Vassâf, Beşir Ağa hakkındaki bilgiyi Müstakîm-zâde'nin ona dair yazdığı müstakil risâleden aktarır. Buna göre başlangıçta saray-ı hümâyunda Bostancı Ocağı'nda bulunmuş; zühd ve salâh sahibi olduğundan, hizmetinden izin aldıkça beş vakit namazını Ayasofya Camii'nde kılarmış.
Burada, Terler Direk'in karşısında duran bir meczub sürekli dikkatini çekmiş; bir müddet sonra onunla konuşmak için zemin bulmuştur. Meczub onu mihrapta bulunan bir başka meczuba takdim etmiş, fakat o da kendisini kabul etmemiş, “Merak etme, daha büyük mertebede biriyle mülâkat nasip olacak” diye teselli etmiştir. Vassâf bu noktada, gece kapıları kapalı olan saray ile caminin bu kimseler için kapalı sayılmadığına dikkat çeker.
Çerçeve. Anlatı, meczub tipini İstanbul menâkıbının tanıdık bir figürü olarak kullanır: mekân ve zaman kayıtlarını aşan, mürşid arayanı sınayıp yönlendiren bir aracı. Reddedilme motifi, sonraki asıl intisabı hazırlayan bir eşiktir. Tarihî çekirdek Beşir Ağa'nın Bostancı Ocağı'ndaki görevidir; gerisi geleneğin anlatım kalıbıdır.