ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
60 sonuç · “Nûr”
01Nûrbahşiyye
İshak Huttalânî–Muhammed Nûrbahş hattında gelişen; sonraki dönemde kendine özgü siyasî ve itikadî yönler kazanan kol.
Nûriyye
Abdülahad Nûrî'ye nispet edilen, Şemsiyye-Sivâsiyye içinden gelişen İstanbul merkezli Halvetî şube.
Nûriyye
Nûreddin Habîbullah el-Hadîsî'ye nispet edilen Rifâî kolu.
Nûriyye Melâmîliği
Muhammed Nûru'l-Arabî'nin on dokuzuncu yüzyılda Rumeli'de geliştirdiği; Nakşibendî eğitim, Ekberî irfan ve Melâmî tavrı tevhid mertebeleri etrafında birleştiren çevre.
Bengal Çiştî Hankahları
Ahî Sirâc, Nûr Kutb-i Âlem ve Eşref Cihangîr-i Simnânî çevreleriyle Bengal ve Bihâr'da gelişen bölgesel ağ; tek kuruculu kol değildir.
Cerrâhiyye
Nûreddin Cerrâhî'ye nispet edilen; İstanbul Karagümrük'teki âsitâne çevresinde teşekkül eden Halvetî-Ramazânî kolu.
Kübreviyye
Necmeddîn-i Kübrâ'nın Hârizm'deki irşad halkasında şekillenen; zikir, mücâhede, müşâhede ve renk-nur tecrübesini sistemli biçimde yorumlayan, halifeleriyle geniş bir coğrafyaya yayılan tasavvuf yolu.
Nûreddin Ali b. Abdullah et-Tavâşî
Yemen'de yayılan Tavâşiyye nispetinin pîri.
Nûreddin Cerrâhî (Muhammed Nûreddin)
Nûreddin Cerrâhî (İstanbul – 9 Zilhicce 1133/1 Ekim 1721); Halvetiyye-Ramazâniyye'nin Cerrâhiyye kolunun pîri . Mısır kadılığına giderken vedalaşmak için uğradığı tekkede intisap edip vazifeden vazgeçmiş; Karagümrük'te adına kurulan âsitânede on sekiz yıl irşad etmiştir.
Nûreddin Habîbullah el-Hadîsî
Nûreddin Habîbullah Hadîsî (Hudeysî), Rifâiyye içinde Nûriyye ve Hadîsiyye adlarıyla anılan irşad hattının kendisine nispet edildiği şeyhtir.
Nûreddinzâde Muslihuddin Mustafa Nûrî
Nûreddinzâde Muslihuddin Mustafa Nûrî (908/1502–Zilkade 981/Şubat 1574), Filibe çevresinde doğmuş; Sofyalı Bâlî'nin yanında yetişerek Tatarpazarı ve İstanbul'da irşad yürütmüştür.
Nûrüddîn Ali b. Muhammed İbn Gānim el-Makdisî
Nûrüddîn Ali b. Muhammed İbn Gānim el-Makdisî (1514–1596), Kahire’de yetişen büyük Hanefî fakihlerinden; kıraat, tecvid, hadis, tefsir, kelâm ve Arap dili alanlarında eser veren müderristir. Son yıllarında Kerîmüddin el-Halvetî vasıtasıyla Halvetiyye’ye intisap etmiştir.
Abdurrahman Ali Nûreddin
Abdurrahman Ali Nûreddin, Ahmed el-Bedevî’nin ilk halifesi Abdül‘âl b. Fakih’ten sonra Tanta’daki merkez postunu üstlenen; Bedeviyye’nin kurucu kuşaktan sonraki hizmet ve irşad sürekliliğini temsil eden üçüncü postnişindir.
Abdülahad Nûrî Sivâsî
Abdülahad Nûrî Sivâsî (1594/95-1651), Abdülmecid Sivâsî’nin ilmî ve tasavvufî terbiyesinde yetişen; Midilli’den İstanbul’a uzanan irşadı, Mehmed Ağa Tekkesi, selâtin camilerindeki vaazları, Kadızâdelilere karşı kaleme aldığı risaleleri ve Dîvân-ı İlâhiyyât’ıyla Sivâsiyye’nin Nûriyye koluna adını veren mutasavvıf, vâiz ve şairdir.
Abdülahad Nûrîzâde Şeyh Mustafa Efendi
Abdülahad Nûrîzâde Şeyh Mustafa Efendi (1636-1691), babası Abdülahad Nûrî Sivâsî’nin terbiyesinde yetişen; onun vefatından sonra yaklaşık kırk yıl Mehmed Ağa Zâviyesi postunu taşıyarak Sivâsî-Nûrî irşad ve kurum hafızasını sürdüren Halvetî şeyhidir.
Abdülfettah Efendi Tennûrî
Abdülfettah Efendi Tennûrî (ö. 984/1577), Zeynelibâd Efendi’nin küçük kardeşidir. İstanbul, Dimetoka, Kastamonu ve Ankara medreselerindeki görevlerinden sonra Şam müftülüğüne yükselmiştir.
Abdülkerîm el-Cîlî
Abdülkerîm el-Cîlî (1365/66-1428), Yemen’de Şerefüddin el-Cebertî’nin terbiyesinde yetişen; Kādirî aidiyetini İbnü’l-Arabî’nin metafizik mirasıyla buluşturan ve insan-ı kâmil öğretisini kapsamlı bir sistem halinde açıklayan âlim, şair ve mutasavvıftır.
Abdülmü’min Efendi
Abdülmü’min Efendi (ö. 1004/1595), Bosna’dan İstanbul’a gelerek Nûreddinzâde’nin yanında Halvetî terbiyesini tamamlamış; Tercüman Yûnus Zâviyesi’nde irşad yürütüp Vizeli Ömer Efendi’yi yetiştirmiş şeyhtir.
Abdüsselâm eş-Şeybânî es-Sa‘dî
Abdüsselâm eş-Şeybânî es-Sa‘dî (ö. 1165/1752), Şam'dan İstanbul'a gelerek Koska'daki Sa‘dî Âsitânesi'nin postnişini olan; Ayasofya'daki Sa‘dî görünürlüğünde rol oynayan ve oğlu Gālib Behcetüddin ile süren Abdüsselâmiyye/Selâmiyye koluna adını veren şeyhtir.
Nûr
Işık ve aydınlık. Allah’ın güzel isimlerinden biri olarak varlığı açığa çıkaran ve idraki mümkün kılan ilâhî aydınlığı ifade eder. Tasavvufî kullanım Nûr; iman, bilgi, keşif, kalp aydınlığı ve ilâhî tecelli için temel bir semboldür. Sûfîler maddî ışık ile mânevî nuru birbirinden ayırır; görülen renk ve ışık tecrübelerini de her zaman kesin hakikat ölçüsü saymaz. Nûr-ı Muhammedî , tecelli ve zulmet maddeleriyle birlikte okunmalıdır.
cebelünnûr
Müslümanlara en doğru yolu gösteren vahiy nurunun indiği, Mekke’nin kuzeydoğusunda Kâbe’ye 5 km uzaklıkta bulunan Hira Dağı için kullanılan yaygın ad.
nûre’d-dîn
Kırım hanlarınm küçük veliahtı; büyüğüne kalgay deniliyordu.
nûr-ı vücûd
nûr-ı vücûd a. (jjaj jy) tas. “Vücûd-ı mutlak” (bk. bu madde) için kullanılan terim.
nûrü’l-envâr
tas. Tasavvuf inancında Allah için kullanılan terim.
Nûreddin Cerrâhî Âsitânesi
Karagümrük, İstanbul · Türkiye · Cerrâhiyye'nin merkez tekkesi ve pîr makamı. Konum yaklaşıktır. İlişkili kişi dosyası Seyyid Mehmed Rızâeddin Yaşar Efendi : Seyyid Mehmed Rızâeddin Yaşar Efendi (1845–1913), Abdülaziz Zihnî’nin oğlu; hat, klasik ilimler ve Farsça tahsilinin ardından Kapıağası Tekkesi ile Cerrâhiyye Âsitânesi’nde hizmet eden ve on altı halife yetiştiren şeyhtir.
Nûreddin Cerrâhî Dergâhı Türbesi
Karagümrük, İstanbul · Türkiye · 1985'te yirminci türbedar ve postnişin olarak göreve başladığı, on dört yıl irşad ettiği ve 21 Şubat 1999'da vefat edince defnedildiği yer. Konum yaklaşıktır. İlişkili kişi dosyası Sefer Dal : Safer Dal (1926–1999), Fahreddin Erenden ve Muzaffer Ozak halkasında yetişen; Cerrâhî Âsitânesi postnişinliği, tekke mûsikisi arşivi ve eserleriyle yakın dönem irşad mirasını taşıyan şeyhtir.
Sertarikzâde Tekkesi
İstanbul · Türkiye · XVIII. yüzyılın ilk yarısında kurduğu iki tekkeden biri; 1925'te hâlâ faaldi. Konum yaklaşıktır. İlişkili kişi dosyası Sertarîkzâde Mehmed Emin Efendi : Sertarîkzâde Mehmed Emin Efendi (1687–1759), Nûreddin Cerrâhî’nin üçüncü halifesi; Kumrulu, Otlukçu, Pazar ve Rumelihisarı çevrelerinde eğitim, irşad ve âyin hizmeti yürüten âsitâne postnişinidir.
Nûreddin Cerrâhî Âsitânesi
Karagümrük, İstanbul · Türkiye · Cerrâhiyye'nin merkez tekkesi ve pîr makamı. Konum yaklaşıktır. İlişkili kişi dosyası Moravî Mehmed Emin Efendi : Moravî Mehmed Emin Efendi (1730–1794), Anabolu’da intisap edip İstanbul’da Sertarîkzâde yanında yetişen; 1782 yangınından sonra Cerrâhî Âsitânesi’ni yeniden kuran postnişindir.
Yahyâ Efendi Dergâhı
İstanbul · Türkiye · Sultan Abdülmecid'in iradesiyle türbedar tayin edildiği, Perşembe günleri hatm-i hâcegân ve zikir icra ettiği dergâh; sandukası ve levhaları da burada anlatılır. İlişkili kişi dosyası Muhammed Nûrî Şemseddin Efendi : Muhammed Nûrî Şemseddin Efendi (1801–1864), Kayserili Muhammed Said Efendi’den Nakşibendî terbiyesi alan; Yahyâ Efendi Dergâhı’nda türbedarlık ve irşad hizmeti yürüten vaiz ve müelliftir.
Butnân
Berka, Defne bölgesi · Libya · 1862'de doğduğu yer; I. Dünya Savaşı yıllarında Nûri Paşa ile görüşmek üzere yine buraya gitti. İlişkili kişi dosyası Ömer el-Muhtâr : Ömer el-Muhtâr (1862–1931), Senûsî zâviyelerinde yetişen bir eğitimci ve şeyh; Cebelülahdar kabilelerini teşkilatlandırarak İtalyan işgaline karşı Libya direnişini yöneten bağımsızlık önderidir.
Nûreddin Cerrâhî Âsitânesi ve Türbesi
Karagümrük, İstanbul · Türkiye · Cerrâhiyye'nin merkez tekkesi ve pîr makamı; kolun postnişinleri burada medfundur. Konum yaklaşıktır. İlişkili kişi dosyası Şeyh Abdullah b. Fâzıl Ali Efendi : Abdullah b. Fâzıl Ali Efendi, Sefîne-i Evliyâ’nın kısa kaydına göre Nûreddîn-i Cerrâhî ser-tarîkıydı ve Eyüp’teki Şeyh Râşid Efendi Dergâhı’na defnedildi.
Sûlikān köyü
Rey / Tahran · İran · Şâhruh'un ölümünden (850/1447) sonra serbest kalıp yerleştiği ve 14 Rebîülevvel 869'da (14 Kasım 1464) vefat ettiği köy; hayatının son dönemini burada geçirmiştir. Konum yaklaşıktır. İlişkili kişi dosyası Muhammed Nûrbahş : Muhammed Nûrbahş, İshak Huttalânî çevresindeki Kübrevî terbiyesi, mehdîlik iddiası etrafındaki siyasî gerilimler ve sonraki Nurbahşiyye kollarıyla XV. yüzyıl İran tasavvuf tarihinin tartışmalı ismidir.
Kabri (yeri kaybolmuş)
Ustrumca (Strumica) · Kuzey Makedonya · 1874'te yerleştiği ve 29 Cemâziyelâhir 1305'te (13 Mart 1888) vefat edip öldüğü odaya defnedildiği ev. Sonradan yapılan türbe harap olmuş, yerine postahane inşa edilmiş, o da yıkılınca kabrin yeri tamamen kaybolmuş; mensupları işaret olarak buraya bir ağaç dikmiştir. Konum şehre göre yaklaşıktır.
Tripolis (Tripoli)
Arkadia · Yunanistan · Mora'da açtığı iki tekkeden ikincisi; 1820-1821'e kadar Cerrâhiyye'nin elinde kalmıştır. İlişkili kişi dosyası Moravî Yahyâ Şerefeddin Efendi : Moravî Yahyâ Şerefeddin Efendi (1650–1770), saray hizmetinden Nûreddin Cerrâhî’ye intisap eden; Anabolu merkezli kırk beş yıllık irşadıyla Cerrâhiyye’yi Mora’da yayan ve 1770’te âsitâne postuna geçen şeyhtir.
Akşemseddin Türbesi, Göynük
Bolu · Türkiye · 863 Rebîülâhirinin sonunda (Şubat 1459) vefat edip defnedildiği yer; türbe vefatından beş yıl kadar sonra yapılmış, sandukası üzerindeki yazı oğlu Mehmed Sâdullah'a aittir. Oğullarından Mehmed Sâdullah ve Nûrullah da burada yatar. Kapı üzerindeki inşa kitâbesi vefat tarihini doğrular.
Nûreddin Cerrâhî Âsitânesi
Karagümrük, İstanbul · Türkiye · Cerrâhiyye'nin merkez tekkesi ve pîr makamı. Konum yaklaşıktır. İlişkili kişi dosyası Mehmed Ârif Dede Efendi : Mehmed Ârif Dede (1752–1823), Anabolu’daki Cerrâhî çevresinde doğup İstanbul’da yetişen; devlet hizmeti, Mora’daki tekke vakıfları ve Cerrâhî Âsitânesi postnişinliğini bir arada yürüten şeyhtir.
Melâmîlik: Üç Devre, Ortak Bir Tavır
Kassâriyye, Bayrâmî Melâmîliği ve Nûriyye arasındaki devamlılık ve farklar üzerine iki kaynağın birlikte ve kaynak türleri ayrılarak okunmasına dayalı editoryal dosya.
Seyyid Muhammed Nûru'l-Arabî'nin Hayat Haritası
1813 Mahalletü'l-Kübrâ'dan 1887 Ustrumca'ya uzanan eğitim ve irşad yolculuğu üzerine iki kaynağın birlikte ve kaynak türleri ayrılarak okunmasına dayalı editoryal dosya.
Nûru'l-Arabî'de Sülûk ve Tevhid Mertebeleri
Fiillerden sıfatlara, zâttan cem mertebelerine uzanan eğitim dili üzerine iki kaynağın birlikte ve kaynak türleri ayrılarak okunmasına dayalı editoryal dosya.
Nûru'l-Arabî'nin Eserleri: 75 Başlıklı Bir Külliyat
Türkçe ve Arapça şerhler, risaleler, tefsirler ve takrirler üzerine iki kaynağın birlikte ve kaynak türleri ayrılarak okunmasına dayalı editoryal dosya.
İstanbul'da Melâmî Şeyhleri ve Tekkeler
Nûru'l-Arabî çevresinin şehirdeki temas ve temsil mekânları üzerine iki kaynağın birlikte ve kaynak türleri ayrılarak okunmasına dayalı editoryal dosya.
Bursalı Mehmed Tâhir'in Melâmî Tanıklığı
Yakın çevre bilgisi, bibliyografya ve menâkıbnâme dilini birlikte okumak üzerine iki kaynağın birlikte ve kaynak türleri ayrılarak okunmasına dayalı editoryal dosya.
Melâmîlikte Nokta Sembolü
Birlik, çokluk, yazı ve insan hakikati arasında kurulan yoğun mecaz üzerine iki kaynağın birlikte ve kaynak türleri ayrılarak okunmasına dayalı editoryal dosya.
Melâmetîlikte Kaynak ve Yöntem
Menâkıbnâme, akademik bildiri, belge ve yaşayan hafızayı birlikte değerlendirme üzerine iki kaynağın birlikte ve kaynak türleri ayrılarak okunmasına dayalı editoryal dosya.
Rifâiyye'nin Kolları
Risâlede sıralanan şubeler ve iki İstanbul aktarım hattı. Risâleden hazırlanmış özgün ve ihtiyatlı editoryal inceleme.
Sefîne-i Evliyâ Cilt 1 Tarikat Haritası
Ana yollar, şubeler ve geç Osmanlı hafızası. Birinci cildin tamamı indekslenerek hazırlanmış editoryal rehber.
Envâr ve Tabakāt-ı Cerrâhiyye Nasıl Okunmalı?
On sekiz fasıl, kaynaklar ve anlatı katmanları. Envâr ve Tabakāt metninin ilgili bölümlerinden hazırlanmış kaynaklı inceleme.
Matbah-ı Şerif ve Binbir Günlük Mevlevî Çilesi
Saka postundan hücre sahibi dedeliğe hizmet yolculuğu. Klasik erkân, tarihî veri ve gelenek içi sembolik yorum birbirinden ayrılarak hazırlanmıştır.
SÛFİLERİN İLİMLERİNİN KAYNAĞI
Avârifü’l-Maârif · 1. bölüm · Mürşidimiz, Şeyhu’l-İslâm Ebu’n-Necîb Abdulkâhir es-Sühreverdî, hicrî 560, milâdî 1165 senesinin Şevval ayında, bize, imlâ yoluyla (bizzat yazdırarak) şunu rivâyet etti: Ebû Mûsâ e
SÛFİLERİN HAK SÖZÜ GÜZELCE ANLAMALARI
Avârifü’l-Maârif · 2. bölüm · Şeyhimiz Şeyhülislam Ebu’n-Necîb es-Sühreverdî, bize, Zeyd b. Sâbit yoluyla gelen bir hadis-i şerifte, Rasûlullah (a.s) Efendimizin şöyle buyurduğunu nakletti: “Bizden bir hadis iş
TASAVVUF İLİMİNİN FAZİLETİ
Avârifü’l-Maârif · 3. bölüm · Bize, Şeyhimiz Şeyhülislâm Ebu’n-Necib es-Sühreverdî (rah.), el-Ahves b. Hakim in babasından naklen, onun şöyle söylediğini haber verdi. Bir adam Hz. Resûlullah’a (s.a.v) şerrin ne
SÛFİLERİN HALLERİ VE TARİKATLARI
Avârifü’l-Maârif · 4. bölüm · Bize, şeyh, âlim Ziyâuddin Ebu Ahmed Abdulvahhab b. Ali, Enes b. Mâlik’in (r.a) şöyle dediğini haber verdi. Rasûlullah (a.s) bana buyurdu ki: “Yavrucuğum! Eğer kalbinde hiçbir kims
Sayfalar 2–9
Muzaffer Ozak Külliyatı · SALÂH BILICI KITABEVİ YAYINLARI: 18 ONBİRINCİ DERS MUNDERECAT: Süre-i Kevserin tefsiri, Hazretl Fatime'nin ahlrete Intikali, Hz. Ibrahim'in Hz. Ismalll Allah yolunda kurban etmesi,
Sayfalar 3–12
Muzaffer Ozak Külliyatı · SALÂH BİLİCİ KİTABEVİ YAYINLARI - No: 42 5846 Sayılı Kanun gereğince te'lif hakları müessesemize aittir. Taklit edenler mes'uldür. Dizgi: ÖZAL Matbaası - Baskı: ARBEN Matbaası Ista
Sayfalar 1–8
Muzaffer Ozak Külliyatı · eSSz ELHAC MUZAFFER OZAK İR$ÂD 152 0 3.cilt Salâh Bilici Kitabevi Ali Bilici Büyük Reşitpaşa Cad. Yümni Iş Hanı Giriş KatNo: 24 Vezneciler /ISTANBUL Tel-Fax (0212) 512 87 44 SALAH
Sayfalar 4–13
Muzaffer Ozak Külliyatı · SALÂH BİLİCİ KİTABEVİ YAYINLARI - No: 43 5846 Sayılı Kan un gereğince telif hakları müessesemize aittir. Taklit edenler mes'uldür. Dizgi: ÖZAL Matbaası - Baskı: ÖZTÜRK Matbaası Ist
Sayfalar 4–12
Muzaffer Ozak Külliyatı · SALAH BILICI KITABEVI YAYINLARI - No: 41 5846 Sayılı Kanun gereğince Te'lif hakları müessesemize aittir. Taklit edenler mes'uldür. Dizgi: GÜYRAY, Baskı: ÜÇLER Matbaası İSTANBUL — 1
Sayfalar 16–22
Muzaffer Ozak Külliyatı · attı. Biz narı gülzar eyledik. Bizim için nara düşene nâr nûr olur. Bizim iznimiz olmadıkça ateş yakmaz. Suretperestler ateşi yakar zannederler. Işte Nemrud öyle zannetmişti. Ateş,
Sayfalar 26–33
Muzaffer Ozak Külliyatı · SEJ prati El Mukaddimü Celle Sanühu İstediğini ileri geçiren, öne alan. (YÂ MUKADDIMÜ ism-i celilini savaş alanında veya korkulacak bir yerde okuyanlara hiç bir zarar gelmez.) El M
Sayfalar 29–36
Muzaffer Ozak Külliyatı · haremeyn, ceddüs-sıbteyn, imam-ül-Enbiyâ, imam-ül-etkiyâ, tâcül-asfiyâ, sahib-üs-seyf, sahib-ül-kitab, münzel-ül-Kur'an, sahibül-mi'râc, şefi-ul-müznibiyn, Resûlüllah, Habibullah,