Ara
Menü

Şeyh Safiyyüddin-i Erdebîlî

Şeyh Safiyyüddîn-i Erdebîlî (650/1252 – 12 Muharrem 735/12 Eylül 1334, Erdebil); Safeviyye'nin pîri . İbrâhim Zâhid-i Geylânî'nin damadı ve halifesi; iki asır sonra kurulacak Safevî Devleti onun soyundan çıkmıştır. Kaynaklar onun Ehl-i sünnet inancına sahip olduğunu açıkça gösterir.

Doğum
1252
Vefat
1334
Unvan
Safeviyye tarikatının pîri ve Erdebîl şeyhi

Erdebil'de bir çocukluk

650 (1252) yılında Erdebil'de doğdu. Soyunun Arap, Türk, Fars ya da Kürt olduğu yolunda değişik görüşler ileri sürülmüştür.

Hayatına dair en geniş bilgi, vefatından yirmi dört yıl sonra oğlu Sadreddîn-i Erdebîlî'nin İbn Bezzâz'a hazırlattığı Safvetü's-safâ (Mevâhibü's-seniyye fî menâkıbi's-Safeviyye) adlı eserde bulunmaktadır.

Safiyyüddin altı yaşında iken babasını kaybetti. Kaynaklarda öğrenimi ve hocalarıyla ilgili bilgi bulunmamakla birlikte Türkçe, Arapça, Farsça, Moğolca ve Gîlân dilini bildiğinin belirtilmesi iyi bir öğrenim gördüğünü göstermektedir.

Şîraz'a giden yol

Genç yaşında tasavvuf eğitimi almak için arayış içine girdi. Erdebil'de uzun süre kendi meşrebine uygun bir şeyh bulamayınca Şîraz'da yaşadığını duyduğu Necîbüddin b. Büzgaş'ın yanına gitmeye karar verdi, ancak Şîraz'a gittiğinde şeyhin vefat ettiğini öğrendi.

Burada Necîbüddin'in yerine geçen oğlu Şeyh Zahîrüddin Abdurrahman, Şeyh Sa'dî-i Şîrâzî, Mevlânâ Radıyyüddin el-Mâlikî, Rükneddin el-Mâlikî, Şeyh Rükneddin Beyzâvî ve Emîr Abdullah Farsî gibi âlim ve mutasavvıflarla görüştü. Mevlânâ Radıyyüddin el-Mâlikî'nin tefsir derslerine katılarak icâzet aldı.

Emîr Abdullah Farsî'nin tavsiyesi üzerine Geylân bölgesinde faaliyet gösteren Şeyh İbrâhim Zâhid-i Geylânî'nin yanına gitti.

Halifelik ve Erdebil dergâhı

Zâhidiyye tarikatının kurucusu sayılan İbrâhim Zâhid-i Geylânî'nin yanında seyrüsülûkünü tamamlayıp icâzet alan Safiyyüddin şeyhinin kızı Bîbî Fâtıma ile evlendi. İbrâhim Zâhid, Şîraz'da faaliyet gösterdiği sırada onu irşad göreviyle Merâga'ya gönderdi. Daha sonra Erdebil'de yaptırılan büyük dergâha halife olarak tayin etti.

Erdebil'deki tekkede faaliyetlerini sürdüren Şeyh Safiyyüddin'in henüz İbrâhim Zâhid-i Geylânî hayatta iken ünü geniş bir çevreye yayılmış, İlhanlı yöneticilerinin büyük güvenini kazanmıştı.

Yayılma

Faaliyetlerini Erdebil dışında da sürdüren Şeyh Safiyyüddin müridleriyle birlikte Deştikıpçak ve Kırım gibi bölgelere gidip halkı irşada çalıştı.

Azerbaycan, Gîlân, Taberistan (Mâzenderan), Horasan, Buhara, Türkmenistan, Türkistan, Karahıtay, Çin Türkistanı, Hindistan, Serendib (Seylan), İran, Irak, Suriye, Lübnan, Hicaz, Anadolu ve Rumeli bölgelerinde bulunan birçok şehirden binlerce mürid edindi.

Vefatı

Ömrünün son yıllarında hacca giden Safiyyüddin 12 Muharrem 735 (12 Eylül 1334) tarihinde Erdebil'de vefat etti ve dergâhının avlusuna defnedildi. Vasiyeti gereği yerine oğlu ve halifesi Sadreddin Mûsâ geçti. Sadreddin Mûsâ tarafından yaptırılan türbesi Safevî sanatının en görkemli eserlerinden biridir.

Lemezât-ı Hulviyye'de ölümüyle ilgili olarak kaydedilen 760 (1359) tarihi doğru değildir.

COĞRAFÎ HAFIZA8 coğrafî bağlantıMekân kayıtlarına git →
Koordinatlı mekânŞehir düzeyi8 nokta · 0 kesin koordinat. Kümeye tıklayarak yaklaşın; tek noktadan mekân dosyasını açın.

Ağ ve yol

Hayatından kayıtlar

İlk 5 kayıt gösteriliyor

BİYOGRAFİK KAYIT

“Sizin askerleriniz de bizim müridimizdir”

Emîr Çoban'a verilen cevap.

Metni gösterMetni daralt

İlhanlı hükümdarlarından Ebû Said Bahadır Han ile Melikü'l-ümerâ Emîr Çoban b. Melik de şeyhin müridleri arasına katılmıştı.

Bir gün Emîr Çoban'ın Şeyh Safiyyüddin'e, “Bizim askerlerimiz mi çok yoksa senin müridlerin mi?” diye sorduğu, şeyhin de ona, “Sizin askerleriniz de bizim müridimizdir” şeklinde cevap verdiği kaydedilmektedir.

Çerçeve. Cevap iki türlü okunabilir: bir nezaket inceliği olarak veya bir güç beyanı olarak. Soruyu soran, İlhanlı Devleti'nin fiilî hâkimi olan emîrdir. İki asır sonra aynı dergâhın müridlerinden bir ordu çıkacak ve Safevî Devleti kurulacaktır; cevabın ağırlığı sonradan bakınca daha da artar.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Safiyyüddîn-i Erdebîlî”, c. 35.
BİYOGRAFİK KAYIT

Ulaşamadığı şeyh

Şîraz'a varınca öğrenilen ölüm.

Metni gösterMetni daralt

Erdebil'de uzun süre kendi meşrebine uygun bir şeyh bulamayınca Şîraz'da yaşadığını duyduğu Necîbüddin b. Büzgaş'ın yanına gitmeye karar verdi, ancak Şîraz'a gittiğinde şeyhin vefat ettiğini öğrendi.

Çerçeve. Necîbüddin b. Büzgaş, Şehâbeddin es-Sühreverdî'nin en önemli müridlerinden ve Büzgaşiyye kolunun kurucusudur. Erdebil'den Şîraz'a yapılan bu uzun yolculuk boşa gitmiş görünse de sonuçları büyüktür: orada tanıştığı Emîr Abdullah Farsî onu İbrâhim Zâhid-i Geylânî'ye yönlendirecektir. Yani Safeviyye, ulaşılamamış bir şeyhin peşinden çıkılan bir yolculuğun yan sonucudur.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Safiyyüddîn-i Erdebîlî”, c. 35.
BİYOGRAFİK KAYIT

Vezirin oğluna yazdığı mektup

İlhanlı himayesinin belgesi.

Metni gösterMetni daralt

Mektûbât-ı Reşîdüddîn'de belirtildiğine göre Erdebil'deki dergâh 697'de (1298) şehrin mânevî hayatında önemli bir yer tutmakta, Safiyyüddin'in faaliyetleri İlhanlı Hükümdarı Gāzân Han ile veziri tarafından desteklenmekteydi.

Vezir Reşîdüddin Fazlullāh-ı Hemedânî, Erdebil valisi olan oğlu Mîr Ahmed'e yolladığı mektupta şeyhe hürmet göstermesini ve sağlığı ile yakından ilgilenmesini istemişti.

Çerçeve. Reşîdüddin Fazlullah, Câmiu't-tevârîh müellifi ve İlhanlı devletinin en meşhur veziridir; onun mektubu, şeyhin nüfuzunu menkıbeye değil arşive dayandıran nâdir bir kayıttır. Hamdullah el-Müstevfî'nin kaydettiğine göre Erdebil halkının çoğu şeyhe mürid olmuştu.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Safiyyüddîn-i Erdebîlî”, c. 35.
BİYOGRAFİK KAYIT

Halkı zulümden korumak

Müstevfî'nin tanıklığı.

Metni gösterMetni daralt

Hamdullah el-Müstevfî, Şeyh Safiyyüddin sayesinde halktan pek çok kimsenin İlhanlı yöneticilerinin baskı ve zulmünden kurtulduğunu belirtmektedir (Târîh-i Güzîde, s. 675).

Çerçeve. Müstevfî şeyhin çağdaşıdır; kaydı bir menâkıbnâme nakli değil, devrin tarihçisinin gözlemidir. Moğol hâkimiyeti altındaki bir şehirde tekkenin işlevi burada açıkça görülür: hükümdarın güvendiği şeyh, halk ile idare arasında fiilî bir tampon olmuştur. Aynı işlevi Buhara'da Seyfeddin Bâharzî de görmüştü.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Safiyyüddîn-i Erdebîlî”, c. 35.
BİYOGRAFİK KAYIT

Damat ile oğul arasında

Cemâleddin Ali'nin suikastleri.

Metni gösterMetni daralt

İbrâhim Zâhid'in büyük oğlu Cemâleddin Ali ile Safiyyüddîn-i Erdebîlî arasında husumet doğduğu, kendisini babasının mânevî vârisi gören Cemâleddin Ali'nin Safiyyüddîn-i Erdebîlî'ye birkaç defa suikast düzenlediği, fakat başarılı olamadığı ileri sürülmektedir (Aubin, XXI-XXIII [1991], s. 49-50).

Şeyh Safiyyüddin'in… Cemâleddin Ali'nin bir kısım vakıf arazilerini kontrolünde tutan oğlu Bedreddin ile bu arazileri ele geçirmeye çalışan Şeyh Safiyyüddin'in damadı Şemseddin arasında ihtilâf çıktığı, ancak 720 (1320) yılında İlhanlı Emîri Ebû Said Bahadır Han'ın müdahalesiyle meselenin halledildiği belirtilmektedir.

Çerçeve. Çekişmenin ikinci safhası, ilkinden daha somuttur: mesele vakıf arazileridir. Karmaşık bir ayrıntı da vardır — Safiyyüddin kızını, hasmı olan Cemâleddin Ali'nin kardeşi Şemseddin ile evlendirmiştir. Yani iki aile hem hasım hem dünürdür.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Safiyyüddîn-i Erdebîlî”, c. 35.

Eserleri ve metinleri

İlk 4 kayıt gösteriliyor

ESER / METİN

Safvetü's-safâ

Oğlunun hazırlattığı menâkıbnâme.

Metni gösterMetni daralt

Hayatına dair en geniş bilgi, vefatından yirmi dört yıl sonra oğlu Sadreddîn-i Erdebîlî'nin İbn Bezzâz'a hazırlattığı Safvetü's-safâ adlı eserde bulunmaktadır.

Başlıca nüshaları: Süleymaniye Ktp., Ayasofya nr. 3099 (896/1491) — en eski yazmalarından biri; Ayasofya nr. 2123 (914/1509); Hekimoğlu nr. 775 (947/1540); İstanbul Belediyesi Atatürk Ktp., Muallim Cevdet nr. 1 (1037/1628).

Çerçeve. Nüshaların İstanbul'da toplanmış olması bir tesadüf değildir: Osmanlılar Safevî iddialarını çürütmek için bu metinle yakından ilgilenmiş, böylece tahrif edilmemiş nüshalar bugüne kalmıştır.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Safiyyüddîn-i Erdebîlî”, c. 35.
ESER / METİN

Kara Mecmua ve Makālât

Kendisine nisbet edilen kitaplar.

Metni gösterMetni daralt

Garîbî ve Begāî tezkirelerinde şeyhin Kara Mecmua isimli bir eserinin olduğu ve bu eserin Safevî hükümdarlarının hazinesinde saklandığı belirtilmiştir.

XVII. yüzyılın İranlı Şiî sûfîlerinden Necîbüddin Tebrîzî'nin Nûrü'l-hidâye… adlı eserinin kaynakları arasında Safiyyüddîn-i Erdebîlî'nin Makālât adlı kitabının da bulunduğu kaydedilmekte, Erdebîlî'nin türbesiyle ilgili 1139 (1727) tarihli vakıf defterinde de bu kitaba ait kayıt bulunmaktadır.

Harîrîzâde, Safiyyüddin'in sözlerinin bir kitapta toplandığını belirtir (Tibyân, II, vr. 221b). Ancak burada işaret edilen kitabın oğlu tarafından hazırlatılan Safvetü's-safâ mı yoksa başka bir kitap mı olduğu belli değildir.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Safiyyüddîn-i Erdebîlî”, c. 35.
ESER / METİN

Ona ait olmayan eserler

Buyruk ve Vasiyetnâme.

Metni gösterMetni daralt

Safiyyüddîn-i Erdebîlî'ye nisbet edilen Menâkıbü'l-esrâr behcetü'l-ahrâr, Safevî Hükümdarı Şah Tahmasb zamanında Bisâtî adlı bir kişi tarafından kaleme alınmıştır (Gölpınarlı, s. 178).

Öte yandan Şeyh Safiyyüddin'e nisbet edilen “Şeyh Safî Buyruğu”, “Şeyh Safî Vasiyetnâmesi” gibi büyük ölçüde Şiî-Alevî anlayışı çerçevesinde hazırlanmış eserler geç dönemlerin ürünleri olup bunların Safiyyüddîn-i Erdebîlî ile ilgisi yoktur.

Çerçeve. Bu, kartın en önemli düzeltmesidir: Alevî-Bektaşî geleneğinde asırlarca okunan “Şeyh Safî Buyruğu”, XIII. yüzyılda yaşamış Sünnî bir şeyhin eseri değildir. Metinlerin ona nisbet edilmesi, Safevî propagandasının geriye dönük olarak pîri de kendi çizgisine çekme çabasının uzantısıdır.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Safiyyüddîn-i Erdebîlî”, c. 35.
ESER / METİN

Şiirleri ve hakkında yazılanlar

Müridlerinin kasideleri.

Metni gösterMetni daralt

Bazı kaynaklarda Safiyyüddîn-i Erdebîlî'ye Farsça şiirler nisbet edilmektedir.

Safiyyüddîn-i Erdebîlî hakkında müridlerinden Mevlânâ Bedîuddin Mahmûd Kādî Erdebîlî'nin bazı şiirleri, Ahmed Meddah Erdebîlî'nin 114 kasidesi vardır.

Çerçeve. Ona atfedilen şiirlerin Âzerî lehçesinde Farsça olması, soy tartışmasında bir delil olarak kullanılmıştır. 114 kasidelik bir külliyat ise sağlığında etrafında teşekkül etmiş edebî bir muhitin varlığını gösterir.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Safiyyüddîn-i Erdebîlî”, c. 35.

Kavram dünyası

İlk 6 kayıt gösteriliyor

KAVRAM

Safiyyüddin Sünnî miydi?

Kaynağın kesin hükmü.

Metni gösterMetni daralt

Safeviyye tarikatının pîri olan Safiyyüddîn-i Erdebîlî'nin soyundan gelen ve İran'da 1501 yılında Safevîler Devleti'ni kurup Şiî İsnâaşeriyye'yi resmî mezhep olarak ilân eden Şah İsmâil ile babası Haydar ve dedesi Cüneyd'in durumu şeyh hakkında bazı tereddütler doğurmuşsa da görüşlerinin geniş bir şekilde yer aldığı Safvetü's-safâ'nın tahrif edilmemiş nüshalarındaki bilgiler onun Ehl-i sünnet inancına sahip olduğunu açıkça göstermektedir.

Ayrıca Hamdullah el-Müstevfî'nin Erdebil halkıyla ilgili, “Çoğu Şâfiî mezhebinden olup Şeyh Safiyyüddin'in mürididirler” şeklindeki ifadesi de bunu teyit etmektedir.

Çerçeve. Delil iki katmanlıdır: tahrif edilmemiş nüshalar ve çağdaş bir tarihçinin gözlemi. Müstevfî'nin cümlesi özellikle güçlüdür, çünkü mezhep bilgisini şeyhin kendisi hakkında değil müridleri hakkında verir — yani propaganda değil, gündelik bir tesbittir. Safevîliğin Şiîleşmesi, pîrinden iki asır sonra ve siyasî bir kararla gerçekleşmiştir.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Safiyyüddîn-i Erdebîlî”, c. 35.
KAVRAM

Safvetü's-safâ'nın tahrifi

Şecerenin nüshadan nüshaya değişmesi.

Metni gösterMetni daralt

Safevî Hükümdarı Şah I. Tahmasb'ın emriyle yeniden düzenlendiği belirtilen bu eserin… bir nüshasında Safiyyüddin'in soyunun yedinci imam Mûsâ el-Kâzım vasıtasıyla Hz. Ali'ye ulaştığını gösteren şecere kaydedilmiş, bizzat Şeyh Safiyyüddin'in kendi neslinde seyyidlik bulunduğunu, fakat Alevî mi (Hz. Hüseyin soyundan) yoksa şerîf mi (Hz. Hasan soyundan) olduklarını araştıramadığını söylediği ifade edilmiştir.

Şeyh Safiyyüddin'in seyyidlikle ilgili ifadesi Safvetü's-safâ'nın hemen bütün nüshalarında yer almakla birlikte soy şeceresi hepsinde kayıtlı değildir. Eserin en eski yazmalarından biri olan Süleymaniye Kütüphanesi'ndeki 18 Cemâziyelevvel 896 (29 Mart 1491) tarihli nüshasında şecere sonradan kapağa kaydedilmiştir.

Çerçeve. Nüsha kronolojisi meseleyi çözer: en eski nüshada şecere metinde yoktur, kapağa sonradan yazılmıştır; 1509, 1540 ve 1628 tarihli nüshalarda ise metnin içindedir ve “bazı farklılıklarla” yer alır. Şeyhin kendi sözü ise mütevazıdır: seyyid olduğunu söyler, hangi koldan olduğunu bilmediğini itiraf eder — ki bu, sonradan eklenen kesin şecerelerin tam tersi bir tavırdır.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Safiyyüddîn-i Erdebîlî”, c. 35.
KAVRAM

Soyu tartışması: dört iddia

Arap, Türk, Fars, Kürt.

Metni gösterMetni daralt

Safiyyüddin'in Türk olduğunu ileri sürenler, bunu Safvetü's-safâ'da kendisinden “Türk pîri, Türk oğlu” şeklinde söz edilmesine dayandırır.

Zeki Velidi Togan, Arap asıllı olduklarını iddia etmekle birlikte Safevîler'in atalarının Âzerî Farsçası konuştuklarını ve İlhanlılar döneminde Türkleştiklerini belirtir; Ahmed-i Kesrevî başta olmak üzere çağdaş bazı İranlı araştırmacılar, Safiyyüddin'in Âzerî lehçesinde Farsça şiirlerinin bulunduğunu ve atalarının bu dili kullandığını belirterek soyunun aslen Fars olduğunu ileri sürmüşlerdir.

Kürt asıllı olduğunu söyleyenler ise Safvetü's-safâ'da “es-Sincânî el-Kürdî” nisbesiyle kaydedilen büyük dedesi Zerrinkülâh Fîrûzşah'ın Azerbaycan'a Diyarbekir'in güneyinde Kürtler'in bulunduğu Sincan (Sincar) bölgesinden göç etmiş olmasını dikkate almışlardır.

Çerçeve. Dört iddianın dördü de aynı kitaptan (Safvetü's-safâ) delil çıkarır; bu, metnin ne kadar katmanlı olduğunu gösterir. Tartışmanın hararetli olması, Safevî hânedanının hem İran hem Türk hem Kürt tarihyazımında sahiplenilmesindendir. Şeyhin beş dil bilmesi — Türkçe, Arapça, Farsça, Moğolca ve Gîlân dili — kimliğini tek bir kategoriye sığdırmayı zaten zorlaştırır.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Safiyyüddîn-i Erdebîlî”, c. 35.
KAVRAM

Osmanlı tarafının kaydı

Kemalpaşazâde'nin fetvası.

Metni gösterMetni daralt

Şeyhülislâm Kemalpaşazâde bu hususta yayımladığı bir fetvada Safevîler'in sonradan seyyidlik iddiasına kalkıştıklarını ileri sürmüştür.

Osmanlı tarihçisi Müneccimbaşı Ahmed Dede, Mîr Yahyâ ve Gaffârî'yi kaynak göstererek şecereyi kaydetmiş, ancak başına “Safevî meliklerinin yanlış zan ve iddialarına göre” şeklinde kayıt koymuştur.

Muahhar kaynaklardan Tibyân'da ve Sefîne'de ise hiçbir tartışmaya yer verilmeksizin Safiyyüddin, ataları ve çocukları seyyid olarak kaydedilmiştir.

Çerçeve. Osmanlı tarafındaki tavır siyasî konjonktürle birlikte yumuşamıştır: XVI. yüzyılda fetvayla reddedilen iddia, XIX. yüzyılda Harîrîzâde'nin Tibyân'ında ve Hüseyin Vassâf'ın Sefîne'sinde tartışmasız kabul edilir. Aradaki fark, Safevî tehdidinin ortadan kalkmasıdır.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Safiyyüddîn-i Erdebîlî”, c. 35.
KAVRAM

Yeşil imâmeden beyaz kisveye

Cemâleddin Hulvî'nin naklettiği ayrıntı.

Metni gösterMetni daralt

Halvetî-Gülşenî şeyhlerinden Cemâleddin Hulvî… İbn Îsâ Risâlesi'nden alıntı yaparak Şeyh Safiyyüddin'in önceleri yeşil imâme ve kisve giydiğini, daha sonra seyyidliğinde şüpheye düşüp beyaz kisve giymeye başladığını yazmıştır.

Çerçeve. Yeşil sarık, İslâm geleneğinde Hz. Peygamber soyundan gelenlerin alâmetidir. Rivayet, şeyhin seyyidlik iddiasından kendi isteğiyle geri adım attığını söyler ve bu, Safvetü's-safâ'daki “hangi koldan olduğumu araştıramadım” ifadesiyle uyumludur. Kılık bir iddia beyanıdır; onu değiştirmek de bir beyandır.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Safiyyüddîn-i Erdebîlî”, c. 35.
TARİHÎ KAYIT

Erdebil'e bağlı tekke ağı

Anadolu'dan Seylan'a.

Metni gösterMetni daralt

Anadolu'da özellikle Niksar, Amasya ve Diyarbekir gibi şehirlerle Dulkadır, Karaman, Varsak, Menteşe beyliklerinden, İran'da Fars bölgesi ve Kirman'dan, Irak'ta Basra'dan, Suriye'de Şam ve Halep'ten, Horasan'da Belh'ten şeyhin ziyaretine gelen müridlerin olduğu ve bütün bu coğrafyada Erdebil'deki merkez tekkeye bağlı tekkelerin kurulduğu kaydedilmektedir.

Taşköprizâde, Amasya yakınlarında kurduğu tekkesinde faaliyet gösteren Şeyh Abdurrahman Erzincânî'nin Safiyyüddin'in halifelerinden olduğunu belirtmektedir (eş-Şekāik, s. 57). Şeyh Safiyyüddin'i ziyaret edenler arasında Rükniyye tarikatının kurucusu Alâüddevle-i Simnânî de vardır.

Çerçeve. Anadolu'daki mürid coğrafyası, iki asır sonra Şah İsmâil'in taraftar bulacağı bölgelerle büyük ölçüde örtüşür: Dulkadır, Karaman, Varsak, Teke. Erdebil'e bağlı bu ağ, başlangıçta bir tarikat yapısıdır; sonradan siyasî bir hareketin altyapısına dönüşmüştür.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Safiyyüddîn-i Erdebîlî”, c. 35.

Şeyh, halife, aile ve post ağı

Tekke, türbe ve irşad coğrafyası

Erdebil · İranŞeyh Safiyyüddin Türbesi ve Dergâhıİbrâhim Zâhid-i Geylânî'nin halife tayin ettiği dergâh; 12 Muharrem 735'te (12 Eylül 1334) vefat edip avlusuna defnedilmiştir. Oğlu Sadreddin Mûsâ'nın yaptırdığı türbe Safevî sanatının en görkemli eserlerindendir. Konum yaklaşıktır.Erdebil · İranErdebil650/1252'de doğduğu ve ömrünün büyük kısmını geçirdiği şehir; halkının çoğu kendisine mürid olmuştu. Safevî hânedanının çıktığı yerdir. İlişkili kişi dosyası Şeyh Safiyyüddin-i Erdebîlî : Safiyyüddin-i Erdebîlî (1252–1334), Zâhid-i Geylânî’nin halifesi, Erdebîl merkezli Safeviyye tarikatının pîri ve daha sonraki Safevî hanedanının atasıdır.Şîraz · İranŞîrazNecîbüddin b. Büzgaş'ın yanına gitmek için geldiği, fakat şeyhi vefat etmiş bulduğu şehir; Sa'dî-i Şîrâzî ve Beyzâvî dahil birçok âlimle burada görüşmüş, tefsir icâzeti almış, Emîr Abdullah Farsî'nin tavsiyesiyle Geylân'a yönelmiştir.Gîlân · İranSiyâvrud (Lâhîcân)Şeyhi İbrâhim Zâhid-i Geylânî'nin vasiyeti üzerine kendisini getirdiği ve şeyhin iki hafta sonra vefat ettiği yer; Geylân'daki yirmi beş yıllık hizmeti bu havzadadır. Konum yaklaşıktır. İlişkili kişi dosyası Şeyh Safiyyüddin-i Erdebîlî : Safiyyüddin-i Erdebîlî (1252–1334), Zâhid-i Geylânî’nin halifesi, Erdebîl merkezli Safeviyye tarikatının pîri ve daha sonraki Safevî hanedanının atasıdır.Doğu Azerbaycan · İranMerâgaŞeyhinin irşad göreviyle gönderdiği ilk şehir; Erdebil dergâhı meşihatı bundan sonradır. İlişkili kişi dosyası Şeyh Safiyyüddin-i Erdebîlî : Safiyyüddin-i Erdebîlî (1252–1334), Zâhid-i Geylânî’nin halifesi, Erdebîl merkezli Safeviyye tarikatının pîri ve daha sonraki Safevî hanedanının atasıdır.Kırım · UkraynaKırımMüridleriyle birlikte gidip halkı irşada çalıştığı bölgelerden biri; Deştikıpçak ile birlikte kuzeydeki en uzak menzilidir. Konum bölgeye göre yaklaşıktır. İlişkili kişi dosyası Şeyh Safiyyüddin-i Erdebîlî : Safiyyüddin-i Erdebîlî (1252–1334), Zâhid-i Geylânî’nin halifesi, Erdebîl merkezli Safeviyye tarikatının pîri ve daha sonraki Safevî hanedanının atasıdır.Amasya · TürkiyeAmasyaTaşköprizâde'ye göre halifelerinden Şeyh Abdurrahman Erzincânî'nin yakınında tekke kurup faaliyet gösterdiği şehir; Anadolu'daki mürid havzasının merkezlerindendir. İlişkili kişi dosyası Şeyh Safiyyüddin-i Erdebîlî : Safiyyüddin-i Erdebîlî (1252–1334), Zâhid-i Geylânî’nin halifesi, Erdebîl merkezli Safeviyye tarikatının pîri ve daha sonraki Safevî hanedanının atasıdır.Ninova · IrakSincarBüyük dedesi Zerrinkülâh Fîrûzşah'ın “es-Sincânî el-Kürdî” nisbesiyle kaydedilmesine dayanarak Azerbaycan'a göç ettiği ileri sürülen bölge; soy tartışmasının dayanaklarındandır. İlişkili kişi dosyası Şeyh Safiyyüddin-i Erdebîlî : Safiyyüddin-i Erdebîlî (1252–1334), Zâhid-i Geylânî’nin halifesi, Erdebîl merkezli Safeviyye tarikatının pîri ve daha sonraki Safevî hanedanının atasıdır.

Bu dosyada izlenebilen kaynaklar

Bu liste biyografi, ilişki, anlatı ve mekân kayıtlarında açıkça taşınan kaynak künyelerini bir araya getirir. Paragraf düzeyinde kaynağı belirlenmemiş iddialara sonradan dipnot uydurulmaz.

  1. [1]TDV İslâm Ansiklopedisi, “Safiyyüddîn-i Erdebîlî”, c. 35
  2. [2]Kişi kartı kaynak paketi — Şeyh Safiyyüddin-i Erdebîlî
Ortak kaynak kataloğunu aç →