Ara
Menü

Celâlzâde Sâlih Çelebi

Celâlzâde Sâlih Çelebi (yaklaşık 1494/95-1565), Kanûnî devrinde medrese, kadılık, tarih yazıcılığı, tercüme, şiir ve hat sahalarını birleştiren; Halep, Şam ve Mısır kadılıklarında adalet anlayışıyla tanınan Osmanlı âlimidir.

Doğum
1495
Vefat
1565
Unvan
Osmanlı âlimi, müderris, kadı, tarihçi, şair ve mütercim
Temalar
Vulçıtrın, Edirne, İstanbul, Halep, Şam, Mısır, Eyüp, medrese, kadılık, tarih, tercüme, şiir, hat

Kimliği ve ailesi

Celâlzâde Sâlih Çelebi, Osmanlı tarihçisi ve nişancısı Koca Nişancı Celâlzâde Mustafa Çelebi’nin kardeşidir. Babaları Kadı Celâleddin’in görevi sırasında 900/1494-95 yılı dolaylarında Vulçıtrın’da doğdu. Aynı aileden ve aynı yüzyılda yaşamış iki Celâlzâde’nin eserleri zaman zaman birbirine karıştırıldığı için Sâlih Çelebi’nin medrese, kadılık ve tercüme çizgisi; Mustafa Çelebi’nin nişancılık ve bürokrasi çizgisinden ayrı okunmalıdır.

Tahsili, Kemalpaşazâde ve Şeyh Hamdullah

Tahsilini tamamladıktan sonra Kemalpaşazâde’nin ders halkasına katıldı; onun tarih ve fıkıh sahasındaki bazı eserlerini temize çekti. Bu çalışma yalnız bir istinsah faaliyeti değildi: genç Sâlih Çelebi’nin tarih yazımını, hukuk dilini ve metin kurma disiplinini yakından öğrenmesini sağladı. Hat sanatını ise Osmanlı hat ekolünün büyük ismi Şeyh Hamdullah’tan meşk etti.

Mülâzemet ve Edirne Saraciye Medresesi

Kanûnî Sultan Süleyman’ın 1520’de tahta çıkışı sırasında ulemâya seçkin talebelerini mülâzım verme hakkı tanındı. Sâlih Çelebi, Kemalpaşazâde’den ayrılıp padişahın hocası Hayreddin Efendi’nin talebeleri arasından mülâzım oldu. Çağdaşları bu tercihi eleştirmiş olmakla birlikte, onun resmî ilmiye kariyeri böyle başladı ve yirmi beş akçe yevmiye ile Edirne Saraciye Medresesi’ne müderris tayin edildi.

Sefer tarihleri ve ilk tarihçilik dönemi

Edirne’de bulunduğu yıllarda Kanûnî’nin Belgrad, Rodos ve Budin seferlerini yazdı. Bu metinler daha sonra farklı adlarla ve müstakil yazmalar halinde dolaşıma girdi. Belgrad Fetihnâmesi, Rodos Kal‘ası Fetihnâmesi, Târîh-i Budin ve Mohaçnâme diye tanınan nüshalar, geniş Târîh-i Sultân Süleymân tertibinin parçaları veya farklı istinsahlarıdır. Eser Kanûnî’nin cülûsundan 1528’e kadar uzanan siyasî ve askerî olayları içerir.

İstanbul medreseleri ve Sahn-ı Semân

Vezîriâzam İbrâhim Paşa’nın faaliyetleri için yazdığı manzumeler beğenilince İstanbul Murad Paşa Medresesi’ne geçti. Uzun bir müderrislik döneminden sonra 1535’te Divanyolu’ndaki Atik Ali Paşa Medresesi’ne, Ayas Paşa için yazdığı kasidelerin ardından 1536’da Sahn-ı Semân’a tayin edildi. 1542’de Edirne Sultan Bayezid Medresesi müderrisliğiyle ilmiye basamaklarındaki yükselişini sürdürdü.

Fîrûz Şah tercümesi

Sahn-ı Semân müderrisi iken Kanûnî’nin isteğiyle Kıssa-i Behmen Şâh b. Fîrûz Şâhı Farsça’dan Türkçe’ye çevirdi. Sekiz ciltlik tercümenin her cildinin sonunda tamamlanma tarihini ve çalışma süresini kaydetmesi, onun telif ve tercüme disiplinini göstermesi bakımından dikkat çekicidir. Eserin parçaları İstanbul Üniversitesi, Atatürk Kitaplığı ve Topkapı Sarayı Müzesi Kütüphanesi’nde korunmaktadır.

Halep kadılığı ve Mısır evkafı teftişi

Talebe yetiştirmeyi ve müderrisliği sevmesine rağmen 1544’te Halep kadılığına gönderildi. İki ay sonra Mısır Beylerbeyi Hadım Dâvud Paşa hakkındaki iddiaları araştırmak ve Mısır’daki vakıfları teftiş etmekle görevlendirildi. Zor ve siyasî bakımdan hassas bu görevi kısa sürede tamamlayıp İstanbul’a döndü. Halep kadılığı yeniden teklif edildiğinde kabul etmedi ve 1546’da İstanbul Beyazıt Medresesi’ne tayin edildi.

Şam ve Mısır kadılıkları

Beyazıt Medresesi’ndeki görevi kısa sürdü; yeniden kadılık mesleğine geçerek önce Şam, ardından Mısır kadısı oldu. Kaynaklar onun Halep, Şam ve Mısır’da zorbalığı önlemeye, mazlumları korumaya ve merkeze gönderdiği tayin tekliflerinde liyakati gözetmeye çalıştığını kaydeder. Yaklaşık üç yıl süren bu devrenin ardından 1550’de emekliye ayrıldı.

Târîh-i Mısır

Mısır evkafını teftiş ettiği 1544’te başladığı Târîh-i Mısırı İstanbul’a dönüşünden sonra tamamladı. Süyûtî, Makrîzî ve başka Arap müelliflerinden yararlanarak kâinatın yaratılışından 953/1546 yılına kadar Mısır tarihini ele aldı. Memlük ve Osmanlı dönemleri, imar faaliyetleri, coğrafya ve yer yer menkıbeler eserin ana malzemesini oluşturur. Çok sayıdaki yazma nüsha, eserin uzun süre okunduğunu gösterir.

Eyüp yılları ve Cevâmiu’l-hikâyât

Emeklilikten sonra Eyüp Nişancası’nda, ağabeyi Mustafa Çelebi’nin yaptırdığı caminin yakınındaki evinde yaşadı. Şehzade Bayezid’in isteğiyle Avfî’nin tarih, ahlâk ve hikâye malzemesini bir araya getiren Cevâmiu’l-hikâyât ve levâmiu’r-rivâyâtını Farsça’dan Türkçe’ye çevirdi. Üç büyük ciltten oluşan tercümenin nüshaları Süleymaniye, Topkapı Sarayı, Nuruosmaniye ve Millet kütüphanelerindedir. Şehzade Bayezid’in desteğiyle 1558’de Eyüp Medresesi müderrisliğine getirildi.

Şiiri, divanı ve Leylâ vü Mecnûn

“Sâlih” ve “Salâhî” mahlaslarıyla Türkçe, Arapça ve Farsça şiirler yazdı. Gözleri görmez olduktan sonra hafızasında kalan manzumeleri söyleyerek divanını tertip ettirdi. Divanın sonunda yer alan seksen beyitlik Dürer-i Nesâyih nasihatnâme niteliğindedir. Küçük yaşta kaybettiği oğlunun acısıyla yazdığı Leylâ vü Mecnûn ise şahsî yasını klasik mesnevi diliyle birleştirir.

İlmî hâşiyeleri ve yarım kalan çalışmaları

Tarih ve edebiyatın yanında fıkıh, kelâm, belâgat ve gramerle de meşgul oldu. Miftâhu’l-ulûm, el-Mevâkıf, el-Vikāye şerhleri ve Islâhu’l-Îzâh üzerine hâşiyeler yazdı. Gözlerindeki rahatsızlık sebebiyle temize çekemediği başka müsveddelerinin bulunduğu hem kendi ifadelerinden hem Atâyî’nin kaydından anlaşılır.

Son yılları, vefatı ve kabri

1561 dolaylarında gözlerine perde inince müderrislikten ayrıldı. Rebiülevvel 973/Eylül-Ekim 1565’te vefat etti ve Eyüp’te ağabeyi Mustafa Çelebi’nin yaptırdığı Nişancı Camii hazîresine defnedildi. Mezar taşındaki manzum kitâbeyi ağabeyi yazdı. Sâlih Çelebi’nin ardında bıraktığı eserler, Kanûnî devrinin medrese, mahkeme, tarih yazıcılığı, tercüme ve şiir dünyalarını aynı şahsiyette buluşturur.

COĞRAFÎ HAFIZA16 coğrafî bağlantıMekân kayıtlarına git →
Koordinatlı mekânŞehir düzeyi16 nokta · 0 kesin koordinat. Kümeye tıklayarak yaklaşın; tek noktadan mekân dosyasını açın.

Ağ ve yol

Menkıbeler

İlk 6 kayıt gösteriliyor

GELENEK İÇİ ANLATI

Vefasızlık sayılan mülâzemet

Kemalpaşazâde'yi bırakıp padişah hocasının halkasına geçmesi.

Tam anlatıyı okuAnlatıyı daralt
Menâkıbnâme’de tam metni aç

1520'de cülûs münasebetiyle ulemâya mülâzım verme hakkı tanındığında, Kanûnî'nin hocası Hayreddin Efendi'nin yeterli sayıda talebesi yoktu. Sâlih Çelebi Kemalpaşazâde'den ayrılarak onun talebeleri arasında mülâzım oldu.

Çerçeve. Kınalızâde bu hareketin vefasızlık sayılarak tenkit edildiğini kaydeder. Menkıbe değil, çağdaş bir tezkirecinin ahlâkî hükmüdür; kartta o yüzden ham hâliyle bırakılmıştır.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Kınalızâde, Tezkire, I, 548.
GELENEK İÇİ ANLATI

Kaside ile terfi

İbrâhim Paşa ve Ayas Paşa'ya sunulan manzumelerin karşılığı.

Tam anlatıyı okuAnlatıyı daralt
Menâkıbnâme’de tam metni aç

Edirne'de müderrisken Vezîriâzam İbrâhim Paşa'nın faaliyetleri hakkında yazdığı ve muhtemelen ağabeyi Mustafa Çelebi vasıtasıyla paşaya sunduğu manzumeleri çok beğenildi; görevi İstanbul Murad Paşa Medresesi'ne nakledildi.

Yıllar sonra aynı şey tekrarlandı: Vezîriâzam Ayas Paşa'ya yazdığı kasideleri beğenilince Sahn-ı Semân müderrisliğine getirildi (1536).

Çerçeve. XVI. yüzyıl ilmiye kariyerinde edebî kabiliyetin nasıl işlediğini gösteren somut iki kayıt.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Celâlzâde Sâlih Çelebi”, c. 7, s. 262-264.
GELENEK İÇİ ANLATI

Mısır teftişi

Beylerbeyi hakkındaki ithamları araştırma görevi.

Tam anlatıyı okuAnlatıyı daralt
Menâkıbnâme’de tam metni aç

Halep kadısı olduktan iki ay sonra Mısır Beylerbeyi Hadım Dâvud Paşa hakkındaki ithamları araştırmak ve Mısır evkafını teftiş etmekle görevlendirildi; kaynak bu zor işi kısa zamanda tamamlayarak İstanbul'a döndüğünü yazar.

Çerçeve. Bu teftişten çıkan malzeme boşa gitmedi: Târîh-i Mısır'a 1544'te bu görev sırasında başladı ve 1547'de İstanbul'a döndüğünde bitirdi.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Celâlzâde Sâlih Çelebi”, c. 7, s. 262-264.
GELENEK İÇİ ANLATI

Reddedilen kadılık

İkinci kez teklif edilen Halep görevini kabul etmemesi.

Tam anlatıyı okuAnlatıyı daralt
Menâkıbnâme’de tam metni aç

Mısır teftişinden döndüğünde Halep kadılığı yeniden kendisine verilmek istendi; kabul etmediğinden İstanbul Beyazıt Medresesi müderrisliğine tayin edildi (1546).

Çerçeve. Kaynak sebebini de söyler: ilme ve talebe yetiştirmeye olan hevesi sebebiyle daima müderrisliği tercih etmiştir. Buna rağmen ardından Şam ve Mısır kadılıklarını kabul edecektir.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Celâlzâde Sâlih Çelebi”, c. 7, s. 262-264.
GELENEK İÇİ ANLATI

Gözler görmez olunca dikte edilen divan

Hafızada kalan şiirlerin son yıllarda toplanması.

Tam anlatıyı okuAnlatıyı daralt
Menâkıbnâme’de tam metni aç

Divanı, hayatının sonlarına doğru gözlerine perde indikten sonra hatırında kalan manzumelerini dikte ettirmek suretiyle meydana gelmiştir.

Aynı sebeple temize çekemediği, müsvedde hâlinde kalmış başka çalışmaları da olduğu gerek kendisi gerekse Atâî tarafından ifade edilir.

Çerçeve. Gençliğinde Kemalpaşazâde'nin eserlerini temize çeken kişi, sonunda kendi eserlerini temize çekemeden ölmüştür.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Celâlzâde Sâlih Çelebi”, c. 7, s. 262-264.
GELENEK İÇİ ANLATI

Kardeşinin yazdığı mezar taşı

Nişancı Camii hazîresindeki manzum kitâbe.

Tam anlatıyı okuAnlatıyı daralt
Menâkıbnâme’de tam metni aç

Vefatında Eyüp'te ağabeyinin yaptırdığı Nişancı Camii hazîresine defnedildi. Manzum mezar taşı kitâbesi Mustafa Çelebi'ye aittir.

Çerçeve. Son yıllarını da aynı caminin yakınındaki evinde geçirmişti. İki kardeşin hayatı — biri nişancı, biri âlim — Eyüp Nişancası'nda birleşir.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Celâlzâde Sâlih Çelebi”, c. 7, s. 262-264.

Eserleri ve metinleri

İlk 6 kayıt gösteriliyor

TARİHÎ KAYIT

Târîh-i Sultân Süleymân

Cülûstan 935/1528'e kadar Kanûnî devri.

Metni gösterMetni daralt

Bilinen tek nüshası Leipzig Stadtbibliothek'te bulunan eser, Kanûnî'nin cülûsundan 935 (1528) yılına kadarki olayları içine alır.

F. Tauer'e göre mukaddimeden sonra 7b-194a varakları arasında cülûs, Canbirdi Gazâlî isyanı, Belgrad Seferi, Rodos Seferi, Mısır'daki olaylar, Mohaç Muharebesi ve Anadolu'daki isyanlar konu edilir; 197. varağa kadar padişahın Vize taraflarına ava gidişi anlatılarak eser biter.

Hüseyin G. Yurdaydın, bazı kısımlarının müstakil yazma nüshalar hâlinde çeşitli kütüphanelerde bulunduğunu ve bunların çoğunun ayrı eser değil aynı eserin istinsahları olduğunu gösterir. Târîh-i Budin (TSMK, Revan, nr. 1280, Ağustos 1530, müellif nüshası), Târîh-i Üngürûs (TSMK, III. Ahmed, nr. 3096), Mohaçnâme (İÜ Ktp., TY, nr. 1285) bunlardandır.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Leipzig Stadtbibliothek, nr. 288.
TARİHÎ KAYIT

Târîh-i Mısır

Yaratılıştan 953/1546'ya Mısır tarihi.

Metni gösterMetni daralt

Süyûtî, İbn Makrîzî ve Melik İsmâil gibi Arap müelliflerinin eserlerinden faydalanarak kaleme aldı. Mısır evkafını teftişle görevlendirildiği 1544'te başladı, 1547'de İstanbul'a döndüğünde bitirdi.

Eserde kâinatın yaratılışından 953'e (1546) kadar bütünüyle Mısır tarihi, belli başlı olaylar, imar faaliyetleri ve özellikle Memlükler ve Osmanlılar zamanında Mısır'ın tarih ve coğrafyasıyer yer menkıbeler de eklenerek — anlatılır.

İstanbul Üniversitesi, Topkapı Sarayı Müzesi ve Süleymaniye kütüphanelerinde çeşitli nüshaları vardır; eser İspanyolcaya da tercüme edilmiştir.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Celâlzâde Sâlih Çelebi”, c. 7, s. 262-264.
TARİHÎ KAYIT

Kıssa-i Behmen Şâh b. Fîrûz Şâh

Kanûnî için yapılan sekiz ciltlik tercüme.

Metni gösterMetni daralt

1536'da Sahn-ı Semân müderrisi olduktan sonra Kanûnî'nin isteği üzerine Farsçadan tercümesine başladığı bu eser sekiz cilttir.

Sâlih Çelebi her cildin sonunda o cildi hangi tarihte ve ne kadar zamanda tamamladığını belirtmiştir — tercüme hızını kendi eliyle kaydeden nadir müelliflerdendir.

İÜ Kütüphanesi'nde beş, Atatürk Kitaplığı'nda üç cildi (bazılarının baş tarafı eksik), IV. cildi TSMK'de (Revan, nr. 1485) bulunur. Tercümenin zamanında çok beğenildiği kaynaklarda belirtilir.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Celâlzâde Sâlih Çelebi”, c. 7, s. 262-264.
TARİHÎ KAYIT

Tercüme-i Cevâmiu'l-hikâyât

Şehzade Bayezid için Avfî'den üç ciltlik çeviri.

Metni gösterMetni daralt

Cemâleddin Muhammed Avfî'nin aslı Farsça olan Cevâmiu'l-hikâyât ve levâmiu'r-rivâyât'ını Kanûnî'nin oğlu Şehzade Bayezid'in isteği üzerine tercüme etti.

Tarih ve ahlâka dair olan eserde yer yer konulara uygun hikâyeler de anlatılır. Üç büyük ciltten meydana gelir; Süleymaniye, TSMK (Revan, nr. 1086), Nuruosmaniye ve Millet kütüphanelerinde nüshaları vardır.

Bu tercümenin karşılığı olarak şehzade, emekli maaşına denk bir ücretle Eyüp Medresesi müderrisliğinin ona verilmesini sağladı (1558).

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Süleymaniye Ktp., Hekimoğlu Ali Paşa, nr. 603.
TARİHÎ KAYIT

Divan

“Sâlih” ve “Salâhî” mahlaslı üç dilde şiirler.

Metni gösterMetni daralt

“Sâlih” ve “Salâhî” mahlaslarıyla Arapça, Farsça ve Türkçe şiirler yazmıştır. Divanı gözlerine perde indikten sonra hatırında kalan manzumeleri dikte ettirmek suretiyle meydana gelmiştir.

Tezhipli ve ta'lik hatla yazılmış güzel bir nüshası Nuruosmaniye Kütüphanesi'ndedir (nr. 3846).

Sonunda “Dürer-i Nesâyih” adlı seksen beyitlik bir nasihatnâme ile küçük yaşta kaybettiği oğlunun acısıyla kaleme aldığı “Leylâ vü Mecnun” adlı manzume yer alır.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Nuruosmaniye Ktp., nr. 3846.
TARİHÎ KAYIT

Şerh ve hâşiyeleri

Belâgat, kelâm ve fıkıh metinlerine katkıları.

Metni gösterMetni daralt

Tarih ve edebiyat dışında Miftâhu'l-ulûm, el-Mevâkıf ve el-Vikāye şerhlerine, ayrıca Islâhu'l-Îzâh'a hâşiyeleri bulunmaktadır.

Sırasıyla belâgat, kelâm, Hanefî fıkhı ve belâgat sahalarına ait bu metinler, medrese müfredatının omurgasıdır — eserleri onun “çok yönlü müellif” nitelemesini karşılar.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: İ. H. Uzunçarşılı, TTK Belleten, XXII/87, s. 437-438.

Kavram dünyası

İlk 4 kayıt gösteriliyor

TARİHÎ KAYIT

Mülâzemet

Müderrisliğe giden resmî bekleme sırası.

Metni gösterMetni daralt

Osmanlı ilmiyesinde mülâzemet, bir âlimin dânişmendleri arasından ileri gelenlerin müderrislik sırasına yazılmasıdır; cülûs gibi vesilelerle ulemâya belli sayıda mülâzım verme hakkı tanınırdı.

Sâlih Çelebi'nin kariyeri tam bu mekanizmayla başladı — ve hangi hocanın halkasında mülâzım olunacağı meselesi, hakkındaki en sert tenkidin de sebebi oldu.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Celâlzâde Sâlih Çelebi”, c. 7, s. 262-264.
TARİHÎ KAYIT

Sahn-ı Semân

Fâtih külliyesinin sekiz medresesi.

Metni gösterMetni daralt

Sahn-ı Semân, Fâtih Sultan Mehmed'in İstanbul'da kurduğu sekiz medreseden oluşan ve Osmanlı ilmiye hiyerarşisinin zirvesini teşkil eden yapıdır.

Sâlih Çelebi 1536'da buraya müderris oldu; hemen ardından Kanûnî'nin isteğiyle Fîrûz Şah hikâyelerini Farsçadan Türkçeye tercüme edip padişaha takdim etti.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Celâlzâde Sâlih Çelebi”, c. 7, s. 262-264.
TARİHÎ KAYIT

Gazavâtnâme

Sefer ve fetih anlatısı türü.

Metni gösterMetni daralt

Gazavâtnâme, bir padişah veya kumandanın seferlerini edebî bir üslûpla anlatan tarih türüdür; Osmanlı tarih yazıcılığının en yaygın biçimlerinden biridir.

Sâlih Çelebi'nin Belgrad, Rodos ve Budin seferlerine dair yazdıkları bu türe girer. Yurdaydın, ayrı eser gibi görünen Târîh-i Budin, Mohaçnâme ve Rodos Kal'ası Fetihnâmesi'nin aslında Târîh-i Sultân Süleymân'ın muhtelif kısımlarının müstakil istinsahları olduğunu belirtir.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Agâh Sırrı Levend, Gazavatnâmeler, s. 379.
TARİHÎ KAYIT

Evkaf teftişi

Vakıf gelirlerinin merkezden denetimi.

Metni gösterMetni daralt

Vakıfların gelir ve harcamalarının merkez adına denetlenmesi, taşrada güvenilir bir ilmiye mensubuna verilen ağır görevlerdendi.

Sâlih Çelebi 1544'te Mısır evkafını teftişle görevlendirildi. Kaynak, merkeze sunduğu tayin tekliflerinde çok titiz ve dürüst davrandığının o bölgelerin Arap tarihçilerince de kaydedildiğini belirtir.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Celâlzâde Sâlih Çelebi”, c. 7, s. 262-264.

Şeyh, halife, aile ve post ağı

AİLE BAĞIKoca Nişancı Celâlzâde Mustafa BegTasavvufî aktarım ve irşad bağlantısı

Tekke, türbe ve irşad coğrafyası

Vushtrri · KosovaVulçıtrınBabasının kadılığı sırasında, 900 (1494-95) yılı civarında doğduğu kasaba.İstanbul · TürkiyeNişancı Camii Hazîresi, EyüpAğabeyi Nişancı Mustafa Çelebi'nin yaptırdığı caminin hazîresinde medfundur; manzum mezar taşı kitâbesi de ağabeyine aittir. Son yıllarını bu caminin yakınındaki evinde geçirmişti.İstanbul · TürkiyeSahn-ı Semân (Fâtih Külliyesi)1536'da müderris olduğu, Osmanlı ilmiye hiyerarşisinin zirvesindeki sekiz medrese; burada Kanûnî'nin isteğiyle Fîrûz Şah hikâyelerini tercüme etti.Edirne · TürkiyeEdirne (Saraciye ve Beyazıt medreseleri)Müderrislik hayatına 1520'de Saraciye Medresesi'nde başladı; 1542'de Beyazıt Medresesi müderrisi oldu. Kanûnî'nin Belgrad, Rodos ve Budin seferlerine dair eserini burada kaleme aldı.Halep · SuriyeHalep1544'te kadı tayin edildiği şehir; iki ay sonra Mısır teftişiyle görevlendirildi, dönüşünde aynı görev yeniden teklif edildiyse de kabul etmedi.Kahire · MısırKahireEvkaf teftişi (1544-1547) ve ardından üç yıl kadar süren Mısır kadılığının merkezi; Târîh-i Mısır bu görevler sırasında yazıldı.Dımaşk · SuriyeŞam (Dımaşk)Mısır kadılığından önce görev yaptığı şehir; kaynaklar burada da zorbalığı önlediğini ve mazlumları himaye ettiğini kaydeder.İstanbul · TürkiyeMurad Paşa ve Atik Ali Paşa medreseleriİbrâhim Paşa'ya sunulan manzumeler sonrası nakledildiği Murad Paşa Medresesi ile 1535'te 40 akçe ile geçtiği Divanyolu'ndaki Atik Ali Paşa Medresesi.