Ara
Menü

Nûreddinzâde Muslihuddin Mustafa Nûrî

Nûreddinzâde Muslihuddin Mustafa Nûrî (908/1502–Zilkade 981/Şubat 1574), Filibe çevresinde doğmuş; Sofyalı Bâlî'nin yanında yetişerek Tatarpazarı ve İstanbul'da irşad yürütmüştür.

Doğum
1502
Vefat
1574
Unvan
Sofyalı Bâlî'nin halifesi, Küçük Ayasofya şeyhi ve müfessir

Filibe çevresinden tasavvuf yoluna

Filibe kazasına bağlı Köpsi nahiyesinin Enbarlı köyünde, imam Nûreddin Efendi'nin oğlu olarak 908/1502'de doğdu. İlim tahsilini sürdürürken Sofyalı Bâlî'nin dergâhına yöneldi ve onun yanında seyrüsülûkunu tamamlayarak hilâfet aldı.

Tatarpazarı ve İstanbul

Tatarpazarı'nda geniş bir irşad çevresi oluştu. Hakkında siyasî nüfuz iddiasıyla şikâyet çıkınca İstanbul'a geldi; Ebüssuûd Efendi'nin meclisinde ilmî yetkinliği görüldü ve suçlamaların asılsızlığı bildirildi. Ardından Küçük Ayasofya Zâviyesi'ne yerleştirildi.

Vaaz, ders ve saray çevresi

Hadis, tefsir ve tasavvuf dersleri verdi; vezir ve halktan geniş bir çevre sohbetlerine katıldı. Devlet adamlarıyla temasını, mazlumların işini görmek ve yöneticilere nasihat etmek gerekçesiyle açıkladığı kaydedilir.

Sigetvar seferi

Kanûnî Sultan Süleyman'ın Sigetvar seferine katıldı; padişahın vefatında cenaze kafilesiyle İstanbul'a döndü. Kaynaktaki rüya ve sefer emri anlatısı gelenek içi hatıra olarak ayrıca değerlendirilir.

Vefatı

Zilkade 981'de, Şubat 1574'te vefat etti. Yetmiş iki-yetmiş üç yaşlarındaydı.

Eserleri

En‘âm sûresine kadar bir tefsir; Sadreddin Konevî'nin Nusûs'una yarım kalmış şerh; Bedreddin Simâvî'nin Vâridât'ına tenkitli şerh; tecvid risalesi; Menâzilü's-sâirîn tercümesi; mi‘rac ve başka tasavvuf meseleleri üzerine risaleler kaleme aldı.

COĞRAFÎ HAFIZA3 coğrafî bağlantıMekân kayıtlarına git →
Koordinatlı mekânŞehir düzeyi3 nokta · 0 kesin koordinat. Kümeye tıklayarak yaklaşın; tek noktadan mekân dosyasını açın.

Ağ ve yol

Eserleri ve metinleri

İlk 2 kayıt gösteriliyor

TARİHÎ KAYIT

Vâridât'a yöneltilen dört başlıklı eleştiri

Şeyh Bedreddin'in Vâridât'ına sûfîler arasından gelen en ciddi tenkit, Nûreddinzâde'nin er-Red ale'l-Vâridât adlı eseridir.

Metni gösterMetni daralt

Şeyh Bedreddin'in Vâridât'ı hem ulemâ hem sûfîler tarafından tartışılmış, sûfî çevrelerden gelen en ciddi tenkit Nûreddinzâde Muslihuddin Efendi'nin er-Red ale'l-Vâridât adlı eseriyle olmuştur. Muslihuddin Efendi eleştirisini dört başlıkta toplar: nasların te'vili, âhiret, melekler ile mücerred varlıklar ve varlık anlayışı.

  • Te'vil: Vâridât'ın hemen başında yer alan "Kur'an'ın zâhiri, bâtını vardır" hadisinden hareketle bâtın anlamın peygamberlerce gizlendiği iddiasını kabul edilemez bulur; zâhirî anlamla çelişen bir bâtınî anlama ulaşmayı, nasta amaçlanan ilâhî muradı yanlış anlamak sayar ve bunu Gazzâlî'nin eleştirdiği türden bir Bâtınîliğe sapma olarak niteler.
  • Âhiret: Şeyh Bedreddin'in bu meselede kavram kargaşasına düştüğünü, insanların zihnindeki âhiret mefhumunu yıkarak dünyevî hayatta ahlâka ve şeriata karşı ilgisizliğe yol açtığını söyler.
  • Melekler: Melekleri salt kuvvelere indirgemenin onların objektif gerçekliğini ortadan kaldırdığını belirtir.
  • Varlık anlayışı: Vâridât'ın vahdet-i vücûdla ilgili kısımlarının Abdullah-ı İlâhî ve Şeyh Yavsî tarafından İbnü'l-Arabî'nin fikirleri doğrultusunda keyfî biçimde açıklanmasına da itiraz eder.
Biyografik veya metinsel kaynak kaydı.
TARİHÎ KAYIT

Tefsir ve tasavvuf şerhleri

Tefsir, tecvid, Konevî ve Bedreddin Simâvî şerhleriyle Menâzilü's-sâirîn tercümesi kaynakta tek tek sayılır.

Metni gösterMetni daralt

Şerhlerin tamamlanma durumu kaynak ifadesine göre belirtilmiş; yarım eser tam kitap gibi gösterilmemiştir.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Nev‘îzâde Atâyî, Hadâ’iku’l-Hakâ’ik fî Tekmileti’ş-Şakā’ik, s. 688-707.

Şeyh, halife, aile ve post ağı

HOCASI / ŞEYHİSofyalı Bâlî EfendiNûreddinzâde, Sofyalı Bâlî'nin yanında Halvetî eğitimini tamamlayarak hilâfet aldı.AİLE BAĞICemâleddîn Mahmud HulvîDevrin meşhur Halvetî şeyhlerinden Nûreddinzâde'nin kızıyla evlenmiştir; karşı taraf kayınpederidir.TALEBESİ / HALİFESİAbdülmü’min EfendiAbdülmü’min Efendi, Nûreddinzâde’nin hizmetinde Halvetî tarikat terbiyesini tamamladı.TALEBESİ / HALİFESİTürbe Şeyhi Ali EfendiTürbe Şeyhi Ali, Nûreddinzâde’nin yanında tarikat eğitimini tamamladı.TALEBESİ / HALİFESİKâmilî Ali EfendiKâmilî Ali, Nûreddinzâde’den icazet aldı.TALEBESİ / HALİFESİAziz Mahmud HüdâyîKüçükayasofya Medresesi'ndeki talebelik ve muîdlik yıllarında Hüdâyî, aynı külliyedeki caminin şeyhi olan Nûreddinzâde Muslihuddin Efendi'nin sohbetlerine devam etmiştir. Hüdâyî'nin sonradan intisap ettiği şeyh Muhyiddin Üftâde'dir; buradaki bağ sohbet ve ilk tasavvufî temas düzeyindedir.TALEBESİ / HALİFESİYavsızâde Mehmed EfendiŞeyh Yavsî'nin oğlu Yavsîzâde Mehmed Efendi (ö. 1017/1608), dönemin ünlü Halvetî şeyhi olarak anılan Nûreddinzâde'ye intisap ederek ondan hilâfet almış; ardından Üsküdar Atik Vâlide Dârülhadisi'nde muhaddislik, camisinde vâizlik yapmıştır.

Tekke, türbe ve irşad coğrafyası

İstanbul · TürkiyeSokullu Mehmed Paşa Külliyesi TekkesiKadırga'daki Sokullu Mehmed Paşa Külliyesi'nin tekke bölümüne postnişin olarak görev alması kararlaştırılmıştı; inşaat bitirilmeden 981 (1574) yılında vefat etti. Bu ölüm, tekkenin cami ve medreseye göre daha geç tamamlandığını gösteren bir işaret sayılır. Aynı avluyu paylaşan cami-medrese ikilisi 979 (1572) yılında tamamlanmış, arazinin daha yüksek kotundaki tekke ise güneydeki Su Terazisi sokağına açılan bağımsız bir girişle donatılmıştır.İstanbul · TürkiyeKüçük Ayasofya ZaviyesiDönüştürülen kilise çevresindeki zâviye Kapıağası Hüseyin Ağa, Iustinianos dönemine ait Sergios ve Bakkhos Kilisesi’ni XVI. yüzyıl başında camiye çevirdi; yanına zâviye-medrese, türbe, sıbyan mektebi ve hamam ekleyerek bir vakıf külliyesi kurdu. 1507 vakıf düzeni 913/1507 tarihli vakfiye, hamam ve çok sayıdaki dükkân ile taşınmaz gelirinden zâviye şeyhine, mektep görevlilerine, türbedarlara ve imaret personeline pay ayrıldığını gösterir. Böylece zâviye, caminin çevresine sonradan iliştirilmiş belirsiz bir kayıt değil külliyenin kurucu işlevlerinden biridir. Şehir değişiminin etkisi 1648 ve 1766 depremleri yapıya zarar verdi. XIX. yüzyılda kıyı demiryolunun geçirilmesi topografyayı değiştirdi; avlunun geçiş yolu gibi kullanılması cami ile zâviye-medrese kanadının mekânsal bütünlüğünü zayıflattı. Cami kaydından farkı Bu dosya külliyenin zâviye ve medrese işlevine odaklanır. Aynı yerleşkedeki Küçük Ayasofya Camii ayrı bileşen kaydında ele alınır; iki kayıt iki ayrı tarihî yapı kompleksi anlamına gelmez. 1910 Meşihat kaydı Küçük Ayasofya külliyesi içindeki Celvetî zâviyede vekâleten görev yapan Mehmed Hâlid Efendi’nin asaleten tayin talebine dair 1910 tarihli kayıt bulunur. Belge, zâviyenin kurum içi meşihat işleyişini gösterir. 1889 Meşihat kaydı Küçük Ayasofya diğer adıyla Bâbüssaâde Ağası Hüseyin Ağa Dergâhı’na tahsis edilmiş olan maaş ve muayyenat miktarlarının, Maliye ve Evkaf hazinelerince beyan edilmesi. Bu belge, kurumun 1889 tarihli idarî hafızasına aittir; manevî silsile veya kişi ilişkisi iddiası olarak kullanılmaz. 1890 Meşihat kaydı Küçük Ayasofya Dergâhı meşihati hakkında Evkaf Nezâretinden gönderilen tezkire. Bu belge, kurumun 1890 tarihli idarî hafızasına aittir; manevî silsile veya kişi ilişkisi iddiası olarak kullanılmaz. 1895: meşihatın aile içi devri 1895 tarihli kayıtta, Küçük Ayasofya Dergâhı meşihatını yürüten Abdullah Tahsin Efendi’nin görevi kardeşi Mehmed Cemil Efendi’ye devretmek üzere işlem başlattığı görülür. Bu, zâviyenin kurum görevi içindeki aile içi devir sürecine ait idarî kayıttır.TARİHÎ MEKÂNPiri Paşa TekkesiKaynakta geçen mekân Piri Paşa Tekkesi , Sefîne-i Evliyâ içinde 1 ayrı kişi veya olay bağlamında anılır. Bu kayıt, eserdeki irşad, postnişinlik, intisap ve defin bağlantıları bir araya getirilerek oluşturulmuştur. Kişi ve gelenek bağlantıları Mekânla doğrudan ilişkilendirilen şahsiyetler: Nûreddinzâde Muslihuddin Mustafa Nûrî.

Bu dosyada izlenebilen kaynaklar

Bu liste biyografi, ilişki, anlatı ve mekân kayıtlarında açıkça taşınan kaynak künyelerini bir araya getirir. Paragraf düzeyinde kaynağı belirlenmemiş iddialara sonradan dipnot uydurulmaz.

  1. [1]Nev‘îzâde Atâyî, Hadâ’iku’l-Hakâ’ik fî Tekmileti’ş-Şakā’ik, s. 688-707
  2. [2]Nev‘îzâde Atâyî, Hadâ’iku’l-Hakā’ik fî Tekmileti’ş-Şakā’ik, c. II, s. 1239; İstanbul Halvetî Tekkeleri üzerine mimarlık tarihi araştırmaları
  3. [3]Nev‘îzâde Atâyî, Hadâ’iku’l-Hakā’ik fî Tekmileti’ş-Şakā’ik, c. II, s. 1243-1247
  4. [4]Nev‘îzâde Atâyî, Hadâ’iku’l-Hakā’ik fî Tekmileti’ş-Şakā’ik, c. II, s. 1248-1253
  5. [5]Kişi dosyasının kaynakları — Nûreddinzâde Muslihuddin Mustafa Nûrî
  6. [6]Semavi Eyice, ‘Küçük Ayasofya Külliyesi’, TDV İslâm Ansiklopedisi, c. 26, s. 520-522; Hüseyin Vassâf, Sefîne-i Evliyâ; Meclis-i Meşâyih Defterleri
  7. [7]Sefîne-i Evliyâ
Ortak kaynak kataloğunu aç →