HAYATI VE TARİHTEKİ YERİ
Adı ve kimliği
Kaynaklarda Baba Yûsuf, Yûsuf Hakîkî Baba, Baba Yûsuf Hakîkî ve Şeyh Yûsuf adlarıyla; halk arasında Hakîkî Baba ve Gül Baba diye anılır. Dîvânındaki “Yûsuf-ı ibn-i Şeyh Hâmid” ibaresi, onun Somuncu Baba diye tanınan Şeyh Hamîd-i Velî’nin oğlu olduğunu bizzat kendi şiirinden doğrular. Doğum tarihi hakkında kesin bir kayıt yoktur.
Somuncu Baba’nın yanında ilk terbiye
Tasavvuf yolundaki ilk bilgilerini babasından aldığı kabul edilir. Bursalı Mehmed Tâhir, bir müddet babasıyla Bursa’da kaldığını, ardından Aksaray’a geçtiğini bildirir. Erdebil, Konya ve Aksaray’da tahsil gördüğüne dair sonraki aktarımlar bulunmakla birlikte bu güzergâhın bütün duraklarını aynı kesinlikle belgelemek mümkün değildir.
Hacı Bayrâm-ı Velî’ye intisabı
Evliya Çelebi onun Hacı Bayrâm-ı Velî’nin talebesi olduğunu, seyrüsülûkünü Ankara’da tamamladığını ve Aksaray’da Bayramiyye’nin öncüsü sayıldığını kaydeder. Böylece Baba Yûsuf’un hayatında babadan gelen aile ve tasavvuf mirası ile Hacı Bayram’ın irşad terbiyesi birbirini tamamlayan iki halka oluşturur.
İrşad emanetine dair anlatı
Gelenek içinde anlatılan kıssaya göre Baba Yûsuf babasının halifesi olmayı istemiş; Somuncu Baba ise mânevî emanetin ehline verilmesi gerektiğini söyleyerek irşad görevini Hacı Bayrâm-ı Velî’ye bırakmıştır. Baba Yûsuf’un nasihati kabul edip Hacı Bayram’a bağlandığı nakledilir. Bu anlatı tarihî silsile bilgisini açıklayan menkıbevî hafızadır; biyolojik oğulluğun kendiliğinden irşad makamı doğurmadığını vurgular.
Aksaray ve Melik Mahmud Gazi Hankahı
Hayatının geri kalan bölümünü Aksaray’da şeyhlik, eğitim ve irşadla geçirdi. Fâtih Sultan Mehmed döneminde Melik Mahmud Gazi Hankahı’nın başındaydı. Aksaray’ın Osmanlılar tarafından fethedildiği 881/1476 yılında da hankahın şeyhi olarak görev yapıyordu. Babasının da daha önce hizmet ettiği bu yapı, aile hafızasıyla Bayramî irşadının şehirde birleştiği başlıca merkez oldu.
Vakıfları ve ailesinin devamı
II. Bayezid adına hazırlanan 906/1500-1501 tarihli Aksaray vakıf defteri, Baba Yûsuf’un Evhadüddin ve Şeyh Safiyyüddin adlı iki oğlunu ve onların yararına vakfettiği yerleri kaydeder. 992/1584 tarihli defterde Şeyh Hamîd mahallesindeki on beş mükellef erkeğin Şeyh Hamîd-i Velî’nin torunları olarak gösterilmesi, aile çevresinin Aksaray’daki sürekliliğini belgeler.
Vefatı
Muhabbetnâme müstensihi, eseri 894/1489’da müellifin ölümünden bir yıl sonra istinsah ettiğini bildirir. Bu kayıt sebebiyle Baba Yûsuf’un 893/1488’de vefat ettiği kabul edilir. Türbesi Aksaray’ın Şeyh Hamîd mahallesinde, Melik Mahmud Gazi Hankahı’nın yanındadır.
Hakîkî-nâme yahut Dîvân
Beş yüzden fazla manzumeden oluşan Dîvân, münâcât ve tevhidlerle başlayıp tasavvufî hayatın farklı meselelerini işleyen şiirlerle devam eder. Eserin başlıca amacı sülûk yoluna girenlere öğüt vermektir. Sâdi Somuncuoğlu nüshası ile Konya Mevlânâ Müzesi Kütüphanesi 2430 numaralı nüsha bilinir. Konya nüshası aynı mahlası kullanan başka şairlerle karıştırılmışsa da ilmî literatürde Baba Yûsuf’un Dîvânının ikinci nüshası olarak değerlendirilir.
Dîvânın dili ve muhtevası
Hakîkî, Türkçe yanında Arapça ve Farsçaya hâkim bir şairdir. Âyet, hadis, kelâm-ı kibar ve Farsça beyitlerden yararlanır; buna karşılık yer yer oldukça sade Türkçe söyleyişlere ulaşır. Şiirlerinde tevhid, muhabbet, sekr, nefis terbiyesi, mürşid, sülûk, ölüm ve âhiret düşüncesi öne çıkar. Kardeşi Halil Baba için yazdığı mersiye ve babası Şeyh Hamîd-i Velî hakkındaki medhiye, eserinin aile hafızasını da taşıdığını gösterir.
Muhabbetnâme
Mesnevi tarzında yazılmış 3696 beyitlik tasavvufî eserdir. Manisa Murâdiye Kütüphanesi 1296 ve Konya İl Halk Kütüphanesi Uzluk 6968 numaralarında iki nüshası bilinmektedir. Muhabbeti insanı dönüştüren bir irfan yolu olarak ele alan eser, kavram açıklamalarını temsilî anlatılar ve nasihatlerle birleştirir.
Metâliu’l-îmân ve risaleler
Metâliu’l-îmân, bazı araştırmacılara göre Sadreddin Konevî’ye, bazılarına göre Ahî Evran olarak tanınan Nasîrüddin Mahmûd’a ait aynı adlı risalenin tercümesidir. Süleymaniye Kütüphanesi Hacı Mahmud Efendi 2574 numaralı yazmada bulunur. Aynı mecmuada tasavvufa dair üç risalenin daha Baba Yûsuf’a ait olması kuvvetle muhtemeldir; kesin nüsha kaydı bulunmadıkça bunlar ihtiyatla anılmalıdır.
Diğer eser nispetleri
Şerh-i Hadîs-i Erbaîn, et-Tesnîm ve er-Rahîku’l-mahtûm adları da onun eserleri arasında zikredilir. Ancak eser adı, nüsha ve müellif kaydı her başlık için aynı açıklıkta değildir. Külliyatı, kesin nispet edilen metinlerle kuvvetle muhtemel nispetleri birbirinden ayırarak okunmalıdır.
Tasavvuf ve edebiyat tarihindeki yeri
Baba Yûsuf Hakîkî, Somuncu Baba ile Hacı Bayrâm-ı Velî arasındaki irşad çevresini Aksaray’da sürdüren şeyh; aynı zamanda Bayramî düşünceyi hacimli Türkçe eserlerle yazılı kültüre taşıyan mutasavvıf şairdir. Hankah, vakıf, aile, şiir ve mensur risalelerden oluşan mirası onu XV. yüzyıl Anadolu tasavvufunun başlıca şahsiyetlerinden biri haline getirir.