Ara
Menü

Sâbûhî Ahmed Dede

Sâbûhî Ahmed Dede, Bektaşî Kasım Baba çevresinden sonra Konya’da Mevlevî terbiyeye giren; Şam ve Yenikapı meşihatlarında Mesnevî okutan XVII. yüzyıl şairidir.

Doğum
1584
Vefat
1647
Unvan
Şam ve Yenikapı Mevlevîhâneleri şeyhi, şair ve Mesnevîhan

Doğum yeri ve tarih ihtilafı

Kaynaklar ailesinin Tokatlı olduğu konusunda birleşirken Sâbûhî’nin Tokat’ta mı İstanbul’da mı doğduğu hususunda ayrılır. Tez çalışması dolaylı tarihlerden hareketle doğumunu yaklaşık 1584’e yerleştirir; bu tarih kesin kayıt değil araştırma sonucudur.

İki terbiye çevresi

İlk tasavvufî terbiyesini Bektaşî Kasım Baba’dan aldığı, onun vefatından sonra Konya’ya giderek Bostan Çelebi çevresinde Mevlevîliğe intisap ettiği aktarılır. Bu geçiş, XVII. yüzyılda Bektaşî ve Mevlevî çevreleri arasındaki temasın kişi ölçeğinde dikkat çekici bir örneğidir.

Şam ve Yenikapı

Konya’daki çilesinden sonra Şam Mevlevîhânesi’nde, ardından Yenikapı Mevlevîhânesi’nde meşihat yürüttü; Mesnevî okuttu ve irşad faaliyetinde bulundu. Kaynakların görev sürelerinde farklılıklar vardır; Yenikapı’daki uzun meşihatı ortak çekirdektir.

Eserleri ve Dîvânı

Türkçe ve Farsça Dîvânlarının yanında Sâkînâme, Bülbüliyye ve Mesnevî’den seçmelerle ilişkili İhtiyârât-ı Sâbûhî ona nispet edilen başlıca eserlerdir. Türkçe Dîvânı kaside, musammat, gazel, rubâî ve tarihleriyle tenkitli olarak incelenmiştir.

Şairliği ve yetiştirdikleri

Sâbûhî'nin şiirlerinde tasavvufî neşve belirleyicidir; söyleyişi rindâne ve âşıkanedir. Terciibendi, Sâkînâme'si ve bazı gazelleri vahdet-i-vucud">vahdet-i vücûd anlayışını yansıtan metinler olarak öne çıkar. Gazellerindeki dili sade ve akıcıdır. Türkçe şiirlerinde Rûhî-i Bağdâdî, Fuzûlî ve Yûsuf Sîneçâk'in, Farsça manzumelerinde ise Örfî-i Şîrâzî'nin tesiri sezilir. Yaşadığı dönemde şairliğinden çok âlim kişiliğiyle ve İhtiyârât-ı Mesnevî adlı eseriyle tanınmıştır.

Yenikapı'daki uzun meşihatı boyunca devrin şairleriyle yakın temas hâlinde oldu; Nef'î, Nâilî ve Fehîm gibi isimlere hocalık yaptı. 1035'te (1626) hac farîzasını yerine getirdi.

COĞRAFÎ HAFIZA3 coğrafî bağlantıMekân kayıtlarına git →
Koordinatlı mekânŞehir düzeyi3 nokta · 0 kesin koordinat. Kümeye tıklayarak yaklaşın; tek noktadan mekân dosyasını açın.

Ağ ve yol

Eserleri ve metinleri

İlk 2 kayıt gösteriliyor

TARİHÎ KAYIT

Sâkînâme

Divan nüshalarının başında yer alan 113 beyitlik mesnevi, türünün en başarılı örneklerinden sayılır.

Metni gösterMetni daralt

Sâbûhî'nin 113 beyitlik Sâkînâme'si, divan nüshalarının başında ve bazı şiir mecmualarında bulunur. Kısa hacmine rağmen türünün en güzel örneklerinden biri kabul edilir; şair bu mesnevide tasavvufî düşüncelerini yoğun biçimde aktarır. Vahdet-i vücûd anlayışını en açık yansıttığı metinlerden biridir.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı.
TARİHÎ KAYIT

İhtiyârât ve Türkçe Divan

Mesnevî üzerine İhtiyârât adlı bir şerh ve müdevven Türkçe Divan ona nispet edilir.

Metni gösterMetni daralt

Kaynak, Sâbûhî’nin şeyhlik ve Mesnevîhanlık yanında şair ve şârih kimliğini de açıkça kaydeder. Eser adları yazma nüsha ve katalog kayıtlarıyla ayrıca bağlanacaktır.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Uşşâkīzâde İbrahim Hasîb, Zeyl-i Şakāik, s. 350-355.

Kavram dünyası

İlk 3 kayıt gösteriliyor

TARİHÎ KAYIT

Şiirinin beslendiği damarlar

Türkçe şiirlerinde Rûhî-i Bağdâdî, Fuzûlî ve Yûsuf Sîneçâk'in, Farsça şiirlerinde Örfî-i Şîrâzî'nin izi görülür.

Metni gösterMetni daralt

Sâbûhî'nin şiirlerinde esas itibariyle tasavvufî neşve hâkimdir; söyleyişi rindâne ve âşıkanedir. Terciibendinde, Sâkînâme'sinde ve bazı gazellerinde vahdet-i vücûd anlayışını başarıyla yansıttığı görülür. Özellikle gazellerinde dili sade ve akıcıdır. Türkçe şiirlerinde Rûhî-i Bağdâdî, Fuzûlî ve Yûsuf Sîneçâk'in, Farsça şiirlerinde ise İranlı şair Örfî-i Şîrâzî'nin tesiri altında kalmıştır.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı.
TARİHÎ KAYIT

Mevlevî olup başka yollara açık kalmak

Mevlevî olmakla birlikte kendisine yakın gördüğü diğer tarikatlarla ilgisini ve dostluğunu sürdürdü.

Metni gösterMetni daralt

Gençliğinde Eyüp'te aynı mahallede oturan Bektaşî şeyhi Kasım Baba'nın dervişi olan Sâbûhî, 1012'de (1603) Konya'ya giderek Mevlevî yola girdikten sonra da bu açıklığını korudu. Mevlevî olmakla birlikte Mevlevîliğe yakın gördüğü diğer tarikatlara ilgi göstermiş, mensuplarıyla dostluk kurmuştur. Yaşadığı dönemde şairliğinden çok âlim kişiliğiyle tanınmıştır.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı.
TARİHÎ KAYIT

Mesnevî şârihleri arasında anılışı

Türkçe şerh geleneğinde, Mesnevî'nin tamamına ya da bir kısmına şerh yazanlar arasında sayılır.

Metni gösterMetni daralt

Osmanlı'da Farsça edebî metinlere yazılan Türkçe şerhler sayılırken, Mesnevî'nin tamamına veya bir kısmına şerh yazanlar arasında Ahmed Sâbûhî Dede de anılır. Adı bu sıralamada İsmâil Rusûhî Ankaravî, Abdülmecid Sivâsî, Sarı Abdullah Efendi ve Şifâî Mehmed Dede gibi şârihlerle yan yana geçer; böylece eseri, Mevlevî çevrenin yüzyıllara yayılan şerh birikiminin bir halkası sayılmıştır.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı.

Şeyh, halife, aile ve post ağı

ÖNCEKİ POSTToganî DedeToganî Dede'nin 1040/1631'deki vefatı üzerine Sâbûhî Ahmed Dede Yenikapı Mevlevîhânesi postuna tayin edildi.TALEBESİ / HALİFESİYenikapı Şeyhi Hacı Ahmed DedeHacı Ahmed Dede, Sâbûhî Ahmed Dede'nin kārisi ve halefi olarak Yenikapı postuna geçti.TALEBESİ / HALİFESİKārî Ahmed DedeKārî Ahmed Dede, Yenikapı'da Sâbûhî Ahmed Dede yanında Mevlevî terbiyesini tamamladı.DEVAM EDEN BAĞLANTIToganî DedeYenikapı Mevlevîhânesi'nde selefidir; onun 1040 (1630) yılındaki vefatı üzerine meşihat Sâbûhî'ye verildi.DEVAM EDEN BAĞLANTIYenikapı Şeyhi Hacı Ahmed DedeYenikapı Mevlevîhânesi postnişinleri sıralamasında Sâbûhî Ahmed Dede'nin ardından gelen halefidir.ETKİLEDİĞİİlmî Dede el-Mevlevîİhtiyârât-ı Mesnevî, İlmî Dede'nin Şerh-i Cezîre-i Mesnevî'sine nazîre olarak kaleme alınmıştır.

Tekke, türbe ve irşad coğrafyası

İstanbul · TürkiyeYenikapı MevlevîhânesiYenikapı Mevlevîhânesi şeyhi Toganî (Doğanî) Ahmed Dede'nin 1040 (1630) yılındaki vefatının ardından dönemin ileri gelenlerinin ısrarı üzerine III. Ârif Çelebi tarafından buraya şeyh tayin edildi. On sekiz yıla yakın süren meşihatının ardından yine burada vefat etti; mevlevîhânenin postnişinleri sırasında Doğanî Ahmed Dede ile Câmî Ahmed Dede arasında yer alır.Şam · SuriyeŞam MevlevîhânesiÇilesini tamamlayıp dede olmasının ardından 1015 (1606) yılı civarında buraya gönderildi ve Hamza Dede'den feyiz aldı; daha sonra bu mevlevîhâneye şeyh tayin edildi. İhtiyârât-ı Mesnevî adlı eserini 1027'de (1618) burada tamamladı.İstanbul · TürkiyeEyüp Camiiİlk tahsilini ve dinî bilgileri, bu caminin hatibi olan babası Tokadî Mehmed Efendi'den ve babasının yakın çevresinden aldı. Gençlik yıllarını geçirdiği Eyüp, aynı zamanda aynı mahallede oturan Bektaşî şeyhi Kasım Baba'ya derviş olduğu yerdir.

Bu dosyada izlenebilen kaynaklar

Bu liste biyografi, ilişki, anlatı ve mekân kayıtlarında açıkça taşınan kaynak künyelerini bir araya getirir. Paragraf düzeyinde kaynağı belirlenmemiş iddialara sonradan dipnot uydurulmaz.

  1. [1]Uşşâkīzâde İbrahim Hasîb, Zeyl-i Şakāik, s. 350-355
  2. [2]Uşşâkīzâde İbrahim Hasîb, Zeyl-i Şakāik, s. 840-846
  3. [3]Uşşâkīzâde İbrahim Hasîb, Zeyl-i Şakāik, s. 846-851
  4. [4]Uşşâkīzâde İbrahim Hasîb, Zeyl-i Şakāik, s. 351-354
  5. [5]Kişi dosyasının kaynakları — Sâbûhî Ahmed Dede
Ortak kaynak kataloğunu aç →