Ara
Menü

Abdülkerîmzâde Abdullah Efendi

Abdülkerîmzâde Abdullah Efendi (ö. 1595), Ebüssuûd Efendi’den mülâzemet alan; Rüstem Paşa, Sahn, Şehzade ve Atik Valide medreselerinde ders verdikten sonra Galata kadılığı yapan Osmanlı âlimidir.

Vefat
1595
Unvan
İstanbul müderrisi, Atik Valide Medresesi hocası ve Galata kadısı
Temalar
Osmanlı ilmiye teşkilâtı, müderrislik, Atik Valide Medresesi, Galata kadılığı, Ebüssuûd çevresi

Kimliği ve kaynak sınırı

Abdülkerîmzâde Abdullah Efendi, XVI. yüzyılın ikinci yarısında İstanbul medreselerinde müderrislik yapan ve kariyerinin sonunda Galata kadılığına getirilen Osmanlı âlimidir. Doğum tarihi ve yeri bilinmez. Kaynakların “Abdülkerîmzâde” diye andığı aile nisbesi, benzer ad taşıyan başka Abdullah ve Abdülkerîm efendilerden ayrılmasında temel ölçüdür.

Aile ve tahsil çevresi

Atâyî onu Abdülkerîmzâde Efendi’nin oğlu olarak tanıtır. Aile, Osmanlı ilmiye çevresinde tanınan bir hanedana mensuptu. Abdullah Efendi tahsilini Ebüssuûd Efendi’nin yanında tamamladı ve ondan mülâzemet aldı. Mülâzemet, yalnız özel bir yakınlık değil, medrese mesleğine girişini sağlayan resmî ilmî yeterlilik ve hoca bağlantısıydı.

Pîrî Paşa ve Edirnekapı medreseleri

İlk görevlerinden biri Pîrî Paşa Medresesi müderrisliğidir. Abdülfettah Çelebi’nin 977/1569’daki vefatından sonra boşalan ders bu kuruma bağlanan görev zincirinde Abdullah Efendi’ye geçti. Ardından Edirnekapı’daki medreseye tayin edildi. Bu ilk basamaklar, onun giderek daha yüksek dereceli İstanbul medreselerine yükselen kariyerinin başlangıcıdır.

Rüstem Paşa ve Mihrimah Sultan medreseleri

984/1576-77 dolaylarında Rüstem Paşa Medresesi’nde görev yaptığı medrese listeleriyle doğrulanır. Sonraki tayinleri arasında Mihrimah Sultan Medresesi bulunur. Böylece sadrazam ve hanedan kadınlarının kurduğu büyük vakıf külliyelerinde ders veren müderrisler arasına girdi. Medrese tayinleri yalnız bina değişikliği değil, ücret, itibar ve ilmiye hiyerarşisinde yükseliş anlamına geliyordu.

Sahn-ı Semân ve Şehzade Medresesi

Kariyerinin ileri safhasında Sahn-ı Semân ve Şehzade medreselerinde müderrislik yaptı. Fatih külliyesindeki Sahn medreseleri ile Şehzade Medresesi, dönemin yüksek dereceli öğretim kurumları arasındaydı. Abdullah Efendi’nin bu görevlere ulaşması, uzun bir tedris tecrübesi ve güçlü hoca-aile ağının yanında ilmî yeterliliğinin de tanındığını gösterir.

Atik Valide Medresesi ve halka açık dersler

993/1585-86 civarında Üsküdar’daki Atik Valide Sultan Medresesi’ne tayin edildi. Atâyî, burada önceki hocalardan kalan usulü sürdürerek halka açık ders meclisleri kurduğunu bildirir. Bu kayıt, medrese öğretiminin yalnız hücrelerdeki talebelerle sınırlı olmadığını; cami-külliye çevresindeki daha geniş şehir halkına da ulaştığını gösterir.

Galata kadılığı

996/1588’de Galata kadılığına getirildi. Galata, ticaret, liman, vakıf ve farklı toplulukların hukukî meseleleri sebebiyle önemli ve hareketli bir kaza çevresiydi. Müderrislikten kadılığa geçiş, ders verme görevinden yargı ve şehir idaresiyle bağlantılı bir mevleviyet makamına intikal anlamına geliyordu.

Şikâyet ve görevden alınması

Selânikî’nin kaydına göre 999 Cemâziyelevvelinde/Mart 1591’de Galata halkı deniz kıyısındaki Sultan Bayezid Kasrı’na giden III. Murad’ın yoluna çıkarak Abdullah Efendi hakkındaki şikâyet dilekçelerini sundu. Padişah bunun üzerine onu görevden aldı ve yerine Muhyiddin Efendi’yi tayin etti. Şikâyetlerin ayrıntısı kaynakta açıklanmadığından, bu olayı belirli bir suçu kanıtlayan hükme dönüştürmek doğru değildir; fakat azlin olağan rotasyondan farklı bir bağlamda gerçekleştiği açıktır.

Vefatı ve kabri

Abdülkerîmzâde Abdullah Efendi 1003 yılı Recebinin on yedinci günü, 1595’te vefat etti. Kaynak, Nişancı Mehmed Paşa Camii haziresine, kayınpederinin yanına defnedildiğini bildirir. Bu defin kaydı onun Nişancı Mehmed Paşa ailesiyle evlilik bağını da gösterir.

Adaşlarından ayrılması

Kaynaklarda Abdülkerîmzâde ailesinden başka âlimler ile Abdullah adını taşıyan çok sayıda kadı vardır. Ganîzâde Nâdirî’nin 1604’te öldüğü bildirilen “Abdülkerîmzâde Abdullah” adlı muhatabı bu dosyadaki 1595 tarihli Galata kadısıyla ayrıca kimlik denetimi yapılmadan birleştirilmemiştir. Bu sayfa yalnız Atâyî ve Selânikî kayıtlarının aynı görev çizgisinde tanımladığı şahsiyeti anlatır.

COĞRAFÎ HAFIZA3 coğrafî bağlantı
Koordinatlı mekânŞehir düzeyi3 nokta · 0 kesin koordinat. Kümeye tıklayarak yaklaşın; tek noktadan mekân dosyasını açın.

Ağ ve yol

Bu dosyada izlenebilen kaynaklar

Bu liste biyografi, ilişki, anlatı ve mekân kayıtlarında açıkça taşınan kaynak künyelerini bir araya getirir. Paragraf düzeyinde kaynağı belirlenmemiş iddialara sonradan dipnot uydurulmaz.

  1. [1]Nev‘îzâde Atâyî, Hadâ’iku’l-Hakā’ik fî Tekmileti’ş-Şakā’ik, c. II, s. 1071-1076
  2. [2]Nev‘îzâde Atâyî, Hadâ’iku’l-Hakā’ik fî Tekmileti’ş-Şakā’ik, c. II, s. 1074; Selânikî Mustafa Efendi, Târîh-i Selânikî, c. I, s. 237; Osmanlı medreseleri ve Atik Valide Medresesi müderrisleri üzerine akademik çalışmalar
Ortak kaynak kataloğunu aç →