Ara
Menü

Sayfalar 163–168

1.850 kelime

Zînetü’l-Kulûb · kaynak sayfaları 163–168

RÜFA'I EVRÂD-I-ŞERIFI ŞERHI

VE TERCEMESI Rahman ve Rahiym olan Allahu teâlânın ismiyle başla- De ki: (0 Allahu teâlâ birdir, büyüklük onda nihayet bulmuştur. Dâ'im ve bâkidir. Her şeyden müstagnidir. Her dileğin yegâne merci'idir. Doğmamış ve doğurmamıştır. Hiç bir eşi ve benzeri yoktur.)

Rahman ve Rahiym olan Allahu teâlânın ismiyle başla- De ki: (Yarattıklarının şerrinden, karanlıgı çoken gecenin şerrinden, düğümlere üfleyen nefeslerin şerrinden, hasedlerini açıkladıkları ve onunla amel ettikleri zaman hasedcilerin şerrinden, sabahın Rabbine sığınırım.)

Rahman ve Rahiym olan Allahu teâlânın ismiyle başla- De ki: (Gerek cinden, gereli insandan olsun, insanların kalplerine daima vesvese veren o sinsi vesvesenin şerrinden, insanların Rabbi ve mürebbisi, vegâne hâlık ve mâliki, hak mâ'budu olan Allahu azim-üş-şâna sığınırım.)

Rahman ve Rahiym olan Allahu teâlânın ismiyle başlarım:

Bütün hamd-ü senâ, âlemlerin Rabbi ve mürebbisi ve mâlik-i mutlâkı olan Allahu azim-üş-şâna mahsus ve münhasırdır. O, dünya hayatında ayırdetmeksizin bütün yarattıklarına ni'met ve ihsanlarda bulunan Rahman ve âhirette yalnız mü'min kullarına ihsan ve ikramda bulunacak olan Rahiymdir. Hesap ve ceza günü olan din gününün hâkimidir. Ancak sana kulluk ve ibadet ederiz ve ancak senden yardım dileriz.

Bizi, rizâ-i ilâhine ulaştıracak olan doğru yola hidayet buyur.

Kendilerine ni'met verdiklerinin yoluna; gazab-ı ilâhine uğra-

yarak islâmı terkedenlerin, hevâ ve heveslerine uyarak doğru yoldan azmış ve sapıtmış olanların yollarına değil! (Amin)

Rahman, ve Rahiym olan Allah Teâlânın ismiyle başlarim:

Elif-Lâm-Mim.. Bu, o kitaptır ki; Allahu teâlâ tarafindan gönderildigine aslâ şüphe yoktur. Şirk, günah va bütün kötülüklerden korunan müttekilere hidayet edici, yol göstericidir. O müttekiler ki, gayba iyman ederler. namazlarını hudû ve huşû ve tâdil-i erkânına dikkat ve riayet ederek kılarlar ve kendilerine rızık olarak verdiklerimizle Allah yolunda başkalarına da infak ederler. O müttekiler ki, sana indirilen Kur'an-l-azim-ül-bürhanı ve senden öncekilere indirilen Tevrât, Zebur ve incil gibi semavi kitaplarla suhufları tasdik ederler ve âhireti de yakinen bilirler. İşte, bunlar Allahu teâlâya giden dogru yol üzerine hidayet buyurulmuş olanlardır ve felâha kavuşanlar da onlardır.

Hepinizin ilâhı, hak mâ'bud birdir. Ondan gayrı ibadete lâyık ve müstehak mâ bud yoktur. Bütün ni'metleri ihsan buyuran odur. Âhirette, yalnız mü'min kullarına in'am ve ikram edicidir.

O Allahu teâlâ ki, ondan gayrı ibadete lâyık ve müstehak Hak mâ bud yoktur, illâ o vardır. Hayat sıfatıyle muttasif, bâki, dâim ve ebedidir. Yarattıklarının korunup kollanmasına daima kıyam edicidir. Onu ne gaflet basar, ne uyku! Göklerde ve yerde ne varsa, hepsi onundur, onun mülküdür. İzni olmaksızın, yüce katında kim şefaat edebilir? O, yarattıklarının önlerinde ve arkalarında ne varsa hepsini bilir. Yarattıklarıysa, onun ilminden ancak diledigi kadarını kavrayabilirler. Onun kürsüsü, gökleri ve yeri ihata etmiştir. Bunların hıtzı ve korunması, ona hiç bir ağırlık ve meşakkat vermez. O, pek ulu ve pek büyüktür.

Göklerde ve yerde ne varsa, hepsi Allahu tâlânındır. İçiızden geçenlerı açıklasanız da, gızlesenız de nak celle ve al nun hesabını sizden alır. Dilediğini magfiret ve diledigine azap eder. Allahu teâlânın her şeye hakkıyle gücü yeter. Resûl-ü zişân ve mü'minler, Allahu teâlânın ona indirdiği Kur'an-1 azimi tasdik ve ona iyman ettiler. Resûl-ü zişân ve mü'minlerden her biri, Allahu teâlânın varlığını ve birliğini, meeklerinin mükerrem kulları olduğunu, kitaplarının onun kelâm-ı kadimi bulunduğunu, o kitaplarda beyan buyurulan helâlin helâl ve haramın haram olduğunu ve peygamberlerinin emir, nehiy, vâ'd ve vâidlerini kullarına tebliğ eden ve kendi-

lerine itaat vâcip olan kulları olduğunu da tasdik ve iyman ettiler. Peygamberlerin hiç birisinı, yahudı ve hıristıyanların yaptıkları gıbı kımını tasdık ve kımını tekzip ederek, risalet ve nübüvvet bakımlarından birbirlerinden ayırt etmeyiz. Dediler ki: (Ey Rabbimiz! İşittili ve emrine itaat ettik. Senden gufranını niyaz eyleriz. Önünde sonunda, dönüşümüz ancak sanadır.) Allahu teâlâ, hiç kimseye takat getiremeyeceği şeyi teklif etmez. Herkesin kazandığı hayrın ecri ve sevabı vardır.

Kazandığı şerrin de günahı ve azabı vardır. Hayrın yararı kendisinedir. Şerri ise kimseye zarar vermez.

Ey Rabbimiz! Unutarak veya yanılarak işlediklerimizden ötürü bizi mu'aheze buyurma. Ey Rabbimiz! Bizden öncekilere yükledigin ağır yükü bize yükleme. Ey Rabbimiz! Takat getiremeyeceğimiz yükü bize yükleme. Bizleri affeyle, bize merhamet buyur, Mevlâmız ve yegâne yardımcımız ancak sensin. Kâfirlere karşı bize yardım et..

Ey, zâtında ve sıfatında bir ve yegâne Hak mâ'bud clup, künh-ü zâtını akılların idrak, fikir ve hayallerin ihata edemeyeceği kadar yüce ve münezzeh bulunan vâcib-ül-vücud! Ezeli ve ebedi sıfatlarını nefsinde cem'eden celâl ve ikram sahibi Allahu azim-üş-şândan gayrı ibadete lâyık ve müstehak Hak mâ'bud yoktur, illâ sıfatında ve ef'alinde ferd-i vahid olan Allahu teâlâ ve tekaddes hazretleri vardır. O, dünyada ayırdemeksizin bütün yarattıklarına ihsan ve in'am edici ve âhirette yalnız mü'min kullarına rahmet ve ikram eyleyicidir.

Göklerin ve yerin ve bütün mevcudatın, mülküne zeval ermez mâliki, Rabbi ve mürebbisidir. Azamet ve celâline lâyık olmayan her şeyden münezzehtir. Bütün ayıp ve noksanlardan salim ve mü'min kullarını korkulardan selâmete eriştiricidir.

Kendisine inanan ve sığınanlara aman vericidir. Yarattıklarını gözetleyici ve koruyucudur. Mağlûp edilmesi mümkün olmayan galiptir. Yarattıklarını, dilediği her şeye zorlayıcı ve eksikliklerini tamamlayıcıdır. Her şeyde büyüklüğünü göstericidir. Bütün kâinat ve mevcudatın mutlak yaratıcısıdır. Yaattıklarını, birbirine uygun ve mülâyim yaratıcıdır. Her şeye bir şekil ve özellik vericidir. Kullarının günahlarını yarlıgayıcıdır. Her şeye hâkim ve galip ve dilediğini kahredicidir. Türlü türlü ni'metleri ve rahmetini bağışlayıcıdır. Yarattıklarının rızıklarını vericidir. Her türlü güçlükleri kolaylaştırıcı ve hayır kapılarını açıcıdır. Her şeyi hakkıyle ve en iyi bilicidir.

Dilediği zaman sıkıcı ve daraltıcıdır. Dilediği zaman açıcı ve

genişleticidir. Diledigi zaman yukarıdan aşağıya indirip alçaltıcı, diledigi zaman yukarıya kaldırarak yükselticidir. Dilediği zaman izzet verici, diledigi zaman zelil edicidir. Her zamanı, her şeyi en iyi işiticidir. Her zaman her şeyi en iyi görücüdür.

Daima hükmedici ve hakkı yerine getiricidir. Yarattıklarına karşı adalet edicidir. Her şeyi hakkıyle bilicidir. Sevdiği kullarına yumuşak davranıcıdır. Pek azametli ve çok uludur, yarlıgayıcıdır. Yarattıklarına karşı lûtfedicidir. Rizasına uygun amelleri ve yapılan şükürleri ziyadesiyle karşılayıcıdır. Gayet vüce ve yüksektir. Ululardan ulu, büyüklerden büyüktür. Yaattıklarını ve onlarla ilgili her şeyi, belli vaktine kadar saklayıcıdır. Yarattıklarına kuvvet vericidir. Yarattıklarının bütün ef'al ve amellerinin hesabını tafsilât ve teferruatiyle tutucudur. Celâdet ve ululuk sahibidir. Keremi, lûtüf ve ihsanıları boldur. Yarattıklarını daima mürakabe edicidir. Kendisine sığınanların isteklerini vericidir. Merhamet ve magfireti, ihsan ve inayeti çok geniştir. Bütün emir ve hükümlerinde hikmet sahibidir. İyi kullarını sevici ve onları rizasına eriştiricidir. Şânı ve şerefi çok yüksektir. Ölüleri kabirlerinden çikararak dirilticidir. Her zaman, her yerde olup bitenlere tanıklık edicidir. Varlığı hiç değişmeden durandır. Sevdiği kul-!arına yardım edicidir. Gayet güçlü, saglam ve metin, iyi kullarına dosttur. Ancak kendisine hamdolunandır. Her şeyin sayılarını tam ve eksiksiz bilendir. Her şeyi, benzeri ve örneği clmadan yaratandır. Yarattıklarını, yok ettikten sonra tekra yaratandır, hayat verici dirilticidir. Daim ve ebedî diri ola.

dır. Yarattıklarını daima koruyup kollayandır. Istedigini, dilediği zaman bulandır. Kadri ve şânı yüce, kerem ve semahati bol olandır. Zâtında, sıfatında, ef 'alinde ve hükümlerinde ortağı ve benzeri olmaksızın bir ve tek olandır. Zât-1 akdesi her türlü ihtiyaçtan münezzeh olup, bütün yarattıklarının hâcetlerinin tek merciidir. İstediğini, istediği gibi yapmaya gücü yetendir. Kuvvet ve kudret sahipleri üzerinde de dilediği gibi tasarruf edendir. İstediğini ileri geçirerek öne alan ve dilediğini geri bırakarak arkaya koyandır. Zât-1 akdesi ezelidir, varlığının başlangıcı yoktur. Ebedidir, bekasına da son yoktur.

Varlığı ve birliği zâhir ve âşikârdır. Zâtının hakikati, akillardan va duygulardan örtülüdür. Kâinat ve mevcudatta her şeyi mutlak bir nizam ve intizam içinde idare edendir. Yaratlmışlar hakkında aklın mümkün gördüğü her şeyden, her hal ve tavırdan yücedir. Bütün yarattıklarına iyilik ve bahşişi bol olandır. Kendisine rücû edenlerin tovbelerini kabul buyu-

randır. Kötülük yapanları eşsiz adaletiyle müstehak oldukları cezalara çarptırandır. Kullarını mübalâga ile affedendir. Merhamet ve şefkat sahibidir. Mülkün ezelî ve ebedî mâlikidir.

Ululuk, yücelik ve fazl-ü kerem sahibidir. Bütün işlerini denk ve birbirine uygun olarak yerli yerince yapandır. Dilediğini, dilediği zaman, dilediği yere toplayandır. Bi-zâtihi zengin ve her şeyden müstagnidir. Dilediğine zenginlik verendir. Diledigine engel clandır. Diledigine zarar eriştirendir. Diledigine hayır ve yarar verendir. Bütün âlemleri iyman ve mârifetiyle nurlandırandır. Diledigine hidayet bahşederek sırat-ı müstakiyme ve felâha ulaştırandır. Orneksiz ve benzersiz olarak, akıllara durgunluk veren âlemleri icat edendir. Varlıgının sonu olmayandır. Dünya ehlinin fenâsından sonra, yerlere ve güklere vâris olandır. Yarattıklarına her işlerinde yol göstererek irşat edendir. Kendisine isyan edenlere dahi gayet sabırlı olandır. İşte, o Allahu teâlâ ve tekaddes hazretlerine, bütün bu esmâ-i hüsnâsıyle tazarrû ve niyaz ederim ki, zât-1 akdesi benzeri bulunmaktan kemal derecede mukaddes ve müberrâdır. Sifat-ı ezeliyyesi de başkalarına benzemekten kemal derecede münezzeh ve müberrâ olup zâtında ve sıfatında birdir.

Alemlerin Rabbi ve mürebbisi olduğuna, âyetleri tanıklık etmektedir. Birligine ise; görünen ve görünmeyen, bilinen ve bilinmeyen âlemleri yaratmaktaki ilâhi san'at ve kudreti delâlet etmektedir. O. birdir; birliği azlığından değildir. O, öyle bir mevcuttur ki, vücudu herhangi bir sebeple zuhur etmediği gibi, gayrıden neş'et etmiş de değildir. Yarattıklarına merhamet ve cömertliği ile mâ'ruf, iyilik ve ihsanlarıyle mevsuftur. Öyle bir mâ ruftur ki, mâ'ruflukta sonu yoktur. Öyle bir mevsuftur ki, mevsuflukta da nihayeti yoktur. İptidası olmayan evvel ve kadiymüir. Kerem ve inayeti gibi sonu olmayan bâki ve kaimdir. Doğmamış ve doğurmamıştır, eş ve çccuk edinmekten münezzeh ve müberrâdır. Vakitlerin durmadan gelip geçmesi.

yılların birbirini takiben geçip gitmesi, ona hiç bir zarar ve zaaf eriştiremez, Bütün yaratılmışlar, KÜN emr-i celilinin iki harfi olan KAF ve NUN harflerinin L arasındaki mesafe kadar onun kahr-ü azameti, hüküm ve iradesi altındadırlar. Muhlisler, onun zikriyle ünsiyyet ederler ve hakka enis olurlar.

Gözler, rü'yet-i cemaliyle aydınlanır ve nurlanır. Onu tesbih edenler, tevhidiyle ferah ve sürüra ererler. İbadet ve tâ'at ehlini, riza-i ilâhisine iletecek o dosdoğru yola hidayet buyurur. Muhabbet ehline de, Na'iym cennetini bahş ve mübah kılar. Kadiym olan ilmiyle, yarattıklarının ve yaratacakları-

nın sayılarını hakkıyle bilir. Gecenin zifiri karanlığında, kara karıncanın, karataş üzerinde ayaklarının kımıldamasını görür. Uçan kuşlar onu zikr-ü tevhid ve bütün vahşi hayvanlar yaban yarlerde onu temcid-ü tahmid ederler. Kullarının, gizli veya açık bütün amellerini de öylece görür ve bilir. Mü'min kullarının kefilidir ve yardımımı ulaştırarak onların kalplerini mutma'in kılar, zikredenlerin kalplerini parlatır ve kendilerine zarar veren her şeyi, bütün keder ve elemleri onlardan uzaklaştırır. Onun emriyle, göklerin ve yerin durması, varlığının ve birliğinin delillerindendir. Onun ilmi, her şeyi ihata etmiştir. Hilmi ve keremi geregi olarak günahkârların bütün günahlarını yarlıgar ve bağışlar. Hiç bir şey, onun misli ve benzeri olamaz, o her şeyi hakkıyle işitir ve her şeyi hakkıyle görür. (Allahım! Her nasıl dilersen, dilediğin gibi bizleri her türlü kötülüklerden, günahlardan ve zarar veren her şeyden kerı, himaye ve muhafaza eyle, muhalikali ki, sen dilediğin her seyi yapmaya kiadirsin..)

Ey, iyi ve güzel Mevlâ'mız' Ey iyi ve güzel yardımcımız!' Bize magfiret buyur ey ulu Rabbimiz! Dönüşümüz, ancak sanadır.

Bizde, kötülük ve mâ siyyetlerden kaçınmaga, iyilik va ibadetlere yönelmeğe kuvvet ve kudret yoktur. Bütün kuvvet ve kudret, ululardan ulu, yücelerden yüce, büyüklerden büvük Allahu azim-üş-şândadır.

Seni tevhid, tesbih ve tenzih ederiz, seni bizzat zâtına., sıfatına lâyık ve müstehak senâ ile senâ ettiğin gibi medh-ii s:nâ etmege bizim gücümüz yetmez.

Sana yaklaşabilmek şeref ve bahtiyarlığına nail olanlar, aziz olurlar. Allahu teâlâ, kudret ve azametiyle diledigini işler, şeref ve izzetiyle diledigi gibi hükmeder.

Ey, hayat sıfatıyle muttasıf ve daim diri olan! Ey, bütün yarattıklarının korunup kollanmasına daıma kıyam eyleyen!

Ey, gökleri ve yeri akıllara hayret ve durgunluli verecek güzelliklerle halk ve icat buyuran! Ey, mülkün mutlak mâlikı!

Ey. celâl ve ikram sahibi ulu Allah! Göklerde va yerde ibadete lâyık ve müstehak hak mâ'bud yoktur, illâ sen varsın. Rahmet ve merhametin iktizası olarak bize yardımeı ol, ey yardım erenlere de yardımcı olan ve yardım edicilerin en hayırlısı olduğuna aslâ şüphe bulunmayan yüce Rabbimiz.. Ey, merhamet edenlere de merhamet eden ve rahmedenlerin de en hayırlısı olduğuna aslâ şüphe bulunmayan Rahman ve Rahiym.

bizlere merhamet buyur…. Bizlere, tevfik ve inayetini bahşey-

Sayfalar 163–168 · Zînetü’l-Kulûb — tarikat.org