Köken ve kullanım
i, ar.
ع
Süleyman Uludağ, Tasavvuf Terimleri Sözlüğü
Vesâil
- Vasıta, aracı, sebep, bahane.
- tas. Allah’a yaklaşmak veya bir dileğin kabul edilmesini veya bir musibetin defedilmesini sağlamak için ermişlerin türbelerine gidip onların ruhlarından ve yatırlardan medet ummak. Tasavvufi anlamda vesile ve tevessül budur. Bir kimsenin imanı ve ameliyle tevessülde bulunması; bunları vesile yaparak dua etmesi ise “Allah katında vesile arayınız” ayetiyle tavsiye edilmiştir. İnsanın ameli, ibadeti ve tâati ne kadar çok olursa osun, bunlar sayesinde cennete giremez, cennete girmenin gerçek sebebi amel değil, Allah'ın lütfu ve keremidir. Amel ve ibadet ise, cennete girmeye vesiledir. İbadet cennete girmenin bahası değil, bahanesidir. Bkz. Vasıta, Şefaat.
Açıklamalı İslâmî Terimler Sözlüğü
“Yol, vasıta, tarik; sebep, bahane.” anlamındaki bu söz, başka kelime ve terkiplerle birlikte yeni terimler oluşturur. § tam. vesîletü’n-necât a. v (ilşJHUj)
- “Kurtuluş belgesi, azatlık kâğıdı.” anlamında terim.
- Hz. Muhammed’in doğuşunu anlatan eser, mevlîd.
Dinî Terimler Sözlüğü
Kişiyi Allahü teâlâya yaklaştıran, Allahü teâlânın nezdinde (katında) yakınlığa ve hâcetlerin yâni ihtiyâçların giderilmesine sebeb olan her şey.
Allahü teâlâ, âyet-i kerîmelerde meâlen buyuruyor ki:
Ey îmân edenler! Allahü teâlâdan korkunuz! O'na yaklaşmak için vesîle arayınız! (Mâide sûresi: 35)
Hazret-i Ömer, kuraklık sebebiyle kıtlık olduğu zaman, Resûlullah efendimizin amcası hazret-i Abbâs'ı vesîle ederek; "Allah'ım! Biz kıtlığa düştüğümüz zaman, Resûlullah'ı vesîle ettiğimizde, sen bize yağmur verirdin. Şimdi Resûlullah'ın amcasını vesîle ediyoruz, bize yağmur ver" der, Allahü teâlâ da onların bu dileklerini kabûl edip, yağmur verirdi. (Enes bin Mâlik)
Duânın kabûl olması için; Peygamberleri ve sâlih (makbûl, kıymetli) kulları vesîle etmelidir. (İbn-ül-Cezerî)
İbâdetler, duâlar, mübârek zâtlar, Allahü teâlânın rızâsına kavuşmak için hep vesîledirler. (Senâullah Dehlevî)
Tasavvuf Sözlüğü
Arapça, araç demektir. Duada, Allah dostlarını araya koyarak istekte bulunmak: “Ya Rab Hacı Bayram Veli’nin hürmetine, beni, anne ve babamı, evladlarımı salihlerden eyle!” demek bir vesile olduğu gibi, Allah’ın muttaki kullarından birine “dua buyurunuz da, Allah bize salih kullarından olma şerefini bahşetsin” demek de bir vesiledir. Bunun Kur’an’dan delili, “Allah’a ulaştıracak vesileyi arayınız” (Maide/35) âyetidir. Ancak vesileyi, aracı, amaçlaştırmak da şirkdir, küfürdür. Yukarıdaki Hak vesilelerin şu şekle dönüşmesi bu hususa örnek teşkil eder. “Ey Hacı Bayram Veli beni, anne ve babamı evladlarımı salihlerden eyle!!” ve “Ey Allah’ın muttaki kulu ibrahim! Bizi salih kullardan eyle!” şeklindeki talepler, şirktir ve küfürdür. Zira burada Hacı Bayram Veli ve muttaki kul ibrahim, Allah’ın yerine konmuş, bir başka deyişle bu muhterem zatlar ilâhlaştırılmıştır.