Ara
Menü

Hacı İmdâdullah Tehânevî

Hacı İmdâdullah Tehânevî (1818–1899), Çiştiyye'nin Sâbiriyye kolunda yetişen, 1857 sonrasında Mekke'ye yerleşen ve Diyûbend çevresinin önde gelen âlimlerine mânevî rehberlik eden Hintli sûfî ve müelliftir.

Doğum
1818
Vefat
1899
Unvan
Çiştî-Sâbirî şeyhi ve XIX. yüzyıl Hint ulemâ çevresinin mürşidi

Doğumu ve tahsili

Hacı İmdâdullah, 1 Ocak 1818 tarihinde Hindistan'ın Sehârenpûr bölgesindeki Nânevte kasabasında doğdu. İlk adı İmdâd Hüseyin idi; daha sonra İmdâdullah adıyla tanındı. Arapça ve Farsça öğrendi, klasik dinî metinleri Abdürrezzâk Cihencehânevî gibi hocalardan okudu. Tahsilini ilerletmek için Delhi'ye gitti; ilmî eğitim ile tasavvuf terbiyesini birlikte sürdürdü.

Tasavvuf terbiyesi

İlk olarak Nakşibendî-Müceddidî şeyhi Şah Nasîrüddin Dihlevî'ye bağlandı. Onun vefatından sonra Çiştiyye'nin Sâbiriyye koluna mensup Miyanji Nûr Muhammed Cihencehânevî'nin sohbetine devam etti ve kendisinden hilâfet aldı. Bir süre Pencap ormanlarında inziva ve mücâhede hayatı yaşadı. Bu çoklu intisap, onu Nakşibendiyye pîri yapmaz; esas irşad kimliği Çiştî-Sâbirî çizgisindedir.

Hicaz yolculukları

1843'te hac için Hicaz'a gitti, 1845'te Hindistan'a döndü. 1857 ayaklanması sırasında yakın çevresindeki âlim ve müridlerin İngiliz idaresine karşı direnişiyle irtibatlı görüldü. Ayaklanmanın bastırılmasından sonra yaklaşık iki yıl gizlendi; 1859'da Mekke'ye hicret ederek hayatının geri kalanını burada geçirdi.

Mekke'deki irşad çevresi

Mekke'de ders, sohbet ve irşad faaliyetlerini sürdürdü. Özellikle Mevlânâ'nın Mesnevî'sini ve kendi eseri Ziyâü'l-kulûb'u okuttu. Hint alt kıtasından gelen talebeler yanında Osmanlı coğrafyasından sûfî ve âlimlerle de temas kurdu; Mehmed Esad Dede gibi Mevlevî isimlerle ilişkisi, Mekke'nin farklı tarikat çevrelerini buluşturan müşterek bir merkez olduğunu gösterir.

Diyûbend çevresindeki tesiri

Reşîd Ahmed Gengûhî, Muhammed Kāsım Nânevtevî, Feyzülhasan Sehârenpûrî, Mahmûd Hasan Diyûbendî, Eşref Ali Tehânevî ve Hüseyin Ahmed Medenî onun doğrudan veya dolaylı mânevî çevresi içinde anılır. Dârülulûm-i Diyûbend'in ilmî kadrosunda yer alan pek çok ismin Çiştî-Sâbirî irşad bağı İmdâdullah üzerinden kurulmuştur. Bununla birlikte medrese kurumu, siyasî faaliyet ve tarikat intisabı birbirine indirgenmemelidir; sonraki bütün Diyûbend mensuplarını tek tip tarikat topluluğu saymak doğru değildir.

Eserleri

Ziyâü'l-kulûb, seyrüsülûk, zikir, murakabe ve tasavvuf âdâbına dair en tanınmış eseridir. İrşâd-ı Mürşid, İmdâdü's-sülûk, Mektûbât-ı İmdâdiyye ve şiirlerini toplayan Külliyyât-ı İmdâdiyye de ona nispet edilen metinler arasındadır. Vahdet-i vücûd hakkındaki Farsça risâlesi Ahmed Avni Konuk tarafından Türkçeye çevrilmiştir. Eserleri, şeriata bağlılık ile tasavvuf terbiyesini birlikte savunan irşad dilini yansıtır.

Vefatı

Hacı İmdâdullah 19 Ekim 1899 tarihinde Mekke'de vefat etti ve Cennetü'l-Muallâ'ya defnedildi. Hindistan ile Hicaz arasında kurduğu irşad ağı, XIX. yüzyılın sonlarında Çiştiyye'nin ulemâ çevrelerindeki etkisini güçlendirmiştir.

COĞRAFÎ HAFIZA4 coğrafî bağlantıMekân kayıtlarına git →
Koordinatlı mekânŞehir düzeyi4 nokta · 0 kesin koordinat. Kümeye tıklayarak yaklaşın; tek noktadan mekân dosyasını açın.

Ağ ve yol

Eserleri ve metinleri

İlk 2 kayıt gösteriliyor

ESER / METİN

Vahdet-i Vücûd Risâlesi ve Ahmed Avni Bey tercümesi

Farsça kaleme aldığı vahdet-i vücûd risâlesi, Sefîne'nin çağdaşı Ahmed Avni Bey tarafından Türkçeye çevrilmiş ve eserden bir bölüm Sefîne'ye alınmıştır.

Metni gösterMetni daralt

Sefîne müellifi, İmdâdullah'ın anlatım inceliğine örnek olsun diye Vahdet-i Vücûd Risâlesi'nden bir parça aktardığını söyler. Risâlenin aslı Farsça yazılmıştır; Türkçeye çevirisini, metnin "zamanımız ureffâ-yı muharrirînden" diye tanıttığı Ahmed Avni Bey yapmıştır.

Aktarılan parça, risâlenin bir mektup formunda kurulduğunu gösterir: müellif kendini "fakīr-i hakīr İmdâdullah-ı Fârûkī Çeştî-i Sâbirî" diye tanıtır, hamd ve salavâttan sonra muhâtabına selâm sunar, sonra sorulan meseleye geçer. Böylece elimizdeki metin bir risâle olduğu kadar bir yazışmanın da kaydıdır.

Çerçeve. Bu kayıt, Hint alt kıtasındaki bir Çiştî-Sâbirî şeyhinin metninin İstanbul tasavvuf muhitinde okunup Türkçeye kazandırıldığını belgelemesi bakımından değerlidir: Sefîne burada menkıbe değil, kitap dolaşımı kaydeder. Tercümenin basılıp basılmadığı, hangi nüshaya dayandığı metinde yazılı değildir; risâlenin muhtevasına dair hüküm ancak tercümenin kendisi üzerinden verilebilir.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Hüseyin Vassâf, Sefîne-i Evliyâ.
TARİHÎ KAYIT

Eserleri ve metinleri

Cenab-ı Hak cümlemizi maz­ har-ı şefaati buyursun. Nezaket-i beyaniyyesine misal olarak Vahdet-i Vücud Risalesi'nden bir nebze bahs edeceğim: Bunun aslı Farisi lisanı üzre yazılmış, tercümesini zamanımız urefa-yı muharrirl­ ninden Ahmed Avni Bey ifa eylemiştir. "Fakir-i hakir İmdadullah-ı Faruki Çeşti-i Sabiri (afa' lliıhu anlı) : Hamd u salavat-ı vafiyattan ve dervişlerin mükrim-i muazzamı ve hakayık-agahlıkta ve gına-yı maarif­ de onların /1 26/ pişvası bulunan Mevlevi Abdülaziz sahib-i Çeşti-i Sabiri (zade'lla­ hu teala mecdehu) hazretlerinin huzur-ı şeriflerine takdim-i selam-ı meveddet-asa et­ tikten sonra müberhen ü mekşuf olsun ki, cevab-ı alileri mazmun-ı acibi ve işarat-ı garibesi ile vasıl olup hem-meşreblik ve hem-tariklık lihazasıyla sena-karlarını mem­ nun buyurdu.

Metni gösterMetni daralt

Cenab-ı Hak cümlemizi maz­ har-ı şefaati buyursun. Nezaket-i beyaniyyesine misal olarak Vahdet-i Vücud Risalesi'nden bir nebze bahs edeceğim: Bunun aslı Farisi lisanı üzre yazılmış, tercümesini zamanımız urefa-yı muharrirl­ ninden Ahmed Avni Bey ifa eylemiştir. "Fakir-i hakir İmdadullah-ı Faruki Çeşti-i Sabiri (afa' lliıhu anlı) : Hamd u salavat-ı vafiyattan ve dervişlerin mükrim-i muazzamı ve hakayık-agahlıkta ve gına-yı maarif­ de onların /1 26/ pişvası bulunan Mevlevi Abdülaziz sahib-i Çeşti-i Sabiri (zade'lla­ hu teala mecdehu) hazretlerinin huzur-ı şeriflerine takdim-i selam-ı meveddet-asa et­ tikten sonra müberhen ü mekşuf olsun ki, cevab-ı alileri mazmun-ı acibi ve işarat-ı garibesi ile vasıl olup hem-meşreblik ve hem-tariklık lihazasıyla sena-karlarını mem­ nun buyurdu.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Sefîne-i Evliyâ - Cilt 2.

Öğütleri

İlk 2 kayıt gösteriliyor

ÖĞÜT

Israr üzerine yazılan cevap: kendini âriflerden saymamak

Vahdet-i vücûd hakkındaki sorulara, kendini hakikat ehli zümresinden sayıp böyle büyük bir işe girişmekten çekindiğini söyleyerek ancak ısrar karşısında cevap vermiştir.

Metni gösterMetni daralt

Aktarılan mektupta İmdâdullah, muhâtabı Mevlevî Abdülazîz Sâhib Çeştî-i Sâbirî'yi dervişleri ağırlayan, hakikatlere vâkıf ve mârifet zenginliğinde onların önderi diye anar; gelen cevabın kendisini hem-meşreblik ve hem-tarîklik cihetinden memnun ettiğini söyler. Ardından asıl meseleye gelir: vahdet-i vücûd ve ona bağlı hususlar sorulmuş, cevap verilmesinde ısrar edilmiştir.

Verdiği ilk karşılık bir reddir: fakīr kendisini hakikat bilen âriflerin zümresinden sayıp böyle büyük bir işe nasıl girişsin? Fakat soru sahibi coşkuyla cevap talep edip haberler göndermeye devam edince, emre uymaktan başka çare bulamaz ve yaş kuru ne varsa anlayışına ulaşandan hak olanını yazdığını söyler.

Çerçeve. Bu tevâzu formülü tasavvuf yazışmalarının yerleşik bir âdâbıdır ve tek başına şahsî bir mahcubiyet delili sayılmamalıdır; yazarın sözünü kendi otoritesiyle değil, sorulan sorunun zorlamasıyla söylediğini göstermeye yarar. Öte yandan kaydın tarihî değeri, vahdet-i vücûd meselesinin XIX. yüzyıl Hint tasavvuf çevresinde iki şeyh arasında mektupla tartışılacak kadar canlı olduğunu belgelemesindedir.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Hüseyin Vassâf, Sefîne-i Evliyâ.
TARİHÎ KAYIT

Söz ve öğüt

Vahdet-i vücud mes'elesiyle ona müteallik hususat hakkında isti'lam vaki' olup cevabının talebinde ısrar olunmuştur. Fakir kendisini nasıl hakayık-şinlis olan zümre-i arifinden addedip böyle emr-i azlme mü­ tesaddi olsun." ( buyurmuş), lakin zat-ı alileri kemal-ı cuşiş Ü gCışiş ile cevab taleb bu­ yurup haberler göndermişle,dir. Çaresiz emre imtisalen kalem-i rutab u yabisden feh­ me vasıl olan her ne ki, hak ise nu nakş eyledi.

Metni gösterMetni daralt

Vahdet-i vücud mes'elesiyle ona müteallik hususat hakkında isti'lam vaki' olup cevabının talebinde ısrar olunmuştur. Fakir kendisini nasıl hakayık-şinlis olan zümre-i arifinden addedip böyle emr-i azlme mü­ tesaddi olsun." ( buyurmuş), lakin zat-ı alileri kemal-ı cuşiş Ü gCışiş ile cevab taleb bu­ yurup haberler göndermişle,dir. Çaresiz emre imtisalen kalem-i rutab u yabisden feh­ me vasıl olan her ne ki, hak ise nu nakş eyledi.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Sefîne-i Evliyâ - Cilt 2.

Şeyh, halife, aile ve post ağı

Tekke, türbe ve irşad coğrafyası

Sehârenpûr · HindistanNânevte (Sehârenpûr)22 Safer 1233'te (1 Ocak 1818) doğduğu kasaba. Asıl adı İmdâd Hüseyin'dir; babası Hâfız Muhammed Emîn, annesi Bîbî Hüseyin'dir. İlişkili kişi dosyası Hacı İmdâdullah Tehânevî : Hacı İmdâdullah Tehânevî (1818-1899), Nânevte’de doğup Thâne Bhavan’da irşad çevresi kuran, 1859’dan sonra Mekke’de yaşayan; Çiştî-Sâbirî terbiyeyi Mesnevî öğretimi, Diyûbend ağı ve Hint-Osmanlı tasavvuf dolaşımıyla birleştiren mutasavvıftır.Delhi · HindistanDelhiMuhtemelen 1833'te gittiği ve bir süre kelâm, hadis ve hat dersleri aldığı şehir. On dokuz-yirmi yaşlarında tasavvufa ilgi duyup Şah Nasîrüddin Nakşibendî-Müceddidî'ye burada intisap etti. İlişkili kişi dosyası Hacı İmdâdullah Tehânevî : Hacı İmdâdullah Tehânevî (1818-1899), Nânevte’de doğup Thâne Bhavan’da irşad çevresi kuran, 1859’dan sonra Mekke’de yaşayan; Çiştî-Sâbirî terbiyeyi Mesnevî öğretimi, Diyûbend ağı ve Hint-Osmanlı tasavvuf dolaşımıyla birleştiren mutasavvıftır.Mekke · Suudi ArabistanMekke1843'te hac için gitti; Muhammed İshak Dihlevî ve Seyyid Kudretullah Benâresî gibi âlimlerden istifade etti. 1857 ayaklanmasının ardından iki yıla yakın gizlendikten sonra 1859'da buraya hicret ederek ömrünün sonuna kadar burada yaşadı; Ziyâü'l-kulûb'unu ve Mevlânâ'nın Mesnevî'sini burada okuttu. “Muhâcir Mekkî” nisbesi bu ikametten gelir.Mekke · Suudi ArabistanCennetü'l-muallâ13 Cemâziyelâhir 1317'de (19 Ekim 1899) Mekke'de vefat edince defnedildiği kabristan. İlişkili kişi dosyası Hacı İmdâdullah Tehânevî : Hacı İmdâdullah Tehânevî (1818-1899), Nânevte’de doğup Thâne Bhavan’da irşad çevresi kuran, 1859’dan sonra Mekke’de yaşayan; Çiştî-Sâbirî terbiyeyi Mesnevî öğretimi, Diyûbend ağı ve Hint-Osmanlı tasavvuf dolaşımıyla birleştiren mutasavvıftır.

Bu dosyada izlenebilen kaynaklar

Bu liste biyografi, ilişki, anlatı ve mekân kayıtlarında açıkça taşınan kaynak künyelerini bir araya getirir. Paragraf düzeyinde kaynağı belirlenmemiş iddialara sonradan dipnot uydurulmaz.

  1. [1]Hüseyin Vassâf, Sefîne-i Evliyâ
  2. [2]Sefîne-i Evliyâ - Cilt 2
  3. [3]Kişi dosyasının kaynakları — Hacı İmdâdullah Tehânevî
Ortak kaynak kataloğunu aç →