HAYATI VE TARİHTEKİ YERİ
Doğumu ve tahsili
Hacı İmdâdullah, 1 Ocak 1818 tarihinde Hindistan'ın Sehârenpûr bölgesindeki Nânevte kasabasında doğdu. İlk adı İmdâd Hüseyin idi; daha sonra İmdâdullah adıyla tanındı. Arapça ve Farsça öğrendi, klasik dinî metinleri Abdürrezzâk Cihencehânevî gibi hocalardan okudu. Tahsilini ilerletmek için Delhi'ye gitti; ilmî eğitim ile tasavvuf terbiyesini birlikte sürdürdü.
Tasavvuf terbiyesi
İlk olarak Nakşibendî-Müceddidî şeyhi Şah Nasîrüddin Dihlevî'ye bağlandı. Onun vefatından sonra Çiştiyye'nin Sâbiriyye koluna mensup Miyanji Nûr Muhammed Cihencehânevî'nin sohbetine devam etti ve kendisinden hilâfet aldı. Bir süre Pencap ormanlarında inziva ve mücâhede hayatı yaşadı. Bu çoklu intisap, onu Nakşibendiyye pîri yapmaz; esas irşad kimliği Çiştî-Sâbirî çizgisindedir.
Hicaz yolculukları
1843'te hac için Hicaz'a gitti, 1845'te Hindistan'a döndü. 1857 ayaklanması sırasında yakın çevresindeki âlim ve müridlerin İngiliz idaresine karşı direnişiyle irtibatlı görüldü. Ayaklanmanın bastırılmasından sonra yaklaşık iki yıl gizlendi; 1859'da Mekke'ye hicret ederek hayatının geri kalanını burada geçirdi.
Mekke'deki irşad çevresi
Mekke'de ders, sohbet ve irşad faaliyetlerini sürdürdü. Özellikle Mevlânâ'nın Mesnevî'sini ve kendi eseri Ziyâü'l-kulûb'u okuttu. Hint alt kıtasından gelen talebeler yanında Osmanlı coğrafyasından sûfî ve âlimlerle de temas kurdu; Mehmed Esad Dede gibi Mevlevî isimlerle ilişkisi, Mekke'nin farklı tarikat çevrelerini buluşturan müşterek bir merkez olduğunu gösterir.
Diyûbend çevresindeki tesiri
Reşîd Ahmed Gengûhî, Muhammed Kāsım Nânevtevî, Feyzülhasan Sehârenpûrî, Mahmûd Hasan Diyûbendî, Eşref Ali Tehânevî ve Hüseyin Ahmed Medenî onun doğrudan veya dolaylı mânevî çevresi içinde anılır. Dârülulûm-i Diyûbend'in ilmî kadrosunda yer alan pek çok ismin Çiştî-Sâbirî irşad bağı İmdâdullah üzerinden kurulmuştur. Bununla birlikte medrese kurumu, siyasî faaliyet ve tarikat intisabı birbirine indirgenmemelidir; sonraki bütün Diyûbend mensuplarını tek tip tarikat topluluğu saymak doğru değildir.
Eserleri
Ziyâü'l-kulûb, seyrüsülûk, zikir, murakabe ve tasavvuf âdâbına dair en tanınmış eseridir. İrşâd-ı Mürşid, İmdâdü's-sülûk, Mektûbât-ı İmdâdiyye ve şiirlerini toplayan Külliyyât-ı İmdâdiyye de ona nispet edilen metinler arasındadır. Vahdet-i vücûd hakkındaki Farsça risâlesi Ahmed Avni Konuk tarafından Türkçeye çevrilmiştir. Eserleri, şeriata bağlılık ile tasavvuf terbiyesini birlikte savunan irşad dilini yansıtır.
Vefatı
Hacı İmdâdullah 19 Ekim 1899 tarihinde Mekke'de vefat etti ve Cennetü'l-Muallâ'ya defnedildi. Hindistan ile Hicaz arasında kurduğu irşad ağı, XIX. yüzyılın sonlarında Çiştiyye'nin ulemâ çevrelerindeki etkisini güçlendirmiştir.