ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
37 sonuç · “Lesen”
01Ahmediyye
Ahmediyye, Halvetiyye içinde tarihî silsile ve kurucu nispetiyle belirginleşen koldur.
Celvetiyye
Üftâde ve Aziz Mahmud Hüdâyî ile belirginleşen; tezkiye, tasfiye, tecliye, zikir, hizmet ve halk içinde Hak ile olmayı öne çıkaran tasavvuf yolu.
Hâlisiyye
Hâlisiyye, Kadiriyye içinde tarihî silsile ve kurucu nispetiyle belirginleşen koldur.
İrşâdiyye
İrşâdiyye, Ahmed Tâlib-i İrşâdî'nin zühd, seyahat, şiir ve irşad çizgisi çevresinde XIX. yüzyılda Batı Anadolu ve Gelibolu sahasında belirginleşen Halvetiyye–Ahmediyye–Uşşâkıyye şubesidir.
İzzeddîniyye
İzzeddîniyye, Rifâiyye içinde tarihî silsile ve kurucu nispetiyle belirginleşen koldur.
Kassâriyye Melâmîliği
9-10. yüzyıl Nişâbur çevresinde belirginleşen; ihlâs, ameli gizleme, nefsi itham ve çalışıp kazanma ilkelerini öne çıkaran Melâmetî çevre.
Melâmiyye-i Bayramiyye
Melâmiyye-i Bayramiyye, Bayramiyye içinde tarihî silsile ve kurucu nispetiyle belirginleşen koldur.
Mısriyye
Mısriyye, Halvetiyye içinde tarihî silsile ve kurucu nispetiyle belirginleşen koldur.
Ramazâniyye
Ramazâniyye, Halvetiyye içinde tarihî silsile ve kurucu nispetiyle belirginleşen koldur.
Sinâniyye
Sinâniyye, Halvetiyye içinde tarihî silsile ve kurucu nispetiyle belirginleşen koldur.
Şemsiyye
Şemsiyye, Halvetiyye içinde tarihî silsile ve kurucu nispetiyle belirginleşen koldur.
Şemsiyye-i Bayramiyye
Şemsiyye-i Bayramiyye, Bayramiyye içinde tarihî silsile ve kurucu nispetiyle belirginleşen koldur.
Ahmed b. Ukbe el-Hadramî
Ahmed b. Ukbe el-Hadramî (ö. 1489), Yemen’den Kahire’ye yerleşen, Şâzelî ve Kādirî icâzetlerini taşıyan ve Ahmed Zerrûk’un seyrüsülûkünde derin tesir bırakan şeyhtir.
Ahmed el-Bedevî
596/1200’de Fas’ta doğan, Mekke’de yetişen ve Irak seyahatinden sonra Tantâ’ya yerleşen Ahmed el-Bedevî, Bedeviyye’nin pîridir. Abdül‘âl b. Fakih’in kurumsallaştırdığı irşad halkası, Tantâ’yı Mısır tasavvuf tarihinin başlıca merkezlerinden birine dönüştürmüştür.
Akıncı Muslihiddin Efendi
Akıncı Muslihiddin Efendi (ö. 970/1562-63), Ustrumca’dan Vardar Yenicesi’ne yerleşen, Edirne Üç Şerefeli Medrese’de müderrislik yaptıktan sonra resmî görevden çekilip öğretim ve ibadetle yaşayan Osmanlı âlimidir.
Ali el-Aclûnî
Ali el-Aclûnî (ö. 972 veya 973/1564-66), Aclûn’dan Osmanlı ülkesine gelerek Bursa’ya yerleşen; 1546’dan itibaren Ulu Cami imamlığı yapan, on kıraat bilgisi, uzlet hayatı ve Ebüssuûd Efendi’yle ilmî yazışmalarıyla tanınan Hanefî ve Kâdirî meşrep âlim-sûfîdir.
Dağıstanlı Şeyh Mehmed Efendi
Dağıstan'da yetişip İstanbul'un Kadı Çeşmesi semtine yerleşen Şeyh Mehmed Efendi (ö. 1112/1700), Nakşbendî terbiyesini ilim, zühd ve halk irşadıyla birleştiren seyyah bir sûfîdir.
Ebû Abdullah Muhammed b. Ebû Bekir el-Hikemî
Ebû Abdullah Muhammed b. Ebû Bekir el-Hikemî (ö. 617/1220-21), Harad’dan Uvâce’ye yerleşen, Muhammed el-Becelî’ye hırka veren ve Yemen’deki Hikemiyye şubesinin kendisine nispet edildiği Sâhib-i Uvâce’dir.
Ebû Sâlim İbrâhim et-Tâzî
Ebû Sâlim İbrâhim b. Muhammed b. Ali et-Tâzî (ö. 866/1462), Fas’ın Tâze şehrinden çıkarak uzun ilim ve hac yolculuklarının ardından Vehrân’a yerleşen Mâlikî âlimi, muhaddis ve sûfîdir; Tâziyye nispeti kaynaklarda onun adına bağlanır.
Emîr Sultan
Emîr Sultan (ö. 833/1429 [?]), Buhara’dan Hicaz ve Irak üzerinden Anadolu’ya gelen, Bursa’ya yerleşen, Yıldırım Bayezid’in kızı Hundi Hatun’la evlenen; Kübrevî irşad hattı, külliyesi ve menâkıbnâme mirasıyla erken Osmanlı dinî-toplumsal hayatında kalıcı iz bırakan sûfîdir.
Hacı İmdâdullah Tehânevî
Hacı İmdâdullah Tehânevî (1818–1899), Çiştiyye'nin Sâbiriyye kolunda yetişen, 1857 sonrasında Mekke'ye yerleşen ve Diyûbend çevresinin önde gelen âlimlerine mânevî rehberlik eden Hintli sûfî ve müelliftir.
İsmâil el-Meczûb el-Keyyâl
İsmâil Meczûb Keyyâl, Ümmü Abîde'de doğan, Moğol istilası sonrasında Halep'e yerleşen ve Keyyâliyye nispetinin kendisine bağlandığı Rifâî şeyhidir.
Kara Mahmud Efendi
Kara Mahmud Efendi (ö. 979/1571), Ankara'da yerleşen Acem kökenli bir ilmiye ailesinden; fıkıh, usul ve kelâm alanlarında tanınmış müderris ve müftüdür.
Mahmud es-Sâdıkī el-Gîlânî
Mahmud es-Sâdıkī el-Gîlânî (ö. yaklaşık 970/1562-63), Gîlân'dan Osmanlı ülkesine gelen, resmî görevleri reddedip Medine'ye yerleşen Nakşibendî âlim ve Beyzâvî hâşiyesi müellifidir.
Lesen
Fesâhat. Hakk'ın Şuurlu kimselerin kulağına apaçık olarak beyan ve ifşa ettiği bilgiler. Bu da ya ilahi bir tarifle veya bir peygamberin yadabir veli ve sıddıkın diliyle gerçekleşir. “Ömer Hak lisanıyla ko- nuşur.”
HALVET (ÇİLEHÂNE) ÂDABI
Avârifü’l-Maârif · 26. bölüm · Sûfiler, kırk gün çilehaneye girmekle, diğer zamanlarda peşine düşmedikleri özel bir şeyi arıyor değillerdir. Ancak, onlar, nefsin edebe muhalif tutumları ve içinde bulundukları ha
Sayfalar 26–33
Muzaffer Ozak Külliyatı · SEJ prati El Mukaddimü Celle Sanühu İstediğini ileri geçiren, öne alan. (YÂ MUKADDIMÜ ism-i celilini savaş alanında veya korkulacak bir yerde okuyanlara hiç bir zarar gelmez.) El M
Sayfalar 88–94
Muzaffer Ozak Külliyatı · ve radıyallahu anh efendimize sevgi gösterisinde bulunanların mekr-ü hiyleleri, bugün sadakat ve samimiyete ve Imam-i müşârünileyhe gerçek muhabbete dönüşmüştür. Vaktiyle, Imam-ı H
Sayfalar 163–168
Muzaffer Ozak Külliyatı · RÜFA'I EVRÂD-I-ŞERIFI ŞERHI VE TERCEMESI Rahman ve Rahiym olan Allahu teâlânın ismiyle başla- De ki: (0 Allahu teâlâ birdir, büyüklük onda nihayet bulmuştur. Dâ'im ve bâkidir. Her
Sayfalar 137–143
Muzaffer Ozak Külliyatı · kapıya sıgınır, hangi mahlük ona yardımeı olabilir? buyurulmaktadır. Evet; Rabbimizin bahş ve ihsan buyurduğu her ni'mete şükretmek her kula vâciptir. O ni'metleri bir kerre daha h
Sayfalar 170–175
Muzaffer Ozak Külliyatı · günaha sokmaya sebeb olurlar. Onlara uyar günaha girersin» dedi. Bu zat, tövbe ve nedamet edip aglaya ağlaya Rabbine sadakatla yalvarıp afvını niyaz ederek, kötü kişilerin yanından
Sayfalar 340–346
Muzaffer Ozak Külliyatı · sordum ve şu cevabı aldım: «Yâ Resûlallah!.. Ümmetine haber ver ki, cehenneme kim girerse, bunlar onlara musallât olacaklardır. Cehennem ehline bunlar azap edeceklerdir.» dedi. All
Sayfalar 398–403
Muzaffer Ozak Külliyatı · gözün oglunla aydın olsun..) kavl-i kerimine gelince, başta Necaşi olmak üzere mecliste bulunan âlimler ve rahipler gözlerinden yaşlar dökmeğe başladılar. Hz. Isa aleyhisselâma ina
Sayfalar 412–417
Muzaffer Ozak Külliyatı · huzur ve selâmet beldesine sefer ettigini bilirler. Orada, Allahü teâlâ'nın kendilerini yalnız bırakmayacağına, korkutmayacağına ve üzmeyeceğine iyman etmişlerdir. Şu halde, dosta
Sayfalar 563–569
Muzaffer Ozak Külliyatı · Fakat, ne yazık ki kendisini takiben tahta çıkan halefleri zamanında karışıklıklar ve kargaşalıklar başgöstermiş, Müvellidiyn denilen Ispanyol dönmeleri ile Berberiler ve Araplar a
Sayfalar 631–637
Muzaffer Ozak Külliyatı · kendilerini Hak ve hakikat yoluna davet etmesine rağmen, buna icabet etmeyen inatçı kâfir ve münkirlerin bu inkâr ve isarlarına üzülmemesini tavsiye buyurmakta ve: — Ey Nebiyyi ziş
Sayfalar 710–715
Muzaffer Ozak Külliyatı · Menâkıb-1 ebrârda, Mâ'ruf-u Kerhi'den rivayet edilmiştir ki, bir kimse her gün on kerre: — Yâ Rabbi ümmet-i Muhammed'i islâh et.. Yâ Rabbi ümmet-i-Muhammed'in her müşkilini hallü a