HAYATI VE TARİHTEKİ YERİ
Geylân’dan Bağdat’a
Abdülkādir b. Ebî Sâlih Mûsâ el-Geylânî, Hazar’ın güneyindeki Geylân bölgesinde 470 yılının sonları veya 471’in başlarında, milâdî 1078’de doğdu. Kaynaklardaki Neyf ve Büştîr kayıtları doğum yerinin Geylân içindeki daha dar çevresini göstermeye çalışır; yer adlarının tespiti kesin değildir. On sekiz yaşlarında Bağdat’a gitti ve hayatının ana merkezi burası oldu.
İlim tahsili ve hocaları
Bağdat’ta Hanbelî fıkhı, hadis, edebiyat ve vaaz tahsil etti. Ebû Sa‘d el-Muharrimî ile Ebü’l-Hattâb el-Kelvezânî fıkıh çevresinde; Ebû Gālib el-Bâkıllânî, Ebû Sa‘d b. Hüşeyş ve başka muhaddisler hadis rivayetinde anılır. Tasavvuf terbiyesi kaynaklarda Hammâd ed-Debbâs ve Ebü’l-Hayr Hammâd b. Müslim çevresiyle ilişkilendirilir. Bu bağlar, sonraki menâkıbnâmelerde genişleyen olağanüstü anlatılardan ayrı değerlendirilmelidir.
Medrese, ribât ve vaaz
Hocası Ebû Sa‘d el-Muharrimî’nin Bâbülezec’deki medresesinde ders ve vaaza başladı. Dinleyici çevresinin büyümesi üzerine yapı genişletildi. Fıkıh tedrisi, fetva, halka açık vaaz ve mürid terbiyesi aynı merkezde birleşti. Sohbet derlemeleri, onun hitabında tövbe, ihlâs, helâl kazanç, nefis muhasebesi, tevekkül ve şeriata bağlılığın öne çıktığını gösterir.
Kādiriyye’nin teşekkülü
Geylânî hayattayken geniş bir talebe ve aile çevresi oluşmuş olsa da Kādiriyye’nin kıtalar arası kol ağı sonraki yüzyılların eseridir. Oğulları, halifeleri, seyyah dervişler ve yerel şeyh aileleri Bağdat merkezli nispeti Anadolu, Suriye, Yemen, Hindistan, Afrika ve Güneydoğu Asya’ya taşıdı. Her yerel nispet müstakil kol sayılmaz; kurucu, silsile, erkân ve kurumsal devam ayrıca doğrulanır.
Eserlerin güven katmanları
el-Gunye erken kaynakların da andığı temel telif olarak öne çıkar. Fütûhu’l-gayb, el-Fethu’r-rabbânî ve Cilâü’l-hâtır vaaz ve sohbetlerin talebelerce derlenmiş biçimleridir; metin tarihleri ve derleyicileri her eserde aynı açıklıkta değildir. Sirru’l-esrâr ve ona nispet edilen başka risaleler ise yazma nüsha, dil ve içerik bakımından ayrıca tenkit edilmeden doğrudan ona mal edilmez.
Vefatı ve tarihî mirası
561/1166’da Bağdat’ta vefat etti ve irşad merkezinin bulunduğu yere defnedildi. Türbe ve çevresindeki külliye, sonraki yüzyıllarda Kādirî hafızasının başlıca merkezi oldu. Tarihî Abdülkādir-i Geylânî ile menâkıb geleneğinde büyüyen “Gavs-ı A‘zam” portresi birbirini dışlamadan, fakat aynı kanıt türü sayılmadan okunmalıdır.