihini etkileyen sûfîdir.

38
Eser

SÛFÎ KELİMESİNİN KÖKÜ

Avârifü’l-Maârif · 6. bölüm · Hz. Enes b. Mâlik (r.a) demiştir ki: “Rasûlullah (s.a.v), bir kölenin bile dâvetine gider, merkebe biner ve yün elbise giyerdi.” 31 Sûfîler, bu hadis-i şerife uyarak hem daha yumuş

39
Eser

MÂNEVÎ FETİHLER VE İLÂHÎ İHSANLAR

Avârifü’l-Maârif · 20. bölüm · Sûfinin, Allahu Teâlâ ile meşguliyeti kemâle erince ve içinde bulunduğu vaktin hukukuna tam riâyetle takvâda ilerleyip zühdü tamam olunca, sebeplere sarılmayı terk eder. Kendisine

40
Eser

SÛFİLERİN AHLÂKI

Avârifü’l-Maârif · 30. bölüm · 1-TEVÂZU. Sûfilerin en güzel ahlâkı Tevâzudur. Kul, tevâzu elbisesinden daha güzel bir elbise giymemiştir. Tevâzu ve hikmet hâzinesine sahip olan bir kimse, herkes onu nasıl görüyo

41
Eser

Sayfalar 48–56

Muzaffer Ozak Külliyatı · bütün bu alâmetler ölen o kimse için rahmet-i ilâhiyyenin nüzulüne işarettir. Haberde vârid olmuştur ki, Allahu teâlâ bir mü'minin ruhunu kabzetmek murad buyurduğunda, Melek-ül-mev

42
Eser

Sayfalar 190–197

Muzaffer Ozak Külliyatı · Sia. 605} EKOJ5 Sesas Kul in küntüm tuhibbûnallâhe fettebi'ûniy yuhbibkümullahü zünübeküm vallahu gafurün Rahiym..yagfir lekum Al-i-Imran: 31 (Ey Habib-i edibim!.. Yahudi ve hristi

43
Eser

Sayfalar 198–205

Muzaffer Ozak Külliyatı · Özetlemek gerekirse, iymansız gitmeğe sebebolabilecek günahlar şöyle sıralanabilir: Yaramaz ve çirkin itikat, zayıf iyman, dokuz azasının hepsiyle günah işlemek, doğruluktan ayrılm

44
Eser

Sayfalar 245–253

Muzaffer Ozak Külliyatı · Bağdad'a vasıl olduğu sırada Belh şehrini Moğollar istilâ etmişler ve bu şehir halkını bir belâ-i âsümani halinde kırıp geçirmişlerdi. Ey ehl-i iyman: Velileri, Hakkın bir nimeti u

45
Eser

Sayfalar 251–256

Muzaffer Ozak Külliyatı · bın, islâm şeriatine göre kestiği hayvan yenilir. Dinsizlerin ve putperestlerin ise ne kızları alınır, ne de kestikleri yenilir. Müslüman - Türk erkeklerinden, gayr-i müslim veya e

46
Eser

Sayfalar 302–307

Muzaffer Ozak Külliyatı · hammed aleyhisselâmın nübüvvetine şehadet edip, beş vakit namazı vaktinde eda, zahirinde tadil-i erkâna, farzına, vacibine, sünnetine, riayet, batınında ise Allaha tam teslimiyet,

47
Eser

Sayfalar 284–290

Muzaffer Ozak Külliyatı · bilmek mümkün degildir. Adam öldürmek, ev yakmak, insanlara insanlıkla bağdaşmayacak eza, cefa ve hakaretlerde bu. lunmak onlar için bir mes'ele degildir. Işte, serhoşluk bu hastal

48
Eser

Sayfalar 385–391

Muzaffer Ozak Külliyatı · bir sonraki günü ömürden saymayan, hemen yarın ölecekmiş gibi kendisini ölmüşlerden sayan ve ona göre âhiret hazırlıklarını tamamlayandır. Evet; dün geçti, yarına çıkacağımız ne ma

49
Eser

Sayfalar 412–417

Muzaffer Ozak Külliyatı · huzur ve selâmet beldesine sefer ettigini bilirler. Orada, Allahü teâlâ'nın kendilerini yalnız bırakmayacağına, korkutmayacağına ve üzmeyeceğine iyman etmişlerdir. Şu halde, dosta