Ara
Menü

Bandırmalızâde Mustafa Hâşim Baba

Üsküdarlı Mustafa Hâşim Baba, Celvetî şeyhi Yûsuf Nizâmeddin Efendi’nin oğludur. Celvetî terbiyesinin yanında Kaygusuz Abdal Tekkesi çevresinde Bektaşîlikle ve Bayramî-Melâmî yorumlarla ilişki kurmuş; ölümünden sonra Hâşimiyye adı verilen kol ona nispet edilmiştir.

Vefat
1783
Unvan
Celvetî-Hâşimî pîri, Bektaşî ve Melâmî çevreleriyle irtibatlı mutasavvıf şair

Üsküdar ve aile çevresi

Üsküdar İnâdiye’deki Bandırmalızâde Tekkesi şeyhi Yûsuf Nizâmeddin Efendi’nin oğludur. Bazı kaynaklarda adı Mehmed Hâşim geçse de kendi eserleri doğru adın Mustafa Hâşim olduğunu gösterir. Celvetî âdâb ve erkânı içinde yetişti.

Bektaşî çevresi

Mısır Kasrülayn’daki Kaygusuz Abdal Bektaşî Tekkesi şeyhi Hasan Baba’ya bağlandı; Hacıbektaş Âsitânesi’nde yaklaşık dört yıl kaldığı ve bir süre dedebabalık makamına vekâlet ettiği nakledilir. Bu görev ve icazetin kapsamı Bektaşî çevrelerinde tartışılmıştır.

Çoklu nispet ve Hâşimiyye

Celvetîlik, Bektaşîlik ve Bayramî Melâmîliğiyle irtibatı onu tek bir çizgiye indirgenemeyen bir şahsiyet hâline getirir. Hâşimiyye, onun vefatından sonra bağlılarının verdiği ad olarak belirginleşmiş; Bandırmalızâde Tekkesi kolun âsitânesi sayılmıştır.

Gerilim ve vefat

Çoklu nispetleri sebebiyle hem Celvetî hem Bektaşî çevrelerinde itirazlarla karşılaştı. 1783’te vefat etti. Cenazesinin Hüdâyî Dergâhına kabul edilmediği ve namazının alt kapı önünde kılındığı rivayeti, dönem içi tarikat sınırı gerilimini gösteren gelenek kaydı olarak değerlendirilir.

Eserleri ve şiiri

Dîvânı ve mensur Vâridâtı; tevhid, seyr ü sülûk, on iki imam, cefr ve ebced gibi geniş bir kavram alanını taşır. Şiir ve mensur metinleri, her nispetin hangi bağlamda konuştuğu ayrılarak okunmalıdır.

Bağlantılı dosya

Dîvân ve kaynak ilişkilerini ayrıntılı oku →

Celvetiyye on üç terkli tâc-ı şerifi
BAĞLI YOLUN MADDÎ HAFIZASICelvetiyye on üç terkli tâc-ı şerifi

On üç terkli Celvetî tâcı. Kubbe merkezindeki düğme, Cüneydî destar ve üstten sarkan taylasanla tanımlanır.

Ağ ve yol

Menkıbeler

İlk 1 kayıt gösteriliyor

MENKIBE · GELENEK İÇİ

Cenazenin Hüdâyî Dergâhına kabul edilmemesi

Hâşim Baba’nın Celvetî ve Bektaşî çevreleri arasındaki tartışmalı konumu, cenazesinin Hüdâyî Dergâhı’na kabul edilmemesi etrafında aktarılan hâtırada görünür hâle gelir.

Tam anlatıyı okuAnlatıyı daralt
Menâkıbnâme’de tam metni aç

Hâşim Baba, Celvetî bir ailede yetişmiş; daha sonra Bektaşîliğe intisap ederek Hacıbektaş’ta bulunmuştu. İncelenen çalışma, onun iki yolun erkânını bir arada yorumlama teşebbüsünün hem Bektaşî hem de Celvetî çevrelerde bütünüyle kabul görmediğini belirtir. Yaklaşık yarım asırlık irşad hayatına rağmen ölümünden sonra yaşanan cenaze hadisesi bu gerilimin en belirgin hâtırası olarak nakledilir.

Rivayete göre Hâşim Baba’nın cenazesi, defnedilmek üzere Üsküdar’daki Aziz Mahmud Hüdâyî Dergâhı’na getirildi. Fakat dergâhın postnişini Büyük Rûşen Efendi cenazeyi içeri kabul etmedi. Bunun üzerine cenaze namazı dergâhın alt kapısı önünde kılındı; Hâşim Baba, Cennet Efendi hazîresine defnedildi.

Çalışma, yalnız Hüdâyî Dergâhı çevresinin değil, Nâsûhî mensupları dâhil başka tekke çevrelerinin de Hâşim Baba’ya mesafeli kaldığını kaydeder. Bu anlatı, cenaze ve defin yerini açıklayan biyografik bir kayıt olmakla birlikte, tarafların tavrını yorumlayan bölümü dönem içi tarikat aidiyeti tartışmalarının hafızası olarak okunmalıdır.

Bu anlatı gelenek hafızasına aittir; doğrulanabilir tarihî olayla aynı kesinlikte sunulmaz. Kaynak: Hâşim Baba Dîvânı Üzerine Bir İnceleme.

Eserleri ve metinleri

İlk 1 kayıt gösteriliyor

TARİHÎ KAYIT

Vâridât-ı Mensûre

Hâşim Baba’nın sülûk, tevhid, on iki imam, cefr ve ebced çevresindeki düşüncelerini şiir dışındaki mensur biçimde taşır.

Metni gösterMetni daralt

Hâşim Baba’nın sülûk, tevhid, on iki imam, cefr ve ebced çevresindeki düşüncelerini şiir dışındaki mensur biçimde taşır.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Hâşim Baba Dîvânı Üzerine Bir İnceleme.