Ara
Menü

III. Selim

III. Selim (27 Cemâziyelevvel 1175 / 24 Aralık 1761 – 28 Temmuz 1808, İstanbul); Osmanlı padişahı, Mevleviyye müntesibi , “İlhâmî” mahlaslı şair ve bestekâr. Sûzidilârâ makamının ve âyininin sahibi ; Şeyh Galib'in hâmisi. Nizâm-ı Cedîd'in kurucusu, tahttan indirilip şehid edilmiştir.

Doğum
1761
Vefat
1808
Unvan
Osmanlı padişahı, bestekâr, ney ve tanbur icracısı, Mevlevî muhibbi

Doğumu ve yetişmesi

27 Cemâziyelevvel 1175'te (24 Aralık 1761) doğdu. Babası III. Mustafa, annesi Mihrişah Sultan'dır.

III. Ahmed'den (1730) sonra tahta geçen I. Mahmud ve III. Osman'ın çocukları olmamış, aradan geçen kırk yıl zarfında hânedanda erkek şehzade doğmamış olduğundan Selim'in dünyaya gelişi bir hafta süren şenliklerle kutlanmıştır.

Eğitimine beş yaşını doldurduğunda törenle başlandı (24 Ekim 1766) ve özellikle babası zamanında itinalı bir tahsil gördü. Anne baba sevgisiyle büyüdü.

Küçük yaşta devlet teşrifatındaki yerini aldı, resmî işlerde ve merasimlerde bulunmaya başladı. III. Mustafa, bu gibi törenlerde Selim'i de yanına alarak elçilerle tanışmasını ve devlet muamelesini öğrenmesini sağladı; bilinçli şekilde oğlunu devlet işlerine alıştırdı.

Şimşirlik yılları

Babasının ölümü üzerine (21 Ocak 1774) tahta amcası I. Abdülhamid çıktı. I. Abdülhamid on üç yaşındaki yeğenine iyi davrandı.

Kendisinin taraftarı olduğu belirtilen Sadrazam Halil Hamîd Paşa ve yakın adamlarından Vezir Râif İsmâil Paşa'nın bundan ötürü azli ve idamı (1785) böyle bir girişimin mevcudiyetine geçerlilik verdi.

On beş yılını geçirdiği Şimşirlik Dairesi'nin penceresinden çocukluğundan beri dostluğu devam eden birkaç yaş büyük akranı Çuhadar Hüseyin ile sohbet ederken Selim Ağa'nın bunu görerek ihbar etmesi ve tek eğlencesinin bu pencere olduğunu söylemesine rağmen burasının kapatılması bu döneminin pek de rahat geçmediğine işaret etmektedir.

Bu sıkıntılı dönemde “İlhâmî” mahlasını kullanarak düşmanla savaşma azmini dile getiren şiirler yazmış, kötü gidişin tahta çıkmasıyla sona ereceğine dair inancını nazma dökmüş, amcasının imamlarından Kırîmî Ahmed Kâmil Efendi'den aldığı mûsiki dersleri üstün yeteneğinin mahsulü olarak bu dönemde en güzel bestelerini yapmasına vesile olmuştur.

XVI. Louis ile yazışma

Bir müddet sonra durumunda tekrar bir rahatlama meydana geldiği dışarıyla irtibat kurması, hatta Fransa Kralı XVI. Louis ile yazışmaya girişmesinden (1786) anlaşılmaktadır.

Selim bu mektuplarını “saltanat vârisi” ve “saltanat veliahdı” sıfatları ile imzalamıştır. Böyle bir unvan kendisine mahsus bir imtiyaz olmak üzere resmen ilk defa kullanılmıştır.

Bu sıralarda yazdığı, tahtı halka hizmet etmenin bir aracı olarak gördüğünü dile getiren şiirlerinin (“mahz-ı safâdır bana nâsa hizmet”) çağdaşı Prusya Kralı Büyük Friedrich'in, “Seni mutlu kılmak benim görevimdir” diyen aynı anlamdaki dizeleriyle tamamen örtüşmesi, Şark'ta ve Garp'taki bu iki büyük hükümdarı aynı hissiyatta birleştiren Avrupa'daki Aydınlanma zihniyetinin Osmanlı sarayında da temsil edilmekte olduğunun işareti sayılabilir.

Saltanatı

Selim 11 Receb 1203'te (7 Nisan 1789) tahta çıktığında yirmi sekiz yaşındaydı. İlk işi on beş senedir ayrı kaldığı annesini düzenlenen büyük bir törenle Eski Saray'dan yanına getirtmek oldu.

Camilerde okutulan dualara rağmen düşman karşısında başarılı olunamaması üzerine, “Para ile yapılan duadan hayır gelmez” diyecek kadar açık görüşlü ve gerçekçidir.

Rus savaşının bitimi, aynı zamanda Selim dönemini simgeleyen Nizâm-ı Cedîd yenilenmesinin başlangıç tarihi oldu (1792).

Tahttan indirilişi ve şehâdeti

Köse Mûsâ Paşa ve Şeyhülislâm Topal Atâullah Efendi tarafından tezgâhlanan Nizâm-ı Cedîd karşıtı isyan Boğaz yamakları tarafından başlatıldı (Kabakçı Mustafa İsyanı) ve dört gün içinde fazla kan dökülmeden Selim'in tahttan indirilmesiyle sonuçlandı (25-29 Mayıs 1807).

Fazla direnmeden, belki yılmış, biraz küsmüş ve bıkmış, fakat muhakkak ki incinmiş bir ruh halinin teslimiyeti içinde kendi hukukunu savunma girişiminde bulunmadan tahttan çekildi, yeğenini kendi eliyle tahta oturttu ve on sekiz yıl önce terkettiği Şimşirlik Dairesi'ne tekrar geri döndü.

Alemdar Mustafa Paşa etrafında toplanan Selim taraftarlarının darbe girişimi hüsranla neticelendi. Alemdar sarayın kapılarını kırıp içeri girdiğinde Arz Odası'nın Bâbüssaâde'ye bakan kapısı önündeki sofaya bir şilte üzerine konmuş Selim'in cesediyle karşılaştı.

Ertesi gün geniş bir halk kitlesinin katılımı ve esef nidâları arasında büyük bir merasimle babasının Lâleli'de yaptırdığı caminin türbesine ve yanına gömüldü.

Hak etmediği bir muamele görmüş olarak kendisinin meziyetleri ve icraatları İstanbul kahvehanelerinde uzun zaman efsane gibi anlatılmaya devam etti.

Mevlevîliği

Şiirde “İlhâmî” mahlasıyla hacimli bir divanı bulunan III. Selim'in Mevlevî olduğu ve devrin ünlü şairi Şeyh Galib'i himaye ettiği bilinmektedir.

Mevleviyye tarikatı müntesibi olan III. Selim zaman zaman İstanbul mevlevîhânelerine gider, buralardaki mûsiki faaliyetlerini takip ederdi.

Yenikapı Mevlevîhânesi şeyhleri Ali Nutkî Dede ile Abdülbâki Nâsır Dede'ye teveccüh gösterir, Galata Mevlevîhânesi'ne sık sık giderek cuma namazlarından sonra âyini dinler, âyinin sonunda Şeyh Galib'le şiir ve mûsiki sohbetleri yapardı.

Kasımpaşa, Beşiktaş ve Galata mevlevîhânelerini onartmıştır.

Mûsikisi

Şairliğinin yanı sıra saz icracılığı, mûsiki nazariyatına vukufu ve özellikle bestekârlığı ile III. Selim, Türk mûsikisi tarihinin önde gelen simaları içinde yer almış ve dönemi kendi ismiyle anılan bir mûsiki ekolü çerçevesinde değerlendirilmiştir.

Osmanlı padişahlarından hiçbirinin mûsiki sevgisi, ilgisi ve bestekârlığı III. Selim düzeyine ulaşmamıştır.

Küçük yaşlarda amcası I. Abdülhamid'in müezzinbaşısı Kırımlı Ahmed Kâmil (Kâmilî) Efendi'den usul ve eser meşkiyle başlayan mûsiki hayatı, Hacı Sâdullah Ağa'dan ve özellikle geleneksel tambur üslûbunun üstadı Tanbûrî İzak'tan aldığı tambur dersleriyle devam etmiştir.

Mûsikiyle en fazla meşgul olduğu dönem şehzadelik yılları olmuş ve en güzel eserlerini bu dönemde bestelemiştir.

III. Selim âyin, durak, na't, tevşîh, ilâhi, peşrev, saz semâisi, kâr, beste, ağır semâi, yürük semâi ve şarkı formlarında 100'ün üzerinde eser bestelemiştir.

COĞRAFÎ HAFIZA9 coğrafî bağlantıMekân kayıtlarına git →
Koordinatlı mekânŞehir düzeyi9 nokta · 0 kesin koordinat. Kümeye tıklayarak yaklaşın; tek noktadan mekân dosyasını açın.

Ağ ve yol

Menkıbeler

İlk 1 kayıt gösteriliyor

MENKIBE · GELENEK İÇİ

“Kırân” vaktinde doğurtulan şehzade

Müneccimin ibreye müdahalesi.

Tam anlatıyı okuAnlatıyı daralt
Menâkıbnâme’de tam metni aç

Selim doğumundan itibaren devleti kurtaracak ve yenileyecek, düşmanlara karşı muzaffer olacak bir “sâhipkırân” olduğu inancı içinde yetiştirilmişti.

İlm-i nücûma olan düşkünlüğü ile bilinen ve eşref saat belirlenmeden hiçbir işe kalkışmayan babasının, oğlunun doğumunu da buna göre ayarlamış ve dünyaya “kırân” vaktinde gelmesini sağlamış olduğu anlatılır.

Müneccimin bunun için saatin ibresine biraz müdahale ettiğine dair olan hikâyedeki doğruluk payı Selim'in bu havayla büyütülmüş olduğu gerçeğine gölge düşürmez.

Çerçeve. Sâhipkırân, iki uğurlu gezegenin birleştiği anda doğduğuna inanılan, dünyayı fethedecek hükümdardır. Kaynağın hükmü isabetlidir: menkıbenin doğruluğu değil, çocuğun bu inançla büyütülmesi önemlidir — ıslahatçı azminin kökeni buradadır.

Bu anlatı gelenek hafızasına aittir; doğrulanabilir tarihî olayla aynı kesinlikte sunulmaz. Kaynak: Cevdet, VIII, 148-149.

Hayatından kayıtlar

İlk 6 kayıt gösteriliyor

BİYOGRAFİK KAYIT

Galata Mevlevîhânesi'ni bir kaside tamir ettirdi

Şeyh Galib'in dilekçesi.

Metni gösterMetni daralt

Galata Mevlevîhânesi'ne sık sık giderek cuma namazlarından sonra âyini dinler, âyinin sonunda Şeyh Galib'le şiir ve mûsiki sohbetleri yapardı.

Postnişinliğinin ilk yıllarında mevlevîhânenin tamiri gündeme geldiğinde Şeyh Galib konuyu arzettiği dilekçesine bir kasidesini ekleyerek III. Selim'e takdim etmiş, kasideyi çok beğenen padişah hemen dergâhın tamirini mimarbaşıya emretmiş ve tamirat kısa zamanda tamamlanmıştır.

Dergâhın bir cuma günü yapılan açılışında III. Selim de hazır bulunmuş ve mukabelede hükümdarın bestelediği sûzidilârâ âyini icra edilmiştir.

Çerçeve. Sahne, iki tarafın da kendi diliyle konuştuğu nâdir bir buluşmadır: şeyh kaside ile ister, padişah tamirle ve kendi bestelediği âyinle cevap verir. Kasımpaşa, Beşiktaş ve Galata mevlevîhânelerini onartmıştır.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Selim III”, c. 36.
BİYOGRAFİK KAYIT

“Para ile yapılan duadan hayır gelmez”

Savaş yenilgileri karşısında bir söz.

Metni gösterMetni daralt

Camilerde okutulan dualara rağmen düşman karşısında başarılı olunamaması üzerine, “Para ile yapılan duadan hayır gelmez” diyecek kadar açık görüşlü ve gerçekçidir.

Çerçeve. Söz, ücretle okutulan duayı hedef alır; dinî hassasiyeti olan bir padişahın samimiyetle yapılmayan ibadete itirazıdır. Aynı gerçekçilik başka bir yerde de görülür: uğurlu gün ve eşref saate itibar etmez, bunlara teşrifat gereği uyardı — hâlbuki babası III. Mustafa ilm-i nücûma düşkünlüğüyle tanınırdı.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Selim III”, c. 36.
BİYOGRAFİK KAYIT

Kapatılan pencere

Şimşirlik'teki tek eğlence.

Metni gösterMetni daralt

On beş yılını geçirdiği Şimşirlik Dairesi'nin penceresinden çocukluğundan beri dostluğu devam eden birkaç yaş büyük akranı Çuhadar Hüseyin ile sohbet ederken Selim Ağa'nın bunu görerek ihbar etmesi ve tek eğlencesinin bu pencere olduğunu söylemesine rağmen burasının kapatılması bu döneminin pek de rahat geçmediğine işaret etmektedir.

Çerçeve. Pencerede sohbet ettiği kişi, tahta çıkınca başçuhadar ve 1792'de kaptan-ı deryâ yapacağı Küçük Hüseyin Paşa'dır — icraatının en önemli destekçisi. İhbar eden Tersane Emini Selim Ağa ise tahta çıktığında verdiği ilk idam hükmünün muhatabı olacaktır.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Cevdet, IV, 270-271.
BİYOGRAFİK KAYIT

Yeğenini kendi eliyle tahta oturtmak

Direnmeden bırakılan saltanat.

Metni gösterMetni daralt

III. Selim fedakârlıklarına rağmen tahtını kurtaramadı; yenilikçiliği, Batıcılığı, dinden çıktığı ve zürriyeti olmaması bahane olarak kullanıldı.

Fazla direnmeden, belki yılmış, biraz küsmüş ve bıkmış, fakat muhakkak ki incinmiş bir ruh halinin teslimiyeti içinde kendi hukukunu savunma girişiminde bulunmadan tahttan çekildi, yeğenini kendi eliyle tahta oturttu ve on sekiz yıl önce terkettiği Şimşirlik Dairesi'ne tekrar geri döndü.

Çerçeve. Tahta oturttuğu yeğeni IV. Mustafa, bir yıl sonra onu öldürtecektir. Selim, amcası kendisine nasıl davrandıysa yeğenlerine de öyle davranmış, Mustafa'nın aleyhte çalışmalarına bile göz yummuştu. Kaynak bu tavrı, çocuğu olmamasına bağlar.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Selim III”, c. 36.
BİYOGRAFİK KAYIT

Alemdar'ın bulduğu ceset

28 Temmuz 1808.

Metni gösterMetni daralt

Alemdar sarayın kapılarını kırıp içeri girdiğinde Arz Odası'nın Bâbüssaâde'ye bakan kapısı önündeki sofaya bir şilte üzerine konmuş Selim'in cesediyle karşılaştı.

Kendini savunmaya teşebbüs etmiş, başlarında Başçuhadar Abdülfettah, Kethüdâ Ebe Selim, hazine vekili Nezir ağaların bulunduğu, daha sonra hepsinin yakalanarak idam edileceği yirmi kadar kātille boğuşmak zorunda kalmıştı.

Naaşı üzerindeki darp izleri, kanlı bereli hali, sağ şakağının derisi sakalıyla birlikte çenesine kadar sıyrılmış olduğunun tasviri kendisinin kanlı bir şekilde şehid edildiğine işaret etmektedir.

Çerçeve. Kaynak, boğularak öldürüldüğü rivayetini naaşın tasviriyle karşılaştırıp reddeder: darp izleri, sessiz bir infazla bağdaşmaz. Aynı gün Mahmud zorlukla kaçarak kurtarılmış, II. Mahmud olarak tahta çıkmıştır.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Cevdet, VIII, 308.
BİYOGRAFİK KAYIT

On beş yıl geçmeden iade edilen itibar

Mora ve Yeniçeri Ocağı.

Metni gösterMetni daralt

Yenilikleri sebebiyle oluşan muhalefetin ağır sözlerle saldırdığı III. Selim'in haklılığı on beş yıl geçmeden teslim edilmeye başlandı.

Özellikle 1821'den beri devam eden ve uzun yıllar süren nâfile uğraşlara rağmen bir türlü bastırılamayan Rum ayaklanmasını Mora'ya sevkedilen çağdaş eğitimli Mısır kuvvetlerinin beş altı ay içinde sona erdirmesi, İstanbul'da Batı tarzında eğitilmiş ordunun kıymetini bütün çıplaklığıyla gözler önüne serdi ve halk arasında Sultan Selim'in itibarı iade edildi.

Çerçeve. Aynı ders II. Mahmud'a 1826'da Yeniçeri Ocağı'nı kaldırma cesaretini vermiştir. Selim'in ölümüne sebep olan fikir, on sekiz yıl sonra devletin resmî politikası hâline gelmiştir.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Selim III”, c. 36.

Eserleri ve metinleri

İlk 4 kayıt gösteriliyor

ESER / METİN

İlhâmî Divanı

Hacimli bir padişah divanı.

Metni gösterMetni daralt

Şiirde “İlhâmî” mahlasıyla hacimli bir divanı bulunmaktadır.

Şiirleri içe kapalı bir ruh halini yansıtır. Ancak savaşlar vesilesiyle yazdığı şiirlerinde hamâsî bir üslûp sezilir.

Çeşitli kütüphanelerde tezhipli ve güzel hatla yazılmış nüshalarına rastlanır (İÜ Ktp., TY, nr. 5514).

Çerçeve. “İçe kapalılık”, on beş yılını Şimşirlik Dairesi'nde geçirmiş bir şehzadenin şiirinde beklenen bir hâldir. Kendisi mûsikişinaslığını şairliğinden üstün görür.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Selim III”, c. 36.
ESER / METİN

Yüzü aşkın beste

Âyinden şarkıya bütün formlar.

Metni gösterMetni daralt

III. Selim âyin, durak, na't, tevşîh, ilâhi, peşrev, saz semâisi, kâr, beste, ağır semâi, yürük semâi ve şarkı formlarında 100'ün üzerinde eser bestelemiştir (Koç, s. 117; Öztuna 108 eserinin listesini verir).

Tesbit edilen eserlerinin yarısından fazlası peşrev ve saz semâisidir.

Çerçeve. Saz eserlerinin ağırlıkta olması, bestekârlığının tanbur icracılığından beslendiğini gösterir; hocası geleneksel tambur üslûbunun üstadı Tanbûrî İzak'tır ve padişah ona büyük saygı beslerdi.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Selim III”, c. 36.
ESER / METİN

Savaş tekniğine dair risâlesi

Bizzat kaleme aldığı metin.

Metni gösterMetni daralt

III. Selim aynı zamanda savaş bilimiyle ilgili olarak geniş bir bilgiye sahipti. Fransız askerî uzmanlarından Vauban'ın eserlerini bu amaçla tercüme ettirmiş ve bastırmıştı. Bunları okur ve okunmasını tavsiye ederdi.

Selim çağdaş savaş tekniklerine, usul ve silâhlarına olan ilgisini bu konularda bizzat bir risâle yazacak derecelere götürmüştür.

Padişahın bu risâlesinin ikinci kısmının fişekler ve üçüncü kısmının toplarla ilgili olduğu, risâleyi inceleyen kaptanpaşanın burada sözü edilen fişek ve toplardan donanmadaki gemilerde bulunmadığını söyleyerek bunların teminini istemesi vesilesiyle haberdar olunmaktadır.

Çerçeve. Risâlenin varlığı, metninden değil bir yazışmadan öğrenilmektedir; eser bugün elde değildir.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Beydilli, Türk Bilim ve Matbaacılık Tarihinde Mühendishâne, s. 181.
ESER / METİN

Bıraktığı yapılar

Selimiye'den Eyüp Sultan'a.

Metni gösterMetni daralt

Kasımpaşa, Beşiktaş ve Galata mevlevîhânelerini onartmıştır. Çeşitli yerlerde çeşmeler yaptırmış, Eyüp Sultan Camii ve Türbesi'ni ihya etmiş, türbenin şebekelerini som gümüşten döktürmüş ve altın avizeler taktırmıştır.

Üsküdar Harem İskelesi arkasında Selimiye olarak anılacak yeni bir semt kurmuş, burasını büyük bir kışla, adıyla anılan cami, tekke, hamam ve diğer binalar, zâbit evleri, iş yerleri inşasıyla mâmur hale getirmiş, büyük ve müstakil bir bina yaptırarak Mühendishâne Matbaası'nı buraya taşımıştır (1802).

Ayrıca Okmeydanı'nın etrafını yeniden düzenletip buradaki tekke ve köşkleri tamir ettirdiğine dair bilgiler vardır.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Selim III”, c. 36.

Kavram dünyası

İlk 6 kayıt gösteriliyor

KAVRAM

Sûzidilârâ

Bulup düzenlediği makam ve âyini.

Metni gösterMetni daralt

Kendisi de mûsikişinaslığını şairliğinden üstün görür. Aynı zamanda sûzidilârâ makamını bulup düzenlemiştir.

Galata Mevlevîhânesi'nin bir cuma günü yapılan açılışında III. Selim de hazır bulunmuş ve mukabelede hükümdarın bestelediği sûzidilârâ âyini icra edilmiştir.

Çerçeve. Sûzidilârâ âyini, Mevlevî âyin repertuvarının en tanınmış eserlerindendir ve bugün hâlâ okunur. Bir padişahın hem makamı terkip edip hem o makamda âyin bestelemesi, Osmanlı mûsiki tarihinde eşsizdir.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Selim III”, c. 36.
KAVRAM

Terkip ettiği makamlar

Abdülbâki Nâsır Dede'nin listesi.

Metni gösterMetni daralt

Dönemin en önemli mûsiki kaynaklarından Abdülbâki Nâsır Dede'nin Tedkīk u Tahkīk adlı eserinde III. Selim'in arazbar-bûselik, dilârâ, evc-ârâ, hicâzeyn, hüzzâm-ı cedîd, ısfahânek-i cedîd, muhayyer-sünbüle, nevâ-kürdî, nevâ-bûselik ve sûzidilârâ makamlarını terkip ettiği belirtilir.

Suphi Ezgi Nazarî-Amelî Türk Musikisi adlı eserinde acem-bûselik, pesendîde ve şevkefzâ makamlarının onun tarafından terkip edilmiş olabileceğini söyler.

Bazı eserlerde de dilnüvâz, gerdâniye-kürdî, hüseynî-zemzeme, nevâ-kürdî, rast-ı cedîd ve şevkutarab makamlarının III. Selim'in terkibi olduğu belirtilmiştir.

Çerçeve. Listeyi veren Abdülbâki Nâsır Dede, Yenikapı Mevlevîhânesi şeyhidir ve padişahın teveccüh gösterdiği iki isimden biridir; kayıt birinci elden gelir.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Abdülbâki Nâsır Dede, Tedkīk u Tahkīk.
KAVRAM

Selim ekolü

Bir padişahın adıyla anılan dönem.

Metni gösterMetni daralt

Şairliğinin yanı sıra saz icracılığı, mûsiki nazariyatına vukufu ve özellikle bestekârlığı ile III. Selim, Türk mûsikisi tarihinin önde gelen simaları içinde yer almış ve dönemi kendi ismiyle anılan bir mûsiki ekolü çerçevesinde değerlendirilmiştir.

Bu ekol, sadece hükümdarın saltanat yıllarından ibaret kalmayıp onun vefatından sonra şekillenecek birtakım değişikliklerin alt yapısını hazırlaması yönünden de önem taşımaktadır.

Osmanlı padişahlarından hiçbirinin mûsiki sevgisi, ilgisi ve bestekârlığı III. Selim düzeyine ulaşmamıştır.

Padişah olduktan sonra da Enderun Mektebi'ne önem verilerek meşkhâne yeniden düzenlenmiş, o zamana kadar yevmiye ile ders veren hocalara düzenli aylık bağlanmış, Harem Dairesi'nde hanımlara mahsus bir mûsiki meşkhânesi açılarak başına Hacı Sâdullah Ağa getirilmiştir.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Selim III”, c. 36.
KAVRAM

Mevlevî mûsikisinin yükselişi

XIX. yüzyıldaki sıçramanın sebebi.

Metni gösterMetni daralt

XIX. yüzyılda Mevlevî mûsikisinin diğer asırlara göre ilerleme kaydetmesinde III. Selim'in ve II. Mahmud'un büyük tesirleri olmuştur.

Mevleviyye tarikatı müntesibi olan III. Selim zaman zaman İstanbul mevlevîhânelerine gider, buralardaki mûsiki faaliyetlerini takip ederdi.

Yenikapı Mevlevîhânesi şeyhleri Ali Nutkî Dede ile Abdülbâki Nâsır Dede'ye teveccüh gösterirdi.

Çerçeve. Padişahın kendisini öldürten hânedanın devamı olan II. Mahmud ile aynı cümlede anılması dikkat çekicidir: Mevlevî mûsikisi, iki rakip devrin ortak mirasıdır. Hamparsum nota sistemi de bu dönemde yaygınlaşmıştır.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Selim III”, c. 36.
KAVRAM

Nizâm-ı Cedîd

Yenilenmenin adı.

Metni gösterMetni daralt

Rus savaşının bitimi, aynı zamanda Selim dönemini simgeleyen Nizâm-ı Cedîd yenilenmesinin başlangıç tarihi oldu (1792).

Avrupa kurumlarının üstünlüğü ve örnek alınmasındaki zaruret, daha önceki devirlerde de dile getirilmekle beraber Selim şimdi bunu ilk defa açıkça ifade etmekte ve geniş çapta uygulamaya sokmaktaydı.

Çerçeve. Kararın doğduğu an, ordunun barış talebini ortak bir dilekçeyle bildirmesidir — kaynağın “Osmanlı tarihinde emsali görülmemiş bir boykot hadisesi” dediği olay. Reformu tetikleyen şey bir zafer değil, bir teslimiyettir.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Selim III”, c. 36.
KAVRAM

“Mahz-ı safâdır bana nâsa hizmet”

Aydınlanma çağının Osmanlı sarayındaki yankısı.

Metni gösterMetni daralt

Bu sıralarda yazdığı, tahtı halka hizmet etmenin bir aracı olarak gördüğünü dile getiren şiirlerinin (“mahz-ı safâdır bana nâsa hizmet”) çağdaşı Prusya Kralı Büyük Friedrich'in, “Seni mutlu kılmak benim görevimdir” diyen aynı anlamdaki dizeleriyle tamamen örtüşmesi, Şark'ta ve Garp'taki bu iki büyük hükümdarı aynı hissiyatta birleştiren Avrupa'daki Aydınlanma zihniyetinin Osmanlı sarayında da temsil edilmekte olduğunun işareti sayılabilir.

Çerçeve. Mısra bir kafeste, hapis hayatı yaşayan bir şehzade tarafından yazılmıştır. Yirmi yıl sonra aynı hizmet anlayışı, kendisini tahttan indiren gerekçe hâline gelecektir.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Selim III”, c. 36.

Şeyh, halife, aile ve post ağı

Tekke, türbe ve irşad coğrafyası

İstanbul · TürkiyeLâleli Camii Türbesi28 Temmuz 1808'de şehid edilmesinin ardından, geniş bir halk kitlesinin katılımı ve esef nidâları arasında babası III. Mustafa'nın yaptırdığı caminin türbesine, babasının yanına gömüldü. İlişkili kişi dosyası III. Selim : III. Selim, Nizâm-ı Cedîd ıslahatları kadar şiir, musiki ve Mevlevîhânelerle kurduğu yakın ilişkiyle de XVIII. yüzyıl sonu kültür hayatının merkezî şahsiyetidir. Mevlevî şeyhi değil, Mevlevî çevrelerini himaye eden bir muhib ve bestekârdır.İstanbul · TürkiyeGalata MevlevîhânesiSık sık gidip cuma namazından sonra âyin dinlediği ve Şeyh Galib ile şiir-mûsiki sohbetleri yaptığı mevlevîhâne; Şeyh Galib'in kasideli dilekçesi üzerine tamir ettirmiş, açılışında kendi bestelediği sûzidilârâ âyini icra edilmiştir.İstanbul · TürkiyeYenikapı MevlevîhânesiŞeyhleri Ali Nutkî Dede ile Abdülbâki Nâsır Dede'ye teveccüh gösterdiği mevlevîhâne; terkip ettiği makamların listesi Abdülbâki Nâsır Dede'nin Tedkīk u Tahkīk'inden gelir. İlişkili kişi dosyası III. Selim : III. Selim, Nizâm-ı Cedîd ıslahatları kadar şiir, musiki ve Mevlevîhânelerle kurduğu yakın ilişkiyle de XVIII. yüzyıl sonu kültür hayatının merkezî şahsiyetidir. Mevlevî şeyhi değil, Mevlevî çevrelerini himaye eden bir muhib ve bestekârdır.İstanbul · TürkiyeTopkapı Sarayı (Şimşirlik Dairesi)Şehzadeliğinde on beş yıl kapalı kaldığı, tahttan indirildikten sonra da geri döndüğü daire; en güzel bestelerini ve İlhâmî mahlaslı şiirlerini burada yazmıştır. Arz Odası önünde şehid edilmiştir. İlişkili kişi dosyası III. Selim : III. Selim, Nizâm-ı Cedîd ıslahatları kadar şiir, musiki ve Mevlevîhânelerle kurduğu yakın ilişkiyle de XVIII. yüzyıl sonu kültür hayatının merkezî şahsiyetidir. Mevlevî şeyhi değil, Mevlevî çevrelerini himaye eden bir muhib ve bestekârdır.İstanbul · TürkiyeSelimiye Camii ve KülliyesiÜsküdar Harem İskelesi arkasında kurduğu semt; kışla, cami, tekke, hamam, zâbit evleri ve iş yerleriyle mâmur hâle getirmiş, Mühendishâne Matbaası'nı 1802'de buraya taşımıştır. İlişkili kişi dosyası III. Selim : III. Selim, Nizâm-ı Cedîd ıslahatları kadar şiir, musiki ve Mevlevîhânelerle kurduğu yakın ilişkiyle de XVIII. yüzyıl sonu kültür hayatının merkezî şahsiyetidir. Mevlevî şeyhi değil, Mevlevî çevrelerini himaye eden bir muhib ve bestekârdır.İstanbul · TürkiyeEyüp Sultan Camii ve Türbesiİhya ettiği, türbenin şebekelerini som gümüşten döktürüp altın avizeler taktırdığı külliye. İlişkili kişi dosyası III. Selim : III. Selim, Nizâm-ı Cedîd ıslahatları kadar şiir, musiki ve Mevlevîhânelerle kurduğu yakın ilişkiyle de XVIII. yüzyıl sonu kültür hayatının merkezî şahsiyetidir. Mevlevî şeyhi değil, Mevlevî çevrelerini himaye eden bir muhib ve bestekârdır.İstanbul · TürkiyeBeşiktaş MevlevîhânesiKasımpaşa ve Galata ile birlikte onarttığı üç mevlevîhâneden biri. Konum yaklaşıktır. İlişkili kişi dosyası III. Selim : III. Selim, Nizâm-ı Cedîd ıslahatları kadar şiir, musiki ve Mevlevîhânelerle kurduğu yakın ilişkiyle de XVIII. yüzyıl sonu kültür hayatının merkezî şahsiyetidir. Mevlevî şeyhi değil, Mevlevî çevrelerini himaye eden bir muhib ve bestekârdır.İstanbul · TürkiyeKasımpaşa MevlevîhânesiOnarttığı mevlevîhânelerden; Okmeydanı çevresindeki tekke ve köşkleri de tamir ettirdiğine dair bilgiler vardır. Konum yaklaşıktır. İlişkili kişi dosyası III. Selim : III. Selim, Nizâm-ı Cedîd ıslahatları kadar şiir, musiki ve Mevlevîhânelerle kurduğu yakın ilişkiyle de XVIII. yüzyıl sonu kültür hayatının merkezî şahsiyetidir. Mevlevî şeyhi değil, Mevlevî çevrelerini himaye eden bir muhib ve bestekârdır.İstanbul · TürkiyeOkmeydanıEtrafını yeniden düzenletip buradaki tekke ve köşkleri tamir ettirdiği mevki. İlişkili kişi dosyası III. Selim : III. Selim, Nizâm-ı Cedîd ıslahatları kadar şiir, musiki ve Mevlevîhânelerle kurduğu yakın ilişkiyle de XVIII. yüzyıl sonu kültür hayatının merkezî şahsiyetidir. Mevlevî şeyhi değil, Mevlevî çevrelerini himaye eden bir muhib ve bestekârdır.

Bu dosyada izlenebilen kaynaklar

Bu liste biyografi, ilişki, anlatı ve mekân kayıtlarında açıkça taşınan kaynak künyelerini bir araya getirir. Paragraf düzeyinde kaynağı belirlenmemiş iddialara sonradan dipnot uydurulmaz.

  1. [1]TDV İslâm Ansiklopedisi, “Selim III”, c. 36
  2. [2]Cevdet, VIII, 148-149
  3. [3]Cevdet, IV, 270-271
  4. [4]Cevdet, VIII, 308
  5. [5]Abdülbâki Nâsır Dede, Tedkīk u Tahkīk
  6. [6]Beydilli, Türk Bilim ve Matbaacılık Tarihinde Mühendishâne, s. 181
  7. [7]III. Selim’in Sırkâtibi Ahmed Efendi Tarafından Tutulan Ruznâme
  8. [8]Kişi kartı kaynak paketi — III. Selim
Ortak kaynak kataloğunu aç →