Ara
Menü

Ahmed Ziyâeddin Gümüşhânevî

Ahmed Ziyâeddin Gümüşhânevî (1813–1894), hadis öğretimini Hâlidî-Nakşibendî irşadıyla birleştiren; Fatma Sultan Camii çevresinde tekke, matbaa, yardımlaşma sandığı ve kütüphane ağı kuran etkili Osmanlı âlim ve sûfîsidir.

Doğum
1813
Vefat
1894
Unvan
Nakşibendî-Hâlidî mürşid, muhaddis, müellif ve Gümüşhânevî Tekkesi’nin kurucusu
Temalar
Gümüşhane, Trabzon, İstanbul, Hâlidiyye, hadis, Râmûzü’l-ehâdîs, vakıf, matbaa, kütüphane, hac ve Mısır

Gümüşhane’den Trabzon’a

Ahmed Ziyâeddin Gümüşhânevî 1228/1813’te Gümüşhane’nin Emîrler mahallesinde doğdu. Babası Mustafa Efendi ticaretle uğraşıyordu. Aile 1822’de Trabzon’a gidince Şeyh Osman Efendi ve Şeyh Hâlid es-Saîdî gibi hocalardan sarf, nahiv ve fıkıh okumaya başladı. Babasının ticarete yönelmesi isteğine rağmen tahsilini bırakmadı; bir taraftan kese örüp satarak geçimini sağladı, bir taraftan derslerine devam etti.

İstanbul’daki ilim tahsili

1831’den sonraki bir tarihte amcasıyla İstanbul’a geldi ve burada kaldı. Beyazıt Medresesi’nde dinî ilimleri okurken adı kesin biçimde belirlenemeyen bir şeyhe intisap etti. Bu zatın vefatından sonra Mahmud Paşa Medresesi’ndeki tahsilini sürdürdü. Sultan Abdülmecid’in hocası Hâfız Mehmed Emin Efendi ile II. Mahmud’un hocası Abdurrahman Harpûtî başta olmak üzere devrin âlimlerinden ders aldı. Böylece sonraki irşad faaliyetinin ayırt edici vasfı olan medrese ilimleri ile tasavvuf terbiyesini birlikte yürüttü.

Ahmed el-Ervâdî ile buluşması

Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî’nin halifelerinden Trablusşamlı Ahmed el-Ervâdî’nin İstanbul’a gelişi hayatındaki belirleyici dönüm noktası oldu. Onun gözetiminde iki halvet çıkardı; 1264/1848’de Nakşibendiyye-Hâlidiyye irşad hilâfetinin yanında hadis ve diğer ilimlere dair icâzetler aldı. Bu bağ, Gümüşhânevî’nin silsilede doğrudan mürşidinin Ahmed el-Ervâdî olduğunu ve Hâlidî aktarımın Mevlânâ Hâlid’e buradan ulaştığını gösterir.

Fatma Sultan Camii ve Gümüşhânevî Tekkesi

İstanbul’daki ders ve sohbetleri zamanla Bâbıâli yakınındaki Fatma Sultan Camii’nde merkezileşti. Camiye 1859’da meşihat konulmasıyla Gümüşhânevî Tekkesi teşekkül etti. Burası yalnız zikir yapılan bir tekke değil; hadis derslerinin, eser neşrinin, kütüphane faaliyetinin ve sosyal yardımlaşmanın birlikte yürütüldüğü bir eğitim merkeziydi. Tekke 1925’e kadar Hasan Hilmi, İsmâil Necâti, Ömer Ziyâeddin Dağıstânî ve Mustafa Feyzi Efendi’nin postnişinlikleriyle faaliyetini sürdürdü; yapıları 1957’de yıktırıldı.

Hadis öğretimi ve Râmûzü’l-ehâdîs

Gümüşhânevî dinî ilimlerin öğrenilmesini ve sünnete bağlılığı irşadın temel şartlarından saydı. Tekkedeki düzenli hadis okumaları sebebiyle dergâh bir dârülhadis hüviyeti kazandı. Derlediği Râmûzü’l-ehâdîs bu derslerin başlıca metni oldu; beş ciltlik Levâmi‘u’l-ukūl ile onu şerhetti. Hadislerin sıhhati ve kaynakları modern hadis usulü bakımından her rivayet özelinde ayrıca değerlendirilmelidir; eserin tarihî tesiri ise dergâh merkezli hadis okuma geleneğinde aranmalıdır.

Tarikat anlayışı

Hâlidî-Nakşibendî terbiyede hafî zikir, sohbet, râbıta, hatm-i hâcegân, sünnete bağlılık ve şer‘î ilimlerde yeterlilik üzerinde durdu. Halifelerinde ilmî ehliyeti şart koştu; tarikat ile medreseyi birbirinin alternatifi olarak görmedi. Câmi‘u’l-usûl adlı eserinde farklı tarikatların usul, âdâb ve kavramlarını bir araya getirmesi, kendi nisbetini korurken tasavvuf yolları arasında birleştirici bir dil kurduğunu gösterir.

Yardımlaşma sandığı, matbaa ve kütüphaneler

Dergâh mensupları arasında bir yardımlaşma ve borç sandığı kurdu. Ev ve iş yerlerindeki âtıl birikimlerin bu sandıkta toplanmasını sağladı; sermayenin bir kısmıyla matbaa kurularak basılan eserler ücretsiz dağıtıldı. İstanbul, Bayburt, Rize ve Of’ta dört kütüphane için beş yüzer altın tahsis edildi. Bu teşebbüs, tekkenin ekonomik dayanışma, kitap dolaşımı ve taşra eğitimi arasında kurduğu kurumsal bağı gösterir.

Hac ve Mısır seyahatleri

Hayatının farklı dönemlerinde hac yolculukları yaptı. Mısır’da kaldığı sırada Seyyidinâ Hüseyin Camii’nde iki yüzden fazla talebeye hadis okuttu; Muhammed el-Menûtî, Şeyh Cevdet, Muhammed et-Tantâvî, Mustafa es-Saîdî ve Rahmetullah el-Hindî gibi isimlere icâzet verdiği kaydedilir. Bu seyahatler İstanbul merkezli irşad halkasını Hicaz ve Mısır ilim çevrelerine bağladı.

Halifeleri ve yayılma ağı

Kaynaklar onun 116 kişiye hilâfet verdiğini bildirir. Kastamonulu Hasan Hilmi, Safranbolulu İsmâil Necâti, Dağıstanlı Ömer Ziyâeddin, Tekirdağlı Mustafa Feyzi, Lüleburgazlı Mehmed Eşref ve Zeynullah Resûlî öne çıkan halifeleridir. Bu geniş ağ Hâlidiyye’nin Anadolu, Kafkasya, Balkanlar ve Rusya Müslümanları arasındaki yayılışında etkili oldu. Sonraki toplulukların Gümüşhânevî ile ilişkisi tek bir kurumsal devam iddiasıyla değil, kişi, icâzet ve post silsileleri ayrı ayrı izlenerek kurulmalıdır.

Eserleri

Hadis alanında Râmûzü’l-ehâdîs, Levâmi‘u’l-ukūl, Garâibü’l-ehâdîs, Letâifü’l-hikem ve Hadîs-i Erbaîn; tasavvuf alanında Câmi‘u’l-usûl, Rûhu’l-ârifîn, üç ciltlik Mecmûatü’l-ahzâb ve Kitâbü’l-Ârifîn; ahlâk alanında Necâtü’l-gāfilîn, Devâü’l-müslimîn ve Netâicü’l-ihlâs; fıkıh ve akaid alanında Câmi‘u’l-menâsik, Câmi‘u’l-mütûn, el-Âbir fi’l-ensâr ve’l-muhâcir ile Türkçe Matlabü’l-mücâhidîn başlıca eserleridir.

Vefatı ve Süleymaniye hazîresi

8 Zilkade 1311/13 Mayıs 1894 Pazar günü İstanbul’da vefat etti. Süleymaniye Camii hazîresinde, Kanûnî Sultan Süleyman Türbesi’nin yakınında defnedildi. Tarih kaynaklarında zaman zaman 1893 kaydı görülse de tam hicrî ve milâdî tarih birlikte verildiğinde 13 Mayıs 1894 esas alınır. Kabri, tekke binasının ortadan kalkmasından sonra da Gümüşhânevî hafızasının İstanbul’daki başlıca ziyaret noktası olarak kaldı.

COĞRAFÎ HAFIZA10 coğrafî bağlantıMekân kayıtlarına git →
Koordinatlı mekânŞehir düzeyi10 nokta · 0 kesin koordinat. Kümeye tıklayarak yaklaşın; tek noktadan mekân dosyasını açın.

Ağ ve yol

KİŞİLER AĞIBağlantılarını aç1 doğrudan bağlantıAğda gör →
YOL ATLASISilsiledeki yerini açÖnceki ve sonraki halkalarla birlikte

Hayatından kayıtlar

İlk 5 kayıt gösteriliyor

BİYOGRAFİK KAYIT

“Seni irşad edecek şeyh henüz gelmedi”

Abdülfettâh el-Akrî'nin reddi.

Metni gösterMetni daralt

1845 yılında Üsküdar Alaca Minare Tekkesi'nde Hâlidiyye tarikatını yaymaya çalışan Şeyh Abdülfettâh el-Akrî ile tanıştı. Ona intisap etmek istediyse de Akrî, kendisini irşad etmeye İstanbul'a gelecek başka bir şeyhin yetkili olduğunu söyleyerek dostluklarının sohbet ve samimiyet sınırları içinde devam etmesini istedi.

Gümüşhânevî daha sonra, Alaca Minare Tekkesi'nde Trablusşam müftüsü diye meşhur olan Hâlidî şeyhi Ahmed el-Ervâdî'ye intisap etti.

Çerçeve. Bir şeyhin kendisine gelen tâlibi geri çevirip başkasını beklemesini söylemesi, tarikat âdâbında görülen bir tavırdır; benzerini Şemseddin Sivâsî ile Mustafa Kirbâsî Efendi arasında da görürüz. Dikkat çekici olan, beklenen şeyhin sonradan aynı tekkeye gelmiş olmasıdır.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Gümüşhânevî, Ahmed Ziyâeddin”, c. 14.
BİYOGRAFİK KAYIT

Medrese hücresinde iki halvet

1848'de alınan hilâfet.

Metni gösterMetni daralt

1848 yılında Mahmud Paşa Medresesi'ndeki hücresinde gerçekleştirdiği iki halvetten sonra Ervâdî'den hilâfet aldı.

Çerçeve. Halvet bir tekke hücresinde değil, bir medrese odasında yapılmıştır. Bu ayrıntı Gümüşhânevî'nin bütün hayatının özetidir: medrese ile tekkeyi ayrı iki dünya saymamış, halifelerinde “her şeyden önce ilmî yeterliliğin bulunmasını şart koşmuş”, kendi tekkesini de dârülhadise çevirmiştir.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Gümüşhânevî, Ahmed Ziyâeddin”, c. 14.
BİYOGRAFİK KAYIT

Borç sandığı, matbaa ve dört kütüphane

Dergâhın iktisadî düzeni.

Metni gösterMetni daralt

Dergâh mensupları arasında bir yardımlaşma ve borç sandığı kurarak ev ve iş yerlerinde âtıl duran menkul servetleri bu sandıkta toplatmış, bu para ile bir matbaa kurarak basılan eserlerinin ücretsiz dağıtımını sağlamıştır.

Aynı sermayeden tahsis edilen 500'er altınlık vakıflarla İstanbul, Bayburt, Rize ve Of'ta dört büyük kütüphane kurulmuştur.

Çerçeve. Bu, XIX. yüzyıl tekke pratiğinde alışılmış bir düzen değildir: bağış toplayan değil, âtıl sermayeyi işleten bir yapı kurulmuştur. Matbaanın amacı gelir değil, ücretsiz dağıtımdır. Kütüphanelerin yerleri de manidardır — biri İstanbul'da, üçü kendi memleketi olan Doğu Karadeniz'de.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Gümüşhânevî, Ahmed Ziyâeddin”, c. 14.
BİYOGRAFİK KAYIT

Mısır'da üç yıl, iki yüz talebe

Ezher'de hadis dersleri.

Metni gösterMetni daralt

Hac dönüşü İstanbul'a gelmeyip üç yıl kadar Mısır'da kaldı. Tanta ve Kahire'de Nâsıriye, Câmiu'l-Ezher ve Seyyidinâ Hüseyin Camii'nde 200'den fazla talebeye hadis okuttu.

Mısır müftüsü Muhammed el-Menûtî, Şeyh Cevdet, Muhammed et-Tantâvî, Şeyh Mustafa es-Sâidî ve Şeyh Rahmetullah el-Hindî'ye hilâfet verdi.

Çerçeve. Bir Osmanlı şeyhinin Ezher'de ders okutup Mısır müftüsüne hilâfet vermesi, onun otoritesinin tarikat çevresiyle sınırlı olmadığını gösterir. Tanta ise Ahmed el-Bedevî'nin merkezi, yani Mısır'ın en canlı tasavvuf şehridir.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Gümüşhânevî, Ahmed Ziyâeddin”, c. 14.
BİYOGRAFİK KAYIT

Tekkenin yerinde Defterdarlık binası

Fatma Sultan Camii'nden geriye kalan.

Metni gösterMetni daralt

1859'da Cağaloğlu'ndaki Fatma Sultan Camii'ni tekke haline getiren Gümüşhânevî1957 yılında istimlâk edilerek yıkılan tekkenin arsası üzerinde bugün Defterdarlık binası bulunmaktadır.

Çerçeve. Yapı bir cami olarak inşa edilmiş, tekkeye çevrilmiş, 1925'te kapatılmış, 1957'de yıkılmıştır. Aynı yıl Olanlar Şeyhi İbrâhim Efendi'nin Aksaray'daki tekkesi de yol genişletmesi sırasında yıkılmıştır; 1950'lerin imar hareketi İstanbul'daki tekke mimarisinin son izlerini de silmiştir.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Gümüşhânevî, Ahmed Ziyâeddin”, c. 14.

Eserleri ve metinleri

İlk 4 kayıt gösteriliyor

ESER / METİN

Râmûzü'l-ehâdîs ve Levâmiu'l-ukūl

Hadis mecmuası ve şerhi.

Metni gösterMetni daralt

Râmûzü'l-ehâdîs (İstanbul 1275) · Levâmiu'l-ukūl (I-V, İstanbul 1292-1294) — Râmûzü'l-ehâdîs'in şerhi; “tarîkaten Nakşibendî, meşreben Şâzelî” sözü de bu eserdedir.

Râmûzü'l-ehâdîs'in biri aynı adla (trc. Naim Erdoğan, İstanbul 1976), diğeri Râmûz el-Ehâdîs: Hadisler Deryası Tercümesi (trc. Abdülaziz Bekkine, nşr. Lütfi Doğan – M. Cevat Akşit, İstanbul 1982) adıyla iki tercümesi vardır.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Gümüşhânevî, Ahmed Ziyâeddin”, c. 14.
ESER / METİN

Diğer hadis eserleri

Garâib, Letâif, Erbaîn.

Metni gösterMetni daralt

Garâibü'l-ehâdîs (İstanbul, ts.) · Letâifü'l-hikem (İstanbul 1275) · Hadîs-i Erbaîn (İstanbul 1290).

Erbaîn, “kırk hadis derleyene şefaat edilir” meâlindeki rivayete dayanan, İslâm edebiyatının en yaygın türlerinden biridir.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Gümüşhânevî, Ahmed Ziyâeddin”, c. 14.
ESER / METİN

Tasavvuf eserleri

Câmiu'l-usûl ve Mecmûatü'l-ahzâb.

Metni gösterMetni daralt

Câmiu'l-usûl (İstanbul 1276) · Rûhu'l-ârifîn (İstanbul 1275) · Mecmûatü'l-ahzâb (I-III, İstanbul 1311) · Kitâbü'l-Ârifîn fî esrâri esmâi'l-erbaîn (Mecmûatü'l-ahzâb'ın kenarında, II, 550-569).

Câmiu'l-usûlVelîler ve Tarikatlarda Usûl adıyla Rahmi Serin – Ramazan Nazlı (İstanbul 1977), Rûhu'l-ârifîn'i Vuslat Ehli ve İlâhî Aşk adıyla Rahmi Serin (İstanbul 1978) tarafından tercüme edilmiştir.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Gümüşhânevî, Ahmed Ziyâeddin”, c. 14.
ESER / METİN

Ahlâk, fıkıh ve akaid eserleri

Arapça telifler ve tercümeleri.

Metni gösterMetni daralt

Ahlâk. Necâtü'l-gāfilîn (İstanbul 1268) · Devâü'l-müslimîn (İstanbul 1290) · Netâicü'l-ihlâs (İstanbul 1290).

Fıkıh ve akaid. Câmiu'l-menâsik alâ ahseni'l-mesâlik (İstanbul 1289) · Câmiu'l-mütûn (İstanbul 1273) · el-Âbir fi'l-ensâr ve'l-muhâcir (İstanbul 1276) · Matlabü'l-mücâhidîn (Türkçe, el-Âbir'in kenarında).

Bir sayfadan ibaret Risâletün makbûle fî hakkı'l-müceddid ile vasiyetlerini ihtiva eden iki sayfalık Türkçe metin el-Âbir'in kenarında yer almaktadır.

Eserlerini Arapça olarak kaleme alan Gümüşhânevî'nin Necâtü'l-gāfilîn'i Gafillerin Kurtuluş Yolu (trc. A. Kemal Saran, İstanbul 1968), Câmiu'l-mütûn'u Ehl-i Sünnet İ'tikadı (trc. Abdülkadir Kabakçı – Fuat Günel, İstanbul 1986) adıyla yayımlanmıştır.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Gümüşhânevî, Ahmed Ziyâeddin”, c. 14.

Kavram dünyası

İlk 4 kayıt gösteriliyor

KAVRAM

“Tarîkaten Nakşibendî, meşreben Şâzelî”

Kendi tarifi.

Metni gösterMetni daralt

Levâmiu'l-ukūl adlı eserinde “tarîkaten Nakşibendî, meşreben Şâzelî” olduğunu söyleyen Gümüşhânevî, Nakşibendiyye ve Şâzeliyye'nin usul ve âdâbı çerçevesinde yoğunlaşan bir irşad faaliyeti sürdürdü.

Çerçeve. Tarîkat bağlı olunan silsile, meşrep ise mizaç ve üslûptur. Şâzeliyye, riyâzet ve inzivâ yerine dünya içinde kalarak şükür ve evrâd üzerine kurulu bir yoldur; Kuzey Afrika'da esnaf ve âlim muhitlerinde yayılmıştır. Gümüşhânevî'nin evrâd derlemelerine (Mecmûatü'l-ahzâb) ve iktisadî teşkilâtlanmaya verdiği önem bu meşreple uyumludur.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Gümüşhânevî, Ahmed Ziyâeddin”, c. 14.
TARİHÎ KAYIT

Dergâhın dârülhadise dönüşmesi

Zikir halkasında hadis dersi.

Metni gösterMetni daralt

Dinî ilimleri öğrenme ve sünnete uyma konusu üzerinde hassasiyetle duran Gümüşhânevî, tekkesinde hadis okutmaya ağırlık vermiş, böylece Gümüşhaneli Dergâhı bir dârülhadis hüviyeti kazanmıştır.

Çerçeve. Dârülhadis, yalnız hadis öğretimi için kurulmuş medresedir. XIX. yüzyılda tekkelerin ilmî seviyesinin düştüğü yönündeki tenkitler yaygındı; Gümüşhânevî'nin cevabı, tenkidi reddetmek yerine tekkenin içine medreseyi yerleştirmek olmuştur. Râmûzü'l-ehâdîs'in tekkelerde toplu okunması geleneği de buradan doğmuştur.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Gümüşhânevî, Ahmed Ziyâeddin”, c. 14.
TARİHÎ KAYIT

Evrâd ve ahzâb

Mecmûatü'l-ahzâb'ın derleyici tavrı.

Metni gösterMetni daralt

Tekkelerde görülen yozlaşmaya karşı çıkmış, ulemâ ve meşâyih arasındaki anlaşmazlıkları birleştirici bir tavırla gidermeye çalışmıştır. Câmiu'l-usûl adlı eseriyle tarikatlara ait evrâd ve ahzâbın derlenmesinden meydana gelen Mecmûatü'l-ahzâb'ı onun bu özelliğini ortaya koymaktadır.

Evrâd belirli vakitlerde okunan dua ve zikir metinleri, hizb (çoğulu ahzâb) ise bir şeyhe nisbet edilen dua metnidir.

Çerçeve. Üç ciltlik derleme yalnız kendi yolunun değil, birçok tarikatın evrâdını bir araya getirir. Yani eser bir Nakşî kitabı değil, tarikatlar arası ortak bir mecmuadır — “birleştirici tavır” dediği budur.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Gümüşhânevî, Ahmed Ziyâeddin”, c. 14.
TARİHÎ KAYIT

Hâlidiyye

Nakşibendiyye'nin XIX. yüzyıl kolu.

Metni gösterMetni daralt

Hâlidiyye, Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî'nin (ö. 1242/1827) kurduğu, Nakşibendiyye-Müceddidiyye'den doğan koldur; Osmanlı coğrafyasında bir nesilde yayılmıştır.

Gümüşhânevî'nin intisap ettiği Ahmed el-Ervâdî ve daha önce tanıştığı Abdülfettâh el-Akrî de Hâlidiyye tarikatını yaymaya çalışan şeyhlerdir.

Çerçeve. Gümüşhânevî'nin 116 kişiye hilâfet vermesi ve bunların arasında huzur dersi mukarrirliğine yükselmiş âlimlerin bulunması, kolun İstanbul'daki ilmiye muhitine ne ölçüde nüfuz ettiğini gösterir. Aynı yolun bir başka İstanbul temsilcisi Muhammed Esad Erbîlî'dir.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Gümüşhânevî, Ahmed Ziyâeddin”, c. 14.

Şeyh, halife, aile ve post ağı

Tekke, türbe ve irşad coğrafyası

Fatih, İstanbul · TürkiyeSüleymaniye Camii hazîresi8 Zilkade 1311'de (13 Mayıs 1894) vefat edip defnedildiği yer. İlişkili kişi dosyası Ahmed Ziyâeddin Gümüşhânevî : Ahmed Ziyâeddin Gümüşhânevî (1813–1894), hadis öğretimini Hâlidî-Nakşibendî irşadıyla birleştiren; Fatma Sultan Camii çevresinde tekke, matbaa, yardımlaşma sandığı ve kütüphane ağı kuran etkili Osmanlı âlim ve sûfîsidir.Gümüşhane · TürkiyeEmîrler mahallesi1228/1813'te doğduğu mahalle; nisbesini bu şehirden almıştır. Konum yaklaşıktır. İlişkili kişi dosyası Ahmed Ziyâeddin Gümüşhânevî : Ahmed Ziyâeddin Gümüşhânevî (1813–1894), hadis öğretimini Hâlidî-Nakşibendî irşadıyla birleştiren; Fatma Sultan Camii çevresinde tekke, matbaa, yardımlaşma sandığı ve kütüphane ağı kuran etkili Osmanlı âlim ve sûfîsidir.Cağaloğlu, İstanbul · TürkiyeGümüşhaneli Dergâhı (Fatma Sultan Camii) — yıkılmış1859'da tekke haline getirdiği cami; hadis okutulduğu için dârülhadis hüviyeti kazanmıştır. 1957'de istimlâk edilerek yıkılmış, arsası üzerinde Defterdarlık binası yapılmıştır. Konum yaklaşıktır. İlişkili kişi dosyası Ahmed Ziyâeddin Gümüşhânevî : Ahmed Ziyâeddin Gümüşhânevî (1813–1894), hadis öğretimini Hâlidî-Nakşibendî irşadıyla birleştiren; Fatma Sultan Camii çevresinde tekke, matbaa, yardımlaşma sandığı ve kütüphane ağı kuran etkili Osmanlı âlim ve sûfîsidir. 1911: meşihat ve tevliyet için başvuru 1911 tarihli kayıtta, Bâbıâli civarında Fatma Sultan Camii bitişiğindeki Gümüşhaneli Dergâhı şeyhi Hasan Hilmi Efendi’nin vefatı üzerine meşihat ve tevliyet cihetleri için İsmâil Necâti Efendi’nin başvurusu ele alınır. Bu, dergâhın kurum göreviyle ilgili idarî başvuru kaydıdır.Üsküdar, İstanbul · TürkiyeAlaca Minare Tekkesi1845'te Abdülfettâh el-Akrî ile tanıştığı ve daha sonra Ahmed el-Ervâdî'ye intisap ettiği tekke; İstanbul'daki Hâlidî faaliyetinin merkezlerindendir. Konum yaklaşıktır. İlişkili kişi dosyası Ahmed Ziyâeddin Gümüşhânevî : Ahmed Ziyâeddin Gümüşhânevî (1813–1894), hadis öğretimini Hâlidî-Nakşibendî irşadıyla birleştiren; Fatma Sultan Camii çevresinde tekke, matbaa, yardımlaşma sandığı ve kütüphane ağı kuran etkili Osmanlı âlim ve sûfîsidir.Trabzon · TürkiyeTrabzon1822'de ailesinin ticaret için gittiği ve Şeyh Osman Efendi ile Şeyh Hâlid es-Saîdî'den sarf, nahiv ve fıkıh dersleri aldığı şehir. İlişkili kişi dosyası Ahmed Ziyâeddin Gümüşhânevî : Ahmed Ziyâeddin Gümüşhânevî (1813–1894), hadis öğretimini Hâlidî-Nakşibendî irşadıyla birleştiren; Fatma Sultan Camii çevresinde tekke, matbaa, yardımlaşma sandığı ve kütüphane ağı kuran etkili Osmanlı âlim ve sûfîsidir.Kahire · MısırCâmiu'l-Ezher1877 sonrası üç yıl kaldığı Mısır'da 200'den fazla talebeye hadis okuttuğu yerlerden biri; Seyyidinâ Hüseyin Camii ve Nâsıriye de aynı devrededir. Mısır müftüsü dahil beş kişiye burada hilâfet vermiştir.Garbiye · MısırTantaMısır'da hadis okuttuğu şehirlerden biri; aynı zamanda Ahmed el-Bedevî'nin merkezi ve Mısır'ın en canlı tasavvuf şehridir. İlişkili kişi dosyası Ahmed Ziyâeddin Gümüşhânevî : Ahmed Ziyâeddin Gümüşhânevî (1813–1894), hadis öğretimini Hâlidî-Nakşibendî irşadıyla birleştiren; Fatma Sultan Camii çevresinde tekke, matbaa, yardımlaşma sandığı ve kütüphane ağı kuran etkili Osmanlı âlim ve sûfîsidir.Bayburt · TürkiyeBayburtDergâh sermayesinden tahsis edilen 500'er altınlık vakıflarla kurduğu dört büyük kütüphaneden birinin bulunduğu şehir; diğerleri İstanbul, Rize ve Of'tadır. İlişkili kişi dosyası Ahmed Ziyâeddin Gümüşhânevî : Ahmed Ziyâeddin Gümüşhânevî (1813–1894), hadis öğretimini Hâlidî-Nakşibendî irşadıyla birleştiren; Fatma Sultan Camii çevresinde tekke, matbaa, yardımlaşma sandığı ve kütüphane ağı kuran etkili Osmanlı âlim ve sûfîsidir.İstanbul · TürkiyeAhmed Ziyaeddin Gümüşhanevi TürbesiZiyaretgâh kaydı Kaynakta “EŞ-ŞEYH ÖMER ZİYAEDDİN DAĞISTANİ EL-GÜMÜŞHANEVİ” adıyla, GÜMÜŞHANEVİYYE çevresinde, FATİH/İSTANBUL ziyaretgâh kaydı olarak yer alır. Adres tarifi KANUNİ SULTAN SÜLEYMAN'IN TÜRBESİ YAKININDA KABRİ BULUNMAKTA. İrtihal kaydı Kaynak veri kümesinde hicrî irtihal tarihi 17 REBİÜLEVVEL 1340 olarak verilir. Bu tarih, şahsiyet dosyasındaki biyografik tarihle ayrıca karşılaştırılmalıdır.İstanbul · TürkiyeAhmed Ziyâeddin Gümüşhânevî KabriSüleymaniye hazîresindeki kabri Ahmed Ziyâeddin Gümüşhânevî, 13 Mayıs 1894’teki vefatının ardından Süleymaniye Camii hazîresinde Kanûnî Sultan Süleyman Türbesi yakınında defnedildi. Coğrafi hafıza İşaret Süleymaniye hazîresini gösterir; mezar taşının parsel içindeki santimetre düzeyindeki konumu olarak okunmamalıdır.

Bu dosyada izlenebilen kaynaklar

Bu liste biyografi, ilişki, anlatı ve mekân kayıtlarında açıkça taşınan kaynak künyelerini bir araya getirir. Paragraf düzeyinde kaynağı belirlenmemiş iddialara sonradan dipnot uydurulmaz.

  1. [1]TDV İslâm Ansiklopedisi, “Gümüşhânevî, Ahmed Ziyâeddin”, c. 14
  2. [2]TDV İslâm Ansiklopedisi, “Ervâdî”; Arafat Aydın – Nazım Çınar, “Tasavvufta İcâzet Geleneği: Nakşî Şeyhi Ervâdî Örneği”
  3. [3]Kişi kartı kaynak paketi — Ahmed Ziyâeddin Gümüşhânevî
  4. [4]Kişi kartı kaynak paketi — Ahmed Ziyâeddin Gümüşhânevî; Meclis-i Meşâyih Defterleri
  5. [5]Hatırat / İstanbul Ziyaretgâhları uygulaması, sürüm 1.0.5 — çıkarılmış veri kümesi
  6. [6]TDV İslâm Ansiklopedisi — Gümüşhânevî, Ahmed Ziyâeddin
Ortak kaynak kataloğunu aç →