ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
33 sonuç · “hadîs”
01Ervâdî–Gümüşhânevî Hattı
Hâlid el-Bağdâdî’den Ahmed el-Ervâdî’ye, ondan Ahmed Ziyâeddin Gümüşhânevî’ye uzanan; hadis tedrisi, ilmî icâzet ve irşad hilâfetini birlikte taşıyan Nakşibendî-Hâlidî aktarım hattı.
Nûriyye
Nûreddin Habîbullah el-Hadîsî'ye nispet edilen Rifâî kolu.
Abdülganî en-Nablusî
Abdülganî en-Nablusî (1641-1731), Dımaşk’ta yetişen Hanefî âlimi ve sûfîdir. Kādirî ve Nakşibendî irtibatlarını İbnü’l-Arabî düşüncesi, tefsir-hadis tedrisi, seyahatnâmeler ve yaklaşık üç yüz eserlik külliyatla birleştirmiştir.
Abdülkādir-i Geylânî
Abdülkādir-i Geylânî (1077-1166), Gîlân’dan Bağdat’a gelerek hadis, fıkıh ve tasavvufta yetişen; medrese, ribat ve vaaz çevresi vefatından sonra Kādiriyye adıyla İslâm dünyasının en geniş irşad ağlarından birine dönüşen âlim-sûfîdir.
Abdülkerîm el-Kuşeyrî
Abdülkerîm el-Kuşeyrî (986-1072), Nîşâbur’da fıkıh, hadis, Eş‘arî kelâmı, tefsir ve tasavvufu birleştiren; er-Risâle ve Letâifü’l-işârât ile Sünnî tasavvuf dilinin başlıca kaynaklarını kuran âlim ve mürşiddir.
Abdürrezzâk Şâban Efendi
Abdürrezzâk Şâban Efendi (ö. 1098/1686-87), İnebolu çevresinden İstanbul'a gelerek Kasımpaşa Kızanlık Çeşme Mescidi imamlığı yapan; 1668'den vefatına kadar Eyüp Sultan Camii kürsüsünde hadis, tefsir ve vaaz hizmeti yürüten âlimdir.
Ağazâde Seyyid Mehmed Efendi (Kadıncıkzâde)
Ağazâde Seyyid Mehmed Efendi (ö. 1140/1727), İstanbul’da yetişen; Süleymaniye Dârülhadisi müderrisliği ile Selânik, Bursa ve Mekke kadılıklarında bulunan Osmanlı âlimidir.
Ahmed el-Ervâdî
Ervâd, Trablusşam, Dımaşk, Kahire ve İstanbul arasında tahsil ve irşad faaliyetinde bulunan Ahmed el-Ervâdî, Hâlid el-Bağdâdî’nin halifesi ve Ahmed Ziyâeddin Gümüşhânevî’nin mürşididir. Hadis isnadı, ilmî icâzet ve tarikat hilâfetini aynı şahsiyette birleştirmiştir.
Ahmed Ziyâeddin Gümüşhânevî
Ahmed Ziyâeddin Gümüşhânevî (1813–1894), hadis öğretimini Hâlidî-Nakşibendî irşadıyla birleştiren; Fatma Sultan Camii çevresinde tekke, matbaa, yardımlaşma sandığı ve kütüphane ağı kuran etkili Osmanlı âlim ve sûfîsidir.
Ahterî Mustafa Efendi
Muslihuddin Mustafa b. Şemseddin el-Karahisârî, Ahterî-i Kebîr adlı yaklaşık 40.000 maddelik Arapça-Türkçe sözlüğü; fıkıh, siyer, hadis ve âdâb eserleriyle tanınan XVI. yüzyıl Kütahya müderrisidir.
Ali b. Hüseyin Zeynelâbidîn
Ali b. Hüseyin Zeynelâbidîn (38/659–94/712), Hz. Hüseyin’in oğlu; Kerbelâ’dan sağ çıkan, Medine’de hadis, fıkıh, ibadet ve gizli hizmet hayatıyla tanınan büyük tâbiî ve Ehl-i beyt büyüğüdür.
Beyâzîzâde Hafîdi Seyyid Ahmed Mâil Efendi
Beyâzîzâde Hafîdi Seyyid Ahmed Mâil Efendi (ö. 1729), İstanbul’da doğan; Galata Sarayı’ndan Vâlide Sultan Dârülhadisi’ne uzanan müderrislik görevlerinin ardından Erzurum kadılığına tayin edilen Osmanlı âlimi ve divan şairidir.
Beyâzîzâde Hâmid Efendi
Beyâzîzâde Hâmid Efendi (ö. 1721), Üsküdar’daki Beyâzî ulemâ ailesinden yetişen; Beyâziyye medresesinin ilk müderrisliğinden Süleymaniye Dârülhadisi’ne, Yenişehir ve Mısır kadılıklarına yükselen Osmanlı âlimidir.
Bıçakçılar İmamı Abdullah Efendi
Bıçakçılar İmamı Abdullah Efendi (yaklaşık 1661/62–1748), mahalle imamlığından Fâtih Camii cuma vâizliğine yükselen; Mekke’de Abdullah b. Sâlim el-Basrî’den hadis icazeti alıp altmış yılı aşkın süre ders veren İstanbul muhaddisi ve âlimidir.
hadîsi
Hadis biliminde, hadis rivayeti üe uğraşan kimseler.
hadîs usûlü
hadîs usûlü a. Hadis biliminde, hadislerin hangilerinin sağlıklı veya kabul edilebilir olduğu, hangilerinin zayıf veya ret edilmesi gerektiği konularmı inceleyen büim dah için kullanılan terim, “ilmü’l-hadîs” (bk. bu madde).
hadîs tarihi
hadîs tarihi a. Hadislerin sonraki dönemlere hangi şartlarda ve yöntemlerde ulaştığını, geçirdiği evreleri inceleyen bilim dalı.
hadîs ricâli
hadîs ricâli a. Hadis biliminde, hadis ile uğraşan kimselere, ravîlere veya hadis âlimlerine verilen ad.
ilelü’l-hadîs
Hadis biliminde, sağlam ve sağlıklı haberin doğruluğunu zedeleyici nitelikteki gizli ya da bilinmeyen sebepleri inceleyen bilim dahnın ortak adı.
ilmü'l-hadîs
(a^i ^ bk. hadis usulü ilmü'l-kelâm a. ^1 ^1 bk. kelâm ilmi
Mesih Paşa Medresesi
Gelibolu · Türkiye · 973'te (1566) Gelibolu'daki Balaban Paşa ve Mesih Paşa medreseleri müderrisliğine gönderilmiştir; kırk hadis tercümesi Tercüme-i Hadîs-i Erbaîn'i burada müderris iken 977'de (1569) kaleme almıştır. İlişkili kişi dosyası Nev‘î Yahyâ Efendi : Nev‘î Yahyâ Efendi (940-1007/1533-1599), Malkara'da doğmuş; medrese hocalığı ve III. Murad'ın şehzadelerine muallimlik yapmış, kelâm, tefsir, mantık, tasavvuf ve edebiyat alanlarında çok sayıda eser vermiş Osmanlı âlim ve şairidir.
SÛFİLERİN İLİMLERİNİN KAYNAĞI
Avârifü’l-Maârif · 1. bölüm · Mürşidimiz, Şeyhu’l-İslâm Ebu’n-Necîb Abdulkâhir es-Sühreverdî, hicrî 560, milâdî 1165 senesinin Şevval ayında, bize, imlâ yoluyla (bizzat yazdırarak) şunu rivâyet etti: Ebû Mûsâ e
Sayfalar 29–34
Muzaffer Ozak Külliyatı · Dikkat edilirse; evlât, ana ve babasına itaât edecek, hem de Hz. Ismail gibi boynunu verircesine, canını ortaya koyarak, itaât edecek. Fakat şart; Allah yolunda, Allah'ın emirlerin
Sayfalar 51–57
Muzaffer Ozak Külliyatı · den, senin âleme rahmet olduğundandır. Arş ve kürsi, yerler ve gökler, içlerinde bulunan mahlüklar ve bunların cümlesinin hilkatleri ve nimet bulmaları hep senin hürınetindendir. B
Sayfalar 58–63
Muzaffer Ozak Külliyatı · tadır? Bana yolunu tarif eder misin?) dedi. Diğer haham: (Aman ne yapıyorsun? O şehre sakın gitme. Orada bir sihirbaz vardır) dedi. (Sihri ile âlemi kendine bendetmiştir. Korkarım
Sayfalar 73–78
Muzaffer Ozak Külliyatı · — 73 _ Hızır Aleyhisselâm, Cenab-i Allaha münacaat edip: «Yarabbi! Bana bir defter verip, o defterde sevdiklerinin ismini bildirdin. Bu zatın ismi burada yok. Bu kimlerdendir?» ded
Sayfalar 94–100
Muzaffer Ozak Külliyatı · cak mahkûma veya kesilecek kurbana ikrâm çoğalır, ama ansızın bıçak boğazına, ip de boynuna geçiverir. Bunların durumları bu misale benzer. Dikkatle oku tekrar tekrar oku. Allah si
Sayfalar 101–107
Muzaffer Ozak Külliyatı · tan taşa çarpacağız. Fakat yine söylüyoruz ki, faydası yok! Gelin kardeşlerim! Allah yoluna, îmana. Gelin yoldaşlarım! Allah Resûlü, Hak nebî, Hz. Muhammed sallallahü aleyhi ve sel
Sayfalar 126–134
Muzaffer Ozak Külliyatı · kapıda görününce kadınların hepsi bıçakları ile meyvaların jerine parmaklarını kesmeğe başladılar ve bunun farkına dahi varmadılar. Bunu gören Züleyha, Yusuf Aleyhisselâmı dışarıya
Sayfalar 135–140
Muzaffer Ozak Külliyatı · Allah celle, bir nûr-u Muhammediyyeyi (aleyhisselâm) dört kısma taksim edip, birinci kısmından Levhi ve Kalemi hâlk etti; kalem, emr olunanı yazdı. Nûrun ikinci kısmından Arş ve Kü
Sayfalar 123–127
Muzaffer Ozak Külliyatı · - 123 -— şilerin ruhlarını alıp onları sizlerden ayırmak ve onların ölümlerinin acılarını size tattırmakla, meyvalarızı, mahsullerinizi elinizden almakla, yahud nefsinizin meyvası
Sayfalar 233–238
Muzaffer Ozak Külliyatı · yan zannedip, Rabbisine ibadet kılmayıp, Allahın rızasını göetmeyenler ve nefsinin esiri olanlar, böyle yanlış hareketleri sadece burada yaptıkları bayram ile kalacaklardır. Mü'min
Sayfalar 265–271
Muzaffer Ozak Külliyatı · SALLÛ ALÂ RESÜLÜNÂ MUHAMMED Sallû alâ seyyidina Muhammed Sallû alâ mürşidina Muhammed Sallû alâ şemsiddüha Muhammed Sallû alâ Bedriddûca Muhammed Sallû alâ nurül hûda Muhammed Sall