ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
40 sonuç · “lüb”
01Meymûniyye / Havâtıriyye
Ali b. Meymûn'un Şâzelî-Medyenî ve Şam-Anadolu bağlantılı irşad çevresi.
Ali b. Meymûn el-Mağribî
Ali b. Meymûn el-Mağribî (1450–1511), Mağrib’den Hicaz, Suriye, Lübnan ve Bursa’ya uzanan irşad ağıyla Şâzeliyye’nin Anadolu’daki ilk güçlü temaslarından birini kuran; zühd, sünnete bağlılık ve doğrudan terbiye anlayışıyla tanınan sûfî ve âlimdir.
Baba Yûsuf Hakîkî
Baba Yûsuf Hakîkî (ö. 893/1488), Somuncu Baba’nın oğlu; Hacı Bayrâm-ı Velî’nin terbiyesinde yetişen, Aksaray’daki Melik Mahmud Gazi Hankahı’nın şeyhi ve Hakîkî-nâme ile Muhabbetnâme’nin müellifidir.
Bahâeddin Zekeriyyâ Multânî
Bahâeddin Zekeriyyâ Multânî (ö. 661/1262 [?]), Şihâbüddin Ömer es-Sühreverdî’den hilâfet alarak Mültan’da güçlü bir hankah kuran; Sühreverdiyye’yi Pencap ve Sind coğrafyasında kalıcılaştıran âlim, sûfî ve şehir önderidir.
Ebû Ali el-Fârmedî
Ebû Alî Fazl b. Muhammed el-Fârmedî (401-477/1010-1084), Kuşeyrî’nin öğrencisi, Ebû Saîd-i Ebü’l-Hayr’ın sohbetlerinden etkilenen, seyrüsülûkunu Cürcânî yanında tamamlayan ve sonraki Hâcegân-Nakşibendî silsilesinde iki kolu birleştiren Horasan sûfîsidir.
Gelibolulu Kara Süleyman Efendi
Gelibolulu Kara Süleyman Efendi (ö. 985/1577-78), Taşköprizâde’nin ders halkası ve Çivizâde’nin mülâzemetinden yetişerek Saraybosna’da müderrislik ve Bosna müftülüğü, ardından Kefe müftülüğü yapan Osmanlı âlimidir.
Hammâmîzâde İsmail Dede Efendi
Hammâmîzâde İsmail Dede Efendi (1778-1846), Yenikapı Mevlevîhânesi'nde yetişen; âyin-i şeriflerden büyük formlu bestelere ve şarkılara uzanan geniş repertuvarıyla XIX. yüzyıl Osmanlı musikisinin merkez ismidir.
Hasîrîzâde Şeyh Süleyman Sıdkî Efendi
Hasîrîzâde Süleyman Sıdkî Efendi (1795–1843), babası Mustafa İzzî’den Sa‘dî hilâfeti alan; Sütlüce dergâhında postnişinlik, kürsü şeyhliği ve şiirle meşgul olan çok yönlü bir şeyhtir.
Hattat Hâfız Osman Efendi
Hattat Hâfız Osman (1642–1698), sülüs ve nesih yazıda Osmanlı hat üslûbunu yenileyen; mushaf ve hilye tertibinde kalıcı tesir bırakan, Sünbül Efendi Hânkāhı’nda zâkirbaşılık yapan sanatkâr ve derviştir.
Kemâleddin el-Bekrî
Kemâleddin el-Bekrî (1728–1785), Mustafa el-Bekrî’nin oğlu; Bekriyye’nin Kemâliyye şubesini temsil eden, şerh, şiir, ferâiz ve siyer alanlarında eserler veren Halvetî şeyhidir.
Mahmud es-Samsûnî
Mahmud es-Samsûnî (ö. Zilkade 983/Şubat-Mart 1576), köklü bir ilmiye ailesinden gelen; Edirne'den Mekke'ye uzanan medrese ve kadılık görevleri yürütmüş bir Osmanlı âlimidir.
Martolos Muhyiddin Mehmed Efendi
Martolos Muhyiddin Mehmed Efendi (ö. Ramazan 975/Mart 1568), Konya doğumlu; Bursa, Rodos, Bağdat ve Mekke'ye uzanan ilmiye kariyerinde müderrislik, kadılık ve teftiş görevleri üstlenmiştir.
Muhammed Ziyâeddin Efendi
Muhammed Ziyâeddin Efendi (1169-1234/1755-1818), Abdullah Salâhaddîn-i Uşşâkī’nin oğlu; babasının Nakşibendî hilâfet hattını 1197/1782’den itibaren sürdüren şeyhtir.
Ef'al-i kulüb
فعا ل قلو ( £ Deva Gönül işleri. tas. Sevgi, samimiyet, şükür, rıza ve tevekkül gibi tasavvufun konusu olan fiiller Bkz. Amel.
Kışr-Lüb
(J — (قشر Kabuk-öz, çekirdek-iç. tas. Bâtın ilmini bozulmaktan koruyan zahir ilmi, kışr; bu ilmin koruduğu bâtın ilmi, lüb'dür (iç, öz). Zahir ve bâtın ayrı iki şey değildir; aynı şeyin biri dışı (kabuk) diğeri içidir. Şeriat, tarikat, hakikat iliskisi böyledir. Şeriat tarikatın dışı, tarikat onun içidir. Tarikat da hakikatin dışı, hakikat onun içidir. Bu yüzden hakikate ‘icin igi’ (lübbül-lüb) denir (Kı). Cevizin bir sert kabuğu (kışr), onun da üzerindeki yeşil bir kabuğu (kışru'lkışr) vardır. Diğer taraftan cevizin bir içi (lüb), bir de bu için içi yani yağı vardır. Münafığın imanı yeşil kabuğa, avamın imanı sert kabuğa, keşf sahibinin “ 213
Lubs
1, Birbirine karışma. 2. tas, Ruhi hakikatlerin birbirine karıştırılmasına sebep olan maddi şekiller (En'am Suresi, 9). Hakikatlerin hakikati de insani Suretlerle karıştırılır (kı); yani Hak, kâmil insanı öbür insanlardan farklı kılma- VD OL Lütuf yarak onu bunların içinde gizlemiştir. “Velilerim kubbelerimin altında olduklarından onları benden başkası tanımaz.” Lübbü'l-lüb Sırru's-sır; özün özü, için içi. Aklı destekleyerek onu evham ve hayal kabuğundan arındıran ve idrak edilemeyecek kadar yüce olan bilgileri ve gerçekleri idrak etmesini sağlayan kutsi ve ilahi nur (KI; TK 11:1288; Gİ 1:40).
Trablusşam
Trablusşam · Lübnan · 1135 Şâban'ının 21. günü Sadreddinzâde Ni'metullah Efendi'nin yerine Trablus-ı Şâm kazâsı verildi; aynı yılın Zilhicce'sinin 18'inde vefat edip “kazâ-yı mezbûrda”, yani bu şehirde defnedildi. İlişkili kişi dosyası Dâvudzâde Ahmed Efendi : Dâvudzâde Ahmed Efendi (ö. 18 Zilhicce 1135/1723), ulemâ ailesinden gelerek İstanbul ve İznik medreselerinde yükselen, Trablusşam kadılığına tayin edildikten kısa süre sonra orada vefat eden Osmanlı âlimidir.
Trablusşam
Trablusşam · Lübnan · 1131 Rebîülâhir'inde Trablus-ı Şâm kazâsına tayin edildi, 1132 Şevval'inde azledildi. İlişkili kişi dosyası Has Ahur Hocası Hasan Efendi : Has Ahur Hocası Hasan Efendi (ö. 1723), İstanbul medreselerinde hâric ve dâhil derecelerinde ilerledikten sonra Trablusşam ve Lefkoşa kadılıklarında bulunan Osmanlı âlimidir.
Şam (Dımaşk)
Dımaşk · Suriye · Eserlerinden ve kaynaklardan gittiği anlaşılan yerlerden; Hicaz, Lübnan ve Anadolu ile birlikte doğrulanabilen seyahatleri arasındadır. İlişkili kişi dosyası Sa‘dî-i Şîrâzî : Sa‘dî-i Şîrâzî, akıcı nesri, hikmetli hikâyeleri ve gazelleriyle Fars edebiyatını; Gülistân ve Bostân’ın yüzyıllar süren tedrisiyle Osmanlı ahlâk ve tasavvuf kültürünü derinden etkiledi.
Ba'lebek
Baalbek · Lübnan · 1100'de (1688-89) Bikā' ile birlikte gittiği ve er-Rihletü's-sugrâ'yı (Hulletü'z-zehebi'l-ibrîz) yazdığı bölge. İlişkili kişi dosyası Abdülganî en-Nablusî : Abdülganî en-Nablusî (1641-1731), Dımaşk’ta yetişen Hanefî âlimi ve sûfîdir. Kādirî ve Nakşibendî irtibatlarını İbnü’l-Arabî düşüncesi, tefsir-hadis tedrisi, seyahatnâmeler ve yaklaşık üç yüz eserlik külliyatla birleştirmiştir.
Trablusşam
Trablus · Lübnan · 1112'de (1700) gittiği ve et-Tuhfetü'n-Nâblusiyye fi'r-Rihleti't-Tarâblusiyye'yi kaleme aldığı şehir. İlişkili kişi dosyası Abdülganî en-Nablusî : Abdülganî en-Nablusî (1641-1731), Dımaşk’ta yetişen Hanefî âlimi ve sûfîdir. Kādirî ve Nakşibendî irtibatlarını İbnü’l-Arabî düşüncesi, tefsir-hadis tedrisi, seyahatnâmeler ve yaklaşık üç yüz eserlik külliyatla birleştirmiştir.
Gumâre — doğum ve ilk çevre
Gumâre · Fas · Gumâre — doğum ve ilk çevre. Gumâre tarihî bölgesinin yaklaşık merkezidir; doğduğu köyün kesin noktası değildir. Biyografideki yeri Ali b. Meymûn el-Mağribî (1450–1511), Mağrib’den Hicaz, Suriye, Lübnan ve Bursa’ya uzanan irşad ağıyla Şâzeliyye’nin Anadolu’daki ilk güçlü temaslarından birini kuran; zühd, sünnete bağlılık ve doğrudan terbiye anlayışıyla tanınan sûfî ve âlimdir. Bu mekân dosyası, söz konusu hayat çizgisindeki “Gumâre — doğum ve ilk çevre” durağını görünür kılar. Nokta kesin bir bina, ev veya mezar parseli iddiası taşımaz; şehir ya da bölge ölçeğindeki tarihî bağı gösterir.
Fas — tahsil ve kadılık
Fas · Fas · Fas — tahsil ve kadılık. Fas şehir merkezi yaklaşık koordinatıdır. Biyografideki yeri Ali b. Meymûn el-Mağribî (1450–1511), Mağrib’den Hicaz, Suriye, Lübnan ve Bursa’ya uzanan irşad ağıyla Şâzeliyye’nin Anadolu’daki ilk güçlü temaslarından birini kuran; zühd, sünnete bağlılık ve doğrudan terbiye anlayışıyla tanınan sûfî ve âlimdir. Bu mekân dosyası, söz konusu hayat çizgisindeki “Fas — tahsil ve kadılık” durağını görünür kılar. Nokta kesin bir bina, ev veya mezar parseli iddiası taşımaz; şehir ya da bölge ölçeğindeki tarihî bağı gösterir.
Tûzer — Ahmed et-Tebbâsî’ye intisap
Tûzer · Tunus · Tûzer — Ahmed et-Tebbâsî’ye intisap. Tûzer şehir merkezi yaklaşık koordinatıdır. Biyografideki yeri Ali b. Meymûn el-Mağribî (1450–1511), Mağrib’den Hicaz, Suriye, Lübnan ve Bursa’ya uzanan irşad ağıyla Şâzeliyye’nin Anadolu’daki ilk güçlü temaslarından birini kuran; zühd, sünnete bağlılık ve doğrudan terbiye anlayışıyla tanınan sûfî ve âlimdir. Bu mekân dosyası, söz konusu hayat çizgisindeki “Tûzer — Ahmed et-Tebbâsî’ye intisap” durağını görünür kılar. Nokta kesin bir bina, ev veya mezar parseli iddiası taşımaz; şehir ya da bölge ölçeğindeki tarihî bağı gösterir.
Mekke — hac yolculuğu
Mekke · Suudi Arabistan · Mekke — hac yolculuğu. Hac güzergâhının şehir ölçeğindeki işaretidir. Biyografideki yeri Ali b. Meymûn el-Mağribî (1450–1511), Mağrib’den Hicaz, Suriye, Lübnan ve Bursa’ya uzanan irşad ağıyla Şâzeliyye’nin Anadolu’daki ilk güçlü temaslarından birini kuran; zühd, sünnete bağlılık ve doğrudan terbiye anlayışıyla tanınan sûfî ve âlimdir. Bu mekân dosyası, söz konusu hayat çizgisindeki “Mekke — hac yolculuğu” durağını görünür kılar. Nokta kesin bir bina, ev veya mezar parseli iddiası taşımaz; şehir ya da bölge ölçeğindeki tarihî bağı gösterir.
Bursa — yaklaşık altı yıllık irşad çevresi
Bursa · Türkiye · Bursa — yaklaşık altı yıllık irşad çevresi. Bursa şehir merkezi yaklaşık koordinatıdır; kesin ikamet yapısı bilinmemektedir. Biyografideki yeri Ali b. Meymûn el-Mağribî (1450–1511), Mağrib’den Hicaz, Suriye, Lübnan ve Bursa’ya uzanan irşad ağıyla Şâzeliyye’nin Anadolu’daki ilk güçlü temaslarından birini kuran; zühd, sünnete bağlılık ve doğrudan terbiye anlayışıyla tanınan sûfî ve âlimdir. Bu mekân dosyası, söz konusu hayat çizgisindeki “Bursa — yaklaşık altı yıllık irşad çevresi” durağını görünür kılar. Nokta kesin bir bina, ev veya mezar parseli iddiası taşımaz; şehir ya da bölge ölçeğindeki tarihî bağı gösterir.
Dımaşk Sâlihiyye — ders ve irşad
Dımaşk Sâlihiyye · Suriye · Dımaşk Sâlihiyye — ders ve irşad. Sâlihiyye semtinin yaklaşık merkezidir. Biyografideki yeri Ali b. Meymûn el-Mağribî (1450–1511), Mağrib’den Hicaz, Suriye, Lübnan ve Bursa’ya uzanan irşad ağıyla Şâzeliyye’nin Anadolu’daki ilk güçlü temaslarından birini kuran; zühd, sünnete bağlılık ve doğrudan terbiye anlayışıyla tanınan sûfî ve âlimdir. Bu mekân dosyası, söz konusu hayat çizgisindeki “Dımaşk Sâlihiyye — ders ve irşad” durağını görünür kılar. Nokta kesin bir bina, ev veya mezar parseli iddiası taşımaz; şehir ya da bölge ölçeğindeki tarihî bağı gösterir.
Beyrut — Muhammed b. Arrâk ile karşılaşma
Beyrut · Lübnan · Beyrut — Muhammed b. Arrâk ile karşılaşma. Beyrut şehir merkezi yaklaşık koordinatıdır. Biyografideki yeri Ali b. Meymûn el-Mağribî (1450–1511), Mağrib’den Hicaz, Suriye, Lübnan ve Bursa’ya uzanan irşad ağıyla Şâzeliyye’nin Anadolu’daki ilk güçlü temaslarından birini kuran; zühd, sünnete bağlılık ve doğrudan terbiye anlayışıyla tanınan sûfî ve âlimdir. Bu mekân dosyası, söz konusu hayat çizgisindeki “Beyrut — Muhammed b. Arrâk ile karşılaşma” durağını görünür kılar. Nokta kesin bir bina, ev veya mezar parseli iddiası taşımaz; şehir ya da bölge ölçeğindeki tarihî bağı gösterir.
MELÂMETİLİK VE MELÂMETÎLER
Avârifü’l-Maârif · 8. bölüm · Bazıları melâmetiyi şöyle tarif etmişlerdir: “Melâmetî, iyiliğini açıklamayan, kötülüğünü de gizlemeyen kimsedir.” Bunu şöyle izâh edebiliriz: Melâmetî; damarlarına varana kadar, b
BEY’AT-HIRKA VE İRŞÂD
Avârifü’l-Maârif · 12. bölüm · Hırka giymek; mürşid ile mürid arasında bir bağlantı ve müridin nefsi ile kendi arasında mürşidinin hakemliğini kabul etmesidir. Şeriatta dünyevî bir maslahat ve iş için bir başkas
Sayfalar 3–12
Muzaffer Ozak Külliyatı · SALÂH BİLİCİ KİTABEVİ YAYINLARI - No: 42 5846 Sayılı Kanun gereğince te'lif hakları müessesemize aittir. Taklit edenler mes'uldür. Dizgi: ÖZAL Matbaası - Baskı: ARBEN Matbaası Ista
Sayfalar 4–12
Muzaffer Ozak Külliyatı · SALAH BILICI KITABEVI YAYINLARI - No: 41 5846 Sayılı Kanun gereğince Te'lif hakları müessesemize aittir. Taklit edenler mes'uldür. Dizgi: GÜYRAY, Baskı: ÜÇLER Matbaası İSTANBUL — 1
Sayfalar 1–10
Muzaffer Ozak Külliyatı · Elhac Muzaffer OZAK colli ZİYNET-UL-KULÜB KALPLERİN ZİYNETİ] Aşık sohbetleri ve evradı şerifeler AYRICA ASKÎ DİVANI SALÂH BİLİCİ KİTABEVİ Ali BİLİCİ Büyük Reşitpaşa Cad. Yümni Işha
Sayfalar 4–13
Muzaffer Ozak Külliyatı · SALÂH BİLİCİ KİTABEVİ YAYINLARI - No: 43 5846 Sayılı Kan un gereğince telif hakları müessesemize aittir. Taklit edenler mes'uldür. Dizgi: ÖZAL Matbaası - Baskı: ÖZTÜRK Matbaası Ist
Sayfalar 18–24
Muzaffer Ozak Külliyatı · ğunu ileri sürmesine benzerler. Babasının kim olduğu bilinmeyen ve bir fahişeden dünyaya gelen ne idüğü belirsiz bir piçe, böyle bir zat: (Evlâdım...) diyebilir mi, bilmem? Insan,
Sayfalar 36–43
Muzaffer Ozak Külliyatı · yüz mü çevireyim? Hayır!.. Ne kadar kötü ve günahkâr bir kul olsam da, Rabbimle münasebetimi kesmem ve kulluğumu unutmam, der ve oradan uzaklaşır. Bir kaç yıl sonra, Şeyh Şibli haz
Sayfalar 42–50
Muzaffer Ozak Külliyatı · Allah celle celâluhu; bu âyet-i celillerle, kâfirlerin cehennemde görecekleri şiddetli âzabı beyan buyurmakta ve diğer bir âyet-i kerimede de: «innâ a'tednâ lil-kâfiriyne selasile
Sayfalar 48–56
Muzaffer Ozak Külliyatı · bütün bu alâmetler ölen o kimse için rahmet-i ilâhiyyenin nüzulüne işarettir. Haberde vârid olmuştur ki, Allahu teâlâ bir mü'minin ruhunu kabzetmek murad buyurduğunda, Melek-ül-mev
Sayfalar 88–95
Muzaffer Ozak Külliyatı · şeylemiştir. Binaenaleyh, islâm dininin bu iki yüce şahsiyetine hürmet ve riayet etmek, ümmet-i Muhammed'den olan her kişi için vâciptir. HATENEYN, yani, Hz. Osman-ı Zin-nûreyn ve
Sayfalar 85–93
Muzaffer Ozak Külliyatı · Kıssas-ı Ali Radiyallahu anh: HİKÂYE Ibni Mülcem namındaki nâmerd, beyt-i Huda olan damadı Paygamberi bir sabah huzuru Hakta iken zehirli kılıç ile vurdu. O beyti Huda melcei fukar