Ara
Menü

Sarı Abdullah Efendi

Sarı Abdullah Efendi (992/1584 – 1071/1660), kendini “aslen Bayramî, tarikaten Celvetî, terbiyeten Mevlevî” diye tanıtan reîsülküttâb ve müellif; Mesnevî 'nin bir cildi üzerine yazılmış en geniş şerhin sahibi ve yetiştirdiği zerrin lâleleriyle “şükûfe-perverân” reisi.

Doğum
1584
Vefat
1660
Unvan
Bayramî-Melâmî müellif, devlet adamı ve Mesnevî şârihi

Doğumu ve ailesi

29 Safer 992'de (12 Mart 1584) İstanbul'da doğdu. Babası, İstanbul'a göç edip devlet hizmetine alınan Seyyid Muhammed adlı bir Mağrib şehzadesi; annesi, Kaptanıderyâ ve Sadrazam Kayserili Halil Paşa'nın ağabeyi Vezir Mehmed Paşa'nın kızıdır.

Babasını küçük yaşta kaybedince tahsiliyle üvey babası Hacı Hüseyin Ağa ilgilendi.

İlk telkin: Peştamalcılar Hanı

Dönemin Bayramî-Melâmî kutbu İdrîs-i Muhtefî'nin mensuplarından olduğu anlaşılan Hacı Hüseyin Ağa, onu on beş-on altı yaşlarındayken Bayramî-Melâmî esnafının faaliyet gösterdiği Kırkçeşme'deki Peştamalcılar Hanı'na götürüp bir “kalbe bakıcı”ya kalbine baktırdı. Sarı Abdullah bu sırada kalbini bir nurun kapladığını anlatır — ilk tarikat telkinini böyle almış oldu.

Bir süre sonra yine üvey babası vasıtasıyla, bir cuma namazı çıkışında Ayasofya Camii avlusunda İdrîs-i Muhtefî ile karşılaştı.

Tahsili ve memuriyete girişi

Bu yıllarda annesinin amcası Halil Paşa'nın himayesinde öğrenimini sürdürdü; Arapça, Farsça, dinî ve edebî ilimleri öğrendi, Hâlid Efendi adlı bir hattattan hüsn-i hat dersleri aldı.

Yirmi beş yaşlarında Halil Paşa'nın divitdarı olarak memuriyete başladı ve çeşitli şehirlerde onunla bulundu. İdrîs-i Muhtefî'nin vefatından (1024/1615) sonra Hacı Kabâyî Efendi'ye intisap etti. Halil Paşa'nın ilk sadrazamlığı döneminde 1617-1618'i onun yanında İran sınırındaki şehirlerde geçirdi, 1619 başlarında İstanbul'a döndü.

Telif yılları

Bu tarihten Halil Paşa'nın ikinci sadâretine (1626) kadar muhtemelen paşanın hizmetinde kaldı ve eser telif etmeye başladı. En tanınmış eseri Semerâtü'l-fuâd'ı 1033'te (1624) iki ay içinde tamamladı; iki yıl sonra Cevâhir-i Bevâhir-i Mesnevî'yi yazmaya girişti.

Reîsülküttâblık ve azil

Halil Paşa'nın IV. Murad tarafından ikinci defa sadârete getirildiği dönemde Dîvân-ı Hümâyun tezkirecisi oldu ve onunla Şark seferine çıktı; sefer sırasında ölen Mehmed Efendi'nin yerine reîsülküttâb tayin edildi. Abaza Paşa ile yapılan müzakerelerden sonuç alınamaması ve Ahıska'nın Safevîler'in eline geçmesi üzerine Nisan 1628'de azledildi.

Halil Paşa ve Sarı Abdullah, yeni sadrazam Hüsrev Paşa'nın kendilerine zarar vereceği endişesiyle tebdilikıyafet ederek gizlice İstanbul'a döndüler. Halil Paşa, daha önceden irtibatlı olduğu Aziz Mahmud Hüdâyî'nin yanına sığındı; Sarı Abdullah Efendi evinde gizlendi.

Kaybolan mürşid

Mürşidi Hacı Kabâyî Efendi'nin vefatını, azil olayından sonra Erzurum'da sığındıkları bir evin hanımından öğrendi. İstanbul'a döndüğünde uzunca bir süre onun yerine geçen zatı aramakla meşgul oldu; dostları kutbu kendisine bildirmediler. Nihayet mürşidinin kabrini ziyaret ettiği bir gün Sütçü Beşir Ağa ile karşılaştı.

On yıllık uzlet

Halil Paşa'nın ölümü üzerine (1038/1629) hâmisini kaybedince on yıl sürecek bir uzlet hayatına çekildi. Bu sırada telifle meşgul oldu ve Mesnevî şerhini tamamladı.

Şubat-Mart 1638'de rikâb-ı hümâyun reîsülküttâb kaymakamlığına getirildi, IV. Murad'ın maiyetinde Bağdat seferine katıldı; fetih sırasında şehid olan İsmâil Efendi'nin yerine yeniden reîsülküttâb oldu. Dönüşte Diyarbekir'de azledildi (Nisan 1639), sonra tekrar reîsülküttâb kaymakamlığına getirildi (Aralık 1639) ve Cevheretü'l-bidâye'yi bu görevdeyken tamamlayıp IV. Murad'a sundu.

Ertesi yıl Anadolu muhasebeciliğine, bir ay sonra cizye muhasebeciliğine tayin edildi. 1643'te Düstûrü'l-inşâ'yı tertip etti, 1649'da Nasîhatü'l-mülûk'ü yazıp IV. Mehmed'e sundu. Aralık 1650'de piyade mukabeleciliğine, Kasım 1654'te mensuh mukātaacılığına getirildi — bu sonuncusu son görevi oldu.

Son yılları ve vefatı

Son yıllarını Kocamustafapaşa'da Sünbül Efendi Dergâhı yakınındaki evinde ilim, ibadet ve çiçek yetiştirmekle geçirdi. 23 Safer 1071 (28 Ekim 1660) tarihinde vefat etti. Vefatına “Gül-i nesrîn-i adn ola ilâhî Sarı Abdullah” mısraı tarih düşürülmüştür. Kabri, Topkapı'dan Maltepe'ye giden yolun sol tarafındaki mezarlıkta Şeyhler Makberesi diye tanınan sofadadır.

“Aslen Bayramî, tarikaten Celvetî, terbiyeten Mevlevî”

Kendini böyle tanıtır. Hamza Bâlî'den sonra Hamzaviyye diye anılan Bayramî Melâmîliği ile ilgisi çocuk yaşlarında başlamış; kutublardan İdrîs-i Muhtefî, Hacı Kabâyî Efendi ve Sütçü Beşir Ağa dönemlerini idrak etmiştir.

Buna karşılık Hacı Kabâyî Efendi'nin vefatından sonra kutbun kendisine bildirilmemesi, bu çevreyle bazı sorunları olduğu izlenimini verir. Safâyî ise, Beşir Ağa ile aynı semtte oturup sık görüşmesinin onun Hamzavî zannedilmesine sebep olduğunu, fakat Hamzavîlik'le ilişkisi bulunmadığını söyler. Abdülbaki Gölpınarlı'nın onu İdrîs-i Muhtefî'nin “kalbe bakıcı” tayin ettiği yolundaki kaydı ise yukarıdakiler karşısında doğru görünmemektedir.

Bir başka müşkil: İdrîs-i Muhtefî'nin en şiddetli hasımlarından Abdülmecid Sivâsî'nin halifesi Mehmed Nazmi Efendi'nin ondan takdirkâr ifadelerle bahsetmesinin izahı oldukça güçtür. Nazmi Efendi'nin anlattığı bir meclis de bu bağlamda değerlendirilmelidir: Abdülahad Nûri, Sarı Abdullah, Bayramî Melâmîliği'nin ileri gelenlerinden Olanlar Şeyhi İbrâhim Efendi ve kendisinin bulunduğu bir sohbette İbrâhim Efendi ona ağır bir söz yöneltmiştir.

Celvetiyye'nin pîri Aziz Mahmud Hüdâyî'den feyiz aldığını eserlerinde çeşitli münasebetlerle kaydeder; Müstakimzâde'nin ilk olarak Hüdâyî'ye intisap ettiğini söylemesi doğru değildir — muhtemelen Halil Paşa'nın himayesine girdikten sonra intisap etmiştir. Mevlevîlik'le ilgisi ise Mevlânâ'ya ruhanî bağlılığından kaynaklanır; Esrar Dede onu “seçkin bir Mevlânâ muhibbi” diye tanımlar.

Çevresi

Semerâtü'l-fuâd'daki ifadelerden diğer bir Mesnevî şârihi İsmâil Rusûhî Ankaravî ile tanıştığı anlaşılmaktadır. Edirne Mevlevîhânesi şeyhi şair Neşâtî Ahmed Dede'nin, onun reîsülküttaplığı sırasında kesedarlığı hizmetinde bulunduğu ve bu sırada ondan melâmet neşvesi aldığı kaydedilir.

Mevlevîlerden bir başka yakını şair ve hattat Cevrî İbrâhim Çelebi'dir; birçok eserinin Cevrî tarafından istinsah edildiği görülür. Bayramî Melâmîliği'ne dair Sergüzeşt'in müellifi Lâ'lîzâde Abdülbâki Efendi kız kardeşinin torunudur. Cebeciler kâtibi iken 1655-56'da vefat eden divan sahibi şair oğlu Mustafa Resmî de ondan feyiz alanlar arasında sayılır.

Şairliği

“Abdî” mahlasıyla tasavvufî manzumeler kaleme aldı. Çoğu didaktik olan bu manzumelerin fazla edebî değeri yoktur. En tanınmışı, seyrüsülûke dair 105 beyitlik “Meslekü'l-uşşâk” kasidesidir; Lâ'lîzâde Abdülbâki Efendi buna kırk yedi beyitlik bir zeyil yazmıştır.

Çiçekçiliği

Tasavvufî kişiliğinin ve hattatlığının yanı sıra ağaç, çiçek yetiştiriciliği ve bahçe düzenlemesiyle tanındı. Yedi yeni zerrin lâle çeşidi yetiştirdiği, bunların üçünün kendi ismiyle anıldığı, en meşhurunun “yamalı kabak” adlı zerrin çeşidi olduğu kaydedilir. Kendisine “Sarı” lakabının yetiştirdiği zerrinlerin renginden dolayı verildiği rivayet edilir.

Bu ustalığı sebebiyle Sultan İbrâhim tarafından şükûfe-perverân (çiçek yetiştiricileri) üzerine reis ve mümeyyiz tayin edilmiş ve kendisine bir berat verilmiştir.

COĞRAFÎ HAFIZA9 coğrafî bağlantıMekân kayıtlarına git →
Koordinatlı mekânŞehir düzeyi9 nokta · 0 kesin koordinat. Kümeye tıklayarak yaklaşın; tek noktadan mekân dosyasını açın.

Ağ ve yol

Hayatından kayıtlar

İlk 6 kayıt gösteriliyor

BİYOGRAFİK KAYIT

Peştamalcılar Hanı'nda kalbe bakılması

On beş yaşında aldığı ilk tarikat telkini.

Metni gösterMetni daralt

Üvey babası Hacı Hüseyin Ağa, onu on beş-on altı yaşlarındayken Bayramî-Melâmî esnafının faaliyet gösterdiği Kırkçeşme'deki Peştamalcılar Hanı'na götürdü ve bir “kalbe bakıcı”ya kalbine baktırdı. Sarı Abdullah bu sırada kalbini bir nurun kapladığını anlatır.

Çerçeve. Anlatı kendi kalemindendir. Bayramî Melâmîliği'nin tekkesiz, esnaf loncaları üzerinden işleyen yapısını gösterdiği için ayrıca değerlidir: telkin bir dergâhta değil bir hanın içinde verilmiştir.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Sarı Abdullah Efendi'nin kendi anlatımı; TDV İslâm Ansiklopedisi, “Sarı Abdullah Efendi”.
BİYOGRAFİK KAYIT

Ayasofya avlusunda İdrîs-i Muhtefî

Cuma çıkışında dönemin gizli kutbuyla karşılaşması.

Metni gösterMetni daralt

İlk telkinden bir süre sonra yine üvey babası vasıtasıyla, bir cuma namazı çıkışında Ayasofya Camii avlusunda dönemin Bayramî-Melâmî kutbu İdrîs-i Muhtefî ile karşılaştı.

Çerçeve. “Muhtefî” gizlenen demektir; bu zat kimliğini saklayarak yaşamıştı. Karşılaşmanın bir dergâhta değil cami avlusunda, tesadüf görünümünde olması bu gizliliğin gereğidir.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Sarı Abdullah Efendi”.
BİYOGRAFİK KAYIT

Kendisinden gizlenen kutub

Mürşidi ölünce yerine geçenin kendisine bildirilmemesi.

Metni gösterMetni daralt

Mürşidi Hacı Kabâyî Efendi'nin vefatını, azil olayından sonra Erzurum'da sığındıkları bir evin hanımından öğrendi. İstanbul'a döndüğünde uzunca bir süre yerine geçen zatı aramakla meşgul oldu; dostları kutbu kendisine bildirmediler. Nihayet mürşidinin kabrini ziyaret ettiği bir gün Sütçü Beşir Ağa ile karşılaştı.

Çerçeve. Kaynak bu kaydı, onun Melâmî çevresiyle bazı sorunları olduğu izlenimini verdiği için önemser. Nitekim Safâyî de onun Hamzavîlik'le ilişkisi bulunmadığını, sadece Beşir Ağa ile aynı semtte oturduğu için öyle zannedildiğini söyler.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Sarı Abdullah Efendi”.
BİYOGRAFİK KAYIT

Tebdilikıyafet dönüş

Azil sonrası yeni sadrazamdan korkarak gizlice İstanbul'a gelmeleri.

Metni gösterMetni daralt

Nisan 1628'deki azlin ardından Halil Paşa ve Sarı Abdullah, yeni sadrazam Hüsrev Paşa'nın kendilerine zarar vereceği endişesiyle tebdilikıyafet ederek gizlice İstanbul'a döndüler. Halil Paşa Aziz Mahmud Hüdâyî'nin yanına sığındı; Sarı Abdullah evinde gizlendi.

Çerçeve. Bir yıl sonra Halil Paşa ölünce hâmisini büsbütün kaybetti ve on yıl sürecek uzlete çekildi. Mesnevî şerhi bu yıllarda tamamlandı — Osmanlı tasavvuf edebiyatının en hacimli şerhlerinden biri, siyasî bir gözden düşmenin ürünüdür.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Sarı Abdullah Efendi”.
BİYOGRAFİK KAYIT

Zerrinlerden gelen lakap

“Sarı” adının yetiştirdiği çiçeklerin renginden gelmesi.

Metni gösterMetni daralt

Yedi yeni zerrin lâle çeşidi yetiştirdiği, bunların üçünün kendi ismiyle anıldığı, en meşhurunun “yamalı kabak” adlı zerrin çeşidi olduğu kaydedilir. Kendisine “Sarı” lakabının yetiştirdiği zerrinlerin renginden dolayı verildiği rivayet edilmektedir.

Çerçeve. Bu ustalık resmî bir sıfata da dönüşmüştür: Sultan İbrâhim onu şükûfe-perverân üzerine reis ve mümeyyiz tayin etmiş ve berat vermiştir. Beratın metni Müstakimzâde'nin risâlesinde kayıtlıdır.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Müstakimzâde, Risâle, vr. 57a-58b (berat metni).
BİYOGRAFİK KAYIT

İki ayda yazılan kitap

Semerâtü'l-fuâd'ın Mevlânâ ve Hacı Bayrâm'dan istimdadla yazılması.

Metni gösterMetni daralt

Eseri, İsmâil Ankaravî ile yaptığı bir sohbetin ardından yazmaya karar verdi. Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî ve Hacı Bayrâm-ı Velî'den istimdad ederek başladığını söyler ve 1033 (1624) yılında iki ay içinde tamamlar.

Çerçeve. İki isimden birlikte yardım istemesi, kendi tarifindeki ikiliğin ifadesidir: aslen Bayramî, terbiyeten Mevlevî.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Sarı Abdullah Efendi, Semerâtü'l-fuâd, dîbâce.

Eserleri ve metinleri

İlk 6 kayıt gösteriliyor

TARİHÎ KAYIT

Cevâhir-i Bevâhir-i Mesnevî

Mesnevî'nin I. cildinin şerhi; bir cilt üzerine yazılmış en geniş şerh.

Metni gösterMetni daralt

Ona “şârih-i Mesnevî” unvanını kazandıran eser; Mesnevî'nin yalnız I. cildinin şerhidir. IV. Murad'a takdim edilmiştir; adı telife başlama, “hitam” kelimesi bitirme tarihini verir.

Mesnevî'nin bir cildi üzerine yazılmış en geniş şerh olma özelliğini taşır; tasavvufun hemen bütün konuları derinlemesine ele alınmıştır. Beş cilt (2600 sayfa) hâlinde basılmış, yirmiyi aşkın yazma nüshası vardır; Cevrî tarafından istinsah edilmiş tezhipli bir nüshası Köprülü Kütüphanesi'ndedir. Kaynak, eser hakkında henüz yeterli bir çalışma yapılmadığını belirtir.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Sarı Abdullah Efendi, Cevâhir-i Bevâhir-i Mesnevî, I-V, İstanbul 1287-1288.
TARİHÎ KAYIT

Semerâtü'l-fuâd fi'l-mebde' ve'l-meâd

En tanınmış kitabı; kutub, cezbe, aşk ve silsileler.

Metni gösterMetni daralt

1624'te iki ayda tamamlanan, beş bölümlük eser. Hz. Âdem'in hilâfeti, insan, kutub, cezbe, aşk, seyrüsülûk, tarikat ve hakka yönelme gibi konular işlendikten sonra tarikat silsilelerine ve meşhur sûfîlerin biyografilerine yer verilir.

Birçok yazma nüshası vardır. Gönül Meyveleri adıyla yapılan sadeleştirilmiş yayımın özensiz olduğu belirtilir.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Sarı Abdullah Efendi, Semerâtü'l-fuâd, İstanbul 1288.
TARİHÎ KAYIT

Nasîhatü'l-mülûk

IV. Mehmed'e sunulan siyâsetnâme; Mesnevî beyitleriyle süslenmiş.

Metni gösterMetni daralt

1649'da IV. Mehmed'e ithaf edildi. İki bölümdür: birincisi tam bir siyâsetnâme, ikincisi dinî-tasavvufî meselelere ayrılmıştır.

Eseri devlet adamlarını zulüm ve hatalardan korumak amacıyla kaleme aldığını söyler ve Mesnevî beyitleriyle süsler. Osmanzâde Ahmed Tâib Efendi Telhîsü'n-Nesâyih adıyla özetleyip III. Ahmed'e takdim etmiştir. Kendini “aslen Bayramî, tarikaten Celvetî, terbiyeten Mevlevî” diye tanıttığı satır da bu eserdedir.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Süleymaniye Ktp., Hekimoğlu Ali Paşa, nr. 679 (müellif nüshası).
TARİHÎ KAYIT

Cevheretü'l-bidâye ve dürretü'n-nihâye

Bağdat'ın fethi münasebetiyle IV. Murad'a sunulan 304 varaklık eser.

Metni gösterMetni daralt

1639'da Bağdat'ın fethini tebrik için IV. Murad adına yazıldı; padişahı metheden ve fethi anlatan bir bölümle başlar.

Zât-ı ilâhî, ruh, insanın hakikati ve kader gibi konuların ardından dört halife ile on iki imamın biyografileri verilmiş; Nakşibendiyye, Halvetiyye ve Celvetiyye silsilelerinden sonra Bayramî-Melâmî kutublarından bahsedilmiştir — kendi mensubiyet çizgisini bir devlet eserinin içine yerleştirmiş olur.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: İÜ Ktp., TY, nr. 3792 (müellif nüshası).
TARİHÎ KAYIT

Mir'âtü'l-asfiyâ

İbnü'l-Arabî'nin melâmet ve kutub metinlerinin derlemesi; son eseri.

Metni gösterMetni daralt

Tam adı Mir'âtü'l-asfiyâ fî sıfâti'l-Melâmetiyyeti'l-ahfiyâ'dır. Muhyiddin İbnü'l-Arabî'nin el-Fütûhâtü'l-Mekkiyye'sindeki melâmet, Melâmetîlik, kutub ve Mehdî ile ilgili metinlerin derlenmesiyle meydana gelmiş Arapça bir eserdir; sonunda İbnü'l-Arabî'nin faziletleri ve menkıbeleri yer alır.

Vefatından kısa süre önce tamamlanmıştır — ömrünün sonunda geldiği yer, başladığı yerdir: melâmet.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Süleymaniye Ktp., Şehid Ali Paşa, nr. 461 (müellif nüshası).
TARİHÎ KAYIT

Meslekü'l-uşşâk

“Abdî” mahlasıyla yazdığı 105 beyitlik seyrüsülûk kasidesi.

Metni gösterMetni daralt

“Abdî” mahlasıyla yazdığı tasavvufî manzumelerin en tanınmışıdır: seyrüsülûke dair 105 beyitlik bir kaside. Lâ'lîzâde Abdülbâki Efendi buna kırk yedi beyitlik bir zeyil yazmıştır.

Manzumelerinin çoğu didaktiktir ve fazla edebî değeri bulunmadığı belirtilir — nesirdeki gücü şiirine yansımamıştır.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Metin için: Tomar-Melâmîlik, s. 72-82.

Kavram dünyası

İlk 4 kayıt gösteriliyor

TARİHÎ KAYIT

“Aslen Bayramî, tarikaten Celvetî, terbiyeten Mevlevî”

Kendi kaleminden üç katmanlı mensubiyet tarifi.

Metni gösterMetni daralt

Kendini bu üçlü ifadeyle tanıtır. Her kelime ayrı bir bağı anlatır: aslen geldiği çevre (Bayramî Melâmîliği), tarikaten resmen intisap ettiği yol (Aziz Mahmud Hüdâyî'ye bağlı Celvetiyye), terbiyeten ise mizacını şekillendiren muhit (Mevlevîlik).

XVII. yüzyıl İstanbul'unda bir kişinin birden fazla yola aynı anda mensup olabilmesinin en açık ifadesidir; Esrar Dede onu “seçkin bir Mevlânâ muhibbi” diye tanımlar.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Sarı Abdullah Efendi, Nasîhatü'l-mülûk, İÜ Ktp., TY, nr. 9625, vr. 263b.
TARİHÎ KAYIT

Bayramî Melâmîliği (Hamzaviyye)

Tekkesiz, kutub merkezli, esnaf içinde yaşayan yol.

Metni gösterMetni daralt

Hamza Bâlî'den sonra Hamzaviyye diye anılan Bayramî Melâmîliği, tekke ve tarikat alâmetleri olmaksızın, kutub etrafında ve büyük ölçüde esnaf zümreleri içinde yaşanan bir yoldur.

Sarı Abdullah, kutublardan İdrîs-i Muhtefî, Hacı Kabâyî Efendi ve Sütçü Beşir Ağa dönemlerini idrak etmiştir. Peştamalcılar Hanı'ndaki telkin sahnesi bu yapının en somut örneğidir. Yola dair temel kaynak Sergüzeşt'in müellifi Lâ'lîzâde Abdülbâki Efendi ise onun kız kardeşinin torunudur.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Sarı Abdullah Efendi”; Lâ'lîzâde Abdülbâki, Sergüzeşt.
TARİHÎ KAYIT

Reîsülküttâblık

Dîvân-ı Hümâyun kalemlerinin başı; dış yazışmaların sorumlusu.

Metni gösterMetni daralt

Dîvân-ı Hümâyun'un kâtiplerinin başı olan bu makam, devletin yazışmalarını ve dış münasebetlerin belgelerini yürütürdü. Sarı Abdullah bu göreve iki defa asaleten, iki defa kaymakamlıkla getirildi.

Mesleğinin ürünü Düstûrü'l-inşâ'dır: II. Bayezid devrinden kendi dönemine kadar 170 civarında siyasî belge. Belgelerin bir kısmını reîsülküttaplığı sırasında bizzat kaleme almış, bir kısmını Cevrî'ye yazdırmıştır.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Sarı Abdullah Efendi”.
TARİHÎ KAYIT

Şükûfe-perverân

Çiçek yetiştiricileri zümresi ve reisliği.

Metni gösterMetni daralt

Osmanlı İstanbul'unda çiçek yetiştiriciliği kurumsallaşmış bir uğraştı; yetiştiriciler şükûfe-perverân adıyla anılır, yeni çeşitler tescil edilirdi.

Sarı Abdullah Efendi bu alandaki ustalığı sebebiyle Sultan İbrâhim tarafından şükûfe-perverân üzerine reis ve mümeyyiz tayin edilmiş ve kendisine berat verilmiştir. Yedi yeni zerrin çeşidi yetiştirmiş, üçü kendi adıyla anılmıştır.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Müstakimzâde, Risâle, vr. 57a-58b.

Şeyh, halife, aile ve post ağı

Tekke, türbe ve irşad coğrafyası

İstanbul, Topkapı · TürkiyeŞeyhler Makberesi (kabri)Topkapı'dan Maltepe'ye giden yolun sol tarafındaki mezarlıkta, Şeyhler Makberesi diye tanınan sofada medfundur. İlişkili kişi dosyası Sarı Abdullah Efendi : Sarı Abdullah Efendi (1584–1660), İdrîs-i Muhtefî çevresinde yetişen; reisülküttaplık yapan, Mesnevî şerhi ve tasavvufî eserleriyle tanınan Bayramî-Melâmî müelliftir.İstanbul · TürkiyeKocamustafapaşa (evi)Son yıllarını Sünbül Efendi Dergâhı yakınındaki bu evde ilim, ibadet ve çiçek yetiştirmekle geçirdi. İlişkili kişi dosyası Sarı Abdullah Efendi : Sarı Abdullah Efendi (1584–1660), İdrîs-i Muhtefî çevresinde yetişen; reisülküttaplık yapan, Mesnevî şerhi ve tasavvufî eserleriyle tanınan Bayramî-Melâmî müelliftir.İstanbul · TürkiyePeştamalcılar Hanı (Kırkçeşme)Bayramî-Melâmî esnafının faaliyet gösterdiği han; ilk tarikat telkinini burada, bir “kalbe bakıcı”dan aldı. İlişkili kişi dosyası Sarı Abdullah Efendi : Sarı Abdullah Efendi (1584–1660), İdrîs-i Muhtefî çevresinde yetişen; reisülküttaplık yapan, Mesnevî şerhi ve tasavvufî eserleriyle tanınan Bayramî-Melâmî müelliftir.İstanbul · TürkiyeAyasofya CamiiBir cuma namazı çıkışında avlusunda Bayramî-Melâmî kutbu İdrîs-i Muhtefî ile karşılaştı. İlişkili kişi dosyası Sarı Abdullah Efendi : Sarı Abdullah Efendi (1584–1660), İdrîs-i Muhtefî çevresinde yetişen; reisülküttaplık yapan, Mesnevî şerhi ve tasavvufî eserleriyle tanınan Bayramî-Melâmî müelliftir.Bağdat · IrakBağdat1638'de IV. Murad'ın maiyetinde katıldığı sefer; fetih sırasında şehid olan İsmâil Efendi'nin yerine reîsülküttâb tayin edildi. İlişkili kişi dosyası Sarı Abdullah Efendi : Sarı Abdullah Efendi (1584–1660), İdrîs-i Muhtefî çevresinde yetişen; reisülküttaplık yapan, Mesnevî şerhi ve tasavvufî eserleriyle tanınan Bayramî-Melâmî müelliftir.Erzurum · TürkiyeErzurum1628'deki azilden sonra sığındıkları şehir; mürşidi Hacı Kabâyî Efendi'nin vefatını burada bir evin hanımından öğrendi. İlişkili kişi dosyası Sarı Abdullah Efendi : Sarı Abdullah Efendi (1584–1660), İdrîs-i Muhtefî çevresinde yetişen; reisülküttaplık yapan, Mesnevî şerhi ve tasavvufî eserleriyle tanınan Bayramî-Melâmî müelliftir.Diyarbakır · TürkiyeDiyarbekirBağdat seferi dönüşünde reîsülküttâblıktan azledildiği yer (Nisan 1639). İlişkili kişi dosyası Sarı Abdullah Efendi : Sarı Abdullah Efendi (1584–1660), İdrîs-i Muhtefî çevresinde yetişen; reisülküttaplık yapan, Mesnevî şerhi ve tasavvufî eserleriyle tanınan Bayramî-Melâmî müelliftir.İstanbul · TürkiyeÜsküdar (Aziz Mahmud Hüdâyî Dergâhı)Celvetiyye'nin pîri Aziz Mahmud Hüdâyî'nin merkezi; ondan feyiz aldığını eserlerinde kaydeder. Hâmisi Halil Paşa da azil sonrası buraya sığınmıştı. İlişkili kişi dosyası Sarı Abdullah Efendi : Sarı Abdullah Efendi (1584–1660), İdrîs-i Muhtefî çevresinde yetişen; reisülküttaplık yapan, Mesnevî şerhi ve tasavvufî eserleriyle tanınan Bayramî-Melâmî müelliftir.Edirne · TürkiyeEdirne MevlevîhânesiŞeyhi şair Neşâtî Ahmed Dede'nin, reîsülküttaplığı sırasında kesedarlığı hizmetinde bulunduğu ve ondan melâmet neşvesi aldığı kaydedilir. İlişkili kişi dosyası Sarı Abdullah Efendi : Sarı Abdullah Efendi (1584–1660), İdrîs-i Muhtefî çevresinde yetişen; reisülküttaplık yapan, Mesnevî şerhi ve tasavvufî eserleriyle tanınan Bayramî-Melâmî müelliftir.

Bu dosyada izlenebilen kaynaklar

Bu liste biyografi, ilişki, anlatı ve mekân kayıtlarında açıkça taşınan kaynak künyelerini bir araya getirir. Paragraf düzeyinde kaynağı belirlenmemiş iddialara sonradan dipnot uydurulmaz.

  1. [1]Sarı Abdullah Efendi'nin kendi anlatımı; TDV İslâm Ansiklopedisi, “Sarı Abdullah Efendi”
  2. [2]TDV İslâm Ansiklopedisi, “Sarı Abdullah Efendi”
  3. [3]Müstakimzâde, Risâle, vr. 57a-58b (berat metni)
  4. [4]Sarı Abdullah Efendi, Semerâtü'l-fuâd, dîbâce
  5. [5]Sarı Abdullah Efendi, Nasîhatü'l-mülûk, İÜ Ktp., TY, nr. 9625, vr. 263b
  6. [6]TDV İslâm Ansiklopedisi, “Sarı Abdullah Efendi”; Lâ'lîzâde Abdülbâki, Sergüzeşt
  7. [7]Müstakimzâde, Risâle, vr. 57a-58b
  8. [8]Sarı Abdullah Efendi, Cevâhir-i Bevâhir-i Mesnevî, I-V, İstanbul 1287-1288
  9. [9]Sarı Abdullah Efendi, Semerâtü'l-fuâd, İstanbul 1288
  10. [10]Süleymaniye Ktp., Hekimoğlu Ali Paşa, nr. 679 (müellif nüshası)
  11. [11]İÜ Ktp., TY, nr. 3792 (müellif nüshası)
  12. [12]Süleymaniye Ktp., Şehid Ali Paşa, nr. 461 (müellif nüshası)
  13. [13]Metin için: Tomar-Melâmîlik, s. 72-82
  14. [14]Kişi kartı kaynak paketi — Sarı Abdullah Efendi
Ortak kaynak kataloğunu aç →