İrşad II · kaynak sayfaları 233–238 yan zannedip, Rabbisine ibadet kılmayıp, Allahın rızasını göetmeyenler ve nefsinin esiri olanlar, böyle yanlış hareketleri sadece burada yaptıkları bayram ile kalacaklardır. Mü'minlerin, âşıku-sâdıkların ebedi bayram yaptıkları o müthiş günde, bu zavallilar mâtem yaparlar. O gün, bunlar için ebedi hüsran, azab ve cefa günü olacaktır. Bayram yapmak; Allaha iyman, peygambere, kitaplara meleklere, hayrın şerrin ve kaderin Allahtan olduğuna, öldükten sonra tekrar dirilmeğe iyman edip, Rabbisine itaat edip onun emrine uyarak ve bu emri canına minnet bilerek, Allahtan sevabını ümid ederek ramazanda oruç tutan, teravih kılan, fukarayı sevindiren zekâtını verenin hakkıdır. Bu kimseler geceleri Kur'ân okumuş, hak ile sohbet etmiş, gündüzleri sıfatı melâikeye bürünmüş, kalplerini hakkın sevmediği sıfatlardan tathîr etmiş, nefislerini tezkiye etmiş, nazargâhı- ilâhi olan kalplerini zikrullah ile ve sevgili nebiyyizişâna muhabbetle tezyin etmişlerdir. Ramazanda, bu sıfatla sıfatlanıp oruç tutan, sevabını Allahtan ümid edenin, anasından doğduğu gibi, günahlarından temizlendiğini Resûl haber vermiş. Böyle yapan kişi…
ÜYE KÜTÜPHANESİ
Okumaya kaldığınız yerden devam edin.
Tam metin Meclis üyelerine açıktır. Üyelik ücretsizdir; okuduğunuz bölümü defterinize kaydedebilir ve özel notlarınızı aynı yerde tutabilirsiniz.