HAYATI VE TARİHTEKİ YERİ
Erdebil'de bir çocukluk
650 (1252) yılında Erdebil'de doğdu. Soyunun Arap, Türk, Fars ya da Kürt olduğu yolunda değişik görüşler ileri sürülmüştür.
Hayatına dair en geniş bilgi, vefatından yirmi dört yıl sonra oğlu Sadreddîn-i Erdebîlî'nin İbn Bezzâz'a hazırlattığı Safvetü's-safâ (Mevâhibü's-seniyye fî menâkıbi's-Safeviyye) adlı eserde bulunmaktadır.
Safiyyüddin altı yaşında iken babasını kaybetti. Kaynaklarda öğrenimi ve hocalarıyla ilgili bilgi bulunmamakla birlikte Türkçe, Arapça, Farsça, Moğolca ve Gîlân dilini bildiğinin belirtilmesi iyi bir öğrenim gördüğünü göstermektedir.
Şîraz'a giden yol
Genç yaşında tasavvuf eğitimi almak için arayış içine girdi. Erdebil'de uzun süre kendi meşrebine uygun bir şeyh bulamayınca Şîraz'da yaşadığını duyduğu Necîbüddin b. Büzgaş'ın yanına gitmeye karar verdi, ancak Şîraz'a gittiğinde şeyhin vefat ettiğini öğrendi.
Burada Necîbüddin'in yerine geçen oğlu Şeyh Zahîrüddin Abdurrahman, Şeyh Sa'dî-i Şîrâzî, Mevlânâ Radıyyüddin el-Mâlikî, Rükneddin el-Mâlikî, Şeyh Rükneddin Beyzâvî ve Emîr Abdullah Farsî gibi âlim ve mutasavvıflarla görüştü. Mevlânâ Radıyyüddin el-Mâlikî'nin tefsir derslerine katılarak icâzet aldı.
Emîr Abdullah Farsî'nin tavsiyesi üzerine Geylân bölgesinde faaliyet gösteren Şeyh İbrâhim Zâhid-i Geylânî'nin yanına gitti.
Halifelik ve Erdebil dergâhı
Zâhidiyye tarikatının kurucusu sayılan İbrâhim Zâhid-i Geylânî'nin yanında seyrüsülûkünü tamamlayıp icâzet alan Safiyyüddin şeyhinin kızı Bîbî Fâtıma ile evlendi. İbrâhim Zâhid, Şîraz'da faaliyet gösterdiği sırada onu irşad göreviyle Merâga'ya gönderdi. Daha sonra Erdebil'de yaptırılan büyük dergâha halife olarak tayin etti.
Erdebil'deki tekkede faaliyetlerini sürdüren Şeyh Safiyyüddin'in henüz İbrâhim Zâhid-i Geylânî hayatta iken ünü geniş bir çevreye yayılmış, İlhanlı yöneticilerinin büyük güvenini kazanmıştı.
Yayılma
Faaliyetlerini Erdebil dışında da sürdüren Şeyh Safiyyüddin müridleriyle birlikte Deştikıpçak ve Kırım gibi bölgelere gidip halkı irşada çalıştı.
Azerbaycan, Gîlân, Taberistan (Mâzenderan), Horasan, Buhara, Türkmenistan, Türkistan, Karahıtay, Çin Türkistanı, Hindistan, Serendib (Seylan), İran, Irak, Suriye, Lübnan, Hicaz, Anadolu ve Rumeli bölgelerinde bulunan birçok şehirden binlerce mürid edindi.
Vefatı
Ömrünün son yıllarında hacca giden Safiyyüddin 12 Muharrem 735 (12 Eylül 1334) tarihinde Erdebil'de vefat etti ve dergâhının avlusuna defnedildi. Vasiyeti gereği yerine oğlu ve halifesi Sadreddin Mûsâ geçti. Sadreddin Mûsâ tarafından yaptırılan türbesi Safevî sanatının en görkemli eserlerinden biridir.
Lemezât-ı Hulviyye'de ölümüyle ilgili olarak kaydedilen 760 (1359) tarihi doğru değildir.