Ara
Menü

Hacı Kabâyî

Asıl adı Keyvân olan Hacı Kabâyî, Hacı Efendi ve bazı kayıtlarda Hacı Bayram adlarıyla da anılan, İdrîs-i Muhtefî’nin halifelerinden bir Melâmî-Hamzavî sûfîdir.

Yol
Bayramiyye
Unvan
İdrîs-i Muhtefî’nin halifesi

Adı ve nispeti

Asıl adı Keyvân’dır. Tasavvuf çevresinde “Hacı Kabâyî” ve “Hacı Efendi” diye tanındı; bazı kayıtlarda “Hacı Bayram” adıyla da anıldığı belirtilir. Bu son kullanım onu Hacı Bayrâm-ı Velî ile aynı kişi yapmaz.

İdrîs-i Muhtefî ile bağı

Pîri İdrîs-i Muhtefî’dir. Bu bağ sebebiyle kişi kaydı Melâmî-Hamzavî çevresi içinde değerlendirilmiştir. Eldeki Sefîne parçası adı ve mürşidini verir; doğum, vefat, görev ve mekân bilgisi sunmaz. Kaynağın dipnotları eski aktarımda yanlışlıkla biyografi metni gibi basılmıştı; bunlar kişi hakkında bilgi vermediği için çıkarılmıştır.

Ağ ve yol

Menkıbeler

İlk 1 kayıt gösteriliyor

TARİHÎ KAYIT

Sarı Abdullah Efendi'nin mürşidini ve halefini arayışı

Müridi Sarı Abdullah Efendi, onun vefatını Erzurum'da bir evin hanımından öğrenmiş, İstanbul'a döndüğünde yerine geçen kutbu uzun süre bulamamış, nihayet mürşidinin kabrini ziyaret ettiği bir gün Sütçü Beşir Ağa ile karşılaşmıştır.

Tam anlatıyı okuAnlatıyı daralt
Menâkıbnâme’de tam metni aç

Reîsülküttâb Sarı Abdullah Efendi, İdrîs-i Muhtefî'nin vefatından (1024/1615) sonra Hacı Kabâyî Efendi'ye intisap etmişti. Kendi anlatımına göre mürşidinin vefatını, azledilmesinin (1037/1628) ardından Erzurum'da sığındıkları bir evin hanımından öğrenmiş; İstanbul'a döndüğünde uzunca bir süre Hacı Kabâyî Efendi'nin yerine geçen zatı aramakla meşgul olmuş, fakat dostları kutbun kim olduğunu kendisine bildirmemiştir. Nihayet mürşidinin kabrini ziyaret ettiği bir gün Sütçü Beşir Ağa ile karşılaşmıştır. Hacı Kabâyî Efendi'nin vefatından sonra kutbun kendisine bildirilmemesi, Sarı Abdullah'ın bu çevreyle bazı sorunları olduğu izlenimini vermektedir.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı.

Kavram dünyası

İlk 3 kayıt gösteriliyor

TARİHÎ KAYIT

"Kabâyî" lakabının kaynağı

Lakabı, Kapalı Çarşı'da Sandal Bedesteni'nde elbisecilik yapmasından gelmektedir.

Metni gösterMetni daralt

Hacı Kabâyî Efendi, Kapalı Çarşı'da Sandal Bedesteni'nde elbisecilik yaptığı için "Kabâyî" diye anılmıştır. Bu kayıt, Bayramî Melâmîliği'nin İstanbul'da fütüvvet ehli esnaf arasında yayıldığı döneme denk düşer; tarikatın İstanbul'daki yayılışı, mensupları dışında "Tüccar Ali Bey" diye tanınan İdrîs-i Muhtefî zamanında gerçekleşmiştir ve kutuplar da esnaf zümresi içinden çıkmıştır.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı.
TARİHÎ KAYIT

On bir yıllık kutbiyyet ve gizlilik ilkesi

İdrîs-i Muhtefî'den sonra kutbiyyet makamına geçmiş; yaklaşık on bir yıl süren bu dönemde gizlenme ve içe kapanma ilkesine titizlikle uyulduğu için tarikat mensupları devletle bir sorun yaşamamıştır.

Metni gösterMetni daralt

İdrîs-i Muhtefî'den sonra Bayramî-Melâmî kutbiyyet makamına Hacı Kabâyî Efendi geçmiştir (ö. 1036/1626). Onun on bir yıl kadar süren kutbiyyeti zamanında, İdrîs-i Muhtefî döneminde başlayan gizlenme ve içe kapanma ilkesine titizlikle uyulduğundan tarikat mensupları devletle bir sorun yaşamamıştır. Bu durum, kendisinden sonra kutbiyyete geçen Sütçü Beşir Ağa'nın döneminin sonlarına kadar sürmüş; Beşir Ağa hakkında zındık ve mülhid olduğuna dair şâyialar çıkması üzerine açılan tahkikat sonunda 1073'te (1663) idam edilmesiyle bu dönem kapanmıştır.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı.
TARİHÎ KAYIT

Silsile ve aktarım bağı 1

"Hacı Bayram" diye yad olunduğu da anlaşılıyor. "En zayıf halifeden tarikat erbabının en kami line." ( H ) 369. "Fakirlerin en zayıfından en büyük alime: Ehl-i irşaddan meded ummak, murada nail olmakta bü­ yük bir temeldir, itikadın en güzeli, doğrudan erbaba ulaşmaktır.

Metni gösterMetni daralt

"Hacı Bayram" diye yad olunduğu da anlaşılıyor. "En zayıf halifeden tarikat erbabının en kami line." ( H ) 369. "Fakirlerin en zayıfından en büyük alime: Ehl-i irşaddan meded ummak, murada nail olmakta bü­ yük bir temeldir, itikadın en güzeli, doğrudan erbaba ulaşmaktır.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Sefîne-i Evliyâ - Cilt 2.

Şeyh, halife, aile ve post ağı

TALEBESİ / HALİFESİİdrîs-i Muhtefîİdrîs-i Muhtefî'nin müridleri arasında Melâmîlik tarihinin önemli isimleriyle birlikte (Sütçü Beşir Ağa, Lâmekânî Hüseyin Efendi, Olanlar Şeyhi İbrâhim Efendi, Bezcizâde Mehmed Muhyiddin) sayılır; şeyhinin ardından kutbiyyet makamına geçen isim de odur.DEVAM EDEN BAĞLANTILebeni Şeyh Beşir AğaBeşir Ağa gençliğinde Bostancılar Ocağı'nda çalışırken İdrîs-i Muhtefî'ye Hacı Kabâyî Efendi vasıtasıyla intisap etmiş, Hacı Kabâyî'nin vefatından sonra kutbiyyet makamına geçmiştir.TALEBESİ / HALİFESİSarı Abdullah EfendiReîsülküttâb ve Mesnevî şârihi Sarı Abdullah Efendi, İdrîs-i Muhtefî'nin vefatından sonra Hacı Kabâyî Efendi'ye intisap etmiş ve onu "mürşidim" diye anmıştır. Kendini "aslen Bayramî, tarikaten Celvetî, terbiyeten Mevlevî" olarak tanıtan Sarı Abdullah, Bayramî-Melâmî kutubları İdrîs-i Muhtefî, Hacı Kabâyî Efendi ve Sütçü Beşir Ağa dönemlerini idrak etmiştir.ETKİLEDİĞİOlanlar Şeyhi İbrâhim EfendiHamzavî-Melâmî büyüklerine bağlılığını eserlerinin birçok yerinde ifade eden Olanlar Şeyhi İbrâhim Efendi (ö. 1065/1655), İdrîs-i Muhtefî'den sonra kutbiyyet makamına geçen Hacı Kabâyî Efendi ile Sütçü Beşir Ağa'ya da bağlılığını sürdürmüştür. Kendisi Lâmekânî Hüseyin Efendi vasıtasıyla Hamzavîliğe intisap etmiş, zâhiren Halvetî şeyhi olarak faaliyet göstermiştir.

Bu dosyada izlenebilen kaynaklar

Bu liste biyografi, ilişki, anlatı ve mekân kayıtlarında açıkça taşınan kaynak künyelerini bir araya getirir. Paragraf düzeyinde kaynağı belirlenmemiş iddialara sonradan dipnot uydurulmaz.

  1. [1]Sefîne-i Evliyâ - Cilt 2
Ortak kaynak kataloğunu aç →