Köken ve kullanım
i. ar.
فضل
Süleyman Uludağ, Tasavvuf Terimleri Sözlüğü
- Lütuf, ihsan, bahşiş.
- tas. Herhangi bir sebebe bağlı olmadan ve karşılık gözetilmeden doğrudan yapılan halis iyilik (cr; تمع 273). “Fazl Allah'ın elindedir. Onu dilediğine verir” (Hadid Suresi, 29). “Allah'ın fazlı muazzamdır”. Cehennem Allah'ın adaletinin, cennet fazlının eseridir.
Açıklamalı İslâmî Terimler Sözlüğü
Sözlük anlamı “artmak, fazlalaşmak, üstünlük” olan bu terim, Allah’ın çok yönlü lütuf, cömertlik ve keremini ifade etmek için kullanılmaktadır. Kur’ân-ı Kerîm’de 104 ayette geçmekte olan bu söz, özellikle “Allah büyük fazl sahibidir. ” mealindeki ayetlerde ön plana çıkmaktadır (bk.
M. F. Abdülkadir, el-Mu'cem, “fzl” maddesi).
Buralarda dünya ve ahret mutluluğu, cennet nimetleri, günahlarm bağışlanması, hayırlara çokça sevap vermesi, îslâm, iman, peygamberlik, Allah’ın insanlara verdiği büyük lütuf ve ihsan “fazl”m kapsamı içine girdiği kaynaklarda zikredilmektedir. Hadislerde de bu terim Kur’ân-ı Kerîm’de geçen anlamlar çerçevesinde ifade edilmiş, hatta Hz. Peygamber’in ümmetine sürekli okuması için önerdiği şu dua, “Allahım!
Bana helalinden yeteri kadar rızık vererek haram kıldıklarından beni esirge, fazlınla beni zengin kılarak senden başkasına muhtaç olmaktan koru. ” (Tirmizî, “Da'avât”, 110) bu terimin ne denli değerli ve önemli olduğunu açıkça ifade etmektedir.