Ara
Menü
ذ

Kışr-Lüb

قشر

Metin ve neşir kaydı

Kalıcı okuma konumu: terms-6907
Müellif
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Çevirmen
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Hazırlayan
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Baskı / nüsha
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Bölüm / şiir
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Kaynak
Tasavvuf Terimleri Sözlüğü
Kaynak sayfası
231
Varak
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Tamlık / kesilme
İncelenmedi; tamlık veya kesilme doğrulanmadı
Rivayet türü
Sınıflandırılmadı
Düzeltilmiş okuma

Ayrı bir düzeltilmiş okuma kaydı henüz yok. Gösterilen kaynak aktarımı onaylanmış düzeltme değildir.

Özgün dijital aktarım / ham OCR

CMS’deki metin burada değiştirilmeden saklanır; etiketler ve olası OCR hataları özgün aktarımın parçasıdır. Basılı nüsha ile karşılaştırma durumu yukarıdadır.

<p>(J — (قشر</p><ol><li>Kabuk-öz, çekirdek-iç.</li><li>tas. Bâtın ilmini bozulmaktan koruyan zahir ilmi, kışr; bu ilmin koruduğu bâtın ilmi, lüb'dür (iç, öz). Zahir ve bâtın ayrı iki şey değildir; aynı şeyin biri dışı (kabuk) diğeri içidir. Şeriat, tarikat, hakikat iliskisi böyledir. Şeriat tarikatın dışı, tarikat onun içidir. Tarikat da hakikatin dışı, hakikat onun içidir. Bu yüzden hakikate ‘icin igi’ (lübbül-lüb) denir (Kı). Cevizin bir sert kabuğu (kışr), onun da üzerindeki yeşil bir kabuğu (kışru'lkışr) vardır. Diğer taraftan cevizin bir içi (lüb), bir de bu için içi yani yağı vardır. Münafığın imanı yeşil kabuğa, avamın imanı sert kabuğa, keşf sahibinin “ 213</li></ol>

Metin ve neşir kaydı

Kalıcı okuma konumu: term_definitions-6318
Müellif
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Çevirmen
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Hazırlayan
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Baskı / nüsha
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Bölüm / şiir
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Kaynak
Süleyman Uludağ, Tasavvuf Terimleri Sözlüğü
Kaynak sayfası
231
Varak
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Tamlık / kesilme
İncelenmedi; tamlık veya kesilme doğrulanmadı
Rivayet türü
Sınıflandırılmadı
Düzeltilmiş okuma

Ayrı bir düzeltilmiş okuma kaydı henüz yok. Gösterilen kaynak aktarımı onaylanmış düzeltme değildir.

Özgün dijital aktarım / ham OCR

CMS’deki metin burada değiştirilmeden saklanır; etiketler ve olası OCR hataları özgün aktarımın parçasıdır. Basılı nüsha ile karşılaştırma durumu yukarıdadır.

<p>(J — (قشر</p><ol><li>Kabuk-öz, çekirdek-iç.</li><li>tas. Bâtın ilmini bozulmaktan koruyan zahir ilmi, kışr; bu ilmin koruduğu bâtın ilmi, lüb'dür (iç, öz). Zahir ve bâtın ayrı iki şey değildir; aynı şeyin biri dışı (kabuk) diğeri içidir. Şeriat, tarikat, hakikat iliskisi böyledir. Şeriat tarikatın dışı, tarikat onun içidir. Tarikat da hakikatin dışı, hakikat onun içidir. Bu yüzden hakikate ‘icin igi’ (lübbül-lüb) denir (Kı). Cevizin bir sert kabuğu (kışr), onun da üzerindeki yeşil bir kabuğu (kışru'lkışr) vardır. Diğer taraftan cevizin bir içi (lüb), bir de bu için içi yani yağı vardır. Münafığın imanı yeşil kabuğa, avamın imanı sert kabuğa, keşf sahibinin “ 213</li></ol>

Köken ve kullanım

i. ar.

قشر

Süleyman Uludağ, Tasavvuf Terimleri Sözlüğü

Süleyman Uludağ, Tasavvuf Terimleri Sözlüğü · Süleyman Uludağ

(J — (قشر

  1. Kabuk-öz, çekirdek-iç.
  2. tas. Bâtın ilmini bozulmaktan koruyan zahir ilmi, kışr; bu ilmin koruduğu bâtın ilmi, lüb'dür (iç, öz). Zahir ve bâtın ayrı iki şey değildir; aynı şeyin biri dışı (kabuk) diğeri içidir. Şeriat, tarikat, hakikat iliskisi böyledir. Şeriat tarikatın dışı, tarikat onun içidir. Tarikat da hakikatin dışı, hakikat onun içidir. Bu yüzden hakikate ‘icin igi’ (lübbül-lüb) denir (Kı). Cevizin bir sert kabuğu (kışr), onun da üzerindeki yeşil bir kabuğu (kışru'lkışr) vardır. Diğer taraftan cevizin bir içi (lüb), bir de bu için içi yani yağı vardır. Münafığın imanı yeşil kabuğa, avamın imanı sert kabuğa, keşf sahibinin “ 213
Sözlüğe dön ←