Köken ve kullanım
i. ar.
نظر
Süleyman Uludağ, Tasavvuf Terimleri Sözlüğü
- Bakmak, bakış.
- tas. Şeyhlerin ve ermişlerin müritlere ve sülûk ehline bakışı ki, bu bakış ruhlarına tesir ederek onlara yeni bir şekil verir; gönüllerini feyzle doldurur; ruhlarını olgunlaştırır. Bu nazarın eğitimci ve yetiştrici bir özelliği olduğu için “Veliler müritlerini kaplumbağanın yavrusunu ye-
tiştirmesi gibi nazarla yetiştirirler” denilmiştir. Bkz. Ehl-i nazar.
Naz ehli
Etse tecelli eğer vuslata erişe er
Kafire kılsa nazar mazhar-ı iman olur
Bir kuru ağaç idim, yol üzere düşmüş idim
Er bana nazar kıldı taze civan oldum hey
Erenlerin nazarı toprağı guher eyler
Erenler kademinde toprak olasım gelir
Mevlânâ Hudavendigâr bize nazar kılalı
Onun göklü nazarı gönlümüz aynasıdır
Yünus
Nazar-ı hakkani Şeyhin nazarıyla müridin ask ve cezbeye tutularak fenaya ermesi.
“Süfilerin sohbeti gibi nazarlan da feyz kaynağıdır. Zira onların nazarı ayn-ı nazar-ı Hak'tır”.
Açıklamalı İslâmî Terimler Sözlüğü
- tas. Tasavvuf inancında şeyhin, mürşidin müridine, salikine manevî yolla bakması ve feyz vermesi.
- N Türk kültüründe göz değmesi olarak nitelenen olay için kullanılan terim. Osmanh Türkçesinde “isâbet-i ayn”dır.
- Bir kelâm terimi olarak “nazar”, duyular ve doğru haber ile insan için bilgi edinme yolları içinde gösterilen üç unsurdan biridir. Bu yolla elde edilen bilgi, ilim olarak nitelenmiş; bunu akaid alanında kullananlara “ehl-i nazar” denilmiştir.