HAYATI VE TARİHTEKİ YERİ
Çocukluğu ve ilk musiki eğitimi
9 Ocak 1778'de İstanbul Şehzadebaşı'nda doğdu. Babası hamam işletmecisi Süleyman Ağa, annesi Rukiye Hanım'dı. İlk musiki derslerini Uncuzâde Mehmed Emin Efendi'den aldı; genç yaşta sesi ve eser öğrenme kabiliyetiyle tanındı.
Yenikapı Mevlevîhânesi ve çile
Yenikapı Mevlevîhânesi şeyhi Ali Nutkî Dede'ye 3 Haziran 1798'de intisap etti. Bin bir günlük çileyi 6 Mart 1801'de tamamlayarak “Dede” unvanını aldı. Ali Nutkî Dede ve kardeşi Abdülbâki Nâsır Dede'nin çevresi, onun musiki kadar Mevlevî edep ve hizmet terbiyesini de şekillendirdi.
Saray hizmeti
III. Selim'in dikkatini çekerek saray fasıllarına katıldı; daha sonra II. Mahmud ve Abdülmecid devirlerinde de saray musikisinin önde gelen hocası ve bestekârı oldu. Sarayla ilişkisi, Yenikapı çevresindeki Mevlevî kimliğini ortadan kaldırmadı; iki musiki çevresi arasında taşıyıcı bir rol üstlendi.
Mevlevî âyinleri
Sabâ, Bestenâgâr, Sabâ-bûselik, Hüzzam ve Ferahfezâ makamlarındaki âyinleri Mevlevî repertuvarının başlıca eserlerindendir. Sabâ âyinini 1824'te, Bestenâgâr âyinini 1832'de besteledi. Bu eserlerde dört selâmlık formun büyük ölçeğini makam geçkileri, usul ve güfte ilişkisiyle dengeler.
Bestekârlık mirası
Dinî ve din dışı formlarda beş yüzden fazla eser bestelediği, bunların önemli bölümünün kaybolduğu kabul edilir. Kâr, beste, ağır semâi, yürük semâi, şarkı, ilâhi ve saz eserlerindeki üretimi klasik üslupla XIX. yüzyılın değişen zevkini buluşturur. Zekâi Dede başta olmak üzere yetiştirdiği talebeler repertuvarın sonraki kuşaklara aktarılmasını sağladı.
Son yolculuk
1846'da hac yolculuğuna çıktı ve dönüş öncesinde Hicaz'da vefat etti. Mekke'de defnedilen Dede Efendi'nin eserleri, meşk zinciri ve talebeleri Osmanlı musiki hafızasının en geniş aktarım kollarından birini oluşturdu.