ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
49 sonuç · “Fazl”
01Atpazârî Seyyid Osman Fazlı Efendi
Atpazârî Osman Fazlı Efendi (1632–1691), Şumnu’da doğup Zâkirzâde Abdullah Efendi’nin terbiyesinde yetişen; Aydos, Filibe ve İstanbul’da irşad faaliyetleri yürüten, Ekberî-Konevî çizgide eserler veren ve Mağusa sürgününde vefat eden Celvetî şeyhidir.
Bursalı İsmâil Hakkı
Bursalı İsmâil Hakkı (1653–1725), Atpazarî Osman Fazlı’nın halifesi; Üsküp, Ustrumca, Bursa, Tekirdağ, Şam ve Üsküdar’da irşad faaliyetinde bulunan; Rûhu’l-beyân başta olmak üzere yüzü aşkın eseriyle Celvetî irfanını tefsir, vaaz, şiir ve şerh geleneği içinde işleyen Osmanlı sûfî-müellifidir.
Çeşmîzâde Tâbiî Hasan Efendi
Canik’ten İstanbul’a gelerek Çeşmîzâde Mehmed Sâlih Efendi’den mülâzemet alan Çeşmîzâde Tâbiî Hasan Efendi (ö. 1695), Ebü’l-Fazl Medresesi’nden Sahn-ı Semân ve Kalenderhâne’ye uzanan bir ilmiye kariyeri yürüttü.
Ebû Ali el-Fârmedî
Ebû Alî Fazl b. Muhammed el-Fârmedî (401-477/1010-1084), Kuşeyrî’nin öğrencisi, Ebû Saîd-i Ebü’l-Hayr’ın sohbetlerinden etkilenen, seyrüsülûkunu Cürcânî yanında tamamlayan ve sonraki Hâcegân-Nakşibendî silsilesinde iki kolu birleştiren Horasan sûfîsidir.
Ebü’l-Fazl Abdülvâhid b. Abdülazîz et-Temîmî
Ebü’l-Fazl Abdülvâhid b. Abdülazîz et-Temîmî (342/953-954–425/1033-1034), babası Abdülazîz et-Temîmî’nin ilim ve tasavvuf çevresini sürdüren Bağdatlı Hanbelî âlim; Kādirî silsilesinin Ebü’l-Ferec et-Tarsûsî’ye uzanan ara halkasıdır.
Ebü’l-Hasan Abdülazîz b. Hâris et-Temîmî
Ebü’l-Hasan Abdülazîz b. Hâris et-Temîmî (317/929–371/981-982), Hanbelî fıkıh ve hadis çevresinde yetişen Bağdatlı âlimdir. Tasavvuf silsilelerinde Ebû Bekir eş-Şiblî’den sonra, oğlu Ebü’l-Fazl Abdülvâhid’den önce anılır.
Hâce Fazlullah-ı Nakşbendî
Hâce Fazlullah (ö. 11 Zilkade 1046/7 Nisan 1637), Taşkentli Ahrârî-Nakşibendî şeyhi; Fatih’teki Emîr Buhârî Zâviyesi’nde otuz yılı aşkın irşad, vaaz, tefsir ve hadis hizmeti veren postnişindir.
Hacı Muhammed Vehbî Efendi
Hacı Muhammed Vehbî Efendi (1837–1885), Yenişehir’de yetişen, Kovacızâde Gālib Efendi’den Sa‘dî hilâfeti alan; medrese kuran, Mesnevî okutan, iki binden fazla mürid yetiştirdiği nakledilen şair ve şeyhtir.
İsmâil Hakkı Bursevî
İsmâil Hakkı Bursevî (1063/1653 – 1137/1725), Atpazarî Osman Fazlı'nın halifesi; Üsküp, Bursa, Şam ve Üsküdar arasında geçen hareketli bir irşad hayatı, yüzü aşkın eseri ve Rûhu'l-beyân tefsiriyle Celvetî geleneğinin en velûd siması.
Muhammed Fazlî Efendi
Muhammed Fazlî Efendi (1824–1898), aileden Nakşibendî çevresine mensup, Rifâî irşadında öne çıkan ve Şâbânî icâzeti de bulunan İstanbul şeyhidir.
Muhammed Hilmi Efendi
Muhammed Hilmi Efendi (ö. 1903), Çemberlitaş'taki Karababa Dergâhı'nın şeyhi; Fazlı Efendi'nin halifesi ve mûsiki bilgisiyle tanınan Rifâî sûfîsidir.
Saçlı Mustafa Dede
Saçlı Mustafa Dede (ö. 1058/1648), Hâce Fazlullah-ı Nakşbendî’ye bağlanıp dokuz yıl zâviye mutfağında hizmet eden; büyük yangından sonra Fatih-Büyük Karaman çevresinde yaşayan Nakşbendî dervişidir.
Fazl
Lütuf, ihsan, bahşiş. tas. Herhangi bir sebebe bağlı olmadan ve karşılık gözetilmeden doğrudan yapılan halis iyilik (cr; تمع 273). “Fazl Allah'ın elindedir. Onu dilediğine verir” (Hadid Suresi, 29). “Allah'ın fazlı muazzamdır”. Cehennem Allah'ın adaletinin, cennet fazlının eseridir.
Râmpûr (Mustafaâbâd)
Râmpûr · Hindistan · Kaynak, 2 Zilkade 1196'da (9 Ekim 1782) Delhi'ye sekiz konak mesafedeki Râmpûr'da (Mustafaâbâd) doğduğunu bildirir. İlk tarikat terbiyesini burada babasından aldı, Şah Dergâhî'ye burada intisap etti ve ilk irşad dönemini yine burada geçirerek binden fazla müride ulaştı.
Tunus
Tunus · Tunus · Alâeddin Efendi'nin Şa‘bâniyye'yi neşretmekle görevlendirildiği ve Sefîne'ye göre yolun yaygınlık kazandığı bölge. Metin "Tunus'ta" ve "o havâlide" der; belirli bir şehir, tekke veya semt adı vermez. İlişkili kişi dosyası Şeyh (Üçüncü) Alâeddin Efendi : Nâsûhîzâde Fazlullah Efendi’nin oğlu Alâeddin Efendi, Şâbâniyye irşadı için Tunus’a gönderilmiş ve 1808’de vefat etmiştir.
Tûs
Meşhed · İran · Ebü'l-Kāsım el-Cürcânî'ye intisap için gittiği ve 477/1084'te vefat ettiği şehir; Sem'ânî kabrini defalarca ziyaret ettiğini kaydeder. Gazzâlî de buralıdır. İlişkili kişi dosyası Ebû Ali el-Fârmedî : Ebû Ali Fazl b. Muhammed el-Fârmedî (1010/11–1084), Kuşeyrî’nin öğrencisi, Ebû Saîd-i Ebü’l-Hayr ve Ebü’l-Kāsım el-Cürcânî çevrelerinden faydalanan; Yûsuf el-Hemedânî’nin mürşidi Horasanlı sûfîdir.
Cennetü'l-Bakī', Medine
Medine · Suudi Arabistan · Hz. Peygamber'in kabrini ziyaret ettiğinin ertesi günü, 24 Zilhicce 822'de (11 Ocak 1420) vefat edip defnedildiği şehir. Cenaze namazında Molla Fenârî de bulunmuş, Zeynüddin el-Hâfî Mısır'dan getirttiği beyaz taşı kabrinin başına diktirmiştir; taş 1810'daki bir ziyarette yerinde bulunamamıştır. Konum yaklaşıktır.
Emîr Buhârî Zâviyesi
İstanbul · Türkiye · Ebü’l-feth Sultan Mehmed Han Camii yakınındaki zâviye. Hac dönüşü İstanbul’a geldiğinde, 1016 tarihinde amcazâdesi Ziyâeddin Ahmed Efendi’den boşalan posta burada oturdu ve otuz yılı aşkın süre postnişin kaldı.
Göynük
Göynük · Türkiye · Hacı Bayrâm-ı Velî'nin ölümünün ardından yerleştiği yer. En eski kaynak onun burada doğduğunu da söyler; sonraki kaynaklar ise Bursalı olduğunu kaydeder. İlişkili kişi dosyası Ömer Dede Sikkînî (Bıçakçı Emîr Dede) : Ömer Dede Sikkînî (Emîr/Bıçakçı Dede, ö. 1475), Hacı Bayrâm-ı Velî’nin doğrudan halifesi, Göynük merkezli Bayramî-Melâmî irşad çizgisinin ilk kutbu ve taç-hırka yerine sohbet ile melâmeti öne çıkaran kurucu sûfîdir.
Abdal Mûsâ Tekkesi ve Türbesi, Tekkeköy
Antalya (Elmalı) · Türkiye · Evliya Çelebi'nin XVII. yüzyıl ortasında üç yüzden fazla mücerred dervişle gördüğü tekke; XVIII. yüzyıl sonlarından itibaren Girit Bektaşî şeyhleri burada yetişti. 1826'dan sonra Nakşîlere geçtiği tahmin edilir, 1911'de harabe hâlindeydi.
İsmâil Hakkı Bursevî Camii ve Türbesi
Bursa · Türkiye · Kendi imkânlarıyla Tuzpazarı'nda inşa ettirdiği cami; kabri caminin kıble tarafındadır. İlişkili kişi dosyası İsmâil Hakkı Bursevî : İsmâil Hakkı Bursevî (1063/1653–1137/1725), Atpazarî Osman Fazlı'nın yanında yetişen; Bursa, Üsküp, Şam, Tekirdağ ve Üsküdar arasında vaaz, irşad ve telif faaliyeti yürüten Celvetî şeyhi ve müfessirdir.
Ömer Dede Sikkînî Mezarı
Bolu · Türkiye · Hacı Bayrâm-ı Velî'nin ölümünün ardından Göynük'e yerleşmiş, hayatının bundan sonraki kısmı hakkında kaynaklarda bilgi bulunmamakla birlikte mezarının Göynük'te olduğu kaydedilmiştir. İlişkili kişi dosyası Ömer Dede Sikkînî (Bıçakçı Emîr Dede) : Ömer Dede Sikkînî (Emîr/Bıçakçı Dede, ö. 1475), Hacı Bayrâm-ı Velî’nin doğrudan halifesi, Göynük merkezli Bayramî-Melâmî irşad çizgisinin ilk kutbu ve taç-hırka yerine sohbet ile melâmeti öne çıkaran kurucu sûfîdir.
İsmâil Hakkı Camii ve Türbesi, Tuzpazarı
Bursa · Türkiye · 1135/1723'te Bursa'ya döndükten sonra kendi imkânlarıyla inşa ettirdiği cami; 9 Zilkade 1137'de (20 Temmuz 1725) vefat etmiş ve kabri caminin kıble tarafına yapılmıştır. Konum yaklaşıktır. İlişkili kişi dosyası Bursalı İsmâil Hakkı : Bursalı İsmâil Hakkı (1653–1725), Atpazarî Osman Fazlı’nın halifesi; Üsküp, Ustrumca, Bursa, Tekirdağ, Şam ve Üsküdar’da irşad faaliyetinde bulunan; Rûhu’l-beyân başta olmak üzere yüzü aşkın eseriyle Celvetî irfanını tefsir, vaaz, şiir ve şerh geleneği içinde işleyen Osmanlı sûfî-müellifidir.
Gelibolu
Çanakkale · Türkiye · Çanakkale'deki tasavvufî ortamın en yoğunlaştığı yer; on üçten fazla tarikatın etkin olduğu bölgenin merkezi. İlişkili kişi dosyası Hüseyin Azmî Dede : Hüseyin Azmî Dede (1815–1892), dokuz yaşında Gelibolu Mevlevîhânesi postuna geçen, 1870'ten sonra Kahire Mevlevîhânesi'ni yöneten; Mevlevî âdâbı, şiir ve mûsiki alanlarında eser veren şeyhtir.
Fârmed (Fârmez)
Tûs · İran · 401/1010-11'de doğduğu ve ilk öğrenimini yaptığı köy; nisbesini buradan alır. Konum yaklaşıktır. İlişkili kişi dosyası Ebû Ali el-Fârmedî : Ebû Ali Fazl b. Muhammed el-Fârmedî (1010/11–1084), Kuşeyrî’nin öğrencisi, Ebû Saîd-i Ebü’l-Hayr ve Ebü’l-Kāsım el-Cürcânî çevrelerinden faydalanan; Yûsuf el-Hemedânî’nin mürşidi Horasanlı sûfîdir.
Tarikatlar Bir Hafıza Zinciri Olarak Nasıl Okunur?
Silsile, tekke, sohbet, âyin, eser ve menkıbenin nesiller arası dinî hafızayı nasıl taşıdığını; modernleşmeyle birlikte bu taşıyıcıların nasıl biçim değiştirdiğini açıklayan yöntem yazısı.
Tâc, Sikke ve Şemle: Tarikatlar Arası Farklar
Mevlevî, Rifâî, Nakşibendî, Celvetî ve Halvetî adlandırmaları. Derleme ve ana başvuru kaynakları ihtiyatla karşılaştırılarak hazırlanmıştır.
Rifâiyye'nin Kolları
Risâlede sıralanan şubeler ve iki İstanbul aktarım hattı. Risâleden hazırlanmış özgün ve ihtiyatlı editoryal inceleme.
XIX. Yüzyıl Anadolu Tasavvuf Haritası
On dokuzuncu yüzyıl Anadolu tasavvufunu yalnız tekke sayılarıyla değil; tarikat kolları, şehir ağları, göçler, cami ve hâne tekkeleri, Meclis-i Meşâyih, ulema, mûsiki ve gündelik hizmet kurumları üzerinden okuyan kapsamlı dönem dosyası.
Mevlevî Silsileleri ve Kübrevî Temaslar
Tek zincir yerine silsile varyantları, irşad çevresi ve post devamı. Klasik erkân, tarihî veri ve gelenek içi sembolik yorum birbirinden ayrılarak hazırlanmıştır.
El-Uṣûlü'l-aşere: On Esas
Necmeddîn-i Kübrâ'nın kısa fakat yoğun seyrüsülûk rehberi. Kaynaklar arasındaki farklar ve gelenek içi anlatıların derecesi korunarak hazırlanmıştır.
Rifâiyye Kollarını Okuma Kılavuzu
Kol, çoklu icazet, yerel nispet ve şecere varyantlarını birbirine karıştırmadan okumak
Reşehât Aynü'l-Hayât Nasıl Okunmalı?
Reşha, kâşife, biyografi, sohbet ve menkıbe katmanlarını birbirine karıştırmadan okuma kılavuzu
Tarikatların Müşterek Unsurları
Pîr, pîr-i sânî, şeyh, halife, mürid, silsile, zikir, halvet, seyrüsülûk ve tekke kavramlarını tek biçime indirmeden açıklayan kurum haritası
Tekke Kurumunun Tarihi ve İşlevleri
İlk zâviye anlatılarından Osmanlı tekke düzenine, ıslahat tartışmalarına ve 1925 sonrasına uzanan kurumsal çerçeve
Bir Tarikat Sayfası Nasıl Okunur?
Pîrden coğrafyaya, silsileden erkâna bir yol dosyasındaki bilgi katmanlarını ayırt etme rehberi
Babagân ve Çelebiler: İki Otorite Hattı
Dedebaba, mücerredlik, soy iddiası, vakıf ve pîr evi yönetimi
SÛFİLERİN İLİMLERİNİN KAYNAĞI
Avârifü’l-Maârif · 1. bölüm · Mürşidimiz, Şeyhu’l-İslâm Ebu’n-Necîb Abdulkâhir es-Sühreverdî, hicrî 560, milâdî 1165 senesinin Şevval ayında, bize, imlâ yoluyla (bizzat yazdırarak) şunu rivâyet etti: Ebû Mûsâ e
SÛFİLERİN HAK SÖZÜ GÜZELCE ANLAMALARI
Avârifü’l-Maârif · 2. bölüm · Şeyhimiz Şeyhülislam Ebu’n-Necîb es-Sühreverdî, bize, Zeyd b. Sâbit yoluyla gelen bir hadis-i şerifte, Rasûlullah (a.s) Efendimizin şöyle buyurduğunu nakletti: “Bizden bir hadis iş
TASAVVUF İLİMİNİN FAZİLETİ
Avârifü’l-Maârif · 3. bölüm · Bize, Şeyhimiz Şeyhülislâm Ebu’n-Necib es-Sühreverdî (rah.), el-Ahves b. Hakim in babasından naklen, onun şöyle söylediğini haber verdi. Bir adam Hz. Resûlullah’a (s.a.v) şerrin ne
SÛFİLERİN HALLERİ VE TARİKATLARI
Avârifü’l-Maârif · 4. bölüm · Bize, şeyh, âlim Ziyâuddin Ebu Ahmed Abdulvahhab b. Ali, Enes b. Mâlik’in (r.a) şöyle dediğini haber verdi. Rasûlullah (a.s) bana buyurdu ki: “Yavrucuğum! Eğer kalbinde hiçbir kims
Sayfalar 4–13
Muzaffer Ozak Külliyatı · SALÂH BİLİCİ KİTABEVİ YAYINLARI - No: 43 5846 Sayılı Kan un gereğince telif hakları müessesemize aittir. Taklit edenler mes'uldür. Dizgi: ÖZAL Matbaası - Baskı: ÖZTÜRK Matbaası Ist
Sayfalar 1–10
Muzaffer Ozak Külliyatı · Elhac Muzaffer OZAK colli ZİYNET-UL-KULÜB KALPLERİN ZİYNETİ] Aşık sohbetleri ve evradı şerifeler AYRICA ASKÎ DİVANI SALÂH BİLİCİ KİTABEVİ Ali BİLİCİ Büyük Reşitpaşa Cad. Yümni Işha
Sayfalar 14–20
Muzaffer Ozak Külliyatı · BEtSsü; Ve lekad kerremna beni-Âdeme... El-İsrâ: 70 (Andolsun, biz azim-üş-şân Âdem oğullarını, diğer bütün yarattıklarımızdan üstün kıldık.) sırrına ve tecellisine mazhar olabilsi
Sayfalar 13–18
Muzaffer Ozak Külliyatı · kullar! Ey bu imanları sebebiyle ebedi saadete erenler, selâmet yoluna girenler Hakka varanlar, daha bu âlemde iken cennete girenler ve cennet güllerinden derenler, cemal-i Hakkı g
Sayfalar 21–28
Muzaffer Ozak Külliyatı · Evet, Hz. Musa aleyhisselâm sadrının şerholunmasını, işlerinin kolaylaştırılmasını, lisanındaki tutukluğun giderilmesini, sözünün daha iyi anlaşılmasını, ehlinden ve akrabasından b
Sayfalar 21–28
Muzaffer Ozak Külliyatı · (Cennette, gözlerin göremediği, kulakların işitemediğı ve insan kalbinin idrak ve ilata edemediği ni'metler vardır..) Fazl-ı ilâhi ile cennete girecek bazı zevatı, Allahu sübhanehu
Sayfalar 16–22
Muzaffer Ozak Külliyatı · attı. Biz narı gülzar eyledik. Bizim için nara düşene nâr nûr olur. Bizim iznimiz olmadıkça ateş yakmaz. Suretperestler ateşi yakar zannederler. Işte Nemrud öyle zannetmişti. Ateş,
Sayfalar 26–33
Muzaffer Ozak Külliyatı · SEJ prati El Mukaddimü Celle Sanühu İstediğini ileri geçiren, öne alan. (YÂ MUKADDIMÜ ism-i celilini savaş alanında veya korkulacak bir yerde okuyanlara hiç bir zarar gelmez.) El M