Ara
Menü

Sa‘dî-i Şîrâzî

Sa'dî-i Şîrâzî (yak. 610-615/1213-1218 – 691/1292), Gülistân ve Bostân 'ın müellifi; gazeli müstakil bir tür olarak mükemmelliğe kavuşturmuş, sözleri atasözüne dönüşmüş ve tesiri Fars edebiyatını aşarak Türk, Urdu ve Batı dünyasına ulaşmıştır.

Vefat
1292
Unvan
Gülistân ve Bostân müellifi, Fars edebiyatının ahlâk ve hikmet şairi

Doğum tarihi meselesi

Şîraz'da dünyaya geldi; doğum tarihiyle ilgili farklı rivayetler vardır.

En önemli işaret, Gülistân'da gençlik döneminde mürebbi ve şeyhi olduğunu belirttiği Ebü'l-Ferec İbnü'l-Cevzî ile ilgili hikâyedir. Bazı araştırmacılar bu zatı Ebü'l-Ferec Cemâleddin İbnü'l-Cevzî (ö. 597/1201) sanarak Sa'dî'nin 577 (1181-82) civarında doğduğunu ileri sürmüştür. Gerçekte ise bu kişi, İbnü'l-Cevzî ile aynı ismi, künye ve lakabı taşıyan torunudur.

Torun İbnü'l-Cevzî de dedesi gibi Bağdat'ta vâizlik ve Müstansıriyye Medresesi'nde müderrislik yapmış, 633'te (1235-36) Dârülhilâfe muhtesibi olmuş, Gülistân'ın telif edildiği 656 (1258) yılında Bağdat'ın istilâsı sırasında Moğollar tarafından öldürülmüştür. Sa'dî'nin gençliği bu hocanın muhtesipliği dönemine rastladığına göre o sırada yaşı yirmi civarında olmalıdır — buna göre 610-615 (1213-1218) yıllarında doğmuştur.

Yaşadığı dönemdeki şöhretine rağmen hayatına dair bilgiler sınırlıdır; eserlerinden hareketle yazılan biyografilerdeki bilgiler de aktarılan tarihî hadiselerle uyuşmadığı için ihtiyatla karşılanmalıdır.

Mahlası

“Sa'dî” mahlasını nasıl aldığı da ihtilâflıdır. Bazı kaynaklara göre Atabeg Sa'd b. Zengî'nin adından gelir; ancak külliyatında Sa'd b. Zengî'yi metheden bir şiiri yoktur ve Bostân'daki bazı beyitlerden şöhretinin Atabeg Ebû Bekir b. Sa'd zamanında başladığı anlaşılır.

İbnü'l-Fuvatî ve Hamdullah el-Müstevfî gibi tarihçiler mahlasın Sa'd b. Ebû Bekir b. Sa'd'a intisabıyla ilgili olduğunu ileri sürer ve araştırmacıların çoğu bu görüşü kabul eder; Gülistân'da Ebû Bekir b. Sa'd'ı andıktan sonra Şehzade Sa'd'ı övmesi ve eseri ona ithaf etmesi bunu destekler.

Tahsili

Atabeg Sa'd b. Zengî'nin mülâzımı olan babasının gözetiminde eğitime başladı. Genç yaşta babasını kaybedince anne tarafından dedesi Mes'ûd b. Muslih el-Fârisî tarafından yetiştirildi.

İlk dinî ve edebî bilgileri Şîraz'da aldıktan sonra 620 (1223) civarında Bağdat'a gidip Nizâmiye Medresesi'nde okudu. Müstansıriyye'de hocalık yapan İbnü'l-Cevzî ile Bostân'da kendisinden söz ettiği Şehâbeddin es-Sühreverdî'den etkilendi. Diğer hocaları bilinmemekle birlikte, o dönemde Nizâmiye'de müderris olan Bahâeddin Zekeriyyâ Mültânî ve diğer âlimlerden de ders almış olmalıdır.

Şîraz'a dönüş

Bağdat'ta tahsilini tamamlayıp 655 (1257) yılında Şîraz'a döndü ve Fars bölgesinin yöneticisi Atabeg Ebû Bekir b. Sa'd'ın şehzadesi Sa'd b. Ebû Bekir'in yakınları arasına katıldı.

Bu hânedan mensuplarından başka, aralarında İlhanlı devlet adamı Atâ Melik Cüveynî ile kardeşi Şemseddin Cüveynî'nin de bulunduğu bazı devlet adamlarını öven şiirler yazdı; hayatını irşad ve halka hizmetle geçirdi.

Hac vazifesini yerine getirip Tebriz yoluyla dönerken Tebriz'de Moğol Hükümdarı Abaka Han ile görüştü ve ondan saygı gördü.

Vefatı

Ömrünün son yıllarını Şîraz'ın kuzeybatısında, şimdi medfun bulunduğu hankahında riyâzet ve ibadetle geçirdi. Ölümüne dair kaynaklarda farklı tarihler verilmişse de son araştırmalarla 27 Zilhicce 691 (9 Aralık 1292) tarihinde öldüğü tesbit edilmiştir. Zamanla harap olan mezarı ve hankahı Kerim Han Zend tarafından 1180'de (1766) yeniden yaptırılmıştır.

Seyahatleri: hangisi gerçek?

Gerek kendi eserlerinden gerekse kaynaklardan Hicaz, Şam, Lübnan ve Anadolu'ya gittiği anlaşılmaktadır.

Buna karşılık eserlerinde — özellikle Gülistân'da — Kâşgar, Doğu Türkistan, Belh, Sûmenât, Mısır, Habeşistan, Ermenistan ve Çin gibi yerlere gittiğine dair bilgiler ve bu çerçevede anlattığı hikâyeler tarihî hadiselerle örtüşmediği için şairane hayal ürünü olduğu ileri sürülmektedir.

Dili ve şiiri

VI ve VII. (XII-XIII.) yüzyıl şairlerinin aksine bütün şiirlerinde bilinen ve yaygın kullanılan kelimeleri tercih etmiştir; şiirlerinde Arapça terkip ve cümleler Senâî, Enverî ve Hâkānî'ninki kadar yaygın değildir. Eserlerinde Farsçadaki Türkçe kelimelere de yer verir.

Şiir ve nesrinin en bâriz özelliği akıcı ve sehl-i mümteni' olmasıdır — kolay görünüp benzeri söylenemeyen söz.

Yaşadığı dönemde yaygın nazım şekli olan gazeli müstakil bir edebî tür olarak mükemmelliğe kavuşturmuştur; divanında âşıkane gazeller çoğunluktadır. Manzum ve mensur eserlerinde Farsçada eskiden beri kullanılan atasözlerinden faydalanmış, buna karşılık toplumun düşünce ve isteklerine tercüman olan özlü sözleri de atasözü hâline gelerek günümüze kadar kullanılagelmiştir.

Tesiri

Henüz hayattayken büyük bir şöhret kazandı: İran dışında yaşayan Emîr Hüsrev-i Dihlevî ve Hasan Dihlevî gibi çağdaşı şairler gazellerinde onun üslûbunu takip etti. Hayatının sonlarında Aksaray'da yaşayan Seyf-i Fergānî bazı şiirlerine nazîreler yazmış ve hakkında methiyeler söylemiştir.

Tesiri sadece Fars edebiyatıyla sınırlı kalmamış, Türk ve Urdu edebiyatlarıyla Batı dünyasında da önemli izler bırakmıştır.

Mezhebi

Dindar bir ailede yetişip İslâmî ilimleri tahsil eden Sa'dî'nin hangi mezhebi benimsediği kesin bilinmemekle birlikte Sünnî olduğunu söylemek mümkündür.

Külliyyât

Manzum ve mensur eserleri Külliyyât adı altında toplanmıştır; bunu ilk defa kimin gerçekleştirdiği bilinmemektedir, ancak Gülistân ve Bostân gibi kitapların yanında diğer eserlerini de bizzat Sa'dî'nin bir araya getirdiği muhakkaktır.

Mevcut tertip Ali b. Ahmed b. Ebû Bekr-i Bîsütûn tarafından 726 (1326) ve 734 (1333) yıllarında yapılmıştır; Bîsütûn'un ifadesine göre Külliyyât daha önce bir başkası tarafından on altı kitap ve altı-yedi risâle olacak şekilde derlenmişti.

COĞRAFÎ HAFIZA9 coğrafî bağlantıMekân kayıtlarına git →
Koordinatlı mekânŞehir düzeyi9 nokta · 0 kesin koordinat. Kümeye tıklayarak yaklaşın; tek noktadan mekân dosyasını açın.

Ağ ve yol

Hayatından kayıtlar

İlk 6 kayıt gösteriliyor

BİYOGRAFİK KAYIT

Aynı adı taşıyan iki hoca

Doğum tarihini yirmi yıl kaydıran karışıklık.

Metni gösterMetni daralt

Gülistân'da gençliğinde mürebbi ve şeyhi olduğunu söylediği Ebü'l-Ferec İbnü'l-Cevzî'yi bazı araştırmacılar meşhur Cemâleddin İbnü'l-Cevzî (ö. 597/1201) sanmış ve Sa'dî'nin 577 (1181-82) civarında doğduğunu ileri sürmüştür.

Gerçekte bu kişi, meşhur âlimle aynı ismi, künye ve lakabı taşıyan torunudur; Müstansıriyye müderrisi ve 633'ten (1235-36) itibaren Dârülhilâfe muhtesibi olan bu zat, Gülistân'ın yazıldığı yıl Bağdat'ın istilâsında Moğollarca öldürülmüştür.

Çerçeve. Düzeltme doğum tarihini yaklaşık kırk yıl kaydırır: 610-615 (1213-1218).

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Sa'dî, Külliyyât, s. 80 (Gülistân); TDV İslâm Ansiklopedisi, “Sa'dî-i Şîrâzî”, c. 35.
BİYOGRAFİK KAYIT

Mahlasın kaynağı

Hangi Sa'd'dan geldiği tartışması.

Metni gösterMetni daralt

Bazı kaynaklara göre “Sa'dî” mahlası Atabeg Sa'd b. Zengî'nin adından gelir. Ancak külliyatında bu hükümdarı metheden bir şiir yoktur ve Bostân'daki beyitlerden şöhretinin oğlu Ebû Bekir b. Sa'd zamanında başladığı anlaşılır.

İbnü'l-Fuvatî ve Hamdullah el-Müstevfî mahlasın Sa'd b. Ebû Bekir b. Sa'd'a intisabıyla ilgili olduğunu söyler; araştırmacıların çoğu bunu kabul eder. Gülistân'ı bu şehzadeye ithaf etmesi de bunu destekler.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: İbnü'l-Fuvatî; Hamdullah el-Müstevfî.
BİYOGRAFİK KAYIT

Abaka Han ile görüşme

Hac dönüşü Tebriz'de Moğol hükümdarının huzurunda.

Metni gösterMetni daralt

Hac vazifesini yerine getirip Tebriz yoluyla dönerken Moğol Hükümdarı Abaka Han ile görüştü ve ondan saygı gördü.

Çerçeve. Bu görüşmenin kaydı Külliyyât'ında Mülâkāt-ı Şeyh bâ Abaka Han adıyla ayrı bir risâle olarak yer alır. Aynı dönemde İlhanlı devlet adamları Atâ Melik Cüveynî ve kardeşi Şemseddin Cüveynî için de şiirler yazmıştır.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Sa'dî, Külliyyât, s. 919-921 (Mülâkāt-ı Şeyh bâ Abaka Han).
BİYOGRAFİK KAYIT

Gitmediği ülkeler

Kâşgar'dan Çin'e uzanan seyahatlerin şairane hayal olması.

Metni gösterMetni daralt

Eserlerinden Hicaz, Şam, Lübnan ve Anadolu'ya gittiği anlaşılır. Buna karşılık özellikle Gülistân'da Kâşgar, Doğu Türkistan, Belh, Sûmenât, Mısır, Habeşistan, Ermenistan ve Çin'e gittiğine dair bilgiler ve hikâyeler vardır.

Çerçeve. Bunların tarihî hadiselerle örtüşmemesi sebebiyle şairane hayal ürünü olduğu ileri sürülmektedir. Gülistân bir seyahatnâme değil, hikâye çerçevesi kuran bir ahlâk kitabıdır.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Sa'dî-i Şîrâzî”, c. 35, s. 405-407.
BİYOGRAFİK KAYIT

Beş asır sonra onarılan mezar

Kerim Han Zend'in 1766'daki inşası.

Metni gösterMetni daralt

Ömrünün son yıllarını Şîraz'ın kuzeybatısındaki hankahında riyâzet ve ibadetle geçirdi ve oraya defnedildi. Zamanla harap olan mezarı ve hankahı Kerim Han Zend tarafından 1180'de (1766) yeniden yaptırılmıştır.

Çerçeve. Ölüm tarihi de uzun süre ihtilâflı kalmış, ancak son araştırmalarla 27 Zilhicce 691 (9 Aralık 1292) olarak tesbit edilmiştir.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Sa'dî-i Şîrâzî”, c. 35, s. 405-407.
BİYOGRAFİK KAYIT

Aksaray'dan gelen nazîreler

Seyf-i Fergānî'nin daha o hayattayken yazdıkları.

Metni gösterMetni daralt

Henüz hayattayken büyük şöhret kazandı: İran dışında yaşayan Emîr Hüsrev-i Dihlevî ve Hasan Dihlevî gazellerinde onun üslûbunu takip etti.

Hayatının sonlarında Aksaray'da yaşayan Seyf-i Fergānî bazı şiirlerine nazîreler yazmış ve hakkında methiyeler söylemiştir — Anadolu'daki tesirinin ilk kaydı budur.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Sa'dî-i Şîrâzî”, c. 35, s. 405-407.

Eserleri ve metinleri

İlk 5 kayıt gösteriliyor

TARİHÎ KAYIT

Gülistân

Fars edebiyatının şaheserlerinden; nazım-nesir karışık ahlâk kitabı.

Metni gösterMetni daralt

Fars edebiyatının şaheserlerinden; Sa'dî'nin bilgi ve tecrübesini belâgat ve fesahatle yoğurup yazıya döktüğü, Farsça ve Arapça şiirleriyle karışık mensur bir eserdir.

Bostân gibi birçok baskısı yapılmış ve çeşitli dillere çevrilmiştir. Türkçe edebiyatta üzerine şerhler yazılmış; Lâmiî Çelebi 1505'te dîbâcesinin şerhini kaleme almıştır.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Sa'dî, Gülistân (656/1258).
TARİHÎ KAYIT

Bostân (Sa'dînâme)

İdeal dünyanın nasıl olması gerektiğini anlatan manzum eser.

Metni gösterMetni daralt

Eserde Sa'dî idealize ettiği dünyanın nasıl olması gerektiğini anlatır. Külliyyât içinde ve müstakil olarak birçok defa basılmış, Türkçe başta olmak üzere çeşitli dillere çevrilmiş ve üzerine şerhler yazılmıştır.

Bağdat'taki hocalarından Şehâbeddin es-Sühreverdî'den bu eserde söz eder; şöhretinin Atabeg Ebû Bekir b. Sa'd zamanında başladığı da yine buradaki beyitlerden anlaşılır.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Sa'dî, Bostân.
TARİHÎ KAYIT

Kasideleri ve mersiyeleri

Arapça ve Farsça kasideler; Mu'tasım-Billâh mersiyesi.

Metni gösterMetni daralt

Kasâyid-i Arabî, 700 beyit civarında medih ve nasihatle Mu'tasım-Billâh'a mersiye olarak yazılmış uzun bir kasideden ibarettir. Kasâyid-i Fârsî ise vaaz, nasihat ve tevhidin yanı sıra zamanın hükümdar, vezir ve ileri gelenleri için yazılmış kasidelerden oluşur.

Merâsî, Mu'tasım-Billâh, Ebû Bekir b. Sa'd, Sa'd b. Ebû Bekir ve diğerleri için yazılmış mersiyelerle, hâmisi Atabeg Sa'd adına kaleme alınmış son derece etkili bir terciibendi içerir.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Sa'dî, Kasâyid-i Arabî; Kasâyid-i Fârsî; Merâsî.
TARİHÎ KAYIT

Nasîhatü'l-mülûk ve risâleleri

Hükümdarlara öğüt, akıl-aşk risâlesi ve beş meclis.

Metni gösterMetni daralt

Nasîhatü'l-mülûk, bir dostunun isteği üzerine hükümdarlara öğüt vermek amacıyla kaleme alınmış, nazımla karışık bir risâledir. Risâle-i Akl u Işk, Sa'deddin Netanzî'nin akıl ve aşkla ilgili sorusuna sade bir dille verdiği cevaptır. Risâle-i Enkiyânû ise yöneticilere davranış konusunda verilen öğütlerden ibarettir.

Mecâlis-i Pencgâne, muhtemelen vaazlarından oluşan, âyet ve hadislerden faydalanılarak yazılmış beş meclistir. Risâle-i Selâse ise üç metni bir arada verir; bunlardan biri Abaka Han ile görüşmesinin kaydıdır.

Kaynak bir uyarı düşer: Külliyyât'taki bazı risâlelerin Sa'dî'nin telifi mi yoksa ondan aktarılan rivayetler mi olduğu kesin bilinmemektedir.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Sa'dî, Külliyyât (mensur kısım).
TARİHÎ KAYIT

Gazel defterleri ve Hubsiyyât

Tayyibât, Bedâyi', Havâtîm — ve hezel tarzındaki şiirler.

Metni gösterMetni daralt

Gazelleri Tayyibât, Bedâyi', Havâtîm ve Gazeliyyât-ı Kadîm adlı defterlerde toplanır. Ayrıca Mülemma'ât ve Müsellesât, Tercî'ât, Rubâ'iyyât ve Müfredât vardır.

Sâhibiyye, Farsça ve Arapça kıtalardan oluşur ve şiirlerin çoğu Sâhibdîvân Şemseddin Cüveynî'ye methiye olduğu için bu adı alır. Hubsiyyât (Habîsât) ise hezel tarzı şiirlerden meydana gelir — Gülistân ve Bostân'ın ahlâkçı müellifinin az bilinen öbür yüzü.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Sa'dî, Külliyyât (manzum kısım).

Kavram dünyası

İlk 4 kayıt gösteriliyor

TARİHÎ KAYIT

Sehl-i mümteni'

Kolay görünüp benzeri söylenemeyen söz.

Metni gösterMetni daralt

Şiir ve nesrinin en bâriz özelliği akıcı ve sehl-i mümteni' olmasıdır: sade göründüğü hâlde taklidi imkânsız söz.

Bunu sağlayan tercih açıktır: çağdaşlarının aksine bilinen ve yaygın kullanılan kelimeleri seçmiş, Arapça terkiplere Senâî, Enverî ve Hâkānî kadar yer vermemiş, hatta Farsçadaki Türkçe kelimeleri de kullanmıştır.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Sa'dî-i Şîrâzî”, c. 35, s. 405-407.
TARİHÎ KAYIT

Gazelin olgunlaşması

Müstakil bir edebî tür olarak mükemmelliğe kavuşturulması.

Metni gösterMetni daralt

Yaşadığı dönemde yaygın nazım şekli olan gazeli müstakil bir edebî tür olarak mükemmelliğe kavuşturmuştur; divanında âşıkane gazeller çoğunluktadır.

Bu, kaside gölgesinde kalan bir şeklin kendi başına ayakta durmasıdır ve sonraki Fars ile Türk şiirinin ana damarını belirlemiştir. Külliyâtında gazelleri Tayyibât, Bedâyi', Havâtîm ve Gazeliyyât-ı Kadîm gibi ayrı defterler hâlinde toplanır.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Sa'dî-i Şîrâzî”, c. 35, s. 405-407.
TARİHÎ KAYIT

Atasözüne dönüşen söz

Halkın diline geçen mısralar.

Metni gösterMetni daralt

Manzum ve mensur eserlerinde Farsçada eskiden beri yaygın atasözlerinden faydalanmıştır. Bunun karşılığı da olmuştur: toplumun düşünce ve isteklerine tercüman olan özlü sözleri atasözü hâline gelerek günümüze kadar kullanılagelmiştir.

Tesiri Fars edebiyatıyla sınırlı kalmamış, Türk ve Urdu edebiyatlarıyla Batı dünyasında da iz bırakmıştır.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Sa'dî-i Şîrâzî”, c. 35, s. 405-407.
TARİHÎ KAYIT

Külliyyât tertibi

Eserlerin bir arada toplanması ve Bîsütûn'un düzenlemesi.

Metni gösterMetni daralt

Manzum ve mensur eserleri Külliyyât adı altında toplanmıştır; bunu ilk defa kimin yaptığı bilinmemekle birlikte, eserlerini bizzat Sa'dî'nin bir araya getirdiği muhakkaktır.

Mevcut tertip Ali b. Ahmed b. Ebû Bekr-i Bîsütûn tarafından 726 (1326) ve 734 (1333) yıllarında yapılmıştır. Bîsütûn'a göre külliyat daha önce bir başkasınca on altı kitap ve altı-yedi risâle olacak şekilde derlenmişti. En önemli neşirleri Abbas İkbâl-i Âştiyânî, Muhammed Ali Fürûgī ve Hasan-ı Enverî'ye aittir.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Sa'dî, Külliyyât, s. 923-925 (Bîsütûn'un mukaddimesi).

Tekke, türbe ve irşad coğrafyası

Şîraz · İranSa'dî Türbesi (Sa'diyye)Ömrünün son yıllarını riyâzet ve ibadetle geçirdiği hankah ve defnedildiği yer; Şîraz'ın kuzeybatısındadır. Harap olan mezar ve hankah Kerim Han Zend tarafından 1766'da yeniden yaptırılmıştır. İlişkili kişi dosyası Sa‘dî-i Şîrâzî : Sa‘dî-i Şîrâzî, akıcı nesri, hikmetli hikâyeleri ve gazelleriyle Fars edebiyatını; Gülistân ve Bostân’ın yüzyıllar süren tedrisiyle Osmanlı ahlâk ve tasavvuf kültürünü derinden etkiledi.Şîraz · İranŞîrazDoğduğu, ilk dinî ve edebî bilgileri aldığı ve 1257'de Bağdat'tan dönüp Salgurlu sarayının yakınları arasına katıldığı şehir. İlişkili kişi dosyası Sa‘dî-i Şîrâzî : Sa‘dî-i Şîrâzî, akıcı nesri, hikmetli hikâyeleri ve gazelleriyle Fars edebiyatını; Gülistân ve Bostân’ın yüzyıllar süren tedrisiyle Osmanlı ahlâk ve tasavvuf kültürünü derinden etkiledi.Bağdat · IrakNizâmiye Medresesi620 (1223) civarında gidip öğrenim gördüğü medrese; Şehâbeddin es-Sühreverdî'den ve Müstansıriyye müderrisi İbnü'l-Cevzî'den etkilendi. İlişkili kişi dosyası Sa‘dî-i Şîrâzî : Sa‘dî-i Şîrâzî, akıcı nesri, hikmetli hikâyeleri ve gazelleriyle Fars edebiyatını; Gülistân ve Bostân’ın yüzyıllar süren tedrisiyle Osmanlı ahlâk ve tasavvuf kültürünü derinden etkiledi.Tebriz · İranTebrizHac dönüşünde uğrayıp Moğol Hükümdarı Abaka Han ile görüştüğü ve saygı gördüğü şehir. İlişkili kişi dosyası Sa‘dî-i Şîrâzî : Sa‘dî-i Şîrâzî, akıcı nesri, hikmetli hikâyeleri ve gazelleriyle Fars edebiyatını; Gülistân ve Bostân’ın yüzyıllar süren tedrisiyle Osmanlı ahlâk ve tasavvuf kültürünü derinden etkiledi.Mekke · Suudi ArabistanMekkeHac vazifesini yerine getirdiği şehir; dönüş yolu Tebriz üzerinden olmuştur. İlişkili kişi dosyası Sa‘dî-i Şîrâzî : Sa‘dî-i Şîrâzî, akıcı nesri, hikmetli hikâyeleri ve gazelleriyle Fars edebiyatını; Gülistân ve Bostân’ın yüzyıllar süren tedrisiyle Osmanlı ahlâk ve tasavvuf kültürünü derinden etkiledi.Dımaşk · SuriyeŞam (Dımaşk)Eserlerinden ve kaynaklardan gittiği anlaşılan yerlerden; Hicaz, Lübnan ve Anadolu ile birlikte doğrulanabilen seyahatleri arasındadır. İlişkili kişi dosyası Sa‘dî-i Şîrâzî : Sa‘dî-i Şîrâzî, akıcı nesri, hikmetli hikâyeleri ve gazelleriyle Fars edebiyatını; Gülistân ve Bostân’ın yüzyıllar süren tedrisiyle Osmanlı ahlâk ve tasavvuf kültürünü derinden etkiledi.Aksaray · TürkiyeAksarayHayatının sonlarında burada yaşayan Seyf-i Fergānî, şiirlerine nazîreler yazmış ve hakkında methiyeler söylemiştir — Anadolu'daki tesirinin ilk kaydı. İlişkili kişi dosyası Sa‘dî-i Şîrâzî : Sa‘dî-i Şîrâzî, akıcı nesri, hikmetli hikâyeleri ve gazelleriyle Fars edebiyatını; Gülistân ve Bostân’ın yüzyıllar süren tedrisiyle Osmanlı ahlâk ve tasavvuf kültürünü derinden etkiledi.Multan · PakistanMultanBağdat'ta ders almış olabileceği Nizâmiye müderrisi Bahâeddin Zekeriyyâ Mültânî'nin merkezi. İlişkili kişi dosyası Sa‘dî-i Şîrâzî : Sa‘dî-i Şîrâzî, akıcı nesri, hikmetli hikâyeleri ve gazelleriyle Fars edebiyatını; Gülistân ve Bostân’ın yüzyıllar süren tedrisiyle Osmanlı ahlâk ve tasavvuf kültürünü derinden etkiledi.Delhi · HindistanDelhiGazellerinde üslûbunu takip eden çağdaşları Emîr Hüsrev-i Dihlevî ve Hasan Dihlevî'nin şehri; Urdu edebiyatındaki tesirinin kapısı. İlişkili kişi dosyası Sa‘dî-i Şîrâzî : Sa‘dî-i Şîrâzî, akıcı nesri, hikmetli hikâyeleri ve gazelleriyle Fars edebiyatını; Gülistân ve Bostân’ın yüzyıllar süren tedrisiyle Osmanlı ahlâk ve tasavvuf kültürünü derinden etkiledi.