Ara
Menü

Melâmîlik

Melâmîlik, mânevî hâlleri gösterişten koruma, kişinin kendi nefsini itham etmesi ve halk içinde sade bir hayat sürmesi etrafında gelişen tasavvufî tavırdır; tarih boyunca üç ana devre hâlinde incelenir.

Üç tarihî devre, neşve, şahsiyetler ve şehir çevreleri
Coğrafi köken
Nîşâbur
Teşekkül
IX. yüzyıl
Bağlı kol
3

Yolun canlı haritası

Pîrleri, halkaları, kolları ve coğrafî intikali aynı görünümde izleyin.

EL ELE, EL HAKK'AMelâmîlik Atlası14 şahsiyet3 tarihî kol24 mekânAtlası aç →

Teşekkül ve pîr

İlk dönem Melâmetiyye’sinin Nîşâbur’daki başlıca temsilcisi; yolun tek kurucusu değil, kurucu çevresinin belirgin ismidir.

Melâmet bir tek kişinin kurduğu tarikat değildir. Hamdûn el-Kassâr erken Nîşâbur çevresinin temsilci pîri olarak bağlanmıştır.

Tarihî gelişim ve usul

Mânevî hâli teşhir etmemek, nefsi övmemek ve halkın övgüsünü aramamak melâmet anlayışının merkezindedir. İlk Nîşâbur Melâmetiyyesi, Bayramî-Melâmîlik ve XIX. yüzyıldaki Melâmîlik aynı tarihî oluşum değildir; sayfada bu üç devre ayrı katmanlar halinde okunmalıdır.

Coğrafya ve devam

Melâmîlik, ıx. yüzyıldan itibaren; sonraki üç tarihî devre Nîşâbur, Anadolu, Rumeli ve Osmanlı coğrafyası sahasında farklı irşad halkaları, tekkeler ve alt kollar meydana getirdi. Ana yolun ortak ilkeleriyle yerel kolların uygulamaları birbirine karıştırılmadan gösterilir.

Silsileyi okuma

Silsile, pîrden önceki mânevî nispetleri ve pîrden sonraki halife ağını birlikte kapsar. Geç menâkıbnâmelerdeki bağlar çağdaş tarih kaydı gibi sunulmaz; pîr, pîr-i sânî ve teşkilatlandırıcı isimler işlevlerine göre ayrılır.

Başvuru

TDV İslâm Ansiklopedisi: Melâmîlik

Silsile özeti

İlk Nişâbur Melâmetîliği Hamdûn el-Kassâr ve çevresiyle; Bayrâmî Melâmîliği Hacı Bayrâm-ı Velî'nin halifelerinden Bıçakçı Ömer Dede ile; üçüncü devre Melâmîliği ise Seyyid Muhammed Nûru'l-Arabî ve Balkanlar merkezli halife ağıyla ilişkilendirilir.

Görünür alametin geri çekildiği bir kültür

Melâmî maddî kültürü yalnız tâc ve hırka arayarak okunamaz. Alameti azaltma tavrı, şehir içindeki meclisler, metinler ve kabir hafızası birlikte değerlendirilir.

02ŞEHİR MEKÂNI

Tekke, ev ve sohbet çevresi

Melâmî çevreler tek tip kurumsal mekân üretmedi. Helvâî ve Saçlı Emîr tekkeleri gibi merkezlerle ev sohbetleri ve başka tarikat kisvesi altındaki faaliyetler dönemlerine göre ayrılır.

TARİHÎ MEKÂN
03YAZILI HAFIZA

Menâkıbnâme, risâle ve dîvân

Bayramî-Melâmî menâkıbnâmeleri, Nûru’l-Arabî çevresinin risâleleri ve şiir mecmuaları öğretinin başlıca taşınabilir maddî kayıtlarıdır.

YAZMA / METİN
04SEMBOL DİLİ

Nokta, hat ve şema

Üçüncü devre metinlerindeki nokta ve daire sembolleri yalnız süsleme değildir; tevhid öğretisini yoğunlaştıran yazı ve şema biçimleridir.

METİNSEL SEMBOL
05ZİYARET HAFIZASI

Kabirler ve hazîreler

İstanbul, Bursa ve Rumeli’deki kabir ve hazîreler geç dönem çevrelerinin şehir içindeki izlerini korur; aidiyet kayıtları dönemsel değişebilir.

MEKÂN AĞI

Tek bir kesintisiz silsile değil, üç ayrı tarihî oluşum

Ortak melâmet neşvesi bu dönemleri birbirine yaklaştırır; kurumsal yapı, coğrafya ve aktarım biçimi ise her devrede yeniden değerlendirilir.

IIX–XI. YÜZYIL · NÎŞÂBUR

İlk Melâmetiyye

Bir tarikat teşkilâtından önce, ihlâsı korumaya ve mânevî hâli görünür kılmamaya yönelen Horasan çevresi.

  • Hamdûn el-Kassâr
  • Ebû Hafs el-Haddâd
  • Ebû Osman el-Hîrî
Devre dosyasını aç →
IIXV–XVII. YÜZYIL · ANADOLU VE İSTANBUL

Bayramî-Melâmîlik

Hacı Bayrâm-ı Velî sonrasında Ömer Sikkînî çevresinde belirginleşen; sohbet, kutup ve tevhid yorumlarıyla gelişen Osmanlı çizgisi.

  • Ömer Dede Sikkînî
  • İdrîs-i Muhtefî
  • Olanlar Şeyhi İbrâhim
Devre dosyasını aç →
IIIXIX. YÜZYIL · RUMELİ

Nûriyye Melâmîliği

Muhammed Nûru’l-Arabî’nin Rumeli merkezli halkasında tevhid mertebeleri, Ekberî irfan ve Melâmî tavrın yeniden sistemleşmesi.

  • Muhammed Nûru’l-Arabî
  • Abdürrahîm Fedâî
  • Harîrîzâde Kemâleddin
Devre dosyasını aç →

Görünmekten çok hâli korumak

Bu kavramlar bütün dönemlerde aynı kurum ve âdâbı ifade etmez. Ortak tavrı anlamaya yarayan bir okuma sözlüğü olarak sunulur.

01

Melâmî

lik Melâmîlik öz. a. “Melâmet” (bk. b madde) tarikatini benimseyen tasavvuf ehlinin oluşturduğu v her türlü gösterişten armmay dünya işlerini bir kenara b 451 Melâmîlik L) rakmayı ilke edinen bir tarikat. Kaynaklarda bu tarikatın üç aşama geçirdiği ifade edilmekntedir. İlki, “melâmetiye” adını. ” taşıyan ve 3. / 9. yüzyılda Horaosan bölgesinde ortaya çıkarak ak sonradan Bağdat merkezli olasırak yayılan tarikattir. İkincisi, ar “Bayrâmî Melâmîliği” olarak in adlandırılmakta ve Hacı el Bayrâm-ı Velî’nin önde gelen ümüritlerinden olan Ömer Dede o Sikkînî üe ilim ehli, takva sahibi k, Akşemseddin arasında geçtiği ya rivayet edilen anekdota dayanedırılmaktadır. Buna göre r. Akşemseddin, tarikat ehli bir usufî olan Emir Sıkkînî’nin zikir in meclisine katılmamasım görünece onu eleştirmiş ve hırka ile tatcmı alacağını söylemiş. Bunun çiüzerine Emir Sikkînî, bir Cuma Alnamazmm ardmdan cami ın önünde yaktırdığı ateşe atlamış; re hırka ve taç ateşte yanarken r Emir Sıkkînî’ye hiçbir şey olat mamış. Buna ek bir anekdot ise, an Hacı Bayrâm-ı Velî ölüm döşe. ” ğinde müritlerinden su istemiş, pek çok mürit su için koşuşturmuş, ancak Hacı Bayrâm-ı Velî [< sadece Emir Sıkkînî’nin sunduğu ysuyu içmiş. Bundan dolayı Hacı n Bayrâm-ı Velî’nin ölümünden sonra bu tarikatın mensupları bu onun İlâhî aşk ve cezbesini temn sil eden Emir Sıkkînî’ye bağlanve mışlar ve Bayramîlik kolu burayı, dan yayılmıştır. Üçüncü devre bıise “Melâmiyye-i Nûriyye” adı- Melâmiyye 452 m almakta ve kurucusu Seyyid Muhammed Nûrü’l-Arabî (öl. 1305 / 1888) ye izafe edilmektedir. Bu kol, daha çok İstanbul merkezli olarak Rumeli bölgesinde, özellikle Manastır, Üsküp, Prizren, Tikveş, Doyran gibi yerleşim yerlerinde tekkeler kurarak varlıklarmı sürdürmeye çahşmışlardır

02

Tevhîd-i sıfât

tevhîd-i sıfat a. tas. Tasavvuf inancına göre, “hayat, ilim, sem, basar, iradet, kudret, kelâm” gibi Allah’ın sıfatlarınm halkta oluşması.

03

Tevhîd-i zât

tevhîd-i zât a. GJj ^ji) tas. Tasavvuf inancma göre, Allah’ın birliğini ifade eden terim. Bunun karşıhğı “Lâ mevcûde illallah” tır. tevhîdât ç. a. [Ar. tevhîd ç. b. ] Tevhitler, bk. tevhîd tevhîdhâne a. [< Ar. tevh + F. hâne] tas. Bağımsız mes leri olmayan tekkelerde ay yapmak, namaz kılmak ve zi ya da dua etmek için ayrılm bölümlere verilen ad ve bun için kullanılan terim. tevhîd ilmi a. AUah’m zatı ve sıf ları açısmdan birliği başta mak üzere inanç esaslarını neUikle Selef akîdesi çerçe sinde ele alan ve inceleyen bü dalı. te'vîl a. [Ar. ] Naslarda geç bir sözü bir delüe dayanarak lî anlammın dışında taşıd öteki anlamlardan birine yü leme. tevkî (I) a. [Ar. ] İslâm devl lerinde, hükümdarın karan, b nun yazıh belgeleri ve müh anlamında resmî yazışma te mi. tevkî (II) a. (^jA [Ar. ] İslâm h sanatında, “sülüs” (bk. bu ma de) yazı türünden geUştirüm ve geneUikle sultanların res yazışmalarmda kuUanılmış ol yazmın adı ve bu yazı için k lanılan terim. Bu yazı türü, h sanatmm altı yazı çeşidi arasında yer almaktad bk aklâm-ı sitte 659 Tevvâb ’tan tevkîl a. [Ar. ] ftk. Bir kimsey herhangi bir işte veya konuda kendisi adına vekü tayin etme. d’in

04

Tevhîd-i ef'âl

Her işte, her harekette, her davranışta gerçek failin Hak olduğuna inanmak

05

Nokta

Nûru'l-Arabî'nin metin ve şerhlerinde çokluk ile birlik, insan hakikati ve bilginin kaynağı gibi konuları açıklamak için kullanılan yoğun sembol.

06

İhlâs

Ameli yalnız Allah için yapmak ve insanların görmesi, takdiri ya da kınaması üzerinden değer üretmemek. Melâmetî öğretinin merkez ilkelerindendir.

07

Fütüvvet

6 43) Gençlik, yiğitlik, mertlik. 2. tas. a Fedakârlık, feragat, mertlik, adamlık, insanlık, bir kimsenin sırf insani mülahazalarla başkalarının hak ve menfaatini kendisininkinden önde tutması; toplumun ve fertlerin kurtuluşu ve mutluluğu için kendini feda etmesi, b Garazsız ivazsız, yani herhangi bir karşılık ve ödül beklemeden başkalarına yardım ve iyilik etmek. c Başkalarını kendinden daha önemli ve daha saygı değer olarak görmek. 3. Abbasi halifesi Nâsır Lidinillâh (622/575) zamanında kurulmuş olan ve Selçuklular döneminde de faaliyet gösteren bir teşkilat olup seyfi ve esnaf kolu vardır. İlk, orta ve son dönem fütüvvet arasında bazı farklar vardır. Fütüvvetin ahilikle de ilgisi bulunur. Bkz. Feta. Fütüvvethane (« 55 4-3) Fütüvvet ehlinin tekkesi, zaviyesi; lenger. Fütüvvetname Fütüvveti konu alan ve bu konuda ayrıntılı bilgi veren eserler, Abbasi halifesi Nâsır Lidinillâh (622/575) zamanında kurulmuş olan ve Selçuklular döneminde de faaliyet gösteren bir teşkilat olup seyfi ve esnaf kolu vardır. İlk, orta ve son dönem fütüvvet arasında bazı farklar vardır. Fütüvvetin ahilikle de ilgisi bulunur. Bkz. Feta. Fütüvvethane (« 55 4-3) Fütüvvet ehlinin tekkesi, zaviyesi; lenger. Fütüvvetname Fütüvveti konu alan ve bu konuda ayrıntılı bilgi veren eserler,

08

Melamet

Su) Kınama, ayıplama, kötüleme, karalama, tas. Melamet selameti terk etmektir (Hamdun Kassar). Kınayanların kınamasından çekinmeden doğru yolda yürümektir. Allah'ın kanunu öyledir ki, kim halkı hak yola davet et- se herkes onu kınar. Peygamberler, veliler hep kınanmışlardır. Bu yüzden hak yolda yürüyen Hak erlerinin kınanmayı daima göze almaları ve buna hiç aldırış etmemeleri lazımdır. Özellikle âşıklar aşkları uğrunda her türlü kınanmayı, hatta aşağılanmayı göze alırlar. Meleküt âlemi Ben melamet hırkasını kendim geydim eğnime Ârunamus şişesini taşa çaldım kime ne Nesimi Melameti i, 5. ar. منتى) te) Melamet ehli, melamet neşesine sahip olan, melamet meşrebini tercih eden, melamet tarikini tutan, Melametiliği Nişabur'da Hamdun Kassar (ölm. H. 271) yaymıştır. Horasan'daki zahitler ve abitler Irak süfilerine karşı bu yolu savunmuşlardır. Süfilik ile Melamilik (Melametilik) arasındaki başhea farklar şunlardır: Süfilerin Saf, hırka ve taç gibi belli bazı kıyafetleri vardır, Melamet ehlinin belli bir kıyafeti yoktur; onları halktan ayıran şekle ait bir şey mevcut değildir. Süfiler ibadet, zikir, semâ ve vecd gibi hususları gizlemezler; bunları açıkça icra ederler. Melamet ehli bahsedilen hususları özellikle nafile ibadetleri gizli tutar. Süfilerin belli bir tarikat adabı, erkânı ve evrâdı, kısaca tarikat merasimi vardır. Melamet ehli her türlü merasimden titizlikle kaçınır. Sadece sohbete önem verirler. Melami “Hayrı izhar, şerri izmar etmeyen sâlik,” Yani “ibadetini gizli tutan, ama günahını gizlemeyen kimse,” diye tarif edilir. Melami riyadan ve ucbdan (kendini beğenmişlik) şiddetle kaçınır, ihlasa büyük önem verir. Bu yüzden ibadetlerinin açığa çıkmasından ve günahlarının gizli kalmasından rahatsız olur. Başkaları hatalarının teşhir edilmesinden ne kadar rahatsız olursa onlar kusurlarının kınamaya yol açmasından o kadar hoşlanırlar. Melami farzı terketmemek, haramı işlememek şartıyla özellikle halkın kınamasına Yol açan hususları bilerek ve isteyerek Yapar. Yerleşik töre, gelenek ve göreneklere aykırı hareket eder. Levm edile edile, kınana kınana nefsini ezecegine ve yola getireceğine inanır, Melamet ehlinden olmadıkları halde pek çok zevk ve keyif ehli, hatta zındık kendini Melami göstermiştir Melamet ehlinin çeşitli tabakatları vardır. Son dönem Melamileri vahdet-i vücut fikrini de benimsemişlerdir. Fakat melamet fikri ve meşrebi az çok bütün tarikatlerde vardır. Nefs-i levvame konusu üzerinde bütün süfiler önemle dururlar. Melamilere Ahfiya, Umena, Danâin gibi isimler de verilir. Terkedip nâm u nişânı giy melâmet hırkasın Bu melâmet hırkasında nice sultan gizlidir İsmail Ma'şüki

Melâmîlik ne değildir?

01

Kınanmayı aramak değildir

Melâmet, mânevî üstünlük iddiasını ve halkın övgüsünü terk etme tavrıdır; sırf aykırı görünmekle özdeşleştirilemez.

02

Kalenderîlikle aynı değildir

Tarih içinde temaslar görülse de Melâmetiyye, Kalenderîlik ve farklı derviş zümreleri tek bir kategoriye indirgenemez.

03

Tek kurum değildir

Nîşâbur, Bayramî-Melâmî ve Nûriyye çevreleri ortak bir ad altında anlatılsa da farklı tarihî yapılardır.

04

Her nispet tarihî görüşme değildir

Mânevî nispet, menkıbevî bağ, doğrudan hilâfet ve belgelenmiş temas ayrı ilişki türleri olarak okunmalıdır.

İçeriden tanıklıklar ve akademik araştırmalar birlikte okundu

2014

Menâkıb-ı Şeyh Seyyid Hâce Muhammed Nûru'l-Arabî ve Beyân-ı Melâmet ve Ahvâl-i Melâmiyye

Bursalı Mehmed Tâhir Bey; haz. Mustafa Tatcı ve Burak Anılır / H Yayınları

Nûru'l-Arabî'nin hayatı, seyahatleri, irşadı, halifeleri ve Melâmîlik tariflerini dört fasıl hâlinde sunar; ayrıca kronoloji ve yetmiş beş başlıklı eser listesi içerir. Müellifin çevreye yakınlığı kıymetli olmakla birlikte keramet, rüya ve mânevî makam anlatıları tarihsel verilerden ayrılarak kullanılmalıdır.
2016

Uluslararası Melâmîlik ve Seyyid Muhammed Nûru'l-Arabî Sempozyumu Bildirileri

Çok yazarlı / TİKA / ilgili sempozyum yayını

Melâmetîliğin teşekkül devri, ayet-hadis referansları, Bayrâmî Melâmîliği, Nûru'l-Arabî'nin sülûk anlayışı ve eserleri, Balkanlar ve İstanbul'daki yayılış, tekkeler, tevhid, rubûbiyyet, şerh geleneği ve nokta sembolü üzerine on dokuz bildiri ile belge ve görsel bölümlerini içerir. Bildiriler yazarlarının yaklaşımını yansıtır; görüşler tek bir kurumsal hüküm gibi birleştirilmemiştir.
-

Melâmetilik ve Anadolu tasavvufu

Akademik çalışma

284 sayfalık metin; melâmet-fütüvvet ilişkisi ve dönem ayrımı için kullanıldı.
-

Hakikat-i Melâmiyye incelemesi

Akademik çalışma

170 sayfalık metin; Melâmî devreleri ve üçüncü devre kaynakları için karşılaştırıldı.
-

Menâkıb-ı Melâmiyye-i Bayramiyye incelemesi

La‘lîzâde Abdülbâki metni üzerine tez

188 sayfalık metin; Bayramî-Melâmî menkıbe geleneği ve La‘lîzâde için kullanıldı.
Ortak kaynakçayı aç →

Pîrden yayılma ve kurumsallaşma duraklarına

period

Nişâbur Melâmetîliğinin teşekkülü

Erken Melâmetî tavır Nişâbur ve Horasan çevresinde fütüvvet, ihlâs ve ameli gizleme ilkeleri etrafında belirginleşti.

period

Bayrâmî Melâmîliğinin ortaya çıkışı

Bıçakçı Ömer Dede çevresinde ikinci devre Melâmîliği olarak anılan Osmanlı çizgisi belirginleşti.

period

Muhammed Nûru'l-Arabî'nin doğumu

Muhammed Nûru'l-Arabî Mısır'daki Mahalletü'l-Kübrâ'da doğdu.

period

Nûru'l-Arabî'nin Rumeli'ye gelişi

Ezher ve Hicaz eğitimlerinin ardından Rumeli'ye gelerek Serez, Koçana, Üsküp ve çevresinde müderrislik ve irşad faaliyetlerine başladı.

period

Melâmî neşeyle tevhid telkini

Nûru'l-Arabî'nin ihvanına tevhid makamlarını Melâmî neşe içinde sistemli biçimde telkin etmeye başladığı tarih olarak kaydedilir.

period

Nûru'l-Arabî'nin Ustrumca'da vefatı

Muhammed Nûru'l-Arabî 12 Mart 1887'de Ustrumca'da vefat etti.

?884

Hamdûn el-Kassâr

Hamdûn el-Kassâr (ö. III./IX. yüzyıl sonu, Nîşâbur); Melâmetiyye akımının ilk temsilcisi . Fıkıh ve hadiste yüksek dereceye ulaştıktan sonra tasavvufa yönelmiş, şekilciliğe karşı çıkan bir hareketin öncüsü olmuştur.

Kişi dosyasını aç →
?1475

Ömer Dede Sikkînî (Bıçakçı Emîr Dede)

Ömer Dede Sikkînî (Emîr/Bıçakçı Dede, ö. 1475), Hacı Bayrâm-ı Velî’nin doğrudan halifesi, Göynük merkezli Bayramî-Melâmî irşad çizgisinin ilk kutbu ve taç-hırka yerine sohbet ile melâmeti öne çıkaran kurucu sûfîdir.

Kişi dosyasını aç →
18131888

Seyyid Muhammed Nûru'l-Arabî

Muhammed Nûru'l-Arabî (1813, Mahalletülkübrâ – 29 Cemâziyelâhir 1305/13 Mart 1888, Ustrumca); üçüncü devre Melâmîliğinin pîri . Mısır'dan Rumeli'ye gelip yerleştiği için “Arap Hoca” , Noktatü'l-beyân sebebiyle “Noktacı Hoca” diye tanınır. Tevhidi yedi makamda sistemleştirmiştir.

Kişi dosyasını aç →
18611925

Bursalı Mehmed Tâhir Bey

Bursalı Mehmed Tâhir Bey (1861–1925), Rumeli ve Anadolu kütüphanelerini, yazmaları ve mezar taşlarını tarayarak Osmanlı ilim, edebiyat ve tasavvuf mirasını belgeleyen; Harîrîzâde ve Muhammed Nûrü’l-Arabî’ye bağlı Melâmî şeyhi, subay, öğretmen, mebus ve modern Türk bibliyografyasının öncü ismidir.

Kişi dosyasını aç →
?1885

Prizrenli Abdürrahîm Fedâî

Prizrenli Abdürrahîm Fedâî (ö. 1303/1885), Ezher tahsilli bir müderris; Muhammed Nûru'l-Arabî'nin damadı ve başhalifesi, Üsküp Melâmî tekkesinin kurucusu, şiir ve risâleleriyle üçüncü devre Melâmîliğinin başlıca açıklayıcılarındandır.

Kişi dosyasını aç →
18501882

Harîrîzâde Kemâleddin Efendi

Harîrîzâde Muhammed Kemâleddin Efendi (1850-1882), Halvetî-Bekrî sülûkünü Melâmî tevhid öğretisi ve geniş icazet ağıyla birleştiren; Tibyân ve Fecru'l-Esmâ başta olmak üzere yaklaşık kırk eser bırakan İstanbul sûfî-müellifidir.

Kişi dosyasını aç →
15921655

Olanlar Şeyhi İbrâhim Efendi

Olanlar Şeyhi İbrâhim Efendi (1000/1591-92, Eğridere – 1065/1655, İstanbul); Bayramî-Melâmî (Hamzavî) mürşidi, güçlü bir tasavvuf şairi. Takibat sebebiyle zâhiren Halvetî şeyhi olarak faaliyet göstermiştir . 294 beyitlik “Dil-i Dânâ Kasidesi” vahdet-i vücûdun Türkçedeki en iyi anlatımı sayılır.

Kişi dosyasını aç →
?1746

Lâ‘lîzâde Abdülbâkī Efendi

Lâ‘lîzâde Abdülbâkī Efendi (ö. 1159/1746), Melâmî-Bayramî geleneğinin tarihini yazan; Murad-ı Nakşibendî yanında sülûkünü tamamlayan müellif ve mutasavvıftır.

Kişi dosyasını aç →
?1546

Şeyh Ahmed-i Sârbân

Ahmed-i Sârbân (ö. 1546), Kanûnî devrinde sarbanbaşılık yapan, Hayrabolu’da irşad çevresi kuran Bayramî-Melâmî şeyhidir. Pîr Ali-i Aksarâyî ve İsmâil Ma‘şûkī ile bağı ile adına nispet edilen Dîvânın aidiyeti kaynaklarda farklı değerlendirilir.

Kişi dosyasını aç →
?1888

Ali Örfî Efendi

Ali Örfî Efendi (ö. 1305/1887-88), Görice’den Mısır ve Selânik’e uzanan hayatında Muhammed Nûrü’l-Arabî’den hilâfet alan; evini irşad merkezi yapan, tasavvuf klasiklerini tercüme edip Niyâzî-i Mısrî, Üftâde ve Salih Lütfî şiirlerini şerh eden Rumeli Melâmî müellifidir.

Kişi dosyasını aç →
?1510

Şeyh Bünyâmin-i Ayâşî

Bünyâmin-i Ayâşî (ö. 916/1510), Dede Ömer Rûşenî'nin halifesi; şeyhinden sonra yirmi altı yıl irşad makamında bulunan ve kabri Ayaş'ta ziyaret edilen sûfîdir.

Kişi dosyasını aç →
15841660

Sarı Abdullah Efendi

Sarı Abdullah Efendi (992/1584 – 1071/1660), kendini “aslen Bayramî, tarikaten Celvetî, terbiyeten Mevlevî” diye tanıtan reîsülküttâb ve müellif; Mesnevî 'nin bir cildi üzerine yazılmış en geniş şerhin sahibi ve yetiştirdiği zerrin lâleleriyle “şükûfe-perverân” reisi.

Kişi dosyasını aç →
16151676

Sun‘ullah-ı Gaybî

Sun‘ullah-ı Gaybî, Kütahya'da yetişen ve Olanlar Şeyhi İbrâhim Efendi'ye bağlanan Bayramî-Melâmî şair; Dîvân, Sohbetnâme ve çok sayıdaki risalenin müellifidir.

Kişi dosyasını aç →
?1566

Şeyh Bahrî Dede

Şeyh Bahrî Dede (ö. 974/1566), Edirne’deki Koğacı Dede Zâviyesi’nden Bursa Muradiye’deki kendi zâviyesine uzanan irşad hayatı; melâmet tavrı, şiiri ve Sigetvar seferi anlatılarıyla tanınan XVI. yüzyıl sûfîsidir.

Kişi dosyasını aç →

Âsitâneler, tekkeler, türbeler ve irşad merkezleri

Her mekân kişi ve dönem ilişkisiyle tekil dosyasına bağlanır; yaklaşık veya bilinmeyen konumlar kesin koordinat gibi gösterilmez.

medfen

Hîre (Nîşâbur yakını)

Zehebî'nin kaydına göre kabrinin bulunduğu, Nîşâbur yakınındaki yer. Konum yaklaşık verilmiştir. İlişkili kişi dosyası Hamdûn el-Kassâr : Ebû Sâlih Hamdûn b. Ahmed el-Kassâr (ö. 271/884), Nîşâbur’da ihlâs, nefsin ithamı ve manevî hâlleri gi

Nişabur · İranMekân dosyasını aç →
medfen (yeri belirsiz)

Kabri (yeri kaybolmuş)

1874'te yerleştiği ve 29 Cemâziyelâhir 1305'te (13 Mart 1888) vefat edip öldüğü odaya defnedildiği ev. Sonradan yapılan türbe harap olmuş, yerine postahane inşa edilmiş, o da yıkılınca kabrin yeri tamamen kaybolmuş; mensupları işaret olarak

Ustrumca (Strumica) · Kuzey MakedonyaMekân dosyasını aç →
medfen

Türbesi, Murad Paşa Camii avlusu

22 Rebîülâhir 1065'te (1 Mart 1655) vefat edip tekkesinin hazîresine defnedilmiş; tekke 1957'de yol genişletmesi sırasında yıkılınca türbesi Murad Paşa Camii'nin avlusuna nakledilmiştir. Konum yaklaşıktır.

Aksaray, İstanbul · TürkiyeMekân dosyasını aç →
medfen

Ömer Dede Sikkînî Mezarı

Hacı Bayrâm-ı Velî'nin ölümünün ardından Göynük'e yerleşmiş, hayatının bundan sonraki kısmı hakkında kaynaklarda bilgi bulunmamakla birlikte mezarının Göynük'te olduğu kaydedilmiştir. İlişkili kişi dosyası Ömer Dede Sikkînî (Bıçakçı Emîr De

Bolu · TürkiyeMekân dosyasını aç →
tekke

Şeyh Hasîb Efendi Rifâî Dergâhı

Harîrîzâde Kemâleddin Efendi'nin kabri bu dergâhın hazîresindedir; 2 Zilkade 1299 (15 Eylül 1882) tarihindeki vefatının ardından buraya defnedilmiştir. İlişkili kişi dosyası Harîrîzâde Mehmed Kemâleddin Efendi : Harîrîzâde Mehmed Kemâleddin

İstanbul · TürkiyeMekân dosyasını aç →
kabir

Şeyhler Makberesi (kabri)

Topkapı'dan Maltepe'ye giden yolun sol tarafındaki mezarlıkta, Şeyhler Makberesi diye tanınan sofada medfundur. İlişkili kişi dosyası Sarı Abdullah Efendi : Sarı Abdullah Efendi (1584–1660), İdrîs-i Muhtefî çevresinde yetişen; reisülküttapl

İstanbul, Topkapı · TürkiyeMekân dosyasını aç →
irşad merkezi

Nîşâbur

Melâmetiyye'nin doğduğu ve yayıldığı şehir; Kuşeyrî, akımın Nîşâbur'da onun vasıtasıyla yayıldığını kaydeder. İlişkili kişi dosyası Hamdûn el-Kassâr : Ebû Sâlih Hamdûn b. Ahmed el-Kassâr (ö. 271/884), Nîşâbur’da ihlâs, nefsin ithamı ve mane

Nişabur · İranMekân dosyasını aç →
tekkesi

Olanlar Tekkesi (Gavsî Tekkesi) — yıkılmış

Şeyh olarak tayin edildiği ve ölümüne kadar postnişin kaldığı tekke; lakabına izâfetle Olanlar Tekkesi denmiştir. Cerrahpaşa'dan Aksaray'a giden yolun sağında, bugün yerinde Ziraat Bankası bulunan yapı 1957'de yıkılmıştır. Konum yaklaşıktır

Aksaray, İstanbul · TürkiyeMekân dosyasını aç →
tekke

Balıklı Tekkesi

Gaybî eserlerinde iki ayrı silsile kaydeder. Halvetî nispeti, Kütahya'daki Balıklı Tekkesi'nin kurucusu ve babasının pîrdaşı olan Muslihuddin Efendi yoluyladır; Bayramî-Melâmî nispeti ise Olanlar Şeyhi İbrâhim Efendi'den gelir. Koordinat şe

Kütahya · TürkiyeMekân dosyasını aç →
türbe

Bünyâmin Ayâşî Türbesi

Türbesi Ayaş'ta kendi adıyla anılan caminin yanındadır. Kaynak aynı yerde medrese ve hamam gibi vakıflarının da bulunduğunu bildirir; koordinat kasaba düzeyindedir. İlişkili kişi dosyası Şeyh Bünyâmin-i Ayâşî : Bünyâmin-i Ayâşî (ö. 916/1510

Ayaş · TürkiyeMekân dosyasını aç →
irşad merkezi

Üsküp

1839'da yerleşip 1874'e kadar kaldığı, Nakşibendî-Müceddidî şeyhi Kazanlı Abdülhâlik Efendi'ye intisap ettiği ve kendi seyrüsülûk anlayışına göre irşad ettiği şehir; üçüncü devre Melâmîliğinin merkezidir.

Üsküp (Skopje) · Kuzey MakedonyaMekân dosyasını aç →
türbe

Musallâ Kabristanı

Kütahya Musallâ Kabristanı'nda bulunan türbesi, kaynağın ifadesiyle şehrin önemli ziyaretgâhlarındandır. Koordinat şehir düzeyindedir; kabristanın tam konumu kaynakta tarif edilmemiştir. İlişkili kişi dosyası Sun‘ullah-ı Gaybî : Sun‘ullah-ı

Kütahya · TürkiyeMekân dosyasını aç →
silsile başı

Ankara (Hacı Bayram Camii ve Türbesi)

Silsilesinin ulaştığı Hacı Bayrâm-ı Velî'nin medfeni; Bayramî Melâmîliği onun halifesi Dede Ömer Sikkînî ile başlamıştır. İlişkili kişi dosyası Olanlar Şeyhi İbrâhim Efendi : Olanlar Şeyhi İbrâhim Efendi (yaklaşık 1592-1655), Aksaray’daki d

Ankara · TürkiyeMekân dosyasını aç →
dergâh

Üsküdar (Aziz Mahmud Hüdâyî Dergâhı)

Celvetiyye'nin pîri Aziz Mahmud Hüdâyî'nin merkezi; ondan feyiz aldığını eserlerinde kaydeder. Hâmisi Halil Paşa da azil sonrası buraya sığınmıştı. İlişkili kişi dosyası Sarı Abdullah Efendi : Sarı Abdullah Efendi (1584–1660), İdrîs-i Muhte

İstanbul · TürkiyeMekân dosyasını aç →
mevlevîhâne

Edirne Mevlevîhânesi

Şeyhi şair Neşâtî Ahmed Dede'nin, reîsülküttaplığı sırasında kesedarlığı hizmetinde bulunduğu ve ondan melâmet neşvesi aldığı kaydedilir. İlişkili kişi dosyası Sarı Abdullah Efendi : Sarı Abdullah Efendi (1584–1660), İdrîs-i Muhtefî çevresi

Edirne · TürkiyeMekân dosyasını aç →
turbe

Abdulkadir Belhi Türbesi

Ziyaretgâh kaydı Kaynakta “HZ. PİR EŞ-ŞEYH ABDULKADİR BELHİ” adıyla, MELAMİYYE çevresinde, EYÜPSULTAN/İSTANBUL ziyaretgâh kaydı olarak yer alır. Adres tarifi MURAD-I MÜNZEVİ HAZİRESİ'NDE BULUNMAKTA. İrtihal kaydı Kaynak veri kümesinde hicrî

İstanbul · TürkiyeMekân dosyasını aç →
turbe

İdris-İ Muhtefi Türbesi

Ziyaretgâh kaydı Kaynakta “HZ. PİR EŞ-ŞEYH İDRİS-İ MUHTEFİ” adıyla, MELAMİYYE çevresinde, BEYOĞLU/İSTANBUL ziyaretgâh kaydı olarak yer alır. Adres tarifi KONUM MEZARLIK İÇİNDEKİ YERİNİ GÖSTERİYOR. KULAKSIZ MEZARLIĞI. İrtihal kaydı Kaynak ve

İstanbul · TürkiyeMekân dosyasını aç →
turbe

Hâşimi Emir Osmân Efendi Türbesi

Ziyaretgâh kaydı Kaynakta “HZ. PİR EŞ-ŞEYH HAŞİMİ EMİR OSMAN (SAÇLI EMİR)” adıyla, MELAMİYYE çevresinde, BEYOĞLU/İSTANBUL ziyaretgâh kaydı olarak yer alır. Adres tarifi KADI MEHMET CD. NO:61 İrtihal kaydı Kaynak veri kümesinde hicrî irtihal

İstanbul · TürkiyeMekân dosyasını aç →
turbe

Bekri Mustafa Efendi Türbesi

Ziyaretgâh kaydı Kaynakta “HZ. PİR EŞ-ŞEYH BEKRİ MUSTAFA EFENDİ” adıyla, MELAMİYYE çevresinde, FATİH/İSTANBUL ziyaretgâh kaydı olarak yer alır. Adres tarifi EMİNÖNÜ SAHİLİ'NDE, AHİ ÇELEBİ CAMİ YANINDA TÜRBESİ BULUNMAKTA.

İstanbul · TürkiyeMekân dosyasını aç →
turbe

Hacı Bayram Kabayi Efendi el-Melami Türbesi

Ziyaretgâh kaydı Kaynakta “EŞ-ŞEYH HACI BAYRAM KABAYİ EFENDİ EL-MELAMİ” adıyla, MELAMİYYE çevresinde, ZEYTİNBURNU/İSTANBUL ziyaretgâh kaydı olarak yer alır. Adres tarifi TOPKAPI ÇAMLIK MEZARLIĞI. MEZARLIĞIN TAKKECİ İBRAHİM AĞA CAMİİ TARAFIN

İstanbul · TürkiyeMekân dosyasını aç →
turbe

Sarı Abdullah Efendi el-Melami Türbesi

Ziyaretgâh kaydı Kaynakta “EŞ-ŞEYH SARI ABDULLAH EFENDİ EL-MELAMİ” adıyla, MELAMİYYE çevresinde, BAYRAMPAŞA/İSTANBUL ziyaretgâh kaydı olarak yer alır. Adres tarifi BAYRAMPAŞA MALTEPE MEZARLIĞI 1. ADA, ŞEYHLER MAKBERESİ'NDE MEDFUN. İrtihal k

İstanbul · TürkiyeMekân dosyasını aç →
turbe

Lalizade Abdulbaki Efendi Türbesi

Ziyaretgâh kaydı Kaynakta “LALİZADE ABDULBAKİ EFENDİ” adıyla, MELAMİYYE çevresinde, EYÜPSULTAN/İSTANBUL ziyaretgâh kaydı olarak yer alır. Adres tarifi KALENDERHANE CD. NO:11 İrtihal kaydı Kaynak veri kümesinde hicrî irtihal tarihi 1159 olar

İstanbul · TürkiyeMekân dosyasını aç →

Bu yolun kişi dosyalarına doğrudan geçin

Sefîne’den süzülen hayat, menkıbe, eser ve ilişki bilgileri ayrı bir kaynak menüsünde tekrarlanmıyor; her şahsiyetin kendi dosyasında birleştiriliyor.