Tarihçe
Ahmed el-Ervâdî, Hâlid el-Bağdâdî’den hilâfet aldıktan sonra 1845’te İstanbul’a gönderildi. Üsküdar Alaca Minare Tekkesi’nde kaldı; 1846’daki ikinci gelişinde Ayasofya’da hadis okuttu. Ahmed Ziyâeddin Gümüşhânevî iki halvetin ardından 1848’de ondan tam hilâfet aldı. Hat, Gümüşhânevî çevresinde hadis, evrâd ve irşad ağlarıyla genişledi.
Silsile ve intikal
Hâlid el-Bağdâdî → Ahmed el-Ervâdî → Ahmed Ziyâeddin Gümüşhânevî. İlmî icâzet, hadis isnadı ve tarikat hilâfeti ayrı fakat birbirini destekleyen aktarım katmanlarıdır.
Usul, erkân ve irşad
Ayırt edici özellikler
Coğrafî yayılış
Ervâd, Trablusşam, Dımaşk, Kahire, Üsküdar ve İstanbul.
Eserler ve metinler
Ahmed el-Ervâdî’nin el-İkdü’l-ferîd’i; Gümüşhânevî’nin Râmûzü’l-ehâdîs, Mecmûatü’l-ahzâb ve irşad külliyatı.