İlk zâviye anlatılarından Osmanlı tekke düzenine, ıslahat tartışmalarına ve 1925 sonrasına uzanan kurumsal çerçeve
Bir yapıdan fazlası
Tekke, zâviye, hankah, dergâh ve âsitâne kelimeleri dönem ve coğrafyaya göre farklı ölçeklerde kullanılabilir. Bu mekânlar ibadet ve sohbetin yanında yolculuk edenlerin ağırlanması, yoksullara yemek verilmesi, kitap ve musiki eğitimi, cenaze ve ziyaret hizmetleri gibi görevler üstlenmiştir.
Merkez ve şube
Âsitâne çoğu gelenekte pîr makamını veya geniş yetkili merkez dergâhı ifade eder. Zâviye daha küçük yerleşim veya irşad birimi için kullanılabilir. Her tarihî belgede bu kelimelerin aynı hiyerarşiyi göstermediği unutulmamalıdır.
Vakıf ve süreklilik
Tekkenin gündelik hayatı vakıf gelirleri, görevli kadroları, mutfak, misafirhane, semâhane veya tevhidhane gibi birimler üzerinden yürürdü. Şeyhlik ve meşihat kayıtları kurumun devamını gösterse de, aynı aile içinde intikal her zaman kesintisiz eğitim ve irşad yetkisi bulunduğunu kanıtlamaz.
Bozulma ve ıslahat tartışmaları
Osmanlı'nın son döneminde ehliyetsiz atamalar, vakıf idaresi ve denetim sorunları sebebiyle tekke ıslahatı tartışıldı; Meclis-i Meşâyih gibi kurumlar bu zeminde ortaya çıktı. Bu eleştiriler bütün tekkelerin tek biçimde işlediği veya bütünüyle işlevsizleştiği şeklinde genellenemez.
1925 sonrasında
30 Kasım 1925 tarihli düzenlemeyle Türkiye'de tekke, zâviye ve türbelerin kapatılması yeni bir kurumsal dönem başlattı. Yapıların bir bölümü cami, müze, konut veya başka amaçlarla kullanıldı; bir bölümü kayboldu. Sitedeki mekân kayıtlarında tarihî işlev ile güncel durum bu nedenle ayrı alanlarda tutulur.