ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
49 sonuç · “Sâ'”
01Câğbûb–Kufra Sahra Ağı
Muhammed el-Mehdî döneminde zâviye, kervan, eğitim ve haberleşme ağının Sahra ve Orta Afrika'ya genişlemesi.
Cemâliyye-i Uşşâkıyye
Uşşâkıyye içinde Cemâlî nispetiyle anılan şube.
İrşâdiyye
İrşâdiyye, Ahmed Tâlib-i İrşâdî'nin zühd, seyahat, şiir ve irşad çizgisi çevresinde XIX. yüzyılda Batı Anadolu ve Gelibolu sahasında belirginleşen Halvetiyye–Ahmediyye–Uşşâkıyye şubesidir.
Kâsâniyye / Dehbîdiyye
Ahmed Kâsânî Mahdûm-ı A‘zam’ın Fergana, Semerkant ve Buhara çevresinde kurduğu; Dehbîd merkezinden halifeleri ve evlâtları vasıtasıyla Orta Asya, Doğu Türkistan, Kuzey Hindistan, Belh, Şam ve İstanbul’a yayılan Nakşibendî kolu.
Kassâriyye Melâmîliği
9-10. yüzyıl Nişâbur çevresinde belirginleşen; ihlâs, ameli gizleme, nefsi itham ve çalışıp kazanma ilkelerini öne çıkaran Melâmetî çevre.
Kuşadaviyye
Kuşadalı İbrâhim Efendi'nin tekke merkezli biçimleri azaltıp sohbet, ilim, tefekkür ve iç eğitime ağırlık verdiği Şâbânî-Çerkeşî hattı.
Mikşâfiyye (Kādiriyye)
Şeyh Abdülbâkī el-Mikşâfî’nin Şekînîbe’de teşkilatlandırdığı; zikir, Kur’an öğretimi, Mâlikî tedris, tarım ve toplumsal hizmeti birleştiren Sudan Kādirî kolu.
Nevşâhiyye
Hâci Muhammed Nevşâh Gencbahş'ın Sahenpâl merkezli; Pencap'tan Keşmir, Kâbil ve Kandehar'a yayılan Kādirî kolu.
Sa‘diyye (Cebâviyye)
Sa‘deddin Muhammed el-Cebâvî'ye nispet edilen; Suriye'den İstanbul ve Balkanlar'a yayılan, kıyamî zikir ve Sa‘dî evrâdıyla tanınan tasavvuf yolu.
Sâbiriyye
Alâeddin Ali Ahmed Sâbir'e nispet edilen; Rudavl, Ganguh ve XIX. yüzyıl ulemâ ağında genişleyen kol.
Safeviyye
Safeviyye, İbrâhim Zâhid-i Geylânî’nin Zâhidiyye çevresinden yetişen Safiyyüddin-i Erdebîlî’nin Erdebil’de şekillendirdiği; XIV ve XV. yüzyıllarda geniş bir coğrafyaya yayılan tasavvuf yoludur.
Sâibiyye
Sâibiyye, Mısır Bedeviyye çevresinin tarihî kol listelerinde yer alır; günümüzdeki kurumsal devamı yerel ve güncel kayıtla ayrıca doğrulanmalıdır.
Sa‘deddin Hammûye
Sa‘deddin Hammûye, uzun seyahatleri, Necmeddîn-i Kübrâ çevresindeki terbiyesi ve velâyet, harfler ve varlık anlayışına dair çok sayıdaki eseriyle tanınır.
Sa‘deddin Muhammed el-Cebâvî
Doğumu ve ailesi Erken Sa‘dî kaynaklarına göre 460/1068'de Mekke'de doğdu. Baba tarafından İdrîsî-Hasenî, anne tarafından Kâbe hizmetindeki Şeybî aileye bağlanan nesep kaydı gelenek ve aile kaynaklarında korunur. Tasavvufî eğitim Kaynaklar gençlik dönemini sert ve hareketli bir hayatla, ardından Hz. Peygamber'in mânevî uyarısıyla dönüş anlatısı içinde aktarı
Sa‘deddin Yûsuf eş-Şâvûrî
Sa‘deddin Muhammed el-Asgar eş-Şâgūrî (ö. 986/1578), Şam Meydan Zâviyesi şeyhi; Sa‘diyye'nin âdâb ve erkânını belirginleştiren ve Küçük Sa‘deddin diye anılan pîr-i sânîdir.
Sa‘deddîn-i Kâşgarî
Sa'deddîn-i Kâşgarî (Kâşgar – 7 Cemâziyelâhir 860 / 13 Mayıs 1456, Herat); Nakşibendî şeyhi. Buhara ve Semerkant'tan sonra Herat'ın da önemli bir Nakşibendî merkezi olmasını sağlamış , Abdurrahman-ı Câmî'yi yetiştirmiştir.
Sa‘dî-i Şîrâzî
Sa'dî-i Şîrâzî (yak. 610-615/1213-1218 – 691/1292), Gülistân ve Bostân 'ın müellifi; gazeli müstakil bir tür olarak mükemmelliğe kavuşturmuş, sözleri atasözüne dönüşmüş ve tesiri Fars edebiyatını aşarak Türk, Urdu ve Batı dünyasına ulaşmıştır.
Sâbûhî Ahmed Dede
Sâbûhî Ahmed Dede, Bektaşî Kasım Baba çevresinden sonra Konya’da Mevlevî terbiyeye giren; Şam ve Yenikapı meşihatlarında Mesnevî okutan XVII. yüzyıl şairidir.
Sâcidî Ali Efendi
Sâcidî Ali Efendi (ö. 1723), medrese ve kadılık görevlerinden fetva eminliğine yükselen; şiir ve inşadaki maharetiyle tanınan Osmanlı âlim ve şairidir.
Saçlı İbrahim Sıdkî Efendi
Saçlı İbrahim Sıdkî Efendi (ö. 29 Receb 1073/1663), Hürpeşteli Mustafa'nın ilmî terbiyesi ile Aziz Mahmud Hüdâyî'nin Celvetî irşadını birleştiren; Silistre ve Edirne'de postnişinlik yapan şeyhtir.
Saçlı Mehmed Dede
Saçlı Mehmed Dede (ö. Rebîülevvel 1043/Eylül-Ekim 1633), Gelibolu çevresinden yetişip Konya’da Ezelîzâde Abdurrahman’ın hizmetinde bulunmuş; İstanbul’da uzun yıllar sade bir hayat sürmüş derviştir.
Saçlı Mustafa Dede
Saçlı Mustafa Dede (ö. 1058/1648), Hâce Fazlullah-ı Nakşbendî’ye bağlanıp dokuz yıl zâviye mutfağında hizmet eden; büyük yangından sonra Fatih-Büyük Karaman çevresinde yaşayan Nakşbendî dervişidir.
Saçlı Şeyh İbrâhim Efendi (Cerrâh Vâizi)
Saçlı Şeyh İbrâhim Efendi (ö. Şevval 1042/Nisan-Mayıs 1633), Halvetiyye’den İştipli Şeyh Emîr Efendi’nin halifesi; İstanbul’da Cerrah Mehmed Paşa Camii vaizi, Koruk Tekkesi şeyhi, muhaddis ve müfessir olarak tanınan Osmanlı sûfî âlimidir.
Sadâret Kethüdâsı Yusuf Efendi
Yusuf Efendi (ö. 1749), kalemiyeden yetişerek başdefterdarlık, Tersane eminliği ve sadâret kethüdâlığı yapan; Kasımpaşa Hüsâmeddin Uşşâkî Âsitânesi'ni yeniden inşa ettirip su getiren Osmanlı devlet adamı ve Uşşâkî muhibbidir.
hasâ'isü’n-nebî
Ahah’ın yalnızca Hz. Peygamber’e bahşettiği özellikler ve güzellikler.
sahûr
İslâm’m temel kli ibadetlerinden olan “oruç” (bk. dubu madde) için hazırlık yapma, id, imsak vaktinden önce yemek yibîl, yerek ağzı temizleme ve oruca er) başlama. rak eri sahv a [Ar.] tas. Tasavvuf inancında, cezbe, vecd, aşk ile kendinden geçen sûfînin ayılade, rak günlük hayata dönmesi duaşırumu. kli ve sâ'î a. [Ar.] Zekât toplamakla hih görevli kimse.
eşrât-ı sâ'at
eşrât-ı sâ'at a. [Ar] Kıyamet alametleti.
Şeyh Safiyyüddin Türbesi ve Dergâhı
Erdebil · İran · İbrâhim Zâhid-i Geylânî'nin halife tayin ettiği dergâh; 12 Muharrem 735'te (12 Eylül 1334) vefat edip avlusuna defnedilmiştir. Oğlu Sadreddin Mûsâ'nın yaptırdığı türbe Safevî sanatının en görkemli eserlerindendir. Konum yaklaşıktır.
Kâfî Baba Tekkesi, Finike
Antalya (Finike) · Türkiye · Fâtih devri Teke-ili belgesinde adı geçen ve XIV. yüzyıl ortalarında kurulduğu anlaşılan tekke; kitâbesinden 1815'te tamir edildiği ve Abdal Mûsâ'nın burada “pîr-i sânî” diye anıldığı bilinir. Konum yaklaşıktır.
Maratta (Galmi yakını)
Galmi · Nijer · 29 Safer 1168'de (15 Aralık 1754) doğduğu, Hevsâ'nın kuzeyindeki Galmi şehri yakınlarındaki köy. Konum yaklaşıktır. İlişkili kişi dosyası Osman b. Fûdî : Osman b. Fûdî (1754–1817), Batı Afrika’da eğitim ve ıslah hareketi yürüten Kādirî âlim ve sûfî; Sokoto Halifeliği’nin kurucusudur.
Abdal Mûsâ Zâviyesi, Tekkeköy
Antalya (Elmalı) · Türkiye · Kültünün yayılmasında baş rolü oynayan Abdal Mûsâ'nın türbesi. Sulucakarahöyük tekkesinden yetişen Abdal Mûsâ, önce Bursa havalisinde, sonra Bergama ve Antalya'da Osmanlı gazilerine onun menkıbelerini anlatarak tanıtmıştır.
Belh (Ebû Nasr Pârsâ Türbesi)
Belh · Afganistan · Son hac yolculuğunda uğradığı ve oğlu Ebû Nasr Pârsâ'nın dönüşte yerleşip 865/1461'de vefat ettiği şehir. Timurlu kumandan Mîr Mezîd Argun'un yaptırdığı görkemli türbe, hasar görmesine rağmen günümüze ulaşmıştır.
Mekke
Mekke · Suudi Arabistan · Buhara'yı terkettiği üç yolculuğun ikisinin hedefi; Muhammed Pârsâ'yı başhalife tayin ettiği sanılan hac da bunlardandır. İlişkili kişi dosyası Bahâeddin Nakşibend : Bahâeddin Nakşibend (718/1318–791/1389), Hâcegân mirasını hafî zikir, sohbet, hizmet ve ‘halvet der encümen’ ilkeleri etrafında yeniden biçimlendiren; Nakşibendiyye’ye adını veren Buharalı sûfîdir.
Medine
Medine · Suudi Arabistan · Dostu Muhammed Pârsâ'nın 1419'da vefat edip defnedildiği şehir; Hâfî onun kabri için Mısır'dan mezar taşı hazırlatıp diktirdi. İlişkili kişi dosyası Zeynüddin el-Hâfî : Zeynüddin el-Hâfî (1356–1435), Horasan’dan Mısır ve Hicaz’a uzanan tahsil hayatının ardından Zeyniyye’yi kuran; halifeleriyle yolu Anadolu ve Rumeli’ye taşıyan Sühreverdî şeyhidir.
Kahire
Kahire · Mısır · Oğlu Şerâfeddin Îsâ'nın hicret edip 573'te (1177) vefat ettiği ve Mısır Kādirî şeriflerinin ceddi olduğu ülke merkezi. İlişkili kişi dosyası Abdülkādir-i Geylânî : Abdülkādir-i Geylânî (1077-1166), Gîlân’dan Bağdat’a gelerek hadis, fıkıh ve tasavvufta yetişen; medrese, ribat ve vaaz çevresi vefatından sonra Kādiriyye adıyla İslâm dünyasının en geniş irşad ağlarından birine dönüşen âlim-sûfîdir.
Nakşibendiyye'yi Okumak: Kaynaklar ve Yöntem
Risâle-i Kudsiyye, Faslü'l-hitâb ve modern Nakşibendiyye araştırmalarının aynı soruya farklı kanıt türleriyle nasıl cevap verdiğini açıklayan yöntem yazısı.
Mollâ Kabız Yargılaması: İddia, Münazara ve Hüküm
Nev‘îzâde Atâyî'nin kaydı üzerinden Mollâ Kabız'ın görüşleri, ilk münazara, İbn Kemal ve Sa‘dî Efendi'nin katıldığı ikinci oturum ve 934/1527-28'deki hüküm birbirinden ayrılarak incelenir.
Sayfalar 25–32
Muzaffer Ozak Külliyatı · Inkarını libas ile örteceklerini zannederler. Aslında, bu gibi ler insan değil, belki muzır bir hayvandan daha aşağı derekededirler. Böyle olan kişiler; terzinin, berberin, elbisen
Sayfalar 33–39
Muzaffer Ozak Külliyatı · bir tahta parçası üzerinde sağ ve sâlim kaldı. anası boğuldu. Işte, o öksüz yavrunun annesinin ruhunu acıyarak aldım. Allahu zül-celâl tekrar buyurdu: — Yâ Azrail.. Ruhunu sevinere
Sayfalar 51–57
Muzaffer Ozak Külliyatı · den, senin âleme rahmet olduğundandır. Arş ve kürsi, yerler ve gökler, içlerinde bulunan mahlüklar ve bunların cümlesinin hilkatleri ve nimet bulmaları hep senin hürınetindendir. B
Sayfalar 73–80
Muzaffer Ozak Külliyatı · ENVÂR-ÜL-KULÛB (Kalblerin Nurları) DERS: 21 MUNDERECAT! El-Bakara sûre-i celilesinin 186. âyet-i kerimesinin tefsiri- Kur'an-ı aziyı, Levh-i mahfuzda olduğu gibi tertip ve tanzim e
Sayfalar 78–84
Muzaffer Ozak Külliyatı · Bir nigehe talibem, baksa biraz yüzüme Ayağının tozunu çeksem sürme gozüme Mübarek kademini bassa bir kez yüzüme Türabım kapısında billâhi Muhammedin Nûr-u çeşmim Ahmedin. Aşki lay
Sayfalar 81–87
Muzaffer Ozak Külliyatı · o ll Sebilss Ve min-en-nâsi men yeşriy netseh-ubtiga e merdatillahi vallahu râ 'utun bil-ibâd... El-Bakara: 201 (Insanların öylesi vardır ki, Allahu tâlâ'nın rizası uğruna öz nefsi
Sayfalar 93–99
Muzaffer Ozak Külliyatı · öyle ise, ELLi DÖRT' FARZ'1 mutlaka öğrenelim, icabını yerine getirelim, Hakkın rizasına erelim, cennetine girelim ve cemalini görelim. ELLİ DÖRT FARZ şunlardır: bilmek, ria gire o
Sayfalar 114–121
Muzaffer Ozak Külliyatı · man ediyor. Esasen, ittikanın mâ'na ve medlûlü de budur. Ittika, bir müslümanın Haktan hakkıyle korkarak, Allahu teâlâ'nın rizasına muvafık hareket etmesidir. Namazlarını huşû ve h
Sayfalar 112–123
Muzaffer Ozak Külliyatı · yüzünü daima ilm-i Ledünni sahibi ve âşık-ı didâr-ı ilâhi olan kibar-ı Evliyâ'ullah'ın isrinden ve eşiği türabından ayırma yâ Rabbi.. Onların bastıkları toprağın tozu ile alınlarım
Sayfalar 152–159
Muzaffer Ozak Külliyatı · (O gün, biz müttekileri binecekleri bineklerle Rahmanin huzuruna foplayacağız.) Cehennemlik olanlardan kurban kesenlerin, kurbanlarını Allahu teâlâ kabul buyurmayacak ve onlar cehe
Sayfalar 168–176
Muzaffer Ozak Külliyatı · ümmetimin Yahudileridirler. Bunlar, kafalarını traş ettirirler, seslerini yükselterek bağırır gibi Allah'ı zikrederler ve kendilerini ebrâr tarikinden zannederler. Halbuki, bunlar
Sayfalar 173–180
Muzaffer Ozak Külliyatı · Infiri nıfafen ve sıkalen ve câhidû bi-emvaliküm ve enfüsiküm fi sebilillâh zâliküm hayrün leküm in küntüm ta'lemün. Et-Tövbe: 41 (Sizler, gerek hafif ve gerek ağırlıklı olarak kuv