Ara
Menü

Lebeni Şeyh Beşir Ağa

Beşir Ağa" derler. Fukara ve ahbabını dil.ima adab-ı şeriat u tarikat ile terbiyeye çalışırlar imiş. Erbab-ı a'razın te'slriyle doksan yaşında şehiden irtihal eylemiştir. Cidden eazımdan dır. Rical-i Hamzaviyye içinde müteferridlerdendir. Hakk-ı alllerinde biraz izahat arz edip, işbu eser-i faklranemi lütfe nazar-ı iltifat u mütalaaya alan erbab-ı muhabbe…

Yol
Bayramiyye
Mekân
3 bağlantı
Unvan
Hamzavî şeyhi ve İstanbul tekke kurucusu

Hayatı ve irşad çevresi

Beşir Ağa" derler. Fukara ve ahbabını dil.ima adab-ı şeriat u tarikat ile terbiyeye çalışırlar imiş. Erbab-ı a'razın te'slriyle doksan yaşında şehiden irtihal eylemiştir. Cidden eazımdan dır. Rical-i Hamzaviyye içinde müteferridlerdendir. Hakk-ı alllerinde biraz izahat arz edip, işbu eser-i faklranemi lütfe nazar-ı iltifat u mütalaaya alan erbab-ı muhabbe tin tezyid-i neş'esine hizmet etmek isterim. ( Hamzavller) 53 1 Müstakim-zade, risale-i mahsusasında diyor ki: "Bidil.yeten saril.y-ı hümayunda Bostancı ocağında imiş.

Zühd ü salahı olup, hizme tinden me'zun oldukça adeta beş vakit namazı Ayasofya Cil.mi'-i şerifinde kılar imiş. Burada, Terler Direk'in karşısında bir meczub dil.ima Beşir Ağa'nın nazar-ı dikkatini celb ettiğinden bir zaman sonra konuşabilmeye bir zemin bulmuştur. "Sultanun! Be nim derdime bir çare bulunuz. Lutfediniz, beni bendeliğe kabCı1 buyurunuz." demesiyle, "İnşiia'llı1h, bakayım. Eğer imkiin bulursam, dirig-ı lutf etmem." cevabını almıştır.

Müterakkıb-ı hal iken, bir gece saril.y-ı hümayunda, nısfu'l-leylde odasının kapısı açılmış, o meczub-ı ilahi zahir olup, "Kalk gideceğiz." diye Beşir Ağa'yı almış, sarayın dış kapısını açık görünce, Beşir Ağa, hayretlere duçar olmuştur. Ayasofya Cil.mii'nde o mahalle gelmişler. Orada mihrabda bulunan diğer bir meczuba takdim olunmuşlar dır. Dikkat buyuruluyor mu, geceleri saril.y-ı hümayun ve cami' -i şerifin kapıları ka palı olduğu halde onlara karşı, mesdud bir şey kalmıyor. Mihril.b önündeki meczub, Beşir Ağa'yı kabul etmiyor, reddediyor. Beşir Ağa yine hücresine iade olunmuştur.

"Merak etme daha büyük mertebede biriyle müliikat nasib olacak." diye teselli edilmiştir. Beşir Ağa'nın bu ser-güzeşti hayret ve talebini arttırdığından, ahibbil.sından bir zil.tın delaletiyle Kırkçeşme'de Pir-i Sertıril.ş'ın şeref-i sohbetine can atmış idi. Gider ora da tıraş olur, Pir-i Sertıril.ş'ın nazarıyla cezbeye uğrar. Fakat bir şey açamaz. Padişah, Davud Paşa Sarayı'na nakl edince, Beşir Ağa her gün buradan gelir geçer, pir-i muh teremin cemalini temil.şil. eyler imiş. Etin pek az olduğu bir zamanda, tedarik ettiği dört-beş okka eti hediye etmeye karar verir.

Götürür dükkanda Hazret'i tenha bulunca sevinir, hediyenin kabulünü rica eder. "Ben fakir bir adamun. Et darlığı zamii nında benim gibi bir adama bunun getirilmesindeki maksadın nedir?" sualine ma'rfiz kalır. "Sultiinım, gönlüm size müncezib oldu. Tiilib-i Hakk' un , lutfedip, beni bendeliğe kabUl bu yurunuz." demesiyle, "Mademki tiilib-i Hak' sın, mahrum olmazsın. Seni evliidım yerine kabal ettim." tebşiriyle beşir olur. "Şeriat-ı mutahharaya ziyade rağbet eyle . Şer'ıatsız ta rikat ele girmez." diye nasihat buyurdular. Hayli zaman tenhada sohbet edilmiş idi.

Bir gün Fatih Cil.mi'-i şerifinin türbe kapı sının Karadeniz cihetinden geçerken Pir-i Sertıril.ş'ın yanında iki pir-i mehib oturu yor görür. Hemen attan inip, öyle yere ba!carak yaya bir halde geçerken, o iki pirden biri, Sertıraş'a, "Bu kimdir?" diye sual etmesiyle, "Sultiinım , size arz ettiğim evliidlığım bostiincıdır." cevabını vermiş. "Edeb siihibi bir adamdır. Böylelerinden kecm-i esrar olun maz." buyurulmuş. Fakat Beşir Ağa, bu sırada medhGş olup, saraya nasıl avdet ettiği ni idrak edememiştir. Ertesi gün, Pir-i Sertıril.ş'ın nezdine gelip, "Onlar kimler idi?" diye sorar.

Birinin Ha ce ldr!s-i Ali, diğerinin Hacı Kabil.yi denilen zevat-ı kiram olduklarını söyler. Bunun üzerine Beşir Ağa'ya adab-ı tarikat- ı aliyyeyi ve rusGm-ı süluk-ı mücil.hedeyi ta'lim etmiştir. Beşir Ağa, ketm-i esrarda ziyade mukayyed olup, hayli zaman o zil.t-ı muh- 532 Set'ine-i Evliya teremin menba'-ı feyzinden hisse-yab oldu. lrtihalinde K abayi Hacı Keyvan'a rabı ta-bend oldu. Bu sırada saray-ı hümayundan mütekaid olup, şeyhinin Topkapı hari cinde hanelerine yakın bir yerde ikamet ettiler. Bir gün sabah namazı vakti şeyhinin hanesine uğrar. Onu hastalanmış bulur.

"Oğ lum, bizim taifeyi size sipariş ediyorum , size emanettir." buyurup, hücre-i inzivalarına çekilirler. Beşir Ağa ağlayarak evine gelip, hal-i vahdette iken cemi'-i mahlukatı kendine secde eder görmüş. O sırada Hz. Şeyh'in ha.nelerinden ferydd kopunca koş muş, intikalinden haber-dar olunca yanmış yakılmış. Emr-i techiz ü tekt'ini bi'l-ifii medfen-i şerifinde tevdi'-i rahmet-i Rahman eylemiştir. Beşir Ağa'nın lisanından böylece menkuldür." Beşir Ağa, şeyhinin dar-ı cemale intikalinden sonra yazın Silivri kurbun daki çiftliğinde, kışın lstanbul'daki konaklarında bulunurlarmış.

Daima iki üç inek besleyip, ailesine ve etbaına kifayet eden sütün fazlasını sattıklarından kinayeten "Sütçü Beşir Ağa" d iye şöhret bulmuştur. Otuzaltı sene mertebe-i iqadda neşr-i fuyı1zat edip, 1072/( 1 662} senesinde sinn i şerifleri doksana karib iken ba'zı hussad-ı bed-nihadın ilka-ı mefsedetleriyle şehid ettiler. Cesed-i şeriflerini denize attılar. Kabr-i şerifleri bahr-ı rahmet-i Rahman ol du. (Kaddesa'llalıu sırrahu} Kümmelinden bir zat-ı ali-kadr idi. Hz. Şeyh, müridanını sükOta ve ketm-i esra ra da'vetden hali kalmazlar idi. O zaman hükumetin Hamzaviler hakkındaki yanlış nazariyyesine yanıyorum.

Er bab-ı kemal ü irfana karşı yapılan na-reva tecavüze dil-hun oluyorum. Bunların mu gayir-i şeriat hiç bir halleri yoktur. Müşarünileyhin elime geçen bir mektubunun su retini nakl ediyorum. Rica ederim, dikkatle mütalaa buyurulsun. Bu adamın katline hükmü icab edecek bir şekl-i beyan var mıdır? "Hüve'l-Feyyiizu bi'smihl SübhiinehU ve teiilii , Viisıliin -ı nur-ı lika, iişıkan-ı sırr-ı e:nbiyii vü evüyii, tiilibiln-ı vasl-ı Huda! Nedir hali niz! Her biriniz tenhiinızda kendi vücUdunuzdan istilffiir edip, muhabbetu'llah'a sa'y u gti şiş eyliyor ve nur-ı ziit-ı pak-ı lii-yeziil ile mütecelll oluyor musunuz!

Efalde ve akvalde şer ' - 1 şerif üzere hareket eylemenizi isterim . Zinhar hiliif-ı şer' , kendi zu'munuz üzre söz söyle meyiniz. Şeriat, şer"ıat , yine şeriiit . Zlihirinizi şeriatla iiraste . biitımmzı nur-ı muhabbetu' llah ile prriiste eylemek gerektir. Birbirinizle müliikl olduğunuzda tenezzül ve muhabbet eylediğinizden sonra, ahkiim-ı şeriat ve adiib- ı tarikat muktezasınca ma'niiya delalet eder söz söyleyip, mii-laya'nıden tevakki edesiniz. Yüzbin kelam bir pula değrnez. Kelam , ma'nii yolunu bilmek, bulmak içündür.

Sarayın bostancısı, çarşının dervişi

Hüseyin Vassâf, Beşir Ağa hakkındaki bilgileri Müstakîm-zâde'nin ona ayırdığı müstakil risâleden aktarır. Buna göre Beşir Ağa önce saray-ı hümâyunda Bostancı Ocağı'nda bulunmuş; zühdü sebebiyle, hizmetinden izin aldıkça beş vakit namazını Ayasofya Camii'nde kılmıştır.

Camide Terler Direk karşısında duran bir meczub dikkatini çekmiş, bir süre sonra onunla konuşabilmiştir. Meczub onu mihraptaki bir başkasına götürmüş, fakat oradan da kabul görmemiş; “daha büyük mertebede biriyle mülâkat nasip olacak” teselli edilmiştir.

Bir tıraşta değişen ömür

Arayışı, bir dostunun delâletiyle Kırkçeşme'de Pîr-i Sertıraş'ın sohbetine ulaştı. Orada tıraş olurken şeyhin nazarıyla cezbeye uğradı ve “Seni evlâdım yerine kabul ettim” müjdesini aldı. Şeyhi ona “Şerîatsız tarîkat ele girmez” diye nasihat etti.

Bir gün Fatih Camii'nin türbe kapısı önünden geçerken şeyhini iki heybetli pîrle otururken gördü; atından inip yaya geçmesi üzerine kendisi için “böylelerinden sır gizlenmez” denildi. Bir sabah namazı vakti şeyhinin evine uğradığında ise “Oğlum, bizim tâifeyi size sipariş ediyorum, size emanettir” sözüyle emaneti devraldı.

Vassâf onu Hamzavî büyükleri arasında müstesna bir yere koyar ve bu çevrenin şerîata aykırı hiçbir hâli bulunmadığını, haklarında verilmiş ağır hükümleri sorgulayarak savunur.

COĞRAFÎ HAFIZA3 coğrafî bağlantıMekân kayıtlarına git →
Koordinatlı mekânŞehir düzeyi3 nokta · 0 kesin koordinat. Kümeye tıklayarak yaklaşın; tek noktadan mekân dosyasını açın.

Ağ ve yol

KİŞİLER AĞIBağlantılarını aç2 doğrudan bağlantıAğda gör →
YOL ATLASISilsiledeki yerini açÖnceki ve sonraki halkalarla birlikte

Menkıbeler

İlk 3 kayıt gösteriliyor

MENKIBE · GELENEK İÇİ

Bostancı Ocağı'ndan Ayasofya'ya: meczubla karşılaşma

Müstakîm-zâde'nin risâlesine göre saray Bostancı Ocağı'nda görevliyken beş vakit namazını Ayasofya'da kılar; orada Terler Direk karşısındaki bir meczub dikkatini çeker.

Tam anlatıyı okuAnlatıyı daralt
Menâkıbnâme’de tam metni aç

Vassâf, Beşir Ağa hakkındaki bilgiyi Müstakîm-zâde'nin ona dair yazdığı müstakil risâleden aktarır. Buna göre başlangıçta saray-ı hümâyunda Bostancı Ocağı'nda bulunmuş; zühd ve salâh sahibi olduğundan, hizmetinden izin aldıkça beş vakit namazını Ayasofya Camii'nde kılarmış.

Burada, Terler Direk'in karşısında duran bir meczub sürekli dikkatini çekmiş; bir müddet sonra onunla konuşmak için zemin bulmuştur. Meczub onu mihrapta bulunan bir başka meczuba takdim etmiş, fakat o da kendisini kabul etmemiş, “Merak etme, daha büyük mertebede biriyle mülâkat nasip olacak” diye teselli etmiştir. Vassâf bu noktada, gece kapıları kapalı olan saray ile caminin bu kimseler için kapalı sayılmadığına dikkat çeker.

Çerçeve. Anlatı, meczub tipini İstanbul menâkıbının tanıdık bir figürü olarak kullanır: mekân ve zaman kayıtlarını aşan, mürşid arayanı sınayıp yönlendiren bir aracı. Reddedilme motifi, sonraki asıl intisabı hazırlayan bir eşiktir. Tarihî çekirdek Beşir Ağa'nın Bostancı Ocağı'ndaki görevidir; gerisi geleneğin anlatım kalıbıdır.

Bu anlatı gelenek hafızasına aittir; doğrulanabilir tarihî olayla aynı kesinlikte sunulmaz. Kaynak: Hüseyin Vassâf, Sefîne-i Evliyâ.
MENKIBE · GELENEK İÇİ

Kırkçeşme'de Pîr-i Sertıraş'ın nazarı

Bir dostunun delâletiyle Kırkçeşme'deki Pîr-i Sertıraş'ın sohbetine gitmiş, tıraş olurken onun nazarıyla cezbeye tutulmuş ve “Seni evlâdım yerine kabul ettim” müjdesini almıştır.

Tam anlatıyı okuAnlatıyı daralt
Menâkıbnâme’de tam metni aç

Meczubların yönlendirmesiyle artan arayışı, Beşir Ağa'yı ahbabından bir zâtın delâletiyle Kırkçeşme'deki Pîr-i Sertıraş'ın sohbetine ulaştırır. Oraya gidip tıraş olduğunda, şeyhin nazarıyla cezbeye uğrar.

Kendisine “Seni evlâdım yerine kabul ettim” müjdesi verilir; adı da bu müjdeye bağlanarak “beşîr”, yani müjdeci olur. Sonraki bir sabah namazı vaktinde şeyhinin evine uğradığında, “Oğlum, bizim tâifeyi size sipariş ediyorum, size emanettir” sözünü işitir; şeyh ardından inziva hücresine çekilir. Beşir Ağa ağlayarak evine döner ve vahdet hâlindeyken bütün mahlûkatın kendisine secde ettiğini görür.

Çerçeve. Berber dükkânında bir nazarla gerçekleşen intisap, Hamzavî-Melâmî çevrenin tekke dışı, esnaf içinde yürüyen yapısına uygundur: burada ne bir dergâh ne bir âyin vardır, yol gündelik hayatın içinden geçer. “Tâifeyi size sipariş ediyorum” sözü, hilâfetin resmî bir icâzetnâme yerine sözlü emanetle devredildiğini gösterir. Anlatının tamamı menkıbe katmanındadır.

Bu anlatı gelenek hafızasına aittir; doğrulanabilir tarihî olayla aynı kesinlikte sunulmaz. Kaynak: Hüseyin Vassâf, Sefîne-i Evliyâ.
MENKIBE · GELENEK İÇİ

Fatih Camii önünde iki pîr ve “ketm-i esrâr” sözü

Fatih Camii'nin türbe kapısı yanından geçerken şeyhini iki heybetli pîrle otururken görmüş; attan inip yaya geçmesi üzerine kendisi için “böylelerinden sır gizlenmez” denilmiştir.

Tam anlatıyı okuAnlatıyı daralt
Menâkıbnâme’de tam metni aç

Anlatıya göre Beşir Ağa bir gün Fatih Camii'nin türbe kapısı önünden geçerken, Pîr-i Sertıraş'ın yanında iki heybetli pîrin oturduğunu görür. Hemen atından iner, yere bakarak yaya hâlde geçer.

Pîrlerden biri onun kim olduğunu sorunca şeyhi, “Sultânım, size arz ettiğim evlâdlığım, bostancıdır” diye cevap verir. Bunun üzerine, böylelerinden sır gizlenmeyeceği söylenir. Beşir Ağa bu sırada kendinden geçmiş, saraya nasıl döndüğünü fark edememiştir.

Çerçeve. Sahne, edeb ile mertebe arasındaki ilişkiyi anlatır: attan inip yaya geçmek, bir hürmet jesti olduğu kadar sınavın kendisidir; verilen karşılık da sırra ortak edilme iznidir. Melâmî anlatılarında sırrın saklanması ve kime açılacağı meselesi merkezî bir yer tutar. Bu, tarihî bir kayıt değil, çevrenin kendi ölçülerini anlattığı bir menkıbedir.

Bu anlatı gelenek hafızasına aittir; doğrulanabilir tarihî olayla aynı kesinlikte sunulmaz. Kaynak: Hüseyin Vassâf, Sefîne-i Evliyâ.

Eserleri ve metinleri

İlk 4 kayıt gösteriliyor

TARİHÎ KAYIT

Eserleri ve metinleri

Rical-i Hamzaviyye içinde müteferridlerdendir. Hakk-ı alllerinde biraz izahat arz edip, işbu eser-i faklranemi lütfe nazar-ı iltifat u mütalaaya alan erbab-ı muhabbe­ tin tezyid-i neş'esine hizmet etmek isterim. ( Hamzavller) 53 1 Müstakim-zade, risale-i mahsusasında diyor ki: "Bidil.yeten saril.y-ı hümayunda Bostancı ocağında imiş. Zühd ü salahı olup, hizme­ tinden me'zun oldukça adeta beş vakit namazı Ayasofya Cil.mi'-i şerifinde kılar imiş.

Metni gösterMetni daralt

Rical-i Hamzaviyye içinde müteferridlerdendir. Hakk-ı alllerinde biraz izahat arz edip, işbu eser-i faklranemi lütfe nazar-ı iltifat u mütalaaya alan erbab-ı muhabbe­ tin tezyid-i neş'esine hizmet etmek isterim. ( Hamzavller) 53 1 Müstakim-zade, risale-i mahsusasında diyor ki: "Bidil.yeten saril.y-ı hümayunda Bostancı ocağında imiş. Zühd ü salahı olup, hizme­ tinden me'zun oldukça adeta beş vakit namazı Ayasofya Cil.mi'-i şerifinde kılar imiş.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Sefîne-i Evliyâ - Cilt 2.
TARİHÎ KAYIT

Mektupları

Bunların mu­ gayir-i şeriat hiç bir halleri yoktur. Müşarünileyhin elime geçen bir mektubunun su­ retini nakl ediyorum. Bu adamın katline hükmü icab edecek bir şekl-i beyan var mıdır?

Metni gösterMetni daralt

Bunların mu­ gayir-i şeriat hiç bir halleri yoktur. Müşarünileyhin elime geçen bir mektubunun su­ retini nakl ediyorum. Bu adamın katline hükmü icab edecek bir şekl-i beyan var mıdır?

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Sefîne-i Evliyâ - Cilt 2.
TARİHÎ KAYIT

Risale ve telifleri 1

Rical-i Hamzaviyye içinde müteferridlerdendir. Hakk-ı alllerinde biraz izahat arz edip, işbu eser-i faklranemi lütfe nazar-ı iltifat u mütalaaya alan erbab-ı muhabbe­ tin tezyid-i neş'esine hizmet etmek isterim. ( Hamzavller) 53 1 Müstakim-zade, risale-i mahsusasında diyor ki: "Bidil.yeten saril.y-ı hümayunda Bostancı ocağında imiş. Zühd ü salahı olup, hizme­ tinden me'zun oldukça adeta beş vakit namazı Ayasofya Cil.mi'-i şerifinde kılar imiş.

Metni gösterMetni daralt

Rical-i Hamzaviyye içinde müteferridlerdendir. Hakk-ı alllerinde biraz izahat arz edip, işbu eser-i faklranemi lütfe nazar-ı iltifat u mütalaaya alan erbab-ı muhabbe­ tin tezyid-i neş'esine hizmet etmek isterim. ( Hamzavller) 53 1 Müstakim-zade, risale-i mahsusasında diyor ki: "Bidil.yeten saril.y-ı hümayunda Bostancı ocağında imiş. Zühd ü salahı olup, hizme­ tinden me'zun oldukça adeta beş vakit namazı Ayasofya Cil.mi'-i şerifinde kılar imiş.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Sefîne-i Evliyâ - Cilt 2.
TARİHÎ KAYIT

Mektupları 2

Bunların mu­ gayir-i şeriat hiç bir halleri yoktur. Müşarünileyhin elime geçen bir mektubunun su­ retini nakl ediyorum. Bu adamın katline hükmü icab edecek bir şekl-i beyan var mıdır?

Metni gösterMetni daralt

Bunların mu­ gayir-i şeriat hiç bir halleri yoktur. Müşarünileyhin elime geçen bir mektubunun su­ retini nakl ediyorum. Bu adamın katline hükmü icab edecek bir şekl-i beyan var mıdır?

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Sefîne-i Evliyâ - Cilt 2.

Öğütleri

İlk 6 kayıt gösteriliyor

MENKIBE · GELENEK İÇİ

“Şerîatsız tarîkat ele girmez”

Şeyhinin ona verdiği nasihat, tarîkatin şerîat olmaksızın elde edilemeyeceğini bildirir.

Metni gösterMetni daralt

Sefîne, Beşir Ağa'ya yapılan nasihati kısa bir cümleyle nakleder: “Şerîatsız tarîkat ele girmez.” Söz, intisabın hemen ardından, yolun ilk şartı olarak söylenmiştir.

Vassâf bu çevre hakkında konuşurken aynı ölçüye döner ve Hamzavîler için “Bunların mugayir-i şerîat hiçbir hâlleri yoktur” der.

Çerçeve. Bu cümle, Hamzavî-Melâmî çevrenin en çok saldırıya uğradığı noktada kendi savunmasını kurar: şerîat dışı sayılan bir yolun mensupları, yolun kapısına şerîatı koyan bir sözü kendi kurucu ilkeleri olarak nakletmektedir. Öğüdün kendisi tarîkat edebiyatında yaygın bir formüldür; buradaki özel ağırlığı, söylendiği çevrenin tarihî konumundan gelir.

Bu anlatı gelenek hafızasına aittir; doğrulanabilir tarihî olayla aynı kesinlikte sunulmaz. Kaynak: Hüseyin Vassâf, Sefîne-i Evliyâ.
TARİHÎ KAYIT

Söz ve öğüt

Seni evliidım yerine kabal ettim." tebşiriyle beşir olur. Şer'ıatsız ta­ rikat ele girmez." diye nasihat buyurdular. Bir gün Fatih Cil.mi'-i şerifinin türbe kapı­ sının Karadeniz cihetinden geçerken Pir-i Sertıril.ş'ın yanında iki pir-i mehib oturu­ yor görür.

Metni gösterMetni daralt

Seni evliidım yerine kabal ettim." tebşiriyle beşir olur. Şer'ıatsız ta­ rikat ele girmez." diye nasihat buyurdular. Bir gün Fatih Cil.mi'-i şerifinin türbe kapı­ sının Karadeniz cihetinden geçerken Pir-i Sertıril.ş'ın yanında iki pir-i mehib oturu­ yor görür.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Sefîne-i Evliyâ - Cilt 2.
TARİHÎ KAYIT

Söz, öğüt ve irşad kaydı 1

Burada, Terler Direk'in karşısında bir meczub dil.ima Beşir Ağa'nın nazar-ı dikkatini celb ettiğinden bir zaman sonra konuşabilmeye bir zemin bulmuştur. Lutfediniz, beni bendeliğe kabCı1 buyurunuz." demesiyle, "İnşiia'llı1h, bakayım. Eğer imkiin bulursam, dirig-ı lutf etmem." cevabını almıştır.

Metni gösterMetni daralt

Burada, Terler Direk'in karşısında bir meczub dil.ima Beşir Ağa'nın nazar-ı dikkatini celb ettiğinden bir zaman sonra konuşabilmeye bir zemin bulmuştur. Lutfediniz, beni bendeliğe kabCı1 buyurunuz." demesiyle, "İnşiia'llı1h, bakayım. Eğer imkiin bulursam, dirig-ı lutf etmem." cevabını almıştır.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Sefîne-i Evliyâ - Cilt 2.
TARİHÎ KAYIT

Söz, öğüt ve irşad kaydı 2

Orada mihrabda bulunan diğer bir meczuba takdim olunmuşlar­ dır. Dikkat buyuruluyor mu, geceleri saril.y-ı hümayun ve cami' -i şerifin kapıları ka­ palı olduğu halde onlara karşı, mesdud bir şey kalmıyor. Mihril.b önündeki meczub, Beşir Ağa'yı kabul etmiyor, reddediyor.

Metni gösterMetni daralt

Orada mihrabda bulunan diğer bir meczuba takdim olunmuşlar­ dır. Dikkat buyuruluyor mu, geceleri saril.y-ı hümayun ve cami' -i şerifin kapıları ka­ palı olduğu halde onlara karşı, mesdud bir şey kalmıyor. Mihril.b önündeki meczub, Beşir Ağa'yı kabul etmiyor, reddediyor.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Sefîne-i Evliyâ - Cilt 2.
TARİHÎ KAYIT

Söz, öğüt ve irşad kaydı 3

Seni evliidım yerine kabal ettim." tebşiriyle beşir olur. Şer'ıatsız ta­ rikat ele girmez." diye nasihat buyurdular. Bir gün Fatih Cil.mi'-i şerifinin türbe kapı­ sının Karadeniz cihetinden geçerken Pir-i Sertıril.ş'ın yanında iki pir-i mehib oturu­ yor görür.

Metni gösterMetni daralt

Seni evliidım yerine kabal ettim." tebşiriyle beşir olur. Şer'ıatsız ta­ rikat ele girmez." diye nasihat buyurdular. Bir gün Fatih Cil.mi'-i şerifinin türbe kapı­ sının Karadeniz cihetinden geçerken Pir-i Sertıril.ş'ın yanında iki pir-i mehib oturu­ yor görür.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Sefîne-i Evliyâ - Cilt 2.
TARİHÎ KAYIT

Söz, öğüt ve irşad kaydı 4

Hemen attan inip, öyle yere ba!carak yaya bir halde geçerken, o iki pirden biri, Sertıraş'a, "Bu kimdir?" diye sual etmesiyle, "Sultiinım , size arz ettiğim evliidlığım bostiincıdır." cevabını vermiş. Böylelerinden kecm-i esrar olun­ maz." buyurulmuş. Fakat Beşir Ağa, bu sırada medhGş olup, saraya nasıl avdet ettiği­ ni idrak edememiştir.

Metni gösterMetni daralt

Hemen attan inip, öyle yere ba!carak yaya bir halde geçerken, o iki pirden biri, Sertıraş'a, "Bu kimdir?" diye sual etmesiyle, "Sultiinım , size arz ettiğim evliidlığım bostiincıdır." cevabını vermiş. Böylelerinden kecm-i esrar olun­ maz." buyurulmuş. Fakat Beşir Ağa, bu sırada medhGş olup, saraya nasıl avdet ettiği­ ni idrak edememiştir.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Sefîne-i Evliyâ - Cilt 2.

Kavram dünyası

İlk 3 kayıt gösteriliyor

KAVRAM

Hamzavîlere yöneltilen ithamlar ve Vassâf'ın savunması

Vassâf, eline geçen bir mektup suretini naklederek Hamzavîlerin şerîata aykırı hiçbir hâli bulunmadığını savunur ve öldürme hükmünü gerektirecek bir beyan olup olmadığını sorar.

Metni gösterMetni daralt

Vassâf, Beşir Ağa'yı “ricâl-i Hamzaviyye içinde müteferridlerden” sayar ve hakkında biraz izahat vermeyi eserinin okuruna bir hizmet bilir. Bu çerçevede eline geçen bir mektubun suretini olduğu gibi nakleder.

Mektubu naklederken kendi hükmünü de koyar: bu çevrenin şerîata aykırı hiçbir hâli yoktur; “Bu adamın katline hükmü icap edecek bir şekl-i beyân var mıdır?” diye sorar. Mektubun metni verilen parçada bozuk geldiğinden buraya alınmadı.

Çerçeve. Bu pasaj, Sefîne'nin yalnız derleyici değil, aynı zamanda hüküm veren bir eser olduğunu gösterir. Hamzavî-Melâmîler Osmanlı tarihinde birkaç kez idam hükümlerine muhatap olmuş bir çevredir; Vassâf'ın sorusu, geçmişteki bu hükümlere karşı yazıyla yapılmış geç bir itirazdır. Kaydın değeri, Beşir Ağa'nın hayatına dair olmaktan çok, XX. yüzyıl başında bu mirasın nasıl savunulduğunu göstermesindedir.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Hüseyin Vassâf, Sefîne-i Evliyâ.
TARİHÎ KAYIT

Usul, zikir ve seyrüsülûk 1

"Merak etme daha büyük mertebede biriyle müliikat nasib olacak." diye teselli edilmiştir. Beşir Ağa'nın bu ser-güzeşti hayret ve talebini arttırdığından, ahibbil.sından bir zil.tın delaletiyle Kırkçeşme'de Pir-i Sertıril.ş'ın şeref-i sohbetine can atmış idi. Gider ora­ da tıraş olur, Pir-i Sertıril.ş'ın nazarıyla cezbeye uğrar.

Metni gösterMetni daralt

"Merak etme daha büyük mertebede biriyle müliikat nasib olacak." diye teselli edilmiştir. Beşir Ağa'nın bu ser-güzeşti hayret ve talebini arttırdığından, ahibbil.sından bir zil.tın delaletiyle Kırkçeşme'de Pir-i Sertıril.ş'ın şeref-i sohbetine can atmış idi. Gider ora­ da tıraş olur, Pir-i Sertıril.ş'ın nazarıyla cezbeye uğrar.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Sefîne-i Evliyâ - Cilt 2.
TARİHÎ KAYIT

Türbe, kabir ve ziyaret kaydı 2

Şer'ıatsız ta­ rikat ele girmez." diye nasihat buyurdular. Bir gün Fatih Cil.mi'-i şerifinin türbe kapı­ sının Karadeniz cihetinden geçerken Pir-i Sertıril.ş'ın yanında iki pir-i mehib oturu­ yor görür. Hemen attan inip, öyle yere ba!carak yaya bir halde geçerken, o iki pirden biri, Sertıraş'a, "Bu kimdir?" diye sual etmesiyle, "Sultiinım , size arz ettiğim evliidlığım bostiincıdır." cevabını vermiş.

Metni gösterMetni daralt

Şer'ıatsız ta­ rikat ele girmez." diye nasihat buyurdular. Bir gün Fatih Cil.mi'-i şerifinin türbe kapı­ sının Karadeniz cihetinden geçerken Pir-i Sertıril.ş'ın yanında iki pir-i mehib oturu­ yor görür. Hemen attan inip, öyle yere ba!carak yaya bir halde geçerken, o iki pirden biri, Sertıraş'a, "Bu kimdir?" diye sual etmesiyle, "Sultiinım , size arz ettiğim evliidlığım bostiincıdır." cevabını vermiş.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Sefîne-i Evliyâ - Cilt 2.

Şeyh, halife, aile ve post ağı

Tekke, türbe ve irşad coğrafyası

İstanbul · TürkiyeAyasofya CamiiBostancı Ocağı'nda görevliyken beş vakit namazını kıldığı ve Terler Direk karşısındaki meczubla karşılaştığı cami. İlişkili kişi dosyası Lebeni Şeyh Beşir Ağa : Beşir Ağa" derler. Fukara ve ahbabını dil.ima adab-ı şeriat u tarikat ile terbiyeye çalışırlar imiş. Erbab-ı a'razın te'slriyle doksan yaşında şehiden irtihal eylemiştir. Cidden eazımdan dır. Rical-i Hamzaviyye içinde müteferridlerdendir. Hakk-ı alllerinde biraz izahat arz edip, işbu eser-i faklranemi lütfe nazar-ı iltifat u mütalaaya alan erbab-ı muhabbe…İstanbul · TürkiyeKırkçeşmePîr-i Sertıraş'ın bulunduğu semt; Beşir Ağa'nın tıraş olurken cezbeye tutulup intisap ettiği yer olarak anlatılır. İlişkili kişi dosyası Lebeni Şeyh Beşir Ağa : Beşir Ağa" derler. Fukara ve ahbabını dil.ima adab-ı şeriat u tarikat ile terbiyeye çalışırlar imiş. Erbab-ı a'razın te'slriyle doksan yaşında şehiden irtihal eylemiştir. Cidden eazımdan dır. Rical-i Hamzaviyye içinde müteferridlerdendir. Hakk-ı alllerinde biraz izahat arz edip, işbu eser-i faklranemi lütfe nazar-ı iltifat u mütalaaya alan erbab-ı muhabbe…İstanbul · TürkiyeFatih CamiiTürbe kapısı önünde şeyhini iki heybetli pîrle otururken gördüğü, attan inip yaya geçtiği yer. İlişkili kişi dosyası Lebeni Şeyh Beşir Ağa : Beşir Ağa" derler. Fukara ve ahbabını dil.ima adab-ı şeriat u tarikat ile terbiyeye çalışırlar imiş. Erbab-ı a'razın te'slriyle doksan yaşında şehiden irtihal eylemiştir. Cidden eazımdan dır. Rical-i Hamzaviyye içinde müteferridlerdendir. Hakk-ı alllerinde biraz izahat arz edip, işbu eser-i faklranemi lütfe nazar-ı iltifat u mütalaaya alan erbab-ı muhabbe…

Bu dosyada izlenebilen kaynaklar

Bu liste biyografi, ilişki, anlatı ve mekân kayıtlarında açıkça taşınan kaynak künyelerini bir araya getirir. Paragraf düzeyinde kaynağı belirlenmemiş iddialara sonradan dipnot uydurulmaz.

  1. [1]Hüseyin Vassâf, Sefîne-i Evliyâ
  2. [2]Sefîne-i Evliyâ - Cilt 2
  3. [3]Kişi dosyasının kaynakları — Lebeni Şeyh Beşir Ağa
Ortak kaynak kataloğunu aç →