Ara
Menü

Harîrîzâde Kemâleddin Efendi

Harîrîzâde Muhammed Kemâleddin Efendi (1850-1882), Halvetî-Bekrî sülûkünü Melâmî tevhid öğretisi ve geniş icazet ağıyla birleştiren; Tibyân ve Fecru'l-Esmâ başta olmak üzere yaklaşık kırk eser bırakan İstanbul sûfî-müellifidir.

Doğum
1850
Vefat
1882
Unvan
Tibyân müellifi ve tarikatlar tarihçisi

İstanbul'da kısa fakat yoğun bir ömür

Harîrîzâde Muhammed Kemâleddin Efendi, Cemâziyelâhir 1267/Mart 1850'de İstanbul'da doğdu. Halep kökenli, ilmî ve tasavvufî geleneğe sahip bir aileye mensuptu. Babası Şeyh Abdurrahman el-Harîrî Rifâiyye ile Halvetiyye'nin Bekriyye kolunda irşad sahibiydi. Harîrîzâde nisbesi, aile geleneğinde ipekçilikle ilişkilendirilen Şeyh Burhâneddin Ebü'l-Hasan Ali el-Harîrî'ye bağlanır; bu nisbe hakkında kaynaklarda farklı menkıbevî açıklamalar vardır.

Tahsil ve seyahatler

Beş yaşında Kur'an öğrenmeye başladı; sarf, nahiv, mantık ve âdâb okudu. Şâkir Efendi'den Sahîh-i Buhârî, Abdüllatif Buhârî ve Kāsım Mağribî gibi âlimlerden hadis ve Hanefî fıkhı tahsil etti. Halep ve Mısır seyahatlerinde âlim ve şeyhlerle görüştü. Bir süre ticaretle uğraştı; daha sonra Fatih Camii Kütüphanesi'nde hâfız-ı kütüp olarak çalıştı. Hayatının önemli kısmını Hırka-i Şerif çevresindeki evinde telif ve irşadla geçirdi.

Bekriyye sülûkü ve çoklu icazetler

İlk tasavvuf terbiyesini babasından aldı; Bekriyye sülûkünü Muhammed Enîs el-Hüseynî ed-Dımaşkî gözetiminde tamamladı. Rifâî-Harîrî, Halvetî-Bekrî ve Hafnevî nispetlerinin yanında farklı seyahat ve görüşmeler yoluyla birçok tarikattan icazet, hırka veya rivayet bağı edindi. Bu kayıtlar aynı derecede fiilî irşad yetkisi anlamına gelmez. Harîrîzâde kendi müridlerini esasen Halvetî-Bekrî usulüne göre terbiye etti.

Muhammed Nûru'l-Arabî ile karşılaşması

1289/1872'de Muhammed Nûru'l-Arabî'nin İstanbul ziyaretinde ona intisap etti; İbnü'l-Arabî ve İbnü'l-Fârız çevresindeki metinleri okudu ve Melâmî hilâfeti aldı. Bu irtibat Harîrîzâde'nin tevhid dilini ve eserlerini belirgin biçimde etkiledi. Bununla birlikte onu yalnız Melâmî yahut yalnız Halvetî diye tek etikete hapsetmek, Bekriyye terbiyesi ile geniş icazet ağını görünmez kılar.

Eserleri

Otuz iki yıllık ömrüne yaklaşık kırk eser sığdırdı. En tanınmış eseri üç cilt ve 1016 varaktan oluşan Tibyânü Vesâili'l-Hakāik fî Beyâni Selâsili't-Tarâiktir. Fecru'l-Esmâ ve Subhu'l-Müsemmâ, Kenzü'l-Feyz, Feyzu'l-Muğnî, Hakîkatü't-Tarîkat, Hadîkatü'l-Hakîkat, Cevâhiru Mülûki'l-Aliyye ve çeşitli hizb, salavat ve esmâ şerhleri diğer önemli çalışmalarındandır.

Vefatı ve kabri

Kabul edilen tarihe göre 2 Zilkade 1299/15 Eylül 1882'de vefat etti; bazı kaynaklar bir gün sonrasını verir. Eyüp'teki Şeyh Hasib Efendi Dergâhı hazîresinde, babasının yanına defnedildi. Kısa ömrüne rağmen tarikat tarihi, silsileler, esmâ, seyrüsülûk ve tasavvufî metin şerhleri alanlarında kalıcı bir külliyat bıraktı.

Tahsil yılları ve icâzet yolculukları

İlk öğreniminin ardından rüşdiyeye devam etti; ayrıca özel olarak Arapça, mantık ve belâgat dersleri aldı. On yedi yaşında babası vefat edince bir süre ticaretle meşgul oldu, sonra tekrar ilme yönelerek Allâme Şâkir Efendi'nin Sahîh-i Buhârî derslerine devam etti.

1869'da akrabalarını ziyaret için gittiği Halep'te dört ay kaldı; dönüşte Şeyh Abdüllatif Buhârî ile birlikte İstanbul'a geldi ve onu evinde misafir ederek kendisinden Hanefî fıkhına dair bazı metinleri okudu, hadis dersleri aldı. Bu yıllarda Şeyh Kâsım el-Mağribî'nin hadis derslerine de devam etti.

1872'de İstanbul'a gelen son dönem Melâmîliğinin pîri Muhammed Nûrü'l-Arabî'ye intisap etti; ondan Muhyiddin İbnü'l-Arabî'nin Fusûsü'l-hikem ve er-Risâletü'l-ahadiyye'sini, İbnü'l-Fârız'ın et-Tâiyyetü'l-kübrâ'sını okuyup hilâfetnâme aldı. Ertesi yıl mürşidini ziyaret için gittiği Üsküp'ten dönerken Selânik'e uğradı; Şeyh Ali Rızâ Efendi'den Ramazâniyye, Şeyh Edib Lutfi Efendi'den Sinâniyye hilâfetnâmesi aldı. 1874'te Mısır'a gidip bir süre orada kaldı, 1875'te Edirne'ye gidip döndükten sonra bir daha İstanbul'dan ayrılmadı.

Fâtih Kütüphanesi'nde kısa bir dönem süren hâfız-ı kütüblük görevi dışında resmî bir görevi olmadı; ömrünün kalanını eser telifi ve irşadla geçirdi. Meşhur eseri Tibyânü vesâili'l-hakâik'i tamamladıktan üç yıl sonra, 2 Zilkade 1299 (15 Eylül 1882) tarihinde vefat etti.

COĞRAFÎ HAFIZA2 coğrafî bağlantıMekân kayıtlarına git →
Koordinatlı mekânŞehir düzeyi2 nokta · 0 kesin koordinat. Kümeye tıklayarak yaklaşın; tek noktadan mekân dosyasını açın.

Ağ ve yol

Eserleri ve metinleri

İlk 5 kayıt gösteriliyor

TARİHÎ KAYIT

Tibyân'da bir tarikat nasıl anlatılır

Her maddede önce kurucunun tam adı, künyesi ve vefat tarihi verilir; ardından hayatı, eserleri, menkıbeleri ve tarikatın anlayışı gelir, sonunda "sened" başlığı altında silsile aktarılır.

Metni gösterMetni daralt

Kitabın madde kalıbı baştan sona aynıdır. Ana maddelerde önce tarikat kurucusunun tam adı, künyesi ve vefat tarihi kaydedilir; sonra hayatı, eserleri, tasavvufî kişiliği, menkıbe ve kerametleri, bazı görüşleri ve tarikatın temel anlayışı ayrıntılarıyla ele alınır. Maddenin sonunda "sened" başlığı altında yolun silsilesi verilir, çoğunlukla o tarikatla ilgili kaynaklar da gösterilir.

Kollar ve şubeler ana tarikatın içinde eritilmez, müstakil başlıklar altında ayrı ayrı tanıtılır ve her birinin hangi yolun kolu olduğu belirtilir; meselâ Halvetiyye dört ana kolu ve yaklaşık kırk şubesiyle ayrı başlıklarda incelenir. Birden fazla adla bilinen tarikatlar meşhur adlarıyla alınmış, öteki isimlerinden bu maddeye atıf yapılmıştır.

Alfabetik dizi, Medyeniyye'nin bir şubesi olan Abbâsiyye ile başlar ve Halvetiyye-i Sinâniyye'nin Muslihiyye kolundan Zühriyye ile sona erer. Kollar ve şubelerle birlikte, mükerrerler dahil 199 (tekrarlar hariç 167) tarikat tanıtılmıştır.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı.
TARİHÎ KAYIT

İçine 116 risâle alan kitap

Tibyân yalnız tarikatları anlatmaz; yaklaşık 240 kitaba başvurur ve 116 civarında Arapça, Farsça, Türkçe risâleyi aynen içine alarak bir metin ambarına dönüşür.

Metni gösterMetni daralt

Eserde tasavvufa ve İslâmî ilimlere dair yaklaşık 240 kitaba başvurulmuş, bunun yanında 116 civarında Arapça, Farsça ve Türkçe risâle özetlenmeden, aynen iktibas edilmiştir. Bu risâlelerin önemli bir kısmı seyrü sülûk âdâbı ile vird, hizib ve dua metinlerinden oluşur; dolayısıyla kitap, tarikatların tarihi kadar onların günlük amel metinlerini de taşır.

Aynı yöntem madde içlerinde de sürer: Celvetiyye'nin usulü İsmâil Hakkı Bursevî'nin Tamâmü'l-feyz'inden aktarılarak açıklanır, Melâmiyye maddesinde melâmet ve melâmetîler İbnü'l-Arabî'nin fikirlerine başvurularak, Halvetiyye maddesinde ise celvet ve halvet kavramları üzerinden ele alınır. III. cildin sonuna, çok sayıda tarikatın ortaya çıkış sebeplerini konu alan Tamâmü'l-feyz ile Abdülganî en-Nablusî'nin Envârü's-sülûk fî esrâri's-sülûk adlı risâleleri eklenmiştir.

Kitabın en dikkate değer yönlerinden biri, tarikat usulleri ile tasavvufî konu ve kavramlara dair bu zengin malzemedir; bir tarikatlar ansiklopedisi olmasının yanı sıra pek çok tasavvuf terimi hakkında da bilgi verir.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı.
TARİHÎ KAYIT

Tibyân: tarikatlar ansiklopedisi

Üç ciltlik Tibyân, tarikat adlarını, silsileleri, şubeleri ve tasavvuf kavramlarını yüzlerce yazılı ve sözlü kaynaktan derleyen ansiklopedik bir eserdir.

Metni gösterMetni daralt

Harîrîzâde eseri 1297/1880'de tamamladı. Arapçanın hâkim olduğu metinde Türkçe ve Farsça parçalar da bulunur. Bilgilerin bir kısmı yazılı kaynaklara, bir kısmı icazet belgesi, görüşme veya gelenek içi nakle dayanır; bu sebeple her kayıt kendi kanıt türüyle değerlendirilmelidir.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Tasavvuf Literatüründe Etvâr-ı Seb‘a ve Harîrîzâde'nin Fecru'l-Esmâ ve Subhu'l-Müsemmâ Adlı Risalesi.
TARİHÎ KAYIT

Fecru'l-Esmâ ve Subhu'l-Müsemmâ

1289/1872'de yazılan risale, Halvetî-Şâbânî-Bekrî terbiyesinde kullanılan yedi ilâhî ismi ve bunlara bağlanan seyrüsülûk mertebelerini açıklar.

Metni gösterMetni daralt

Eser bir giriş, mukaddime ve yedi isim etrafında kurulan bölümlerden oluşur. Müellif hattı Süleymaniye Kütüphanesi Hacı Mahmud Efendi 3159'da; diğer nüshalar Atatürk Kitaplığı Osman Ergin 173 ve Edirne Selimiye 719'da kayıtlıdır. Tez, bu üç nüshayı karşılaştırarak metni neşretmiştir.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Tasavvuf Literatüründe Etvâr-ı Seb‘a ve Harîrîzâde'nin Fecru'l-Esmâ ve Subhu'l-Müsemmâ Adlı Risalesi.
TARİHÎ KAYIT

Yaklaşık kırk eserin konu haritası

Harîrîzâde tarikat tarihi, esmâ, seyrüsülûk, vahdet-i vücûd, hizb ve salavat şerhleri ile şiir ve risale tercümeleri kaleme aldı.

Metni gösterMetni daralt

Külliyat içinde Tibyân tarikat tarihini, Fecru'l-Esmâ ve Kenzü'l-Feyz esmâ ve terbiye usulünü, Feyzu'l-Muğnî tevhid mertebelerini, Cevâhiru Mülûki'l-Aliyye Şâzelî adabını işler. Kaynakta listelenen eserlerin nüsha, dil ve müellife nispet bilgileri ayrı ayrı verilmiştir.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Tasavvuf Literatüründe Etvâr-ı Seb‘a ve Harîrîzâde'nin Fecru'l-Esmâ ve Subhu'l-Müsemmâ Adlı Risalesi.

Kavram dünyası

İlk 3 kayıt gösteriliyor

TARİHÎ KAYIT

Kemâliyye: kendi adına kaydettiği yol

Yüzlerce tarikatı sıraladığı büyük kitabını, kendisine nisbet ettiği Kemâliyye adlı yolu, kendi hayatını ve silsilesini anlatarak bitirir.

Metni gösterMetni daralt

Tarikatları alfabetik olarak sıralayan üç ciltlik kitabının sonunda, anlattığı yüzlerce yolun arasına kendi adıyla anılan bir yolu da koyar: Kemâliyye. Eserini bu tarikattan, kendi hayatından ve kendi silsilesinden söz ederek tamamlar.

Bu tercih, kitabın hem bir tarikatlar tarihi hem de müellifinin kendi mânevî yerini kayda geçirdiği bir metin olduğunu gösterir. Nitekim birçok tarikatın silsilesini kendisine ulaştırarak o yollara mensubiyet iddia etmesi, eser hakkındaki başlıca eleştiri konusudur.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı.
KAVRAM

Etvâr-ı Seb‘a ile Letâif-i Hamse farkı

Etvâr-ı Seb‘a nefis terbiyesini yedi mertebe ve esmâ üzerinden; Letâif-i Hamse ise kalp, ruh, sır, hafî ve ahfâ merkezlerinin tasfiyesi üzerinden açıklar.

Metni gösterMetni daralt

Bu iki tasnif bütün tarikatların değişmez ve aynı biçimde uyguladığı ortak bir şema değildir. Kaynak, nefsânî ve rûhânî diye adlandırılan iki terbiye yönünü karşılaştırır. Harîrîzâde'nin risalesi özellikle Halvetî-Bekrî esmâ yolunun içinden konuşur.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Tasavvuf Literatüründe Etvâr-ı Seb‘a ve Harîrîzâde'nin Fecru'l-Esmâ ve Subhu'l-Müsemmâ Adlı Risalesi.
TARİHÎ KAYIT

Esmâ-i Seb‘a düzeni

Lâ ilâhe illallah, Allah, Hû, Hak, Hay, Kayyûm ve Kahhâr isimleri nefsin yedi mertebesiyle ilişkilendirilir.

Metni gösterMetni daralt

Risale her isim için tavır, seyr, makam, nur, vârid ve peygamber kademi gibi karşılıklar kurar. Bu eşleştirmeler Kur'an'daki temel kavramların tek mümkün yorumu değil, belirli bir Halvetî-Bekrî seyrüsülûk şemasıdır. Uygulama miktarı ve geçişler mürşid gözetimiyle düşünülür.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Tasavvuf Literatüründe Etvâr-ı Seb‘a ve Harîrîzâde'nin Fecru'l-Esmâ ve Subhu'l-Müsemmâ Adlı Risalesi.

Şeyh, halife, aile ve post ağı

SONRAKİ HALKAŞuayb Şerefeddin EfendiŞuayb Şerefeddin Efendi ile Harîrîzâde Muhammed Kemâleddin arasında çeşitli tarikatlara ait icâzet ve nisbet alışverişi vardı; bu kayıt tek bir doğrudan şeyhlik iddiası değil, belgeli çoklu tarikat irtibatıdır.TALEBESİ / HALİFESİSeyyid Muhammed Nûru'l-ArabîBoyacıköy'deki yalısında ağırladığı Melâmî pîrine intisap etti; ondan Fusûsü'l-hikem, er-Risâletü'l-ahadiyye ve et-Tâiyyetü'l-kübrâ'yı okuyup hilâfetnâme aldı. Aldığı bunca icâzet arasında asıl tasavvufî şahsiyetini belirleyen kişi odur.TALEBESİ / HALİFESİŞeyh Abdurrahman HarîrîBabası ve ilk şeyhi olan Rifâî şeyhi. On beş yaşında ondan Rifâiyye'nin Harîriyye kolu, Halvetiyye'nin Bekriyye kolu ve Hafneviyye icâzetlerini aldı.TALEBESİ / HALİFESİŞuayb Şerefeddin EfendiKendisinden Sezâiyye icâzeti aldığı şeyh.TALEBESİ / HALİFESİBursalı Mehmed Tâhir BeyHarîrîzâde'nin en tanınmış müridi; Osmanlı Müellifleri'nin sahibidir.

Tekke, türbe ve irşad coğrafyası

İstanbul · TürkiyeŞeyh Hasîb Efendi Rifâî DergâhıHarîrîzâde Kemâleddin Efendi'nin kabri bu dergâhın hazîresindedir; 2 Zilkade 1299 (15 Eylül 1882) tarihindeki vefatının ardından buraya defnedilmiştir. İlişkili kişi dosyası Harîrîzâde Mehmed Kemâleddin Efendi : Harîrîzâde Mehmed Kemâleddin (1850-1882), yaklaşık 200 tarikat ve kolun silsilelerini derleyen üç ciltlik Tıbyân’ın müellifi; Halvetî-Bekrî şeyhi ve Muhammed Nûrü’l-Arabî’nin Melâmî halifesidir.İstanbul · TürkiyeHarîrîzâde'nin Boyacıköy'deki yalısıMelâmî pîri Muhammed Nûrü'l-Arabî'yi İstanbul ziyaretlerinden birinde ağırladığı yalı. Harîrîzâde ona burada intisap etmiş; aynı mecliste ulemâdan Mürefteli Hoca Abdullah, Evkaf müfettişi Hacı Tevfik, Mısır mollası Kâmil ile Rifâî şeyhleri Ahmed Safî ve Abdülkerim efendiler de intisap etmiştir.

Bu dosyada izlenebilen kaynaklar

Bu liste biyografi, ilişki, anlatı ve mekân kayıtlarında açıkça taşınan kaynak künyelerini bir araya getirir. Paragraf düzeyinde kaynağı belirlenmemiş iddialara sonradan dipnot uydurulmaz.

  1. [1]Tasavvuf Literatüründe Etvâr-ı Seb‘a ve Harîrîzâde'nin Fecru'l-Esmâ ve Subhu'l-Müsemmâ Adlı Risalesi
  2. [2]Hüseyin Vassâf, Sefîne-i Evliyâ, cilt II-IV; kişi başlıkları PDF sayfa görüntüsüyle karşılaştırıldı
  3. [3]Kişi dosyasının kaynakları — Harîrîzâde Mehmed Kemâleddin Efendi
Ortak kaynak kataloğunu aç →