Ara
Menü

Ahterî Mustafa Efendi

Muslihuddin Mustafa b. Şemseddin el-Karahisârî, Ahterî-i Kebîr adlı yaklaşık 40.000 maddelik Arapça-Türkçe sözlüğü; fıkıh, siyer, hadis ve âdâb eserleriyle tanınan XVI. yüzyıl Kütahya müderrisidir.

Vefat
1561
Unvan
XVI. yüzyıl dil âlimi, fakih, siyer ve hadis müellifi
Temalar
Afyonkarahisar, Kütahya, Haliliye Medresesi, Arapça-Türkçe sözlükçülük, Hanefî fıkhı, siyer, kırk hadis, âdâb

Adı, nispeti ve ilmî kimliği

Asıl adı Muslihuddin Mustafa b. Şemseddin el-Karahisârî’dir. “Ahterî” mahlasıyla tanındı. Afyonkarahisar’da doğduğu için Karahisârî nisbesiyle de anılır. Doğum yılı bazı modern çalışmalarda 1496 olarak verilmekle birlikte erken biyografik kaynaklar kesin bir tarih kaydetmez. Bu sebeple yıl, ihtiyat kaydıyla değerlendirilmelidir.

Afyonkarahisar’dan Kütahya’ya

Çocukluğu ve ilk öğrenim çevresi Afyonkarahisar’dır. Daha ileri tahsil için Kütahya’ya yerleşti. Hayatının büyük kısmını burada geçirdi; Haliliye Medresesi’nde müderrislik yaptı ve ilmî üretimini Kütahya’da sürdürdü. Kaynaklarda hocalarının tam listesi bulunmadığından boşluklar tahminle doldurulmamıştır.

Medrese hayatı ve çalışma alanları

Ahterî yalnız sözlükçü değildir. Arap dili ve edebiyatı yanında Hanefî fıkhı, siyer, peygamberler tarihi, hadis, ahlâk ve âdâb alanlarında eser verdi. Eserlerinin bir bölümü medrese talebesinin metne erişimini kolaylaştıran öğretim araçları, bir bölümü ise geniş kaynak derlemeleridir.

Ahterî-i Kebîr’in telifi

En tanınmış eseri Arapça-Türkçe Ahterî veya Ahterî-i Kebîr adlı sözlüktür. Eseri 952/1545’te tamamladı. Yaklaşık kırk bin kelimeyi içeren sözlük, Arapça öğrenen medrese öğrencilerine kullanışlı bir el kitabı sunmayı amaçladı.

Sözlük tertibindeki yenilik

Daha eski Arapça sözlüklerin çoğu kelimeyi kök harflerine göre aramayı gerektirirken Ahterî, kelimeleri yazılışlarına göre alfabetik biçimde sıraladı. Sık kullanılan kelimeleri seçmesi, Türkçe karşılıkların yanında açıklayıcı Arapça eş anlamlar ve örnek cümleler vermesi eserin kullanımını kolaylaştırdı. Bu yönüyle sözlük, modern alfabetik arama düzenine yaklaşan öğretici bir tertip sundu.

Türk dili bakımından değeri

Ahterî-i Kebîr, XVI. yüzyıl Osmanlı Türkçesinin kelime hazinesini; özellikle Afyonkarahisar ve Kütahya çevresinin dil özelliklerini taşıyan karşılıkları korur. Bu sebeple eser yalnız Arap dili öğretimi için değil, tarihî Türkçe ve Anadolu ağızları araştırmaları için de önemli bir kaynaktır.

Yazma ve baskı dolaşımı

Sözlüğün çok sayıda yazma nüshası günümüze ulaşmıştır. 1242/1826’dan itibaren İstanbul’un yanı sıra Mısır, İran, Hindistan ve Kırım’da farklı hacim ve düzenlerde tekrar tekrar basıldı. Sonraki bazı baskılarda ekleme, çıkarma ve sadeleştirmeler yapıldığı için her baskı müellif nüshasının aynısı kabul edilmemelidir. Yalnız kelime karşılıklarını veren Lugat-ı Ahterî-i Cedîd de aslın filolojik açıklamalarını büyük ölçüde dışarıda bırakır.

Câmiu’l-mesâil

Câmiu’l-mesâil, bazı nüsha ve kaynaklarda el-Mühimme veya Ümmü’l-fetâvâ adlarıyla anılan geniş bir Hanefî fıkıh derlemesidir. Eser, fıkhî meseleleri konu başlıkları altında bir araya getirir. Kaynaklarda geçen Câmiu’l-lisân adının çoğu durumda Câmiu’l-mesâil başlığının yanlış okunmasından doğduğu belirtilir.

Târîh-i Ahterî

Târîh-i Ahterî, yaratılış ve peygamberler tarihinden Hz. Peygamber’in hayatına, Hulefâ-yi Râşidîn’e ve bazı İslâm büyüklerine uzanan bir siyer ve tarih derlemesidir. Eser, Ahterî’nin sözlük ve fıkıh dışındaki tarihçilik yönünü gösterir.

Kırk hadis, âdâb ve muhâdarât

Manzum Tercemetü’l-ehâdîsi’l-erbaîn, kırk hadisi Türkçeye aktaran çalışmasıdır. Şerh ale’r-Risâleti’l-Kefevî fi’l-âdâb tartışma ve öğrenim âdâbına ilişkin bir metni açıklar. Tarihî ve edebî malzemeyi sohbet düzeninde bir araya getiren Hâmilü’l-muhâdarât ise onun derlemeci ve edebî yönünü tamamlar.

Tasavvuf tarihindeki sınırı

Ahterî bazı yerel anlatılarda mutasavvıf veya “Allah dostu” gibi geniş sıfatlarla anılsa da güvenilir biyografi kaynakları belirli bir şeyh, tarikat intisabı, hilâfet veya irşad postu kaydetmez. Bu sebeple ona tahmine dayalı bir silsile kurulmamış; kişi dosyası ilmî ve ahlâkî eser mirası üzerinden hazırlanmıştır.

Vefatı ve kabri

968/1560-61’de Kütahya’da vefat etti. Kabri Kütahya’da, Germiyan çevresinde Ahterî adıyla anılan tarihî hafıza alanındadır. Afyonkarahisar doğum çevresi ile Kütahya’daki tahsil, tedris, telif ve defin hayatının iki temel coğrafî durağıdır.

Kalıcı tesiri

Ahterî’nin kalıcı tesiri, zor bir dil malzemesini öğrencinin kolay kullanabileceği tertibe dönüştürmesinde yatar. Sözlüğünün yüzyıllar boyunca geniş bir coğrafyada çoğaltılması; fıkıh, siyer, hadis ve âdâb eserleriyle birlikte düşünüldüğünde onu XVI. yüzyıl Anadolu medrese kültürünün çok yönlü müelliflerinden biri hâline getirir.

Sözlükçülük usulü

Ahterî-i Kebîr'in muhteva ve sağlamlık bakımından Mütercim Âsım Efendi'nin Kamus Tercümesi ile kıyaslanamayacağı belirtilmekle birlikte, birkaç özelliği sebebiyle haklı bir ün kazandığı kaydedilir. Bunlardan biri, çok kullanılan kelimelerin seçilip alınması suretiyle kitabın hacminin küçültülmesi ve eserin böylece bir el lügati haline getirilmesidir.

İkincisi, kelimelerin karşılıklarının mümkün olduğu kadar Türkçe verilmesi, bunun yanında eş anlamlı bir başka Arapça kelimeyle de pekiştirilmesidir. Üçüncüsü ise verilen mânaya göre kelimenin bir Arapça örnek cümle içinde kullanılarak okuyucuya dil hâkimiyeti kazandırılmasıdır. Belli başlı Arapça kaynaklardan faydalanılarak 952'de (1545) tamamlanan eser yaklaşık 40.000 kelime ihtiva etmektedir.

COĞRAFÎ HAFIZA6 coğrafî bağlantı
Koordinatlı mekânŞehir düzeyi6 nokta · 0 kesin koordinat. Kümeye tıklayarak yaklaşın; tek noktadan mekân dosyasını açın.

Ağ ve yol

Eserleri ve metinleri

İlk 6 kayıt gösteriliyor

TARİHÎ KAYIT

Lugat-ı Ahterî-i Cedîd: Ahterî sayılamayan muhtasar

Kelimeler üzerindeki filolojik açıklamaların atılıp yalnız sözlük karşılıklarının bırakıldığı, basım yeri ve yılı gösterilmeyen muhtasar baskı, aslından çok farklı hale getirildiği için bir Ahterî Lügati sayılamaz.

Metni gösterMetni daralt

Ahterî'nin, kelimeler üzerinde yapılan filolojik açıklamalar atılarak yalnızca sözlük karşılıklarının verildiği, basıldığı yer ve yıl gösterilmeyen muhtasar bir baskısı bulunmaktadır: Lugat-ı Ahterî-i Cedîd. Bu çalışma aslından çok farklı hale getirilmiş olduğu için bir Ahterî Lügati sayılamaz.

Aynı metnin İbrahim Ulaş ve Abdülkadir Dedeoğlu tarafından hazırlanan, kelime karşılıkları yeni harflerle verilen bir baskısı da yapılmıştır (İstanbul 1979). Buna karşılık ilk baskılarla yazma nüshalar muhteva ve dil itibariyle aynıdır; farklılaşma sonraki bazı sütunlu baskılarda görülen ekleme, çıkarma ve sadeleştirmelerle başlamıştır.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı.
ESER / METİN

Ahterî-i Kebîr

952/1545’te tamamlanan, yaklaşık kırk bin maddelik Arapça-Türkçe sözlük.

Metni gösterMetni daralt

952/1545’te tamamlanan, yaklaşık kırk bin maddelik Arapça-Türkçe sözlük. Yazılışa göre alfabetik tertibi, Türkçe karşılıkları ve örnek cümleleriyle medrese öğrencilerine pratik kullanım sağladı.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı.
ESER / METİN

Câmiu’l-mesâil — Ümmü’l-fetâvâ

Hanefî fıkhına ait meseleleri geniş biçimde toplayan derleme. Câmiu’l-lisân adı, güvenilir bibliyografik değerlendirmeye göre başlığın yanlış okunmuş biçimidir.

Metni gösterMetni daralt

Hanefî fıkhına ait meseleleri geniş biçimde toplayan derleme. Câmiu’l-lisân adı, güvenilir bibliyografik değerlendirmeye göre başlığın yanlış okunmuş biçimidir.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı.
ESER / METİN

Târîh-i Ahterî

Peygamberler, Hz. Peygamber, Hulefâ-yi Râşidîn ve bazı İslâm büyüklerine dair tarih ve siyer eseri.

Metni gösterMetni daralt

Peygamberler, Hz. Peygamber, Hulefâ-yi Râşidîn ve bazı İslâm büyüklerine dair tarih ve siyer eseri. Süleymaniye Kütüphanesi Fatih 4211/1’de nüshası bulunmaktadır.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı.
ESER / METİN

Tercemetü’l-ehâdîsi’l-erbaîn

Hadisleri manzum Türkçe ile aktaran kırk hadis çalışması.

Metni gösterMetni daralt

Hadisleri manzum Türkçe ile aktaran kırk hadis çalışması. Ahterî’nin hadis ve Türkçe dinî öğretim alanındaki yönünü gösterir.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı.
ESER / METİN

Şerh ale’r-Risâleti’l-Kefevî fi’l-âdâb

İlim ve tartışma âdâbına ilişkin risale şerhi.

Metni gösterMetni daralt

İlim ve tartışma âdâbına ilişkin risale şerhi. Eserin yazma nüshası Süleymaniye Kütüphanesi Serez koleksiyonundadır.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı.

Kavram dünyası

İlk 5 kayıt gösteriliyor

TARİHÎ KAYIT

İki yanlış: Câmiu'l-lisân ve 'sağîr - evsat' zannı

Kaynaklarda ona nisbet edilen Câmiu'l-lisân, Câmiu'l-mesâil'in yanlış okunmuş şeklidir; sözlüğün 'kebîr' diye anılması da bazı yazarlarda bir 'sağîr' ve 'evsat' boyunun bulunduğu zannını uyandırmıştır.

Metni gösterMetni daralt

Ahterî'ye nisbet edilen eserlerin kaydında iki yanlış tesbit edilmiştir. Bunlardan ilki bir okuma hatasıdır: kaynaklarda kendisine nisbet edilen Câmiu'l-lisân, Câmiu'l-mesâil'in yanlış okunmuş şekli olmalıdır.

İkincisi sözlüğün adıyla ilgilidir. Ahterî'nin diğer Arapça-Türkçe sözlüklerden daha fazla tutulması onun "kebîr" (büyük) sıfatıyla anılmasına sebep olmuş, bu durum bazı yazarlarda eserin bir de "sağîr" (küçük) ve "evsat" (orta) boylarının bulunduğu zannını uyandırmıştır. Ancak eldeki yazma nüshalar arasında hiçbir fark bulunmaması ve muhtelif baskıların daima aynı hacimde yapılmış olması bu görüşü çürütmekte, adın yalnızca eserin rağbetinden doğan bir sıfat olduğunu göstermektedir.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı.
TARİHÎ KAYIT

Sözlüğün Türkoloji değeri: eski kelimeler ve ağız izleri

Eserde Eski Türkiye Türkçesi devresine (XIII-XV. yüzyıllar) ait olup Osmanlı Türkçesi'nde ihmal edilen öz Türkçe kelimelerin kullanılması ve bazı ağız özellikleri taşıması, sözlüğe çağdaş dilcilik açısından ayrı bir değer kazandırır.

Metni gösterMetni daralt

Ahterî-i Kebîr'in değeri yalnız kullanım kolaylığından ibaret değildir. Eserde Eski Türkiye Türkçesi devresine, yani XIII-XV. yüzyıllara ait olup Osmanlı Türkçesi'nde ihmal edilmiş öz Türkçe kelimeler kullanılmıştır.

Bunun yanında metin bazı ağız özellikleri de taşımaktadır. Bu iki nitelik, sözlüğe çağdaş dilcilik ve Türkoloji araştırmaları bakımından, hazırlandığı devirde düşünülmemiş ayrı bir değer kazandırmaktadır.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı.
TARİHÎ KAYIT

Kür ölçüsüne dair kaydı

Ahterî-i Kebîr'de kürrün 700048 dirheme denk geldiği kaynak belirtilmeksizin bildirilir; bu rakam Osmanlı dirhemi kabul edilirse yaklaşık 2,2453 tonluk bir ağırlığa karşılık gelmektedir.

Metni gösterMetni daralt

Ahterî-i Kebîr, sözlük olmanın ötesinde tarihî ölçü birimleri için de başvurulan bir metin durumundadır. Kür ölçüsü ele alınırken, Afyonkarahisarlı dil bilgini Ahterî'nin kaynağını belirtmeksizin kürrün 700048 dirheme denk geldiğini bildirdiği kaydedilmektedir (Ahterî-i Kebîr, s. 857).

Bu rakamın 3,20736 gramlık Osmanlı dirhemi olduğu kabul edilirse kürrün kaldırdığı ağırlık 2,2453 ton olarak hesaplanmaktadır. Ölçü değerleri bölge ve devirlere göre büyük farklar gösterdiğinden, Ahterî'nin verdiği bu rakam da diğer kaynaklarınkiyle birlikte değerlendirilen kayıtlardan biridir.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı.
TARİHÎ KAYIT

İki dilli sözlük geleneğinde yeri

Ahterî-i kebîr, Arapça'nın taraf olduğu iki dilli sözlükler sıralanırken Kâşgarlı Mahmud'un Dîvânü lugåti't-Türk'ü, Zemahşerî'nin Mukaddimetü'l-edeb'i ve İbn Arabşah'ın eseriyle birlikte, Vankulu Lugatı'nın hemen öncesinde anılır.

Metni gösterMetni daralt

Arap sözlükçülüğünde iki dilli sözlük telifi, IV. (X.) yüzyılın ikinci yarısından itibaren Arapça, Süryânîce, Farsça ve Türkçe ile ilgili birkaç eserle sınırlı kalmıştır. Bu alandaki çalışmalar sıralanırken Hassân Ber Behlûl'ün Lexicon Syriacum'u, Kâşgarlı Mahmud'un Dîvânü lugåti't-Türk'ü, Zevzenî'nin el-Mesâdir'i, Meydânî'nin es-Sâmî fi'l-esâmî'si, Zemahşerî'nin Mukaddimetü'l-edeb'i, Cemâl-i Karşî'nin es-Surâh'ı ve Şehâbeddin İbn Arabşah'ın Tercümânü'l-mütercem'inin ardından "Mustafa Ahterî, Ahterî-i kebîr (Arapça-Türkçe)" kaydedilmekte, hemen sonra da Mehmed Vankulu'nun Lugat-ı Vankulı'sı gelmektedir.

Bu sıralama, eserin tek bir dil çiftinin öncüleri arasında değil, Arapça'nın diğer dillerle buluştuğu genel sözlükçülük tarihinin içinde konumlandırıldığını göstermektedir.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı.
KAVRAM

Sözlükte yazılışa göre alfabetik tertip

Kelime kökünü önceden çözme zorunluluğunu azaltan arama düzeni.

Metni gösterMetni daralt

Kelime kökünü önceden çözme zorunluluğunu azaltan arama düzeni. Ahterî’nin yaygınlaşmasını sağlayan başlıca öğretim yeniliklerinden biridir.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı.

Bu dosyada izlenebilen kaynaklar

Bu liste biyografi, ilişki, anlatı ve mekân kayıtlarında açıkça taşınan kaynak künyelerini bir araya getirir. Paragraf düzeyinde kaynağı belirlenmemiş iddialara sonradan dipnot uydurulmaz.

  1. [1]İSAM Ulema Veritabanı
Ortak kaynak kataloğunu aç →