Ara
Menü

Şuayb Şerefeddin Efendi

Şuayb Şerefeddin Efendi (1842, Edirne – 5 Haziran 1911, Uzunköprü); Gülşenî-Sezâî şeyhi. Mensuplarınca tarikatın son devirdeki müceddidi sayılmış, kendisini “Gülşen-i Sânî” diye nitelemiştir. 400'den fazla halife yetiştirdiği kaydedilir.

Doğum
1842
Vefat
1911
Unvan
Edirne Gülşenî Veli Dede Dergâhı şeyhi, şair ve çoklu icâzet sahibi

Bir şeyh ailesinde

Edirne'de doğdu. Edirne Velî Dede Gülşenî Dergâhı şeyhi Mehmed Seyfullah Efendi'nin oğludur.

Soyu beşinci kuşakta Gülşeniyye'nin Sezâiyye kolunun pîri Hasan Sezâî-yi Gülşenî'nin damadı Şeyh Ahmed Müsellem Efendi'ye ulaşır.

Tahsiline Konyalı Hacı Mahmud Efendi'nin yanında başladı. Edirne rüşdiyesinde Kütahyalı Osman Efendi'den Arapça ve Farsça, Berberzâde Mehmed Efendi'den dinî ilimleri öğrendi.

İntisabı

Babasının vefatı üzerine yirmi yaşlarında İstanbul'a giderek Molla Aşkî Dergâhı'nda Gülşeniyye'den Gürcü Ali Efendi'nin halifelerinden Bolulu Şeyh Mustafa Hilmi Efendi'ye intisap etti.

Kendisine Gülşenî tacı ve hırkası verildikten sonra Edirne'ye döndü.

Mânevî bir işaretle 1864 yılında tekrar İstanbul'a giderek şeyhinden Gülşenî icâzetnâmesi aldı ve Edirne'ye gelip Velî Dede Gülşenî Dergâhı meşihatını üstlendi.

Ders ve icâzet trafiği

Üç yıl sonra şeyhi Mustafa Hilmi Efendi'nin vefatı üzerine Eskicami müderrisi Hâfız İsmâil Rüşdü Efendi'den tefsir ve hadis okumaya başladı; tasavvufî konularda kendisinden faydalandı.

1873'te Halkalı Dergâhı şeyhi Hayrabolulu Mehmed Mahvî ile tanışarak ondan feyiz aldı. Böylece Gülşeniyye'nin Hâletiyye koluna da intisap etmiş oldu.

Hocası İsmâil Rüşdü'nün aracılığıyla tanıştığı Harîrîzâde Kemâleddin Efendi'den 1876 yılında Nakşibendiyye, Celvetiyye, Şâbâniyye, Kādiriyye, Rifâiyye ve Halvetiyye tarikatlarından icâzet alırken kendisi de ona Gülşeniyye icâzeti verdi.

İrşad ve vefatı

Edirne, Uzunköprü ve Keşan civarında yaptığı seyahatlerle etrafında geniş bir mürid halkası oluşan Şuayb Şerefeddin Efendi, Velî Dede Gülşenî Dergâhı'nda uzun yıllar irşad faaliyetinde bulundu ve 5 Haziran 1911 tarihinde Uzunköprü'de vefat etti.

Cenaze namazı Edirne Eskicamii'nde kılındıktan sonra dergâhın hazîresinde Ahmed Müsellem Efendi'nin kabrinin yanına defnedildi.

Hüseyin Vassâf ölümüne “şeyh-i ârif billâh” ifadesini, halifesi Şeyh Mehmed Şehrî, “Dem-i hûya verip demi pîr-i azîz Şerefeddin / Verdi hûya dem-i hû pîr-i âlem Şerefeddin / Habîbi hû dedi vardı cenâb-ı Şâh Şerefeddin” mısralarını tarih düşürmüştür.

Ailesi

Şuayb Şerefeddin Efendi'nin ikinci eşi Sümbül Hanım'dan Ali Seyfullah, Mehmed İrfan, Mehmed Kemâleddin ve Mehmed Vefâ adında dört oğlu ile Dervişe Hanım adlı bir kızı dünyaya gelmiştir.

Ali Seyfullah, Uzunköprü'de mektep muallimi iken yirmi iki yaşında veremden ölmüş, Mehmed İrfan ve Mehmed Kemâleddin, I. Dünya Savaşı'nda Suriye cephesinde şehid düşmüş, Mehmed Vefâ, Uzunköprü'de ablası Dervişe Hanım ve eşi Gülşenî-Rifâî şeyhi Mustafa Zevkî Efendi'nin yanında hayatını sürdürmüştür.

Şuayb Efendi'nin soyu kızı vasıtasıyla devam etmiş, aile 1934'te çıkan Soyadı Kanunu'nun ardından Keçeci soyadını almıştır.

Şuayb Efendi'nin vefatından sonra dergâhın postnişinliğine oğlu Mehmed İrfan Efendi, küçük kardeşi İsmâil Talat Efendi, yeğenleri Hâfız Sırrî ve Ahmed Hayâlî efendilerle damadı Mustafa Zevkî Efendi geçmiştir. Bunlar tarikat terbiyesini Şuayb Şerefeddin Efendi'den almışlardır.

Şahsiyeti

Hüseyin Vassâf'ın melâmet ve mahviyet ehli, vahdet-i vücûd zevkine mazhar bir mürşid olarak tanımladığı Şuayb Şerefeddin Efendi, Gülşeniyye tarikatı mensuplarınca tarikatın son devirdeki müceddidi sayılmıştır.

Nitekim, “Fâris-i meydân-ı aşkım Gülşen-i Sânî / Mürdeler ihyâ eder ol cân ile cânan benim” makta' beyitli bir fahriyyesinde kendisini ikinci İbrâhîm-i Gülşenî diye niteler.

Pîrleri İbrâhim Gülşenî ve Hasan Sezâî'nin yolundan giden Şuayb Efendi, Hüseyin Vassâf'a ve diğer halifelerine gönderdiği mektuplarıyla Hasan Sezâî'nin mektubat geleneğini sürdürmüş ve mektup yazma biçiminde, üslûbunda, kullandığı mühürde onu taklit etmiştir.

Hüseyin Vassâf'ın naklettiğine göre Şuayb Şerefeddin Efendi Anadolu, Rumeli ve Arabistan'da olmak üzere 400'den fazla halife yetiştirmiştir.

COĞRAFÎ HAFIZA8 coğrafî bağlantıMekân kayıtlarına git →
Koordinatlı mekânŞehir düzeyi8 nokta · 0 kesin koordinat. Kümeye tıklayarak yaklaşın; tek noktadan mekân dosyasını açın.

Ağ ve yol

KİŞİLER AĞIBağlantılarını aç3 doğrudan bağlantıAğda gör →
YOL ATLASISilsiledeki yerini açÖnceki ve sonraki halkalarla birlikte

Hayatından kayıtlar

İlk 6 kayıt gösteriliyor

BİYOGRAFİK KAYIT

Karşılıklı icâzet

Harîrîzâde ile altı yola karşı bir yol.

Metni gösterMetni daralt

Hocası İsmâil Rüşdü'nün aracılığıyla tanıştığı Harîrîzâde Kemâleddin Efendi'den 1876 yılında Nakşibendiyye, Celvetiyye, Şâbâniyye, Kādiriyye, Rifâiyye ve Halvetiyye tarikatlarından icâzet alırken kendisi de ona Gülşeniyye icâzeti verdi.

Çerçeve. Harîrîzâde Kemâleddin Efendi, tarikatların tarihini ve silsilelerini toplayan Tibyânü vesâili'l-hakāik'in müellifidir; onlarca yoldan icâzetlidir. İki şeyhin aynı mecliste birbirine icâzet vermesi, XIX. yüzyıl sonu İstanbul'unda tarikat sınırlarının ne kadar geçirgen olduğunu gösterir.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Şuayb Şerefeddin Efendi”, c. 39.
BİYOGRAFİK KAYIT

“Gülşen-i Sânî”

Kendini ikinci Gülşenî saymak.

Metni gösterMetni daralt

Gülşeniyye tarikatı mensuplarınca tarikatın son devirdeki müceddidi sayılmıştır.

Nitekim, “Fâris-i meydân-ı aşkım Gülşen-i Sânî / Mürdeler ihyâ eder ol cân ile cânan benim” makta' beyitli bir fahriyyesinde kendisini ikinci İbrâhîm-i Gülşenî diye niteler.

Çerçeve. Fahriyye, şairin kendini övdüğü türdür ve divan edebiyatında meşrûdur; buna karşılık bir şeyhin kendini tarikatın pîriyle eşitlemesi ağır bir iddiadır. Aynı kişiyi Hüseyin Vassâf melâmet ve mahviyet ehli diye tanıtır — iki ifade yan yana durur.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Şuayb Şerefeddin Efendi”, c. 39.
BİYOGRAFİK KAYIT

Şeyhini mühürüne kadar taklit etmek

Hasan Sezâî'nin mektup geleneği.

Metni gösterMetni daralt

Pîrleri İbrâhim Gülşenî ve Hasan Sezâî'nin yolundan giden Şuayb Efendi, Hüseyin Vassâf'a ve diğer halifelerine gönderdiği mektuplarıyla Hasan Sezâî'nin mektubat geleneğini sürdürmüş ve mektup yazma biçiminde, üslûbunda, kullandığı mühürde onu taklit etmiştir.

Çerçeve. Hasan Sezâî-yi Gülşenî (ö. 1738) Edirne'de yaşamış, mektupları tasavvuf edebiyatının klasiklerinden sayılmıştır. Şuayb Efendi kendi soyu itibariyle onun dâmadının torunudur; taklit, bir öykünme değil bir silsile devamı olarak kurulmuştur.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Şuayb Şerefeddin Efendi”, c. 39.
BİYOGRAFİK KAYIT

Bir ailenin dağılışı

Verem, iki cephe şehidi, kız evlâttan devam.

Metni gösterMetni daralt

Ali Seyfullah, Uzunköprü'de mektep muallimi iken yirmi iki yaşında veremden ölmüş, Mehmed İrfan ve Mehmed Kemâleddin, I. Dünya Savaşı'nda Suriye cephesinde şehid düşmüş, Mehmed Vefâ, Uzunköprü'de ablası Dervişe Hanım ve eşi Gülşenî-Rifâî şeyhi Mustafa Zevkî Efendi'nin yanında hayatını sürdürmüştür.

Şuayb Efendi'nin soyu kızı vasıtasıyla devam etmiş, aile 1934'te çıkan Soyadı Kanunu'nun ardından Keçeci soyadını almıştır.

Çerçeve. Dört oğuldan üçü kaybedilmiş, soy kızından yürümüştür. Mehmed İrfan Efendi babasının vefatından sonra dergâhın postuna oturmuş, ardından Suriye cephesinde şehid düşmüştür — dergâhın da ailenin de kaderini I. Dünya Savaşı belirlemiştir.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Şuayb Şerefeddin Efendi”, c. 39.
BİYOGRAFİK KAYIT

Şeyhinin dedesinin yanına gömülmek

Ahmed Müsellem Efendi'nin kabri.

Metni gösterMetni daralt

5 Haziran 1911 tarihinde Uzunköprü'de vefat etti. Cenaze namazı Edirne Eskicamii'nde kılındıktan sonra dergâhın hazîresinde Ahmed Müsellem Efendi'nin kabrinin yanına defnedildi.

Çerçeve. Ahmed Müsellem Efendi, Hasan Sezâî'nin dâmadıdır ve Şuayb Efendi'nin beşinci kuşak atasıdır. Bir asır sonra aynı hazîrede yan yana yatarlar. Cenaze namazının kılındığı Eskicami ise vaktiyle tefsir ve hadis okuduğu yerdir.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Şuayb Şerefeddin Efendi”, c. 39.
BİYOGRAFİK KAYIT

Altmış üç mektup

Vassâf'ın topladığı yazışma.

Metni gösterMetni daralt

En başta gelen müridlerinden biri olan Hüseyin Vassâf, şeyhinin kendisine yolladığı altmış üç mektubu Mürâselât adlı eserinde toplamıştır (Süleymaniye Ktp., Yazma Bağışlar, nr. 2310).

Şeyh ile mürid arasındaki mektuplaşma geleneğinin önemli örneklerinden olan Mürâselât'ta ayrıca Şeyh Şuayb'ın diğer halifelerine gönderdiği mektup sûretleri, hayatı hakkında bilgiler, “Şeref” mahlasıyla yazdığı bazı şiirler, Vassâf'ın Şeyh Şuayb'a ve bazı halifelerine yolladığı mektuplarla cevapları da yer almaktadır.

Çerçeve. Hüseyin Vassâf, Sefîne-i Evliyâ'nın müellifidir; Osmanlı tasavvuf tarihinin en kapsamlı biyografi eserini yazan kişinin kendi şeyhi budur. Hakkında bilinenlerin çoğu bu talebe-şeyh ilişkisinden gelir.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Hüseyin Vassâf, Mürâselât.

Eserleri ve metinleri

İlk 5 kayıt gösteriliyor

ESER / METİN

Îzâhu'l-merâm fî meziyyeti'l-kelâm

Hasan Sezâî'nin gazelinin şerhi.

Metni gösterMetni daralt

Hasan Sezâî'nin, “Kalem-i sun'-i ezel her ne ki tahrîr etti / Kaydedip suhf-i ebedde anı takrîr etti” beytiyle başlayan beş beyitlik gazelinin şerhidir (İstanbul 1310).

Eser, Yaman Arıkan tarafından sadeleştirilerek Kâinâtın Mihveri adıyla yayımlanmış (İstanbul 1975), bu yayının bazı ilâvelerle birlikte Îzâhu'l-merâm fî meziyyeti'l-kelâm ismiyle ikinci baskısı yapılmıştır (İstanbul 2001).

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Şuayb Şerefeddin Efendi”, c. 39.
ESER / METİN

Risâle-i Nûr

“Nûr” isminin izahı.

Metni gösterMetni daralt

Allah'ın “nûr” isminin İbnü'l-Arabî, Niyâzî-i Mısrî ve Hasan Sezâî'nin fikirleri çerçevesinde izahından ibarettir.

Hacmi küçük olan risâle Mürâselât'ta bulunmaktadır. Ayrıca sadeleştirilerek Îzâhu'l-merâm'ın ikinci baskısına eklenmiştir.

Çerçeve. Üç kaynağın seçimi, düşüncesinin haritasıdır: ekberî nazariye (İbnü'l-Arabî), Halvetî-Mısrî çizgisi ve kendi kolunun pîri Hasan Sezâî.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Şuayb Şerefeddin Efendi”, c. 39.
ESER / METİN

Kayıp ve yazma eserleri

Vassâf'ın saydıkları.

Metni gösterMetni daralt

Hüseyin Vassâf, Şuayb Efendi'nin ayrıca Şerh-i Salât-ı Meşîşiyye, Keşfü's-salât, Alâ Rivâyet-i Besmele-i Şerîf ve Hâtıra Defterleri adlı eserleri olduğundan bahsetmektedir.

Vassâf, Hâtıra Defterleri'nin bir kısmının Uzunköprü'de damadı Şeyh Mustafa Zevkî Efendi'de, diğerlerinin Gülşenî Velî Dede Kütüphanesi'nde bulunduğunu söyler.

Çerçeve. Şerh-i Salât-ı Meşîşiyye, Abdüsselâm b. Meşîş'in kısa salavatına yazılmış bir şerhtir — Nablusî ve Bursevî'den sonra bir Edirneli Gülşenî de aynı metne dönmüştür.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Hüseyin Vassâf, Sefîne-i Evliyâ.
ESER / METİN

Âsâr-ı Aşk

Dede Ömer Rûşenî seçkisi.

Metni gösterMetni daralt

Şuayb Şerefeddin'in Dede Ömer Rûşenî'nin bazı kaside, gazel ve rubâîleriyle Miskinnâme'sinin bazı bölümlerinden ve diğer mesnevilerinden yaptığı bir seçme Âsâr-ı Aşk adıyla yayımlanmıştır (İstanbul 1316).

Çerçeve. Dede Ömer Rûşenî, İbrâhim Gülşenî'nin şeyhidir; Gülşeniyye'nin adı bile onun “Gülşenî” lakabını verdiği müridinden gelir. Seçki, kolun kendi kaynağına dönüşüdür.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Şuayb Şerefeddin Efendi”, c. 39.
ESER / METİN

Hakkında yapılan çalışma

Yüksek lisans tezi.

Metni gösterMetni daralt

Şadiye Çimen, Şuayb Şerefuddîn-i Gülşenî: Hayatı, Eserleri ve Mektupları adıyla bir yüksek lisans tezi hazırlamıştır (2002, MÜ Sosyal Bilimler Enstitüsü).

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Şuayb Şerefeddin Efendi”, c. 39.

Kavram dünyası

İlk 5 kayıt gösteriliyor

TARİHÎ KAYIT

Gülşeniyye ve Sezâiyye

Halvetiyye'den doğan iki kol.

Metni gösterMetni daralt

Gülşeniyye, Halvetiyye'nin İbrâhim Gülşenî'ye (ö. 940/1534) nisbet edilen koludur; merkezi Kahire, en güçlü Osmanlı şubesi ise Edirne'dir.

Soyu beşinci kuşakta Gülşeniyye'nin Sezâiyye kolunun pîri Hasan Sezâî-yi Gülşenî'nin damadı Şeyh Ahmed Müsellem Efendi'ye ulaşır.

1873'te Halkalı Dergâhı şeyhi Hayrabolulu Mehmed Mahvî ile tanışarak ondan feyiz aldı. Böylece Gülşeniyye'nin Hâletiyye koluna da intisap etmiş oldu.

Çerçeve. Kendisi Sezâiyye ile Hâletiyye'yi şahsında birleştirmiştir; bu, XIX. yüzyıl sonunda kolların ayrı ayrı yaşayamayacak kadar zayıfladığının da işaretidir.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Şuayb Şerefeddin Efendi”, c. 39.
TARİHÎ KAYIT

Tâc ve hırka

İntisabın alâmeti.

Metni gösterMetni daralt

Kendisine Gülşenî tacı ve hırkası verildikten sonra Edirne'ye döndü.

Mânevî bir işaretle 1864 yılında tekrar İstanbul'a giderek şeyhinden Gülşenî icâzetnâmesi aldı ve Edirne'ye gelip Velî Dede Gülşenî Dergâhı meşihatını üstlendi.

Çerçeve. İki aşama ayrıdır: tâc ve hırka intisabın, icâzetnâme ise irşad yetkisinin alâmetidir. Babasının vefatıyla boşalan dergâhın meşihatını ancak icâzetten sonra üstlenmiştir.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Şuayb Şerefeddin Efendi”, c. 39.
KAVRAM

Dört yüz halife

Üç kıtaya yayılan ağ.

Metni gösterMetni daralt

Hüseyin Vassâf'ın naklettiğine göre Şuayb Şerefeddin Efendi Anadolu, Rumeli ve Arabistan'da olmak üzere 400'den fazla halife yetiştirmiştir (altmış beş kadar halifenin isim listesi için bk. Sefîne-i Evliyâ, III, 278).

Edirne, Uzunköprü ve Keşan civarında yaptığı seyahatlerle etrafında geniş bir mürid halkası oluşmuştur.

Çerçeve. Rakam Vassâf'a aittir ve listesi ancak altmış beşini verir; kaynak bunu “naklettiğine göre” kaydıyla aktarır. Yine de Trakya'nın küçük bir dergâhının Arabistan'a kadar uzanan bir ağ kurması dikkate değerdir.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Hüseyin Vassâf, Sefîne-i Evliyâ, III, 278.
KAVRAM

Melâmet ve mahviyet

Vassâf'ın tarifi.

Metni gösterMetni daralt

Hüseyin Vassâf'ın melâmet ve mahviyet ehli, vahdet-i vücûd zevkine mazhar bir mürşid olarak tanımladığı Şuayb Şerefeddin Efendi, aynı zamanda tarikatın müceddidi sayılmıştır.

Çerçeve. Mahviyet, kendini yok sayma hâlidir. Gülşeniyye başından beri melâmet neşvesine yakın durmuştur — pîri İbrâhim Gülşenî de bu çizgidedir. Vassâf'ın tarifi, müridin şeyhini gördüğü yerden yazılmıştır.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Hüseyin Vassâf, Sefîne-i Evliyâ.
KAVRAM

İki isim taşıyan risâle

Kalem sûresinin işârî tefsiri.

Metni gösterMetni daralt

Îzâhu'l-merâm fî meziyyeti'l-kelâm, Kalem sûresinin ilk âyetinin bir nevi işârî tefsiri sayıldığından Şerhu'n-noktati ve'l-kalem adıyla da anılır.

Çerçeve. İşârî tefsir, âyetin zâhirî mânasını inkâr etmeden bâtınî işaretlerini açıklamaktır. Bir gazel şerhi olarak başlayan metnin bir âyet tefsirine dönüşmesi, tekke şerh geleneğinin tipik hareketidir — metin bahane, maksat bütün bir öğretiyi kurmaktır.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Şuayb Şerefeddin Efendi”, c. 39.

Şeyh, halife, aile ve post ağı

Tekke, türbe ve irşad coğrafyası

Edirne · TürkiyeVelî Dede Gülşenî DergâhıBabası Mehmed Seyfullah Efendi'nin şeyhi olduğu ve 1864'ten itibaren kendisinin meşihatını üstlendiği dergâh; vefatında hazîresinde beşinci kuşak atası Ahmed Müsellem Efendi'nin kabri yanına defnedilmiştir. Konum şehir merkezine göre yaklaşıktır.Edirne · TürkiyeUzunköprüSeyahatleriyle mürid halkası kurduğu, 5 Haziran 1911'de vefat ettiği kasaba; damadı Mustafa Zevkî Efendi ve oğlu Mehmed Vefâ da burada yaşamıştır. İlişkili kişi dosyası Şuayb Şerefeddin Efendi : Şuayb Şerefeddin Efendi (1842–1911), Hasan Sezâî’nin soyundan gelen; Gülşeniyye’nin Sezâiyye ve Hâletiyye kollarını şahsında birleştiren Edirneli şeyh, şair ve müelliftir.Edirne · TürkiyeEdirne EskicamiMüderrisi Hâfız İsmâil Rüşdü Efendi'den tefsir ve hadis okuduğu ve cenaze namazının kılındığı cami. İlişkili kişi dosyası Şuayb Şerefeddin Efendi : Şuayb Şerefeddin Efendi (1842–1911), Hasan Sezâî’nin soyundan gelen; Gülşeniyye’nin Sezâiyye ve Hâletiyye kollarını şahsında birleştiren Edirneli şeyh, şair ve müelliftir.İstanbul · TürkiyeMolla Aşkî DergâhıYirmi yaşlarında gidip Bolulu Şeyh Mustafa Hilmi Efendi'ye intisap ettiği ve 1864'te icâzet aldığı dergâh. Konum yaklaşıktır. İlişkili kişi dosyası Şuayb Şerefeddin Efendi : Şuayb Şerefeddin Efendi (1842–1911), Hasan Sezâî’nin soyundan gelen; Gülşeniyye’nin Sezâiyye ve Hâletiyye kollarını şahsında birleştiren Edirneli şeyh, şair ve müelliftir.Edirne · TürkiyeKeşanEdirne ve Uzunköprü ile birlikte seyahat edip mürid halkası kurduğu çevre. İlişkili kişi dosyası Şuayb Şerefeddin Efendi : Şuayb Şerefeddin Efendi (1842–1911), Hasan Sezâî’nin soyundan gelen; Gülşeniyye’nin Sezâiyye ve Hâletiyye kollarını şahsında birleştiren Edirneli şeyh, şair ve müelliftir.İstanbul · TürkiyeHalkalı Dergâhı1873'te şeyhi Hayrabolulu Mehmed Mahvî ile tanışıp Gülşeniyye'nin Hâletiyye koluna intisap ettiği dergâh. Konum yaklaşıktır. İlişkili kişi dosyası Şuayb Şerefeddin Efendi : Şuayb Şerefeddin Efendi (1842–1911), Hasan Sezâî’nin soyundan gelen; Gülşeniyye’nin Sezâiyye ve Hâletiyye kollarını şahsında birleştiren Edirneli şeyh, şair ve müelliftir.Dımaşk · SuriyeŞamİki oğlu Mehmed İrfan ve Mehmed Kemâleddin'in I. Dünya Savaşı'nda şehid düştüğü Suriye cephesinin merkezi. Konum bölgeye göre yaklaşıktır. İlişkili kişi dosyası Şuayb Şerefeddin Efendi : Şuayb Şerefeddin Efendi (1842–1911), Hasan Sezâî’nin soyundan gelen; Gülşeniyye’nin Sezâiyye ve Hâletiyye kollarını şahsında birleştiren Edirneli şeyh, şair ve müelliftir.Kahire · MısırKahire (Gülşeniyye merkezi)Tarikatın pîri İbrâhim Gülşenî'nin âsitânesinin bulunduğu şehir; kendisini “Gülşen-i Sânî” diye niteleyen Şuayb Efendi'nin bağlı olduğu asıl merkez. İlişkili kişi dosyası Şuayb Şerefeddin Efendi : Şuayb Şerefeddin Efendi (1842–1911), Hasan Sezâî’nin soyundan gelen; Gülşeniyye’nin Sezâiyye ve Hâletiyye kollarını şahsında birleştiren Edirneli şeyh, şair ve müelliftir.

Bu dosyada izlenebilen kaynaklar

Bu liste biyografi, ilişki, anlatı ve mekân kayıtlarında açıkça taşınan kaynak künyelerini bir araya getirir. Paragraf düzeyinde kaynağı belirlenmemiş iddialara sonradan dipnot uydurulmaz.

  1. [1]TDV İslâm Ansiklopedisi, “Şuayb Şerefeddin Efendi”, c. 39
  2. [2]Hüseyin Vassâf, Mürâselât
  3. [3]Hüseyin Vassâf, Sefîne-i Evliyâ, III, 278
  4. [4]Hüseyin Vassâf, Sefîne-i Evliyâ
  5. [5]Hüseyin Vassâf, Sefîne-i Evliyâ, cilt II-IV; kişi başlıkları PDF sayfa görüntüsüyle karşılaştırıldı
  6. [6]Kişi kartı kaynak paketi — Şuayb Şerefeddin Efendi
Ortak kaynak kataloğunu aç →