Köken ve kullanım
i. fars.
ع
Kaynaklardaki ortak açıklama
ع Düş, uyku halinde zihinde beliren düşünceler ve olaylar. 2. Rüya üç çeşittir. Allah'tan olan rüya, melekten olan rüya, Şeytan'dan olan rüya. Birincisi açık olduğundan yoruma ihtiyaç göstermez, ikincisi rüya-yı sadıka olup yoruma muhtaçtır, Üçüncüsünün aslı yoktur (imu 11:1118). Rüya peygamberliğin kırkaltıda biridir. Bu yolla ileride olacak bazı hususlar malum olur.
Gazâli rüyanın mahiyetini mükâşefe ilminin inceliklerinden sayar ve açıklanması-
nı doğru bulmaz. Rüya ölümün kardeşidir. Ölümle malum olan hususların bazı-
ları rüyayla da malum olur. Hz. Peygamber gördüğü rüyaları anlatır, sahabenin
gördüğü rüyaları da tabir ederdi. Bu sünnet, şeyhler arasında da devam eder (ci
1V:488-94). Tasavvufi menkıbelerin çoğu rüyalara dayanır. Şeyhler rüya yoluyla,
ölen insanların ahiretteki durumları hakkında da bilgi verirler. Bazen rüyalara
aşırı derecede önem verildiğinden “rüyayı bırak, rüyete bak” denilmiştir,
Melamet ehli ise rüyaya fazla önem vermez, düşte görülen şeylere “uyku boku”
Dinî Terimler Sözlüğü
Düş. İnsanın kalbinin ve duyu organlarının dünyâ işleriyle olan meşgûliyetinin kısmen kesildiği, uyku, bayılma ve istiğrak (mânevî coşkunlukla kendinden geçme) gibi hallerde gördüğü şeyler.
Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyruldu ki:
Ey İbrâhim! Gerçekten rüyâna sadâkat gösterdin. (Sâffât sûresi: 105)
En doğru rüyâ, seher vakti görülendir. (Hadîs-i şerîf-Beyhekî)
Sâlih rüyâ Allah'tan, karışık olan da şeytandandır. (Hadîs-i şerîf-Buhârî)
Bir kimse, rüyâda beni görmüşse, muhakkak beni görmüştür. Çünkü şeytan benim şeklime giremez. Kim, Ebû Bekr-i Sıddîk'ı görürse, muhakkak onu görmüştür. Çünkü şeytan onun sûretine de giremez. (Hadîs-i şerîf-Deylemî)
Rüyâ üç çeşittir:
1) İnsanın günlük işlerinin bilhassa arzu edip de kavuşamadığı bâzı isteklerinin uykuda ortaya çıkması ile gördüğü rüyâlar. Psikoloji ilminde konu edilen rüyâlar bu çeşittir.
2) Şeytanın insanı korkutmak, üzmek veya onunla oynamak için hayâline getirdiği şeyler, gösterdiği rüyâlar. Bu çeşit rüyâlar kötü ve karışık olup, guslü îcâb ettiren ihtilâm hâli, şeytanın insanla oynaması ve aldatması neticesinde meydana gelir.
3) Allahü teâlânın, ihsân olarak, sevdiği kullarına gâibden (gizli olan şeylerden) gösterdiği mânevî zevk veren rüyâlardır. Bu çeşit rüyâlara rüyâ-ı sâliha (iyi rüyâ) veya rüyâ-i sâdıka (doğru rüyâ) denir. Peygamberlerin ve Peygamber efendimizin ve evliyânın, sâlihlerin rüyâları böyledir. (İmâm-ı Gazâlî)
Tasavvuf Sözlüğü
Arapça, görmek demektir. Tasavvufta rüya üç türlüdür. İlâhî, melekî, şeytanî. Rüya tabiri, başlı başına bir maharettir. Görülen her rüya, görenin için: yansıtan bir aynadır. Meselâ.rüyada görülen her hayvan, görenin nefsinin hangi hayvanın sıfatını taşıdığını gösterir. Ancak rüya, sadece şeyhe veya tabir edene anlatılır. Uzman olmayana anlatılmaz. Asl olan rüyaya değer vermemektir. Ancak müridler, çoluk, çocuk hükmündedir, rüya vs. gibi fizik ötesi olaylara fazla önem verirler. Onların bu yönünü rötuş etmek veya ıslah etmek için “Rüyayı bırak, rü’yete bak” diye. tavsiyede bulunulur. Salih rüya, son derece az görülür. Ancak, ruhunu arındıran nefislerin, şeytani rüya görmesi nâdirdir. Şeytanî rüyalar, genellikle korkutucu şekilde zuhur eder, bazan tekrar ederek gözükür. Bu rüyalar tabir olunmaz, şerrinden Allah’a sığınılır.