ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
54 sonuç · “Devr”
01Bayrâmî Melâmîliği
Bıçakçı Ömer Dede'den sonra Osmanlı coğrafyasında gelişen; kutup merkezli silsile, tevhid yorumu ve zaman zaman siyasî baskılarla şekillenen ikinci devre.
Melâmîlik
Melâmîlik, mânevî hâlleri gösterişten koruma, kişinin kendi nefsini itham etmesi ve halk içinde sade bir hayat sürmesi etrafında gelişen tasavvufî tavırdır; tarih boyunca üç ana devre hâlinde incelenir.
Sünbüliyye
Sünbüliyye, Cemâl-i Halvetî'nin halifesi Sünbül Sinân'ın Koca Mustafa Paşa Âsitânesi merkezinde teşkilatlandırdığı Halvetî koludur. İstanbul'da doğan ilk büyük tarikat kollarından biri olarak zikir, halvet, devrân, vaaz, musiki ve edebiyat çevrelerini bir araya getirdi.
Ârifî Fethullah Çelebi
Ârifî Fethullah Çelebi (ö. 969/1561-62), Kanûnî devrinde beş ciltlik minyatürlü Osmanlı şehnâmesini hazırlayan; evindeki saray atölyesinde hattat ve nakkaşları yöneten Farsça şair ve resmî tarihçidir.
Bandırmalızâde Mustafa Hâşim Baba
Bandırmalızâde Mustafa Hâşim Baba (1130/1718-1197/1782-83), Üsküdar’da Celvetî terbiyesiyle yetişen; Mısır ve Hacıbektaş’ta Bektaşîlik tecrübesi kazanan, melâmet yorumunu Dîvân, Vâridât, Ankā-yı Maşrık ve Devriyye-i Ferşiyye’de işleyen mutasavvıf şairdir.
Buhûrîzâde Mustafa Itrî Efendi
Buhûrîzâde Mustafa Itrî Efendi (ö. 1123/1711), IV. Mehmed devrinde saray hânendesi ve mûsiki hocası olarak çalışan; Rast Na‘t, Segâh Âyin, Segâh Tekbir, Salât-ı Ümmiyye ve Nevâ Kâr gibi eserleriyle cami, Mevlevî ve klasik mûsiki repertuvarlarını birleştiren büyük bestekâr, şair ve ta‘lik hattatıdır.
Celâlzâde Sâlih Çelebi
Celâlzâde Sâlih Çelebi (yaklaşık 1494/95-1565), Kanûnî devrinde medrese, kadılık, tarih yazıcılığı, tercüme, şiir ve hat sahalarını birleştiren; Halep, Şam ve Mısır kadılıklarında adalet anlayışıyla tanınan Osmanlı âlimidir.
Ebü’l-Hüdâ es-Sayyâdî
Ebü’l-Hüdâ Muhammed b. Hasan Vâdî es-Sayyâdî (1850–1909), Rifâî-Sayyâdî şeyhi ve iki yüzü aşkın Arapça eserle anılan müelliftir. II. Abdülhamid devrinde İstanbul ile Arap vilâyetleri arasında dinî, toplumsal ve siyasî aracılık yapmış; nüfuzunun gerçek sınırları ise hem çağdaşları hem modern araştırmacılar arasında tartışılmıştır.
Gülşenî Velî Dede
Gülşenî Velî Dede, XVI. yüzyılda İbrâhim Gülşenî devrinde Edirne irşadına gönderildiği aktarılan, Sabûnî Mahallesi’ndeki Velî Dede Dergâhı’nın kurucu şeyhidir.
Hâce Ebû Ahmed Abdâl-ı Çiştî
Hâce Ebû Ahmed Abdâl-ı Çiştî (260-355/874-966), Çişt’te Ebû İshak Şâmî’ye intisap edip onun halifesi olan ve irşad görevini oğlu Ebû Muhammed Çiştî’ye devreden erken Çiştiyye şeyhidir.
İhramcızâde İsmail Hakkı Toprak
İhramcızâde İsmail Hakkı Toprak (1880–1969), Mustafa Hâki ve Mustafa Takî çevresinde yetişen; Hacı Ahmed Niksârî’nin müridlerini devralan, Sivas’taki irşadı cami, okul, su ve köprü hizmetleriyle birleştiren mürşiddir.
Kâsım b. Muhammed b. Ebû Bekir
Kāsım b. Muhammed b. Ebû Bekir (Hz. Osman devri – 106-107 / 725-726, Kudeyd); fukahâ-yi seb'a dan tâbiî fakihi ve muhaddis. Hz. Ebû Bekir'in torunu, Hz. Âişe'nin yeğeni; Ca'fer es-Sâdık onun torunudur ve Nakşî silsilesinin ilk halkalarındandır.
Kefevî Hüseyin Efendi
Kefevî Hüseyin Efendi (ö. 27 Safer 1010 / 27 Ağustos 1601), Kefe'de tâcirken dünyadan el çekip İstanbul'da ilme yönelen müderris ve kadı; üç dilde şiir söyleyen, mûsiki bilen ve Râznâme ile Sevânihu't-tefe'ül 'de devrinin aynası sayılan yüzlerce hikâye bırakan müellif.
Koca Nişancı Celâlzâde Mustafa Beg
Koca Nişancı Celâlzâde Mustafa Beg (ö. Rebîülâhir 975/Eylül-Ekim 1567), Kanûnî devrinin divan yazısı ve kanun bilgisini temsil eden; tarih, ahlâk, siyer tercümesi ve şiir alanlarında eser veren devlet adamıdır.
Mevlânâzâde Seyyid Abdülhalim Efendi
Mevlânâzâde Seyyid Abdülhalim Efendi (ö. 1091/1680-81 civarı), 1071/1660-61’de Konya Mevlânâ Âsitânesi postuna geçen ve görevi oğlu Seyyid Bostan Efendi’ye devreden Mevlevî şeyhidir.
Devrân zikri
Toplu zikir sırasında meydanda dairevî hareketle icra edilen Halvetî zikir biçimi; uygulama ve musikisi dönem ve dergâha göre değişmiştir.
Celvetî devrânı
Celvetî tarihinde farklı yorumlanan zikir hareketi. Erken metinler sükûnu ve sınırlı hareketi öne çıkarırken bazı sonraki çevrelerde devrân görülmüştür.
Devriye
. Tasavvuftaki devr düşüncesini, insan ruhunun ve evrenin Yaratan'dan çıkıp yine ona varacağı inancını konu edinen şiirler. Bkz. Devr. Ben ezelde var idim Yerdeydim göğe ağdım Ma'şük ile yâr idim Gökten de yere yağdım Hak beni bunda saldı Adem donun donandım Âlemi göre geldim Cevlani süre geldim Yünus
Nûreddin Cerrâhî Âsitânesi
Karagümrük, İstanbul · Türkiye · Cerrâhiyye'nin merkez tekkesi ve pîr makamı. Konum yaklaşıktır. İlişkili kişi dosyası Seyyid Abdülaziz Efendi : Seyyid Abdülaziz Efendi (1700–1760), Sertarîkzâde yanında yetişen Anadolu kazaskeri; 1759–60 arasında Cerrâhî Âsitânesi postunda bulunup görevi Moravî Yahyâ Şerefeddin’e devreden şeyhtir.
Bâlî Efendi Türbesi, Sâlihiye
Sofya · Bulgaristan · 960/1553'te vefat edip defnedildiği yer. Sonradan Abdülaziz oğlu Kadı Abdurrahman tarafından aynı yerde cami, türbe ve zâviye yaptırılmıştır. Konum Sofya çevresine göre yaklaşıktır. İlişkili kişi dosyası Sofyalı Bâlî Efendi : Sofyalı Bâlî Efendi (ö. 1553), Ustrumca’da doğup Kasım Çelebi’ye intisap eden; Sofya çevresindeki irşadı, Kanûnî devri seferleri ve Fuṣûṣ şerhiyle tanınan Halvetî âlimidir.
Nûreddin Cerrâhî Âsitânesi
İstanbul · Türkiye · Karagümrük'teki Cerrâhî âsitânesi. Sefîne'ye göre Abdülazîz Zihnî Efendi burada otuz üç sene seccâde-pîrâ olmuş, hânkâhın mükerrer tamirine muvaffak olmuştur — biri 1252/(1836)'da Sultan II. Mahmud, diğeri 1274/(1857-58)'te Sultan Abdülmecid devrinde. Her iki padişah da ziyaret için mükerreren gelmiştir. Koordinat âsitânenin bilinen yeri için yaklaşık değerdir.
Yenikapı Mevlevîhânesi
İstanbul · Türkiye · İntisap ettiği, 1001 günlük çilesini çıkardığı ve vasiyeti üzerine annesinin yanına defnedildiği dergâh. İlişkili kişi dosyası Tâhirülmevlevî : Tâhirülmevlevî adıyla tanınan Tâhir Olgun, Mesnevî dersleri ve şerhi, edebiyat tarihi çalışmaları, tercümeleri ve dergiciliğiyle son dönem Mevlevî kültürünü Cumhuriyet devrine taşıdı.
Merâga
Doğu Azerbaycan · İran · Cerrâhî silsilenâmesine göre 831/1427'de vefat ettiği şehir; İlhanlı devrinin rasathanesiyle meşhur ilim merkezidir. İlişkili kişi dosyası Hacı İzzeddin Türkmânî : Hacı İzzeddin Türkmânî (ö. 828/1424-25), Ahî Mîrem’den aldığı Halvetî irşadını Sadreddin-i Hıyâvî’ye aktaran; Merâga ve Herat çevreleriyle ilişkilendirilen erken dönem Halvetiyye şeyhidir.
Tebriz
Doğu Azerbaycan · İran · Nisbesini aldığı şehir; İlhanlı devrinin başşehri ve devrin en canlı tasavvuf merkezlerindendir. Silsilenâme vefat yerini kaydetmez. İlişkili kişi dosyası Şihâbüddin Tebrîzî : Şihâbüddin Tebrîzî, Halvetiyye–Cerrâhiyye ortak silsilesinin sühreverdî halkası halkalarındandır. Kişi dosyasında hayatı, irşad bağlantıları ve gelenek içinde kendisine nispet edilen anlatılar geniş biçimde aktarılır.
Bursa
Bursa · Türkiye · Aklî Ali Efendi Bursa’da doğdu ve ömrünü orada geçirdi; iyi bir tahsil gördü. Tasavvuf, edebiyat ve mûsiki hayatının tamamı bu şehirde geçmiştir. İlişkili kişi dosyası Tablîzâde Aklî Ali Efendi : Tablîzâde Aklî Ali Efendi (ö. 17 Şâban 1116/15 Aralık 1704), Bursa’da yetişmiş; Debbağ Yunuszâde Mustafa Efendi ve Konevî Seyyid Mehmed çevrelerinden geçerek Fenârî Ahmed Paşa Zâviyesi postuna oturmuş zâkir ve şairdir.
Van
Van · Türkiye · Zâhirî ilimleri tahsil ettikten sonra tasavvufa yönelen Sıbgatullah Arvâsî, Van'a giderek Seyyid Muhyiddîn Efendi'nin hizmetine girdi. Uzun yıllar süren riyâzet ve mücâhede devresini burada geçirdi; hocasının “vefat etmiş velîlerden istifade edecek makama geldin” sözü de bu dönemin sonuna aittir. Koordinat şehir düzeyindedir; kaynak Van'da hangi medrese veya tekkede bulunduğunu belirtmez.
Vulçıtrın
Vushtrri · Kosova · Babasının kadılığı sırasında, 900 (1494-95) yılı civarında doğduğu kasaba. İlişkili kişi dosyası Celâlzâde Sâlih Çelebi : Celâlzâde Sâlih Çelebi (yaklaşık 1494/95-1565), Kanûnî devrinde medrese, kadılık, tarih yazıcılığı, tercüme, şiir ve hat sahalarını birleştiren; Halep, Şam ve Mısır kadılıklarında adalet anlayışıyla tanınan Osmanlı âlimidir.
Pazar Tekkesi ve türbesi
Türkiye · Sefîne-i Evliyâ'ya göre Harîrî (Kazzâz) Muhammed Efendi'nin ilk şeyhi olduğu ve uzun yıllar postnişînlik ettiği tekke; kendisi tekkenin bitişiğindeki türbede medfundur. Vassâf, tekkenin kendi devrindeki şeyhi Gâlib Efendi'den ve onun babası Ahmed Zarîfî Efendi'den nakiller yapar. Metinde tekkenin bulunduğu semt belirtilmediği için konum kesinleştirilememiştir.
Akşemseddin Türbesi, Göynük
Bolu · Türkiye · 863 Rebîülâhirinin sonunda (Şubat 1459) vefat edip defnedildiği yer; türbe vefatından beş yıl kadar sonra yapılmış, sandukası üzerindeki yazı oğlu Mehmed Sâdullah'a aittir. Oğullarından Mehmed Sâdullah ve Nûrullah da burada yatar. Kapı üzerindeki inşa kitâbesi vefat tarihini doğrular.
Amasya
Amasya · Türkiye · Kaynak, doğum yeri ve tarihinin bilinmediğini açıkça söyler; kişiyi yalnız “Nûh bin Şeyh Muhammed Amâsî” nisbesiyle ve “Osmanlılar devrinde Anadolu'da yetişen evliyânın büyüklerinden” ifadesiyle tanıtır. Bu kayıt, nisbesinin gösterdiği ve Kanûnî'nin kendisine haber ve hediye gönderebildiği yerleşik bulunduğu şehir olarak verilmiştir; kaynakta müstakil bir yer tarifi yoktur. Evinin içinde kazdığı küçük mağarada inzivaya çekildiği de aynı metinde anlatılır, ancak evin yeri belirtilmez.
Melâmîlik: Üç Devre, Ortak Bir Tavır
Kassâriyye, Bayrâmî Melâmîliği ve Nûriyye arasındaki devamlılık ve farklar üzerine iki kaynağın birlikte ve kaynak türleri ayrılarak okunmasına dayalı editoryal dosya.
Melâmîliğin Balkanlar'daki İzleri
Makedonya, Kosova ve Bosna'da sohbet, tekke ve halife ağları üzerine iki kaynağın birlikte ve kaynak türleri ayrılarak okunmasına dayalı editoryal dosya.
Melâmetîlikte Kaynak ve Yöntem
Menâkıbnâme, akademik bildiri, belge ve yaşayan hafızayı birlikte değerlendirme üzerine iki kaynağın birlikte ve kaynak türleri ayrılarak okunmasına dayalı editoryal dosya.
Halvet, Erbaîn, Zikir ve Devrân
Şâbânî uygulamalarının anlamı, düzeni ve değişen biçimleri üzerine eserin bütün ilgili bölümlerinden hareketle hazırlanmış özgün editoryal inceleme.
Şâbâniyye'nin Edebiyat ve Musiki Hafızası
Nutuklar, divanlar, ilâhiler, bestekârlar ve hat eserleri üzerine eserin bütün ilgili bölümlerinden hareketle hazırlanmış özgün editoryal inceleme.
Eşrefî ve Rûmî Ayinleri
Kuud, kıyam, devrân ve musiki. Tezden hazırlanmış özgün editoryal inceleme.
Celvetî Zikrinde Devrân Meselesi
Sükûn, sınırlı hareket ve tarih içinde değişen uygulama. Ecvibe ve karşılaştırmalı makaleden hazırlanmış özgün editoryal inceleme.
Halvetî Devranı ve Zikir Meclisi
Kuud, kıyam, ilahi, ritim ve gülbank. Tez ve çevrilen yazma metin karşılaştırılarak hazırlanmış editoryal inceleme.
Semâhâne ve Semâdaki Sembol Haritası
Meydan, post, mutrib ve hareket düzeni. Metin ve görsel kaynaklar birlikte değerlendirilerek hazırlanmış editoryal inceleme.
Cerrâhiyye'de Seyrüsülûk ve Etvâr-ı Seb‘a
Kelime-i tevhid, esmâ ve yedi tavır. Envâr ve Tabakāt metninin ilgili bölümlerinden hazırlanmış kaynaklı inceleme.
Cerrâhî Âsitânesinde Mukabele ve Hizmet Düzeni
Zikir halkası, devran, gülbank ve tekke görevleri. Envâr ve Tabakāt metninin ilgili bölümlerinden hazırlanmış kaynaklı inceleme.
Mevlevî Âyin-i Şerifinin Mûsiki Mimarisi
Mevlevî mukabelesinin tam akışı; icracıları, mekân düzeni, makam ve usûl örgüsü, dört selâmı, terennümleri, sembolik yorumları ve sahne icrasından farklarıyla birlikte.
SÛFİLERİN HAK SÖZÜ GÜZELCE ANLAMALARI
Avârifü’l-Maârif · 2. bölüm · Şeyhimiz Şeyhülislam Ebu’n-Necîb es-Sühreverdî, bize, Zeyd b. Sâbit yoluyla gelen bir hadis-i şerifte, Rasûlullah (a.s) Efendimizin şöyle buyurduğunu nakletti: “Bizden bir hadis iş
SÛFÎ KELİMESİNİN KÖKÜ
Avârifü’l-Maârif · 6. bölüm · Hz. Enes b. Mâlik (r.a) demiştir ki: “Rasûlullah (s.a.v), bir kölenin bile dâvetine gider, merkebe biner ve yün elbise giyerdi.” 31 Sûfîler, bu hadis-i şerife uyarak hem daha yumuş
Sayfalar 2–9
Muzaffer Ozak Külliyatı · SALÂH BILICI KITABEVİ YAYINLARI: 18 ONBİRINCİ DERS MUNDERECAT: Süre-i Kevserin tefsiri, Hazretl Fatime'nin ahlrete Intikali, Hz. Ibrahim'in Hz. Ismalll Allah yolunda kurban etmesi,
Sayfalar 1–8
Muzaffer Ozak Külliyatı · eSSz ELHAC MUZAFFER OZAK İR$ÂD 152 0 3.cilt Salâh Bilici Kitabevi Ali Bilici Büyük Reşitpaşa Cad. Yümni Iş Hanı Giriş KatNo: 24 Vezneciler /ISTANBUL Tel-Fax (0212) 512 87 44 SALAH
Sayfalar 1–10
Muzaffer Ozak Külliyatı · Elhac Muzaffer OZAK colli ZİYNET-UL-KULÜB KALPLERİN ZİYNETİ] Aşık sohbetleri ve evradı şerifeler AYRICA ASKÎ DİVANI SALÂH BİLİCİ KİTABEVİ Ali BİLİCİ Büyük Reşitpaşa Cad. Yümni Işha
Sayfalar 14–20
Muzaffer Ozak Külliyatı · BEtSsü; Ve lekad kerremna beni-Âdeme... El-İsrâ: 70 (Andolsun, biz azim-üş-şân Âdem oğullarını, diğer bütün yarattıklarımızdan üstün kıldık.) sırrına ve tecellisine mazhar olabilsi
Sayfalar 25–32
Muzaffer Ozak Külliyatı · Inkarını libas ile örteceklerini zannederler. Aslında, bu gibi ler insan değil, belki muzır bir hayvandan daha aşağı derekededirler. Böyle olan kişiler; terzinin, berberin, elbisen
Sayfalar 25–32
Muzaffer Ozak Külliyatı · nın belirli bir kaç uzvuna hizmet etmekten ibarettir. Bunlardan ırak olanlar da hakka yakın olurlar. Bununla beraber, bu güruhun yukarıda zikrolunan kal şeyhlerinden daha az zararl
Sayfalar 25–30
Muzaffer Ozak Külliyatı · ner, bunlara sahip bulunanların mevki ve makamlarını, mal ve mülklerini yerinde, hak rizasına uygun ve kelimenin tam mânasıyla iyi kullanabilmeleridir. Bu bakımdan, gururluya karşı
Sayfalar 37–43
Muzaffer Ozak Külliyatı · nur, herhangi bir kimseyi çağırır gibi Yâ Ahmed, Yâ Muhammed diye çağırırsanız bütün hayırlı amellerinizi iptal etmiş olursunuz. Siz, bunun farkına bile varamazsınız. Dikkat ediniz
Sayfalar 42–50
Muzaffer Ozak Külliyatı · Allah celle celâluhu; bu âyet-i celillerle, kâfirlerin cehennemde görecekleri şiddetli âzabı beyan buyurmakta ve diğer bir âyet-i kerimede de: «innâ a'tednâ lil-kâfiriyne selasile
Sayfalar 49–56
Muzaffer Ozak Külliyatı · Birinci tevhid; ehl-i şeriatin ve avamın, tkinci tevhid; ehl-i ilmin ve havassın, Ücüncü tevhid; ehl-i hakikatin yani havassül - havassın tevhidleridir. MÜRŞİD KIMDEN OLUR? Sâlik-i